
Marc Senter
Ray Pye

19 yaşındaki ray pye iyi görünümlü yakışıklı bir gençtir ancakpsikopat bir gençtir. Soğukkanlılıkla işlediği cinayette Jen ve Tim'de şahit olurlar. Onların yardımlarıyla cinayet ört bas edilir. 4 Yıl geçmesine rağmen Ray hala tutuklanmamıştır. DedektiflerCharlie Shiling ve eski ortağı Ed Anderson cinayeti Ray'ın işlediğini bilmekte fakat kanıtlayamazlar. Ta ki kasabaya kötü bir kız olan Kath gelene kadar.

Marc Senter
Ray Pye

Shay Astar
Jennifer Fitch

Alex Frost
Tim Bess

Megan Henning
Sally Richmond

Robin Sydney
Katherine Wallace

Michael Bowen
Detective Charlie Schilling

Ed Lauter
Ed Anderson

Dee Wallace
Barbara Hanlon

Erin Brown
Lisa Steiner

Ruby LaRocca
Elise Hanlon

Tom Ayers
Eddie

Tony Carreiro
Tom Wallace

Katie Cassidy
Dee Dee

Rob Elk
Lenny Bess

Cornelia Guest
Katherine's Mom

Her hafta Los Angeles'ta zırhlı kamyonlarla yüz milyonlarca dolar taşıyan bir firmanın en yeni üyesi kendini kısaca H olarak tanıtan esrarengiz bir adamdır. Bir soygun sırasında kontrolü ele alıp durumu kolayca çözen H ekip arkadaşlarını şaşırtır. Soygun girişimi karşısında soğukkanlılığı ve silah kullanımında sergilediği ustalık, geçmişine dair kimi soruların sorulmasına yol açar.

Bir trende karşılaşıp birbirlerinin babası ile karısını öldürmeyi düşünen iki kişinin hikâyesi, on yıldır ABD'de olan İngiliz Alfred Hitchcock'un ilgisini çekti. Yönetmen, her zamanki gibi, fiyatı düşürmek için adını vermeden kitabın film haklarını 7 bin 500 dolara aldı. Hikâye malum: Zengin psikopat Bruno (Robert Walker), tenis yıldızı Guy'a (Farley Granger), onun karısı ile kendisinin babasını öldürme işini değiş-tokuş etmelerini teklif eder. Derken fikrini uygulamaya koyar ve Guy'dan karşılığını bekler...

İhanete uğrayıp ölüme terk edildikten sonra, Walker adında gizemli adamın tek düşüncesi, kendisinden çalınan parayı geri almaya çalışmaktır.

Los Angeles polis departmanından iki dedektif, genç bir kızın cinayetini araştırmak üzere güneşin hiç batmadığı ıssız bir Alaska kasabasına gönderilir. Gün ışığı yüzünden şiddetli uykusuzluk çeken dedektif Will Dormer, ana şüpheli olan yerel bir yazarla vicdan sınırlarını zorlayan tehlikeli bir kedi-fare oyununa sürüklenir.

İşitme engelli küçük bir çocuk olan Wesley, aile çiftliğindeki terk edilmiş bir samanlıkta saklanan yaralı bir kanun kaçağıyla karşılaşır. İkili arasında zamanla sıra dışı bir bağ kurulurken, polisin kaçak adamın peşine düşmesiyle işler tehlikeli bir hal alır.

Gizli görevdeki bir polis, güvenini kazanıp suçunu itiraf ettirmeye çalıştığı bir cinayet şüphelisi ile yoğun ve samimi bir ilişki kurar.

Annelerinin alkolikliğinden ve onun kötü erkek arkadaşlarından bıkan iki kız kardeş, annelerini öldürmenin planı yapmaya başlarlar.

Hercule Poirot uzun süredir beklediği tatili yapmak için Devon sahillerindeki Kaçakçılar Adası’nda bulunmaktadır. Her şey yolunda giderken ünlü bir aktris olan Arlena Stuart denizde boğulmuş olarak bulunur. Cinayet soruşturması başlatılınca aktrisle aynı otelde kalan tüm konukların bir şekilde Arlena ile bağlantılı olduğu ortaya çıkar. Ama asıl cevap bulması gereken soru şudur: Ailesi dahil bu konuklardan hangisi Arlena’yı öldürecek kadar ondan nefret etmektedir.

Küçük bir kasabada Laura Palmer isimli genç bir kız öldürülür. Kendi halinde, sessiz sakin bir yerleşim yeri gibi görünen bu kasaba aslında hiç de göründüğü gibi değildir. FBI Ajanı Dale Cooper cinayeti araştırmak üzere kasabaya gönderilir...

1929 ekonomik bunalımı; yirminci yüzyılın başından itibaren inanılmaz bir süratle kapitalistleşmeye başlayan ve adeta tepe noktasına ulaşan bir ekonominin büyük çöküşünü ifade etmektedir. Bu çöküş Amerika’nın gelişmiş serbest piyasa ekonomisine entegre olmuş tüm ülkeleri derinden etkilemiş dolaylı olarak da olsa ikinci dünya savaşına ön ayak olmuştur. Krizin yarattığı işsizlik, yoksulluk kısacası açlık muazzam boyutlara ulaşınca kanunsuz işlerde büyük bir patlama olmuştur. Özellikle kaçakçılık had sayfaya çıkmış, çıkar çatışmaları bugün gangster(yaşça büyük olanların deyimiyle gangaster) diye adlandırılan yapıyı oluşturmuştur. Haraç, kadın ticareti, alacak tahsili, kumarhane işletmeciliği gibi klasik yöntemlere ilaveten sendikacılık, içki ve silah kaçakçılığı gibi yeni yaklaşımlar ortaya çıkmış, belli bir forma bürünmüş yarı-düzenli suç şebekeleri peyda olmuştur...

Bebek bakıcısı olarak çalıştığı ve yaşadığı otelde, orada kalan bir adama (Richard Widmark) aşık olan genç ve güzel kadın (Marilyn Monroe) bu bebeğin genç adamla olan aşk ilişkilerine engel olduğu düşüncesi ile bir anda tehlikeli ve yırtıcı biri haline gelir. Anne Bankroft'un da eşlik ettiği bu tüyler ürpertici ve kışkırtıcı filmde, Monroe'yu alışkın olmadığımız derecede karanlık bir karakter olarak izleyeceğiz.

İki yargıtay hakimi öldürülmüştür. Yanlız bir hukuk öğrencisi, cinayetlerin devletin en üst kademeleri hakkında çok gizli bilgiler içerdiği tahmin edilen bir dosyayla ilgili olduğundan şüphelenmektedir. Kararlı bir araştırmacı gazeteciyle beraber bu gizemi çözdüklerini herkese açıklamak istemektedirler - tabii o kadar uzun yaşayabilirlerse. Yarış başlamıştır, ve bu yarışta ikiden fazla koşucu vardır. Onlar artık canlı birer hedeftir.

Amerika'da yaşayan ve yabancılardan oluşan bir grup, günün birinde Los Angelas'da bulunan restoranlara rastgele silahlı saldırıda bulunur. Ancak bu olay birbirlerini tanımayan insanların her birinin hayatında onarılamaz trajedilere yol açar.

Hukuk öğrencisi Martin, tavsiyelere kulak asmayarak şehir morgunda gece bekçisi olarak işe başlar. Amacı hem para kazanmak hem de ders çalışacak zaman yaratmaktır. Ancak morgda tuhaf olaylar yaşanmaya başlar ve bir seri katil ortalıkta dolaşmaktadır. Dedektif Thomas Cray soruşturma için görevlendirilir. Martin'in kız arkadaşı Catherine, onun baş şüpheli olduğunu öğrenir.

Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.

Mario Puzo'nun çok satan kitabından Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola tarafından sinemaya uyarlanan eser, 40'lar ve 50'lerin Amerika'sında, bir İtalyan mafya ailesinin destansı öyküsünü konu alıyor. Corleone ailesi, Don Vito Corleone'nin başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı meşhur bir ailedir. Aile, New York'taki diğer dört aileyle birlikte New York'un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone'nin cebinde bozuk para gibi taşıdığı politikacılar ve yargıçlardır. Politikacılar ve yargıçlarla olan bu yakın ilişkileri diğer ailelerin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.

Geçirdiği ağır bir kalp krizi sonrası, doktorların tüm karşı çıkışlarına rağmen hastaneyi terk eden Avukat Sir Wilfrid Robarts evine döner. Henüz ilk günden davalar kapısına yığılmıştır. Fakat bunlar arasında bir cinayet davası vardır ki, adeta Robarts’ı yeniden hayata döndürür. Leonard Vole adındaki bir adam, yaşlı bir kadını öldürmekle suçlanmaktadır. Fakat uzun yılların verdiği deneyimle Robarts genç adamın masum olduğuna inanmaktadır. Davayı üstlenir, fakat tam her şey sonuca bağlanacakken beklenmedik bir şey olur. Davalının eşi Christine Helm, kendisine karşı tanıklık etmeye başlamıştır. Fakat neden?

Uzun bir aradan sonra doğduğu köye dönen Ugolin’in en büyük hayali, karanfil yetiştirmektir. Bu işten para kazanılabileceğini düşünen amcası Le Papet, yeğeni için bir tarla aramaya başlar ve komşusu Jean Cadoret’nin çiftliğinde karar kılar. 'Manon des sources' adında devam filmi mevcuttur.

Manon des Sources, Jean de Florette filminin devamıdır... Papet, Soubeyran ailesinin soyunun devamı için Ugolin'e baskı yapmaktadır. Ugolin'in gönlünde güzel Manon vardır. İşin dramatik tarafı Manon yıllar önce arazisini almak istedikleri Jean de Florette'in küçük kızıdır. Manon dağlarda keçilere çobanlık yaparak yaşamaktadır. Vahşi bir yaşam süren Manon'un sosyal ilişkileri sıfırdır. Film teması bu kez aşk ve intikam üzerine kurulmuştur. Manon, ailesinin elinden dalavereyle alınan toprakları geri kazanmak istemektedir, yalnız gerçeği bilen kendisinden başka kimse yoktur. Ugolin için hayattaki en önemli şeyler yetiştirdiği göz alıcı karanfiller ve Manon'dur. Ugolin'in filmdeki rolü ilk filmde olduğu gibi basit düşünen, saf ama amcası Papet'e uyan bir köylüdür. Saf olan aşkı derin bir umutsuzluğa düşer.

During WWII several murders occur at a convalescent home where Dr. Watson has volunteered his services. He summons Holmes for help and the master detective proceeds to solve the crime from a long list of suspects including the owners of the home, the staff and the patients recovering there.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir