
Walter Matthau
Joseph P. Kotcher

When retired salesman Joseph Kotcher begins to feel pressure to move out of the house he shares with the family of his son, he opts to embark on a road trip instead of settling in a retirement home. Befriending Erica, a young pregnant woman and his grandson's former nanny, Kotch begins to finds new meaning in life as he helps her prepare to welcome her baby into the world.

Walter Matthau
Joseph P. Kotcher

Deborah Winters
Erica Herzenstiel

Felicia Farr
Wilma Kotcher

Charles Aidman
Gerald Kotcher

Ellen Geer
Vera Kotcher
Donald Kowalski
Duncan Kotcher
Dean Kowalski
Duncan Kotcher

Arlen Stuart
Mrs. Fisher

Jane Connell
Miss Roberts
James Brodhead
Mr. Weaver
Jessica Rains
Dr. McKernan

Darrell Larson
Vincent Perrin

Biff Elliot
Motel Manager

Paul Picerni
Dr. Caudillo

Lucy Saroyan
Sissy

Dul kalan çiçeği burnunda bir baba, kızını tek başına büyütmek için bilinmezlik, korku, üzüntü ve bebek bezleriyle dolu bir serüvene atılır. Gerçek bir öyküden esinlendi.

11 yaşındaki bir kız, ailesi New York City'den New Jersey'e taşındığında yeni arkadaşlar, duygular ve ergenliğin başlangıcı arasında gezinir.

Ünlü yönetmen Penny Marshall'dan yaptığı tüm hatalara rağmen işin doğrusunu bulan bir kızın hikayesi geliyor. Zeki ve güzel bir genç kız olan Beverly (Drew Barrymore), komiser babasının (James Woods) itirazlarına rağmen büyümek için can atan birisidir. On altı yaşında hamile kalınca hayatındaki ilk engelle karşılaşır. Bebeğin babası (Steve Zahn) bebekten daha çok bakıcılık gerektiren biridir. Ama tüm bu dertlere rağmen, Beverly umduğundan daha güzel bir yaşama sahip olur ve hayatını anlatılmaya değer kılar. Siz de bu yolculuğa katılın ve Beverly'nin hayatı ile olan savaşından galip çıkışını izleyin.

Bennett evsiz kadını evinin ön tarafındaki cadde boyunda bir yerde park halinde Bedford marka bir minibüsün içine geçici olarak koyar. Kadın orada 15 yıl kalır. Hikayenin gelişiminde Bennett kadının aslında piyanist Alfred Cortot 'un Margaret Fairchild adındaki (ölüm 1989) eski yetenekli bir öğrencisi olduğunu öğrenir. Zamanında Chopin çalmış ve rahibe olmayı denemiştir.

Charlie, 20'lerinde, annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşayan ve hayattan pek bir beklentisi olmayan bir gençtir. Üvey babası, ciddi ilişkisi olan bir kıza aşık olunca, durumlar biraz karışacaktır. Ciddi bir ilişkisi olan Amber'la tanışınca, hayatını tekrar sorgulamaya ve ona ilgi duymaya başlar.

Köşe yazarı Darla, son yazısından dolayı büyük tepki çeker ve kovulur. Bailey ise kanser olduğunu öğrenir. Yolları kesişen Darla ve Bailey yakınlaşmaya başlarlar.'Pitch Perfect' serisi ve 'Dial a Prayer' filmlerinde de izlediğimiz Brittany Snow'a, Sam Richardson ve Anna Akana'nın eşlik ettikleri yapımın kamera arkasında Nico Raineau yer alıyor.

Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.

Aviva is thirteen, awkward and sensitive. Her mother Joyce is warm and loving, as is her father, Steve, a regular guy who does have a fierce temper from time to time. The film revolves around her family, friends and neighbors.

A group of suburban teenagers try to support each other through the difficult task of becoming adults.

İzleyiciyi bu kadar iyi hissettiren nadir filmlerden biri olan KADIN DEDİĞİN, küstah enerjisi ve olanca sevimliliğiyle, coşkulu ve komik bir yapıt. Los Angeles'ın doğusunda yaşayan, Meksika göçmeni bir ailenin kızı olan 18 yaşındaki tombul Ana'nın önünde parlak bir gelecek vardır. Ailesinde üniversiteye gitmeyi hayal edebilen ilk kişidir, ama ablası Estela'nın giysi atölyesi eldeki işleri yetiştiremeyince, Ana bir dizi şık elbise siparişinin zamanında teslim edilmesi için gönülsüzce yardıma koşar. Kendisininkinden çok farklı hayatlar süren kadınlara havalı kıyafetler dikmek için harcanan onca emek onu sinirlendirir. Hem hayallerine, hem de vücuduna dar gelecek giysilerdir bunlar. Atölyede ter dökerek geçirdiği uzun saatlerin ardından, Ana ablasının çalışkanlığını ve yeteneğini takdir etmeye başlar. O da atölyedeki kadınlara vücutlarındaki kıvrımları sevmeyi ve kendilerini diğerlerinden farklı kılan her şeyin kıymetini bilmeyi öğretir.

Jon Katz’ın anılarından beyazperdeye uyarlanan film, orta yaş bunalımındaki bir yazarın collie cinsi bir köpekle birlikte değişen hayatını anlatıyor. Eskisi kadar üretken olmayan bir yazar olan Jon Katz, kendisine bir köpek alarak hayvanın daha rahat etmesi için bir çiftlik evine taşınır. Ancak orta yaş krizinde çıldırmanın eşiğindeki bu adam, ondan daha deli çıkan köpeğini dize getirirken, kendini bulacaktır.

Massie Block ve işte kızlar okulu Octavian Country Day’den bir manzara. Massie’nin grubu, diğer adıyla Güzel Kızlar Kulübü ve gruba tartışmasız liderlik eden kişi, tüm gözleri üzerinde tutmayı başaran Massie.Florida’dan gelen yeni kız Claire Lyons, dış görünüşü ve topuksuz spor ayakkabıları ile kesinlikle Güzel Kızlar Kulübü’ne uygun biri değildi. Fakat her an her şey değişebilir.

1700'lerin tam ortasındayız. Genç bir İrlandalı olan Redmond Barry, bir subayı düelloda öldürünce kaçıp yeni bir hayat kurmak ister. Serüvenler sonucu kendisini savaşın ortasında Prusya ordusunda bulur. Savaştan sonra casuslukla görevlendirilip İrlandalı bir Şövalye'nin peşine takılır. Onunla birlikte Prusya'dan kaçar ve kumarbazlığa başlayarak Avrupa'nın kalburüstü sosyetesine burnunun ucunu sokmayı başarır. Ama gözü daha yükseklerdedir.

Çiftlik sahibi Ryker, Joe Starret’in arazisini istemektedir. Shane, Starret’in arazisinin korunmasına yardımcı olmak için onların yanına yerleşir. Evde kaldığı sürece onun karısını ve çocuğunu etkisi altında bırakır. Halkı topraklarından çıkarmak için gelen Chirs ile efsane silahşör Shane karşı karşıya gelirler. Shane, Chris'i yenince Ryke onu satın almak ister. Shane teslim olmz bu sefer de başlarına Wilson belası açılır. Efsane silahşör tüm vadiyi bu silahlı adamlardan temizlemeye çalışırken, ailenin küçük oğlu Joey ile arasında kuvvetli bir bağ gelişir... Yönetmenliğini George Stevens’ın üstlendiği yapımın başrollerinde Alan Ladd, Jean Arthur, Van Heflin, Brandon de Wilde, Jack Palance yer almaktadır.

Earnshaw Ailesi, Yorkshire'da 19. yüzyılda çiftçilik yapan bir ailedir. Bir gün Bay Earnshaw, küçük çocuğu Heathcliff ile birlikte kendi şehrine döner. Earnshaw'un oğlu Hindley, çocuğu geri gönderir ancak Heathcliff, Hindley'in kız kardeşi Catherine ile dost kalır. Aile öldükten sonra Hindley'in kız kardeşi ve Heathcliff, bir araya gelirler.

Annesinin uyuşturucu bağımlısı olması üzerine evinden kaçarak Wall Street'li babasının yayına kaçar. Umutsuz hayatında yaşam mücadelesi veren Agnes 'Apple' Bailey'ın hayatını konu alacak. Gerçek bir hikayeden alınmıştır...

40 yaşını geride bırakmış olan mimar Pierre, karısı Catherine’den ayrılmış, genç, güzel ve kendisini seven, ama ondan çok şey bekleyen Hélène’le birlikte yaşamaktadır. Pierre, 18 yaşındaki oğlu Bernard’la iyice birbirlerinden koptuklarına inandığı için, Re adasındaki aile evinde 15 gün tatil yapmayı kabul etmiştir. Karısıyla aralarında hala sürtüşme vardır; metresiyle gurur duysa da onun gençliğine bazen ayak uyduramamaktadır. Son zamanlarda iyice yorulan Pierre, biraz dinlenme ve yaşamını yeniden gözden geçirme fırsatı aramaktadır. Bu fırsat ancak Rennes’e yaptığı bir iş seyahatinde geçirdiği araba kazası sırasında ortaya çıkacaktır.

Magazin fotoğrafçısı Servais, film yıldızı olmak isterken ucuz erotik filmlerde rol alan şanssız Nadine Chevalier’ye kafayı takar. Başrolünde Nadine’in yer alacağı deneysel bir oyun için tefecilerden para alır. Başrolü paylaşacak olan Alman aktörünse kafası pek yerinde değildir.

Filmde Bill Gates, Steve Jobs (şu anda Apple’ın başında), Steve Wozniak, Steve Ballmer (şu anda Microsoft’un başkanı), ve Paul Allen (şu anda yatırımcı) gibi tanıdık simaların, ünivesite yıllarından başlayarak Microsoft ve Apple’ı kuruşu özetleniyor.

BEBEKLER, New York'ta birlikte büyümüş ve artık yetişkinliğin farklı evrelerinde olan ayrılmaz çocukluk arkadaşları Eden (Ilana Glazer) ve Dawn'ı (Michelle Buteau) konu alıyor. Kaygısız bir bekâr olan Eden, tek gecelik bir ilişkinin ardından kendi başına bebek sahibi olmaya karar verdiğinde, arkadaşlıkları büyük bir sınavla karşı karşıya kalır. BEBEKLER, kadın arkadaşlığının karmaşıklığını kahkaha, gözyaşı ve doğum sancılarıyla harmanlayarak anlatıyor. Ilana Glazer ve Josh Rabinowitz'in birlikte yazdıkları ve Pamela Adlon'un yönettiği BEBEKLER, arkadaşlık bağları ile yetişkinliğin ve ebeveyn olmanın karmaşık, öngörülemeyen zorlukları hakkında eğlenceli ve samimi bir komedi.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir