
John Cusack
Edgar Allan Poe

Amerikan edebiyatının unutulmaz isimlerinden olan Edgar Allan Poe, bir seri katilin peşinde polis ve özel dedektiflerle iş birliğine girer. Zira bu seri katilin işlediği cinayetler Poe hikayelerinin de izinden gitmektedir. Baltimor kasabasından gelen genç dedektif Fields ve yazar Poe bu sıra dışı katilin peşine düşerler ve kıyasıya bir kedi-fare oyunu başlar. Öte yandan yazarın sevgilisi Emily Hamilton katilin birincil hedefi haline geldiğinde işler iyice kızışacaktır...

John Cusack
Edgar Allan Poe

Luke Evans
Detective Fields

Alice Eve
Emily Hamilton

Brendan Gleeson
Colonel Hamilton

Kevin McNally
Maddux

Oliver Jackson-Cohen
John Cantrell

Jimmy Yuill
Captain Eldridge

Pam Ferris
Mrs. Bradley

Brendan Coyle
Reagan

Sam Hazeldine
Ivan

Adrian Rawlins
Doc Clements
Aidan Feore
Stage Manager

Dave Legeno
Percy

Michael Cronin
Old Gentleman

Michael Poole
Professor

Londra'da işlenen seri cinayetler ve harıl harıl aranan bir katil. Yalnız başına kalan kiracı, garip davranışlarıyla evsahiplerinin ve evsahiplerinin kızının sevgilisi tarafından dikkatini çeker.

Laura Ash, büyük beceri ve cesaret gerektiren bir mücevher soygununu gerçekleştirdikten yedi yıl sonra yeni bir kimlikle Fransa'ya geri döner. Bu arada hayatını paparazzilik yaparak kazanan Nicolas herkes tarafından aranan Laura'nın fotoğrafını çekerek onun hayatını büyük bir riske atar. Ve bu fettan kadına duyduğu büyük merak Nicolas'ın ölümcül bir maceranın içine dalmasına yol açar.

General Sternwood kızının üzerinden ona şantaj yapan Arthur Geiger'dan korunmak için ünlü dedektif Philip Marlowe'u tutar. Marlowe, incelemeleri sırasında aileyi tehdit eden yeraltı çetesi ve General'in kızları arasındaki ilişkiyi fark eder, küçük kızı Carmen'i cinayet suçlamasından kurtarır. Bu arada General'in büyük kızı Vivien ile de önce nefret dolu bir ilişki başlar, zamanla bu ilişki aşka dönüşür. Görevini başarıyla tamamlayan Marlowe, tüm aileyi tehlikelerden kurtarır ve hayatının kadınına kavuşur. Raymond Chandler'ın romanından uyarlanan The Big Sleep, önemli bir "film-noir" örneği. Filmin aynı zamanda Michael Winner tarafından 1978'de çekilen aynı isimli bir uyarlaması da mevcut.

Afonso Poyart'ın yönettiği film, korkunç cinayetler işleyen ve ardında hiçbir iz bırakmadan kimliğini saklamayı başaran bir seri katilin peşine düşen genç bir FBI dedektifinin hikayesini ele alıyor. Genç dedektif bu zorlu davada, kızının ölümünün ardından hayata küsüp emekli olan uzman tıpçıya ihtiyacı vardır ve onu davayı çözmek için birlikte çalışmaya ikna etmesi gerekmektedir.

Dedektif Wes Block(Clint Eastwood), genç ve güzel kadınları öldüren bir seri katilin peşine düşer. Ancak katilin seçtiği kurbanlar Block’un tanıdığı ve hala yaşayan kadınlar olunca Block için bu dava kişisel bir hal alır zira artık kadınların hayatı da tehdit altındadır.

Eski bir polis olan Jackson’ın işi cinayet alanlarını temizlemektir. Ancak bir gün, işini bitirdikten sonra o cinayetin polise hiç bildirilmemiş olduğunu farkeder. Oysa, farkında olmadan tüm delilleri yok etmiştir.

Bir güney kasabası, acımasız bir seri katilin yarattığı dehşetle sarsılır. Katil yakalanamazken, kasaba sakinlerinden yerel yetkililere kadar herkes şüpheli konumuna düşer. Artan cinayetler ve derinleşen sırlar, kasabanın huzurunu yok ederken, baş dedektif de kendi geçmişindeki karanlık anılarla yüzleşmek zorunda kalır. Bu mücadele, hem adalet arayışını hem de kişisel bir hesaplaşmayı beraberinde getirir.

Dedektifler Jake ve Mary, bir taklitçi katilin saldırması üzerine Sanatçı adlı hapsedilmiş bir seri katilden yardım isterler. Mary, Sanatçı'nın parlak ama çarpık ruhunda ipuçları ararken o ve Jake, şeytani bir kedi ve fare oyununun tuzağına düşer. Bu süreçte ikisi, Sanatçı ve onun taklitçisinden bir adım önde olmak için zamana karşı yarışır.

Çölün ortasında bir gece. Korkunç bir kasırga dış dünya ile tüm bağlantıları koparır. 10 yabancı, tuhaf bir yolüstü oteline sığınmak zorunda kalmışlardır. Dışarıyla herhangi bir iletişim kurabilmek imkansız gibidir. Ve kaynağını tam olarak anlayamadıkları cinayetler başlar. Bir güç, tek tek hepsini öldürmeyi kafasını koymuştur. Fakat olaylara rastlantının penceresinden bakmayı bıraktıklarında, içinde bulundukları durumun çok daha karışık olduğunu farkederler. Amerikan bağımsız sinemasının heyecan verici isimlerinden James Mangold tarafından çekilen korku gerilim, oyuncularıyla da dikkat çekiyor.

Zamanında New York Polis Departmanı'nda polis memurluğu yapan Matt Scudder artık orada olmasa da yeni bir olay yüzünden görevini sürdürmek zorunda kalır. Kenny Kristo adında bir eroin kaçakçısının karısı kaçırılarak vahşice öldürülmüştür. Olayı aydınlatmak Matt'e düşer fakat olayın içine girdikçe öldürülen kadının yalnız olmadığını fark eder. Kenny'nin karısı bir cinayet şebekesinin kurbanıdır ve şebeke kadınları akıl almaz işkenceler yaparak öldürmektedir. Araştırdığı olayın uzun bir zincirin yalnızca bir halkası olduğu fark eden Matt, New York'un arka sokaklarında dehşet saçan katilleri bulmak ve durdurmak için kolları sıvar.

Münzevi ve tartışmalı yazar Bruce Cogburn, saplantılı bir hayran tarafından saklandığı yerden çıkarılır ve romancıyı kaçabileceğini düşündüğü bir geçmişle yüzleşmeye zorlar. Cogburn'ün karşılaştığı manipülasyon ve zihinsel işkencenin arkasında kimin olduğunu araştırması, işlerin her zaman göründüğü kadar net olmadığı ve geçmiş eylemlerin korkunç sonuçlara yol açabileceğini anlamasını sağlar.

Bay Gondo ulusal ayakkabıcılık şirketinde payı olan bir iş adamıdır. Bir gün şirketteki payını arttırıp şirketteki en büyük söz sahibi olmak için alnının teriyle biriktirdiği her şeyi şirket hisseleri için yatırır ve evini ipotek ettirir. Aynı dönemde çocuğu kaçırılır fakat çocuk bay Gondo nun değil onun hizmetinde çalışan başka bir şahsa aittir. Çocuğu kaçıran kişi ise bu yanlışı fark eder ve daha önce istediği fidyeyi yine bay Gondo dan ister. Bay Gondo parayı verip vermemesi konusunda teredütte kalır.

Antikörper, Dostoyevski’nin "Tanrı yoksa, her şey mübahtır" sözleri ile açılır. Kamera basit bir apartman dairesinin içinde dolanmaya başlar. Sonradan azılı bir seri katil olduğunu öğrendiğimiz Gabriel Engel yeni kurbanının vücudandan boşalttığı kan ile son eseri olan tablo üzerinde çalışmaktadır. Bu giriş sahnesinde verilen Engel’in iç sesi bize katil hakkında çok önemli ipuçları verir: “Dünya adil değil. Bizim gibi insanlara karşı bile. Pedro Alonso López, And Dağları Canavarı, 300 seks cinayeti işledi. Şimdi, 20 sene sonra, onu kim hatırlıyor? Hiçkimse. Karındeşen Jack dünyaca meşhur, ne için? Beş fahişe. Sadece beş! Peki ya Charlie Manson? O hippiye imparator dediler, ama tek bir cinayeti bile kendisi işlemedi.”

Utah and his girlfriend Opal, are drug addicts living on the streets in rural Ohio. After getting recruited by body broker Wood and offered treatment in Los Angeles, Wood takes Utah under his wing and introduces him to treatment center mogul Vin. Wood and Vin bring Utah in on their lucrative and illegal dealings, where saving lives comes second to the bottom line.

Kale Brecht (Shia LaBeouf), babasının kazayla trajik ölümünden sonra girdiği bunalımı atlatmaya çalışan sorunlu bir gençtir. Asık yüzlü, içine kapanık ve çekingendir. İşlediği küçük bir suçtan dolayı yargıç tarafından ev hapsi cezasına çarptırılır. Annesi Julie ise (Carrie-Anne Moss) evin geçimini sağlayabilmek için gece gündüz çalışmaktadır. Tek isteği kayıtsız ve bezgin davranışlarda bulunan oğlunun ihtiyaçlarını karşılayabilmek ,ona babasının eksikliğini hissettirmemek ve iyi bir gelecek sağlayabilmektir. Evinin duvarları adeta Kale’in üzerine üzerine gelmektedir. Zaman geçirebilmek için tüm ilgisini pencerenin dışındaki komşu evlerine yöneltince röntgenci bir genç olup çıkar.

Emniyet Teşkilatı Teknoloji Geliştirme Merkezi, SID versiyonu 6.7'yi geliştirmiştir. Böylelikle, 150'den fazla seri katilden, sadist, zeki ve tehlikeli bir sanal dünya varlığı elde edilmiştir. Ancak sorun, bu sanal varlıkların gerçek dünyaya kaçmasıyla başlar.

Film, Ghostface cinayetlerinden kurtulduktan sonra Woodsboro kasabasını geride bırakıp New York'ta yeni bir hayata başkayan dört kişinin hayatına odaklanıyor. Onlar Woodsboro’dan kurtulsalar da maskeli katilden kurtulmayı başarabilecekler midir?

Etkileyici bir politik gerilim olan Parallax Esrarı bir adamın paranoyasının nasıl inanılmaz bir gerçeğe dönüştüğünü anlatıyor. Warren Beatty bir haber muhabiridir ve yedi meslektaşı ile aday bir politikacının öldürülüşüne tanık olur. diğer yedi kişi de kazalarla hayatını kaybedince muhabirimiz durumdan şüphelenmeye başlar. Yapılan resmi açıklamalar cinayetten akli dengesi yerinde olmayan bir adamın sorumlu olduğu yönündedir. Ancak o bunun profesyonel kalitelerce organize edilmiş bir suç olduğunu düşünmektedir.

Veronica Guerin, gerçeği ararken her şeyi riske atan bir gazeteci hakkında aksiyon dolu ve eleştirmenler tarafından beğenilen gerçek bir hikaye.

Gece Şahini, Paris ve Londra’da başlayan gerilim ve entrikanın New York sokaklarında doruğa ulaşacağı sert ve eskimeyen bir hikaye anlatıyor. Avrupa’nın en acımasız teröristi Wulfgar New York’ta olduğunu duyurur ve bomba etkisi yaratır. Sivil polisler, Deke DaSilva ve Willis Fox’a neredeyse imkansız olan Wulfgar’ı yakalama ve durdurma görevi verilir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir