
Rolf Kristian Larsen
Jarle Klepp


Rolf Kristian Larsen
Jarle Klepp

Vebjørn Enger
Jarle Orheim

Kristoffer Joner
Terje Orheim

Cecilie A. Mosli
Sara Orheim

Andreas Cappelen
Steinar Orheim

Henrik Mestad
Tormod Veen
Glenn André Viste Bøe
Helge Ombo

Vera Rudi
Anja Kihle

Tone Beate Mostraum
Ragnhild

Lisa Loven Kongsli
Irene Voksen

Eili Harboe
Irene

Renate Reinsve
Lene
Gretelill Tangen
Else

Andreas Cappelen
Onkel Steinar
Pål Kvammen
Varhaug

Klasik hikaye, çalıştırıldığı yerden kaçan yetim çocuğun, Londra sokaklarında bir yankesici ile tanışmasını ve yankesiciliği öğrenmesini anlatıyor.

Tess ve ailesi hayal edilemez bir kayba uğradığında, beklenmedik bir kaynaktan destek bulur: biyolojik babası - yanlış tarafta olan sevimli bir tembel - ve yan apartmandaki çekici fakat tehlikeli suçlu genç.

Nick parçalanmış bir ailenin çocuğudur. Annesi Vicki ile babası David boşanmıştı ve mahkeme onun velayetini annesine vermiştir. İyi bir baba olan David boşanmanın ardından oğlundan uzak kalsa da onunla ilgilenmeyi ihmal etmez. İyi bir çocuk ve başarılı bir öğrenci olan Nick’in hayatındaki değişim kısa sürede ailesinin de dikkatini çeker. Oğlundaki değişimlerin nedenini anlamaya çalışan David acı bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır. Nick, kristal meth bağımlısıdır. David, oğlunu iyileştirmeye kararlıdır ve her ne olursa olsun onu içine düştüğü bataklıktan kurtaracaktır.

Kuş, babası Bug ve erkek kardeşi Hunter ile bir gecekondu mahallesinde yaşayan 12 yaşındaki Bailey’i izliyor. Baba Bug’ın çocuklarına ayıracak pek vakti olmayınca ergenliğe yaklaşan Bailey de sanki dünyanın tüm yükünü omuzlarında taşıyormuşçasına ilgi ve macerayı başka yerlerde arar. Trajediyle komedi arasında gidip gelen Kuş ergenlik enerjisi, şiddet, hayal gücü, kaos, acımasızlık, halüsinojenik kurbağalar ve özgür ruhlu bireylerle dolup taşarken insanın yüreğini ısıtıyor.

Toby Wolff ve boşanmış annesi için 1950'lerin yaşamı hiç de eğlenceli değildi. Hayata tutunamamış iki özgür ruh ülkeyi bir uçtan bir uca dolaşarak Kuzeybatı Pasifik'te yerleşmeye karar verirler. Burada hayatın daha iyi olacağını umarlar.

Eski bir donanma piyadesi olan ve Yale'de hukuk bölümünde okuyan Güney Ohiolu J.D. Vance, hayallerindeki işe girmek üzeredir. Ancak ailevi bir kriz onu hafızasından silmeye çalıştığı memleketine geri dönmek zorunda bırakır. J.D. hem Appalachi yerlisi ailesinin karmaşık ve dinamik yapısında hem de madde bağımlılığıyla mücadele eden annesi Bev ile arasındaki istikrarsız ilişkide yolunu bulmak zorundadır. Onu yetiştiren güçlü ve zeki büyükannesi Mamaw'ın anılarından güç alan J.D. çıktığı bu kişisel yolculukta ailesinin onun üzerinde bıraktığı kalıcı izi kabullenmeyi öğrenir

Annesinin uyuşturucu bağımlısı olması üzerine evinden kaçarak Wall Street'li babasının yayına kaçar. Umutsuz hayatında yaşam mücadelesi veren Agnes 'Apple' Bailey'ın hayatını konu alacak. Gerçek bir hikayeden alınmıştır...

17 yaşındaki Jem Starling, Kentucky kırsalındaki köktendinci Hıristiyan topluluğundaki yerini bulmaya çalışır. Kilise grubuyla dans etmekten aldığı en büyük zevk bile, eylemlerinin günah olduğu endişesiyle gölgelenir ve kendi cinselliğiyle ilgili gelişen farkındalık ile dini bağlılığı arasında sıkışıp kalır. Esrarengiz bir genç papaz olan Owen'ın dönüşüyle, Jem kısa süre sonra kendisini onun dünyeviliği ve cazibesine kapılmış halde bulur. Yavaş yavaş, onu tüm topluluklarını alt üst edebilecek tehlikeli bir ilişkinin içine çeker.

67 yaşındaki Trond eşini kaybetmiş bir adamdır. Yas tutabilmek için ormanın ortasındaki bir kulübeye yerleşmiştir. Kırsal alan dinginliği 1948 yazı sırasında tanıştığı komşusuyla yeniden karşılaşması ile bozuluverir. Zira 1948 yazı Trond'un hem babasını hem de ilk aşkını kaybettiği yıldır... Hans Petter Moland'ın yönetmen koltuğunda oturduğu film Per Petterson’ın romanından beyazperdeye uyarlanıyor.

Chance, kendisini bildi bileli yanında yaşadığı yaşlı adamın evinde bahçıvanlık yaparak büyümüş ve hayatında bir kez olsun sokağa çıkmamıştır. Bütün hayatı bahçede bakımını yapıp büyüttüğü çiçeklerden ve televizyondan ibaret olan Chance, yaşlı adam bir gün ölünce ortada kalır. Çünkü ev artık satılacaktır. Kendi varlığının haricinde yaşadığına dair hiçbir kanıt olmayan Chance, avukatlara yıllardır yaşlı adamın yanında kaldığını kabul ettiremez. Nüfus kağıdı bile yoktur. Kendini birden sokaklarda bulunca yıllardır görüp bilmediği hayatın rutinleri ile tanışır. İlk defa sokaklarda yürür, arabaya biner... Ve birden şansı hiç tahmin etmediği bir yerde dönüverir.

Herman Melville'in aynı adlı unutulmaz romanından beyazperdeye aktarılan gösterişli bir film. Ünlü aktör Gregory Peck, büyük beyaz balinadan intikam alma tutkusuyla yanıp tutuşan kaptan Ahab rolünde, her zamanki harikalar yaratıyor. Yapıt, insanoğlunun tutkularının esiri olunca, sadece kendini değil etrafındakileri de yok edecek bir duruma gelişini gözler önüne seriyor.

Edith Wharton’ın aynı adlı romanından uyarlanan filmde, 19. yüzyıl New York sosyetesinin gözbebeği genç Newland Archer, sosyeteye uygun hanım hanımcık bir kız olan May Welland ile nişanlanır, ancak düzenli hayatı, May'in sosyete geleneklerine bir o kadar aykırı kuzeni Kontes Ellen Olenska ile tanıştığı zaman altüst olur. İlk başta, Newland, istismarcı kocasını terk etmiş ve bu yüzden yüksek sosyetede dışlanmış bu güzel kontesi savunur ancak zamanla onda kendisine benzer bir ruh bulur ve birbirlerine aşık olurlar.

İşsiz futbol koçu Tom, intiharın eşiğindeki ikiz kızkardeşine yardım etmesi için Dr. Susan Lowenstein'in çağrısıyla New York'a gelir. Dr. Lowstein ailenin geçmişini aydınlatmaya çalışırken kendisi de evde oğlu ve snop kocasıyla uğraşmaktadır. Zamanla mutsuz evlilikler sürdüren doktorla Tom arasında duygusal bir yakınlık doğar.

Detroit Tigers’ın efsane oyuncusu Billy Chapel, beyzbolda başarılı ama aşk hayatında başarısızdır. Sevgilisi Jane’le sık sık ayrılıp barışırlar. Hayal kırıklıklarıyla dolu bir sezonun sonunda Jane, Billy’den ayrılacağını söyler. Duygusal karmaşanın yaşandığı kritik bir günde maça çıkan Billy, hayatının en iyi performansını sergiler. Attığı her sayı, onun hayatındaki en önemli karara yaklaşmasını sağlar. Sevgi, yaşam ve tutkunun iç içe geçtiği bu filmde heyecan, son sayı atılana dek sürer.

Jack ile annesi, 5 yıl boyunca tek odada hayatlarını sürdürmek zorunda kalmıştır. Hiç dışarı çıkamadıkları için, 5 yaşındaki Jack bütün hayatı bu odadan ibaret sanmaktadır. Fakat günün birinde kurtuldukları zaman, küçük Jack’in keşifleri oldukça sarsıcı olacaktır.

Bir sanat galerisi sahibi olan Susan Morrow (Amy Adams), 19 yıl önce yazar eşi Edward Sheffield’ı (Jake Gyllenhaal) terk eder. Yakışıklı bir işadamı olan ikinci eşi Hutton Morrow (Armie Hammer) ile birlikte düzenli bir hayat sürmektedir. Bir gün posta kutusunda eski eşinin hiç yayımlanmamış olan ilk romanının taslağını bulur. Eski eşi romanı hakkında kendisinin fikrini sormaktadır. Susan, bir matematik profesörü olan Tony Hastings’in ailesi ile çıktığı bir gece yolculuğunu anlatan "Gece Hayvanları" adındaki bu kitabı elinden bırakamaz. Kitabın kahramanı Tony’nin hayatı berbat bir hale geldikçe Susan da geçmişini hatırlayacaktır. Bu tehlikeli duygular onun geleceğini kemirecek ve hayatını değiştirecektir.

Bir hayat hikayesi geriye doğru anlatılırsa... Alexander Masters’ın aynı adlı biyografik romanından uyarlanan Stuart: A Life Backwards, Masters’ın sokakta tanıştığı evsiz alkolik Stuart Shorter’ın gerçek hayat hikayesini tersten anlatıyor. Stuart’ın sokaklara düşmesinden başlayıp eski yaşamına çark eden öykü geriye doğru akarken, merak katsayısı da gittikçe artıyor. Film, Tom Hardy’ye BAFTA adaylığı getirmişti

Çocukluğunda işlediği bir cinayetin ardından hapishaneden yeni çıkan ve bambaşka bir hayata adım atmak zorunda kalan genç adam Jack rolündeki Garfield, her şeye taptaze bie başlangıç yapmaya hazırlanıyordu. Yeni bir iş, yeni arkadaşlar, yeni bir kız arkadaş...taki geçmişindeki hayaletler onu rahatsız etmek için geri dönene kadar. Acaba Jack, vahşi geçmişinden kurtulabilecek mi? Ya da geçmişindeki büyük hataları gençliğinin trajik sonu mu olacak?

Gelecekteki kıyamet günlerini anlatan bir kitabın uyarlaması olan film, güçlü oyuncu kadrosuyla, en iyi satanlar listesindeki kitabın (The Road) gölgesinde kalmayacak gibi gözüküyor.Kıyamet sonrası atmosferinde Amerika yangın yeridir. Bir baba ve oğlunun istikameti Amerika kıyılarıdır. Amerika’yı bir uçtan bir uca geçerken ellerindeki basit tüfekle yaşadıkları macerada esas problem zor hava koşullarında nereye gittiklerini bilmemeleri ve yollarına çıkan haydutlardır. Film bilim kurgu türünde olmasına rağmen Western türünden de öğeler taşımaktadır.

Alice ve Celine, başarılı kocaları ve aynı yaştaki oğullarıyla geleneksel bir yaşam tarzı sürmektedir. Trajik bir kazanın ardından hayatın mükemmel uyumu bir anda bozulur. Suçluluk, şüphe ve paranoya birleşerek aralarındaki yakın bağı çözer.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir