
Jacques Perrin
Le sous-lieutenant Torrens

In Laos, 1954, eight days before the french defeat in the Indochina war, the 317th platoon – four french soldiers and 41 laotian combatants – has been ordered to leave its outpost and to retreat for the plains of Diên Biên Phu, where the french army is getting stucked. Led by the inexperienced and idealistic sous-lieutenant Torrens, fresh out of the military academy, and by adjutant Willsdorf, a WWII veteran of the Werhmacht, the group must cross 150 kilometers of jungle. But dripping rainwater, hostile nature, and the Viêt-minh ambushes expose them to constant danger.

Dünya tarihinin kanlı sayfalarından bir yaprak: Vietnam Savaşı. Beş Amerikan askeri, yerli halktan bir kızı kaçırarak tecavüz eder. İçlerinden sadece biri, bunu reddetse de, diğerlerine engel de olmaz. Genç kızın daha sonra öldürülmesiyle olayın asla kapanmayacak insani boyutu açılacaktır.Tek bir olay üzerinden, genel olarak savaşın insanı acımasızlaştıran yönlerini eleştirel bir gözle ele alan Brian De Palma imzalı film, savaş karşıtı filmler arasında önemli yeri olan bir çalışma.

1970'lerin ortalarında New York Times muhabiri Sydney Schanberg Kamboçya'da hüküm süren iç savaşı gazetesi adına takip edip yazmak için bu ülkededir. Kendisine gazetenin bölge muhabiri olan, arkadaşı ve tercümanı Dith Pran yardımcı olmaktadır. Amerikan ordusu Vietnam yenilgisinden sonra geri çekilirken Kamboçya'lıların da bölgeden tahliyesini sağlamaktadır. Ancak ailesini helikoptere bindiren Dith Pran görevini terketmeyerek Sydney Schanberg'le birlikte bölgede kalır ve haber yapmayı sürdürürler. Bir dizi trajik habere imza atan ekip ülkedeki durumun daha da vahim bir hal alması ile ABD'ye dönme kararı alır. Ancak bir Kamboçya'lı olan Dith Pran kaçamaz ve korktuğu şey başına gelir,ülkeyi kana bulayan Kızıl Kmerlere esir düşer.

Film, 18 Ağustos 1966’da Güney Vietnam’ın Long Tan adlı bölgesinde, 108 deneyimsiz askerin, 2.500 Vietkong ve Vietnam askerinden oluşan düşman kuvvetini durdurmak için verdiği savaşı konu alıyor. Cephaneleri tükenmekte olan 108 Avustralyalı ve Yeni Zelandalı asker gittikçe daha çok kayıp vermeye başlar. Belirsiz bir gelecekle karşı karşıya olan askerler, birbirlerinden güç alarak savaşı kazanmaya çalışır.

Viet Congluların tecavüzüne uğrayan Le Ly, köyünü terk etmek zorunda kalır ve Saygon'da bir ailenin yanında iş bulur. Ancak burada da ev sahibinin tecavüzüne uğrar ve hamile kalır. Vietnam'da görevli Amerikalı asker Steve Butler'a aşık olunca birlikte ülkeyi terk edip ABD'ye giderler. Ancak Le Ly için yeni bir hayata başlamak da hiç kolay olmayacaktır. Cennet ve Yeryüzü, Oliver Stone’un "Platoon" ile başlayıp "Born on the Fourth of July" ile devam ettiği 'Vietnam Üçlemesi'nin son filmi...

I. Dünya Savaşı sırasında bir baba, Fransız Ordusuna kendi isteğiyle kaydolur ve isteği dışında alınan 17 yaşındaki oğlu ile birlikte olmak için, Fransız Senegal sömürgesine gönderilir. Orada savaşın şiddetiyle birlikte yüzleşeceklerdir.

Gerçek bir hikâyeden uyarlanan film, 1944 yılında ABD saldırısına karşı savaşmak için Filipinler’deki bir adaya gönderilen Japon askeri Hiroo Onoda’yı konu alıyor. Japonya teslim olduğunda, ormanda hayatta kalmak için eğitilmiş olan Onoda, teslim olmayı reddeder ve kendi savaşını sürdürür.

Cristero Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir hikayeyi anlatan film, 1920'lerde Meksika hükümetinin Katolikler'e uyguladığı insanlık dışı zulmü anlatıyor.

Regent Horthy is the leader of Hungary and a German ally, but his favorable standing with Hitler changes as the war comes to an end. Forced to cede Hungary’s power or else witness the execution of his son, Regent Horthy gives up control of his country to the Nazis, who quickly move Hungarians to ghettos and death camps, with no hope in sight. But the despair changes when a young man named Elek emerges. Separated from his family during the relocations and aided by the woman he loves , Elek defies the enemy by becoming one of them. In a race against time, disguised as a Nazi Officer he embarks on a mission to save his family and thousands of his countrymen.

Matthew Modine ve Nicolas Cage'in başrollerinde oynadığı bu film, 1985'te Cannes'da Jüri Özel Ödülü'ne layık görüldü. İki Vietnam gazisinin ilkgençlik yıllarında başlayan ve savaş yaralarını sarmalarını olanaklı kılan az bulunur dostluklarını anlattığı için de bütün dünyada takdirle karşılandı. Biri ruhsal, diğeri fiziksel yaralar alarak Vietnam'ı terk eden gencecik iki insanın öyküsü, izleyenleri savaş denen şey üzerine düşündürecek nitelikte. Ancak TRT'nin külyutmaz sansür kurulunun, zamanında filmdeki 'gizli eşcinsel' temaları deşifre ettiğini ve bunun bir tartışma yarattığını kimilerimiz hatırlayacaktır. Ülkemiz sinema eleştirisinin gördüğü en anlamsız tartışmalardan birine maruz kalan bu filmin, yeniden ve hakettiği gibi izlenip değerlendirilmesi gerekmekte...

Amerikan Hava Yolları'nda pilot olan Dieter Dengler, Vietnam Savaşı'nda bir uçuş sırasında vurularak düşürülür ve bir kampta esir olarak tutulur. Başka savaş esirlerinin de bulunduğu bu kamptan kaçmak için planlar yapan Dieter, her türlü tehlikeyi göze almıştır.

On beş yıl önce üç arkadaş Vietnam savaşında görev almak üzere askere çağrılmıştı. Ancak iki tanesi geri dönebilmişti. Yaşadıkları o korkunç savaşın onça inanılmaz acılarını hala içlerinde taşıyan ve geceleri kabuslarla uyanan bu iki arkadaş artık birbirlerinden ayrı yaşamaktadır. Çektikleri acılar o kadar çoğalır ki artık tekrar bir araya gelip o günleri yeniden yaşayacaklar ve hem kendilerini hem de arkadaşlıklarını bir tür sınavdan geçirerek yarınlara daha sağlıklı ulaşmanın yollarını arayacaklardır.

On yıldan fazladır Rhodes hayatını Vietnam'da kayıp listesinde yer alan oğlunu aramakla geçirmektedir. Bilgi almak için hükümete yaptığı sayısız başvurudan bir sonuç alamamasıyla sorununu kendisi çözmeye karar verir. Teksaslı bir petrol zengininin mali desteği ve oğlunun beş arkadaşının yardımlarıyla Rhodes kendisini inanılmaz bir mücadele ve hedef için hazırlamaya başlar. Haftalar süren gerilla eğitiminden sonra ekip son bir savaş için Vietnam'a gitmeye hazırdır.

Yönetmenin kurguladığı Final Cut versiyonu ile izleyici karşısına çıkan film, Vietnam'da görev alan bir Amerikan askerine verilen görev sonrasında yaşananları konu ediyor. Yüzbaşı Benjamin Willard, zorlu bir görevle karşı karşıyadır. Willard'dan, Vietnam Savaşı sırasında ordu emirlerini görmezden gelip kendisini tanrı ilan eden özel tim albayını öldürmesi istenir. Willard, gizli görevi yerine getirmeye çalışırken kendisini zorlu durumlarla karşı karşıya bulur.

Yönetmen Stanley Kubrick, Full Metal Jacket filminde savaşın ve askerliğin, insanların duygularını nasıl yok ettiğini gün yüzüne çıkarıyor. 18 yaşındaki acemi bir askerin gözünden, acemi askerlerin Deniz Kuvvetleri'ndeki ilk günlerinden başlayarak nasıl insani duygularının yok edildiğini ve bireysellikten çıkarılıp Deniz Piyadesi olarak nasıl tekrardan yaratıldıklarını anlatıyor. Film, 1968 yılında Vietnam harekatı için yetiştirilen askerlerin ruhlarında bıraktığı zarar ve savaşın nasıl insanlık dışı bir şey olduğunu açığa çıkartıyor. Gustav Hasford'un "The Short-Timers" isimli romanından uyarlanmıştır.

Vietnam sonrası sendromunu en iyi anlatan filmlerden birisi Avcı. Savaş sonrası herşeyin bittiğine ve artık herşeyin iyi olacağına inanmak isteyen bir kaç arkadaşın sivil yaşama uyum sağlayamamaları öykünün odak noktasını oluşturuyor. Savaşın insanlar üzerindeki tahribatı ile bir savaş karşıtı film olmasının yanısıra, Michael Cimino'nun karakterler üczerinde yaptığı usta çalışmayla da öne çıkan bir film. Birlikte savaştığı ve aynı kasabaya döndüğü arkadaşına yardım etmek için elinden geleni yapan Robert De Niro'nun varlığını ve usta oyunculuğunu da vurgulamadan geçmemek gerek. Bu arada, filmde savaşın anlamsızlığını vurguluyan Rus ruleti sahnesi çok beğenilmiş ve konuşulmuştu...

Alaycı İngiliz gazeteci Fowler, genç bir Vietnamlı kadına aşık olur ancak saf bir ABD'li yetkili de onun ilgisini çekmek için yarışmaya başlayınca, Fowler dehşete düşer. Misilleme olarak komünistleri, Amerikalıların düşmanlarına silah sattığı konusunda bilgilendirir.

Chris Taylor, genç ve idealist bir Amerikalı'dır, ve çok geçmeden Vietnam'da sadece Viet Cong'larda değil, aynı zamanda içinde büyüyen korku, fiziksel bitkinlik ve gitgide artan kızgınlığıyla da savaşmak zorunda olduğunu anlar. Taylor'ın iki kumanda komutanı düşman ve kendi aralarındaki iki savaş net bir çizgi çizmektedir, ama çelişkiler, kaos ve nefret Taylor'ın içine işler, inançlarını boğar ve duyularını insanın en yüksek tuttuğu değer olan hayata karşı hissizleştirir...

Masumiyetin kaybolup cesarete dönüştüğü bir hikaye.Oliver Stone'un Vietnam'a 'sol'dan bir bakış attığı 'Doğum Günü Dört Temmuz', muhafazakar görüşlü, içi Amerikan vatanseverliğiyle dolu bir gencin savaşa gitmesini ve gerçeklerle yüz yüze gelmesini anlatıyor. Tom Cruise filmdeki rolüyle Oscar adayı olmuş ve unutulmaz bir performans vermişti.

Vietnam'ın balta girmemiş ormanlarında esir tutulan Amerikan askerlerinin kabus gibi hikayesi. Hapis ve işkencenin acımasızca tasviri, esirlerin direniş ve cesareti ile iyice ön plana çıkıyor. Chuck Norris imkansız bir kaçışa öncülük eden ve korkunç bir intikam için geri dönen bir Amerikalı rolünde. Kıran kırana bir çatışma, duygusal finalin etkisini artırıyor.

Kimsenin değiştirmeye gücünün yetemeyeceği bir kararla Amerika, Vietnam ile savaş başlattı... 14 Kasım 1965, Pazar günü sabah 10:48’de Albay Hal Moore ve maiyetindeki askerler, Vietnam’daki Ia Drang Vadisi’ne helikopterlerle indiler. Moore, alana ilk ayak basan kişiydi ve arkasından 400 askeri de onu takip etti, karşılarında, kendilerinden tam beş kat kalabalık bir Vietkong grubu vardı. Birazdan Vietnam Savaşı’nın ilk sıcak teması başlayacaktı.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.






0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir