Peter Beard
Self


A compilation of over 30 years of private home movie footage shot by Lithuanian-American avant-garde director Jonas Mekas, assembled by Mekas "purely by chance", without concern for chronological order.

Just two years away from turning 30, participants in Michael Apted's documentary series are facing serious questions of identity and purpose, wondering whether they've found their place in the world.

Film, 2010 yılında hayata veda eden ünlü İngiliz tasarımcı Lee Alexander McQueen’in efsanevi dünyasını anlatıyor. Tasarımcının çocukluk ve ilk gençlik yıllarını sarsıcı bir atmosferle aktaran belgesel, McQueen’in efsanevi şovlarının arkasındaki çarpıcı gerçeklere de odaklanıyor. 27 yaşında Givenchy‘nin başına geçen tasarımcının ikonik tarzı, onu endüstrinin gotik yüzü hâline getirirken; belgesel McQueen’i tanımak için de ideal bir ortam yaratıyor.

After another 7 year wait, director Michael Apted revisits the same group of British-born children from Seven Up! and 7 Plus Seven. The subjects are interviewed as to the changes that have occurred in their lives during the last seven years.

As a visually radical memoir, CAMERAPERSON draws on the remarkable footage that filmmaker Kirsten Johnson has shot and reframes it in ways that illuminate moments and situations that have personally affected her. What emerges is an elegant meditation on the relationship between truth and the camera frame, as Johnson transforms scenes that have been presented on Festival screens as one kind of truth into another kind of story—one about personal journey, craft, and direct human connection.

A documentary on the expletive's origin, why it offends some people so deeply, and what can be gained from its use.

Yönetmen Ursula Macfarlane (Untouchable) ile yapımcı Alexandra Lacey, Anna Nicole Smith adıyla ünlenen model ve oyuncu Vickie Lynn Hogan'ın yaşamını, ölümünü ve sırlarını insancıl bir yaklaşımla cesurca mercek altına alıyor. Anna Nicole'un 1992 yılında Playboy'a ilk kez verdiği pozlarla yakaladığı şöhret, Amerikan rüyasının timsali hâline gelmişti. Ancak 2007'deki zamansız ölümü, bu rüyanın trajik sonu oldu. "ANNA NICOLE SMITH: BENİ TANIMIYORSUNUZ" daha önce hiç yayınlanmamış görüntülere, özel kamera arşivlerine ve şimdiye dek sessizliğini korumuş önemli isimlerle yapılan röportajlara yer veriyor. Belgesel, Anna Nicole'un vücut verdiği mükemmel sarışın bomba imajının ardındaki neredeyse hiç bilinmeyen öyküsünü yeni bir bakış açısıyla ve tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.

Mathilda, New York’ta yaşayan ailesi dağılmış 12 yaşında küçük bir kızdır. Ailesini sevmeyen Mathilda için en değerli varlığı küçük kardeşidir. Babası uyuşturucu işlerine bulaşınca mafya ailenin tüm bireylerini öldürür. O sırada alışverişte olan Mathilda ise olaydan kılpayı kurtulur ve Leon’un kaldığı daireye saklanır. Leon ise çok soğukkanlı bir katildir. Ancak Mathilda’ya karşı içten bir sevgi besler ve ona kol kanat gerer. Aslında babalık, arkadaşlık gibi kavramlar ona çok yabancıdır.

Tanınmış polisiye yazarı Harlan Thrombey 85. doğum günü partisinden hemen sonra malikanesinde ölü bulunduğunda meraklı ve neşeli bir dedektif olan Benoit Blanc, cinayeti çözmesi için gizemli biri tarafından işe alınır. Blanc, Harlan'ın ilişkileri kopuk ailesinden sadık personeline kadar Harlan'ın zamansız ölümünün ardındaki gerçeği ortaya çıkarmak için anlamsız kandırmacalar ve yalanlardan oluşan bir yılan hikâyesini çözmeye çalışacaktır.

Alexander 11 yaşındayken yarı İngiliz yarı Fransız annesi ölmüş ve babası da uzun süre önce onları terk etmiştir. Kadın, başka biriyle evlidir ve ölümünün ardından adam, karısının sahip olduğu her şeyi elde etmenin peşine düşmüştür. Böylece Alexander da beş parasız kalır. Alexander büyür ve para kazanmanın farklı yollarını bulmaya başlar. George Washington'ın yaveri olur ve savaşma yetkisi olmadan savaşı yönlendirmeye başlar. New York'a geldiğinde bir avukat olur. New York Bankası'nın kurucusu olan Alexander, George Washington'ın Amerika Başkanı olmasıyla birlikte Hazine Bakanı olarak görev yapar. Tüm bunlar hip hop müzikleri eşliğinde bir arka plan ile sergilenir.

10 yaşındaki oğlu Gene ile bir karavanda yaşayan Çek göçmeni Selma Jezkova kalıtsal bir hastalık yüzünden kör olmak üzeredir. Bu hastalığını oğlunu da etkileyeceğini bilen Selma, çelik fabrikasında canla başla çalışarak biriktirdiği parayla oğlunu ameliyat ettirme arzusu içerisindedir. Ancak gelişen olaylar Selma'yı işin içinden çıkamaz hale getirir.

Birbirine derinden bağlı iki çocukluk arkadaşı olan Nora ve Hae-sung, Nora'nın ailesi Güney Kore'den göç edince ayrılmak zorunda kalır. Yirmi yıl sonra, kader ve aşk kavramlarıyla ve hayatı oluşturan seçimlerle yüzleşirken, önemli bir hafta boyunca New York'ta yeniden bir araya gelirler.

Dedektif Judy Hopps ve Nick Wilde, Zootropolis'e gelen ve memeli metropolünü alt üst eden gizemli bir sürüngenin karmaşık izini sürüyor.

Gu-nam Kuzey Kore, Çin ve Rusya arasında kalan Yanji kentinde taksicilik yaparak geçimini sağlamaya çalışan fakir bir şöfordür. İş bulmak için Kore'ye giden karısından 6 aydır haber alamaz. Bu arada Gu-nam'ın borçları da katlanarak artmıştır, artık yolun sonuna doğru geldiğini hisseder. Tam da bu sırada borçlarının silinmesi, hayatının düzene kavuşması hatta karısıyla yeniden bir araya gelmesi için kendisine son bir şans verilir: Güney Kore'ye geçip bir cinayet işleyecek, tetikçi olacaktır. Çaresiz Gu-nam teklifi kabul eder fakat işler planlandığı gibi gitmeyince Kuzey ve Güney Kore çetelerinin arasında kalır...

Pakistanlı Kumail (Kumail Nanjiani), bir yandan taksi şöförlüğü yaparken bir yandan da barlara çıkarak kendini yeni yeni geliştirmekte olan bir komedyendir. Bu komedi gösterilerinden birinde bir aile terapisti olan Emily Gordon (Zoe Kazan) ile tanışır ve birbirlerinden hoşlanırlar. Ancak bir gün Emily aniden “Erişkin Still Hastalığı” isimli bir hastalığa yakalanır ve komaya girer. Bu süreçte Kumail bir yandan bu hastalığın süreçleri ile uğraşırken bir yandan iyi bir komedyen olmaya uğraşır; bir yandan da Emily’nin ailesine kendini kabul ettirmeye çalışırken kendi ailesiyle de yaşanacak kültürel çatışmalarla mücadele etmesi gerekir.

Usta yönetmen Martin Scorsese'in yönetmenliğini yaptığı Gangs of New York, 1800'li yıllar New York'unda, İrlandalı ve İtalyan göçmenlerin şehrin kontrolünü ele geçirmek için sokak çetelerini oluşturmaya başladıkları dönemde geçiyor. Hikaye, Dead Rabbits ve Native Americans adlı iki çete üzerinde yoğunlaşmaktadır. Dead Rabbits çetesinin lideri öldürülür ve çete dağılır. Yıllar sonra Rabbits çetesinin öldürülen liderinin oğlu kendi çetesini oluşturup diğer çetenin liderinini ortadan kaldırmaya girişecektir.

Jets'in üyesi Tony'nin (Richard Beymer) Sharks'ın liderinin kız kardeşi Maria'ya (Natalie) aşık olmasıyla iki grup arasında bir şiddet patlaması olur ve filmin kalpleri kıran finalinde pek çok masum kan dökülür.

Bir İranlı göçmen (Kingsley) kendisi ve ailesi için bir eve sahip olma hayalini gerçekleştirmek istemektedir; fakat evin eski sahibi (Jennifer Connelly) evin hala kendine ait olduğunu düşünmektedir ve geri almaya kararlıdır.

19 yaşında genç ve gelecek vaat eden bir aktör olan Greg Sestero oyunculuk dersleri alırken Tommy Wiseau adında bir adamla tanışır ve aralarında tuhaf bir arkadaşlık başlar. Tommy'nin sahnedeki korkusuz tavırlarından etkilenen Greg, Tommy'nin önerisiyle Los Angeles'a taşınır. Ancak ikilinin buradaki işleri yaver gitmez. Bir türlü istedikleri teklifleri alamayınca kendi filmlerini kendileri çekmeye karar verirler.

The Brutalist filmi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra "Amerikan rüyasını" yaşamak için ABD’ye göç eden Macaristan doğumlu, Bauhaus eğitimli Holokost kurtulanı mimar Laszlo’nun yolculuğunu ve hayat hikâyesini anlatıyor. Başlangıçta yoksulluk içinde çalışmaya zorlanan Laszlo, kısa süre sonra hayatının seyrini 30 yıl boyunca değiştirecek bir kontrata imza atar. Yenilikçi kamera oyunları, dramatik yapısı, alışılmadık açı ve kadrajları, kurgusu ve sıradışı ses tasarımı, parlak oyuncu kadrosuyla hem şaşırtıcı hem de unutulmaz.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.










0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir