
John Travolta
Jack Stanton


John Travolta
Jack Stanton

Emma Thompson
Susan Stanton

Billy Bob Thornton
Richard Jemmons

Adrian Lester
Henry Burton

Maura Tierney
Daisy Green

Paul Guilfoyle
Howard Ferguson

Larry Hagman
Gov. Fred Picker

Kathy Bates
Libby Holden

Diane Ladd
Mamma Stanton
Rebecca Walker
March

Caroline Aaron
Lucille Kaufman

Tommy Hollis
Fat Willie

Rob Reiner
Izzy Rosenblatt

Ben Jones
Arlen Sporken

J.C. Quinn
Uncle Charlie

Beyaz Saray, skandallar ve savaş üzerine cesur bir film...Seçimlere iki haftadan az bir süre kala patlak veren skandal, başkanın yeni dönem için seçilmesini tehdit eder niteliktedir. Olayın boyutları genişleyip önlenemez bir hale gelmeden önce, siyaseti, basını ve en önemlisi Amerikan halkını idare etmek konusunda olağanüstü yeteneği olan Conrad Brean adlı uzman Beyaz Saray’a davet edilir. İlk strateji medyanın dikkatini savaş gibi çok daha önemli bir olaya yönlendirmektir. Stanley Motss adlı bir Hollywood yapımcısının ve ekibinin yardımıyla Brean tüm Dünya’yı ilgilendiren krizi yönetmek için bir beyin takımı kurar.

Rita, a witty 26-year-old hairdresser, wants to 'discover' herself, so she joins the Open University where she meets the disillusioned professor of literature, Dr. Frank Bryant. His marriage has failed, his new girlfriend is having an affair with his best friend and he can't get through the day without downing a bottle or two of whisky. What Frank needs is a challenge... and along comes Rita.

Steve ile Rob yıllar önce Kuzey İtalya'da yaptıkları gezideki yazdıkları restoran değerlendirmelerinin başarılı bulunmasının ardından, yeni bir göreve daha başlarlar. Yolları bir kez daha İtalya'ya düşmüştür. Bu kez rotada farklı İtalyan şehirlerinde, altı farklı restoranda yiyecekleri altı farklı yemek bulunmaktadır. Bir nevi rakip de sayılan ikili bu yolculuk esnasında arkadaşlıklarını pekiştirirken mesleki ve kişisel hayatlarını da gözden geçireceklerdir. Michael Winterbottom'un senaryosunu yazıp yönetmenliğini yaptığı filmin başrollerinde Steve Coogan ve Rob Brydon ikilisi bulunuyor.

Jon Katz’ın anılarından beyazperdeye uyarlanan film, orta yaş bunalımındaki bir yazarın collie cinsi bir köpekle birlikte değişen hayatını anlatıyor. Eskisi kadar üretken olmayan bir yazar olan Jon Katz, kendisine bir köpek alarak hayvanın daha rahat etmesi için bir çiftlik evine taşınır. Ancak orta yaş krizinde çıldırmanın eşiğindeki bu adam, ondan daha deli çıkan köpeğini dize getirirken, kendini bulacaktır.

Everything changes for Eva when she receives an insurance settlement check accidentally made out for $5,000,000 instead of the expected $50,000. She and her best friend take the money and head out for the adventure of a lifetime.

A successful advertising executive finds his freewheeling life crashing to a halt when his parents end their longtime marriage.

Sıkıcı bir hayat süren eczacı Doug Varney (Sam Rockwell), Elizabeth Roberts (Olivia Wilde) adlı bir müşterisinin hayatına dahil olmasıyla alt üst olur. Bu güzel kadınla ilişkiye girmeye başlayan Doug, daha önce hiç yaşamadığı zevkleri tadarken, bir yandan da uyuşturucu dünyası ve cinayet gibi hiç beklemediği şeylerle de yüzyüze gelecektir.

Forrest Gump, düşük IQ’su olmasına rağmen, Amerikan tarihinin en önemli olaylarının tam ortasında yer alan biridir. Alabama'da büyüyen Forrest, koşma yeteneği sayesinde üniversiteye girer, Vietnam Savaşı'na katılır, Beyaz Saray’a davet edilir ve karides işinden milyoner olur. Ancak tüm bu başarılar, çocukluk aşkı Jenny’ye duyduğu sevginin yanında sönük kalır.

Notting Hill ve Bridget Jones's Diary'nin yapımcılarından romantizm rüzgarları. Birbirinden ünlü oyuncuları ve olağanüstü müzikleriyle film uzun süre akıllardan çıkmayacak. Beklenmedik, heyecanlı, karşılıksız, tutkulu, uygunsuz, engellenemez, anlatılamaz...Noele'e tam 1 hafta kala Aşk Her Yerde. Karı-koca, sevgili, baba-oğul, rock yıldızı ve menajeri arasında birbirinden farklı tam on hikayenin içinde.

İki astronom, Dünya'yı yok edecek bir kuyruklu yıldızın yaklaşmakta olduğu konusunda insanlığı uyarmak için bir medya turuna çıkar, ancak hiç kimse onları umursamaz.

John Heilemann ve Mark Halperin ortak kaleme aldıkları 'Behind the scenes of the American elections. " (Amerikan seçimlerinin perde arkası) adlı kitaptan uyarlanan televizyon filmi 2008 eylülünde gerçekleştirilen Amerikan başkanlık seçimlerinde Barack Obama ve John McCain arasındaki çekişmeye Alaska valisi Sarah Palin'in dahil olma sürecine odaklanıyor. Başrollerde Julianne Moore, Woody Harrelson ve Ed Harris'i seyrettiğimiz filmin yönetmenliğini Jay Roach üstleniyor.

Amerikan askerlerinin zamanında Irak'ta tutuklulara uyguladıkları işkenceyi 2004 yılında ortaya çıkaran CBS sunucusu Dan Rather ve yapımcısı Mary Mapes'in hikayesinin anlatıldığı filmin yönetmen koltuğunda James Vanderbilt turuyor.


A television news chief courts his anchorwoman ex-wife with an eleventh-hour story.

Pete St. John is a powerful and successful political consultant, with clients spread around the country. When his long-time friend and client Ohio senator Sam Hastings decides to quit politics, he is rapidly drafted to help with the campaign of the man destined to succeed him, unknown and mysterious businessman Jerome Cade...

Amerika'da yaşayan ve yabancılardan oluşan bir grup, günün birinde Los Angelas'da bulunan restoranlara rastgele silahlı saldırıda bulunur. Ancak bu olay birbirlerini tanımayan insanların her birinin hayatında onarılamaz trajedilere yol açar.

Auburn, Güney Dakota’da 3 hafta önce bir soygun yaşanmıştır. Yaşanan soygun 5 kişilik bir ekibin işidir. Polislerin sistemli çalışması ile soygunculardan 4’ü yakalanmış ve hapse atılmıştır. Ancak ekibin 5. üyesi kayıptır. Polis her yerde ekibin 5. elemanı olan yaralıdır ve kanundan kaçmak için ölümü bile göze almıştır. Ancak kurtarıcısı hiç ummadığı biri olacaktır. İşitme engeli bulunan küçük bir çocuk olan Wesley, yaralanan adamı güvenli bir sığınağa taşır. Orada yaralarını sarar ve iyileşmesi için başında bekler. Zaman içinde bu küçük çocuk ve tehlikeli kanun kaçağı arasında sıradışı bir arkadaşlık oluşur. Wesley iyileşmesine yardım ettiği bu gizemli yabancıya bir hayli bağlanmıştır. Ancak polis Wesley’nin kapısına dayanıp onu sorular sormaya başladığında asıl tehlike başlayacaktır. Bir taraf seçmek zorunda kalan Wesley, yeni arkadaşı için işleri daha da kötü hale getirme potansiyeline sahiptir...

Mucizevi bir hamilelik. Merhametsiz bir kral. Ölesiye bir kovalamaca. Meryem'in İsa'yı dünyaya getirdiği yolculuğu, İncil'e dayalı bu destanda açığa çıkıyor.

Soğuk Savaş döneminde Ruslara saldırmak için bahane aramakta olan çılgın general Jack D. Ripper, Rusların 'Amerikan halkının vücut sıvılarını kirlettiği' gerekçesiyle SSCB'ye sürpriz bir nükleer saldırı yapmaya karar verir. Nükleer silahlarla yüklü bir Amerikan uçağı Rus sınırına yakın bir bölgede Soğuk Savaş döneminin tipik devriye uçuşlarından birini yapmaktayken mürettebat Ripper'dan SSCB'ye saldırı emrini alır. Fakat Rus büyükelçisi DeSadesky, Amerikan makamlarına Rus savunma teknolojisinin geldiği son noktanın ürünü olan 'Doomsday Device'dan bahsettiğinde ve başkanın danışmanlarından eski Nazi bilimadamı Dr. Strangelove, buluşun olduğunu doğruladığında durum daha da tehlikeli bir hal alır. 'Doomsday Device', SSCB'ye yapılacak herhangi bir nükleer saldırıda dünyadaki tüm canlıların yok olmasına sebep olacak bir silahtır.

Sam Byck, beceriksiz bir adamdır. Sorunlarının mimarı genelde kendisi olsa da bütün dünyanın ona haksızlık ettiğini düşünmektedir. Tüm bu başarısızlığının faturasını da Başkan Richard Nixon'a çıkaracaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir