
Kōki,
Tornado
1790 yıllarında Britanya'da genç bir kadın olan Tornado, babasıyla birlikte sergilediği kukla samuray gösterisi sırasında Sugarman ve oğlu Little Sugar liderliğindeki acımasız bir suç çetesi ile karşılaşır. Tornado hem hayatta kalmak hem de intikam almak için harekete geçer. Samuray eğitimi almış Tornado, öfke dolu bir adalet yolculuğuna çıkar.

Kōki,
Tornado

Tim Roth
Sugarman

Jack Lowden
Little Sugar

Takehiro Hira
Fujin

Rory McCann
Kitten

Raphaël Thiéry
Mint

Alex Macqueen
Laird

Jack Morris
Squid Lips

Dennis Okwera
Psychotic Bandit

Jamie Michie
Archer Bandit

Bryan Michael Mills
Musician Bandit

Ian Hanmore
Thief Bandit

Douglas Russell
Lazy Legs

Sammy Hayman
Archer Assistant

Joanne Whalley
Vienna Crawford

Posta arabası pusuya düşürüldükten sonra, tehlikeli bir kanun kaçağını esir tutmakla görevlendirilen bir kadın, haydut çetesinin onu serbest bırakmaya çalıştığı gün hayatta kalmak zorundadır.

Jane Hammond, 8 kurşun yemiş olan ve ölümle pençeleşen kanun kaçağı kocası Bill'i kurtarmak amacıyla, 10 yıldan fazladır görüşmediği eski sevgilisi Dan Frost'tan yardım ister. Zira peşinde azılı bir mafya vardır ve yarım kalan işlerini bitirmek için Bill'in izini saklandığı çiftlik evine kadar sürerler. Dan, Jane'e yardım edecektir ama hiçbir şey karşılıksız değildir...

Lincoln Hawk tek dostu olan kamyonuyla, tek bildiği yaşam şeklin, sürdürmektedir; yani Amerika'nın uçsuz bucaksız yollarının tozunu atıp, arada bir de diğer kamyoncularla bilek güreşi yarışmalarına katılmaktadır. Aslında eski hayatı böyle değildir: Ayrılmış olduğu karısı Christina, milyarder Jason Cutler'ın kızından başkası değildir. Kaldı ki boşanmalarında kötü yürekli ihtiyarın azımsanmayacak bir payı vardır. Ne eski karısını ne de oğulları Michael'ı yıllardır görmemiş olan Lincoln, bir gün ölümcül bir hastalığa yakalanan Christina'nın isteğini kıramaz ve onca zamandır bir askeri okulda okumakta olan Michael'ı yanına alarak yollara düşer. Böylece gerçek bir baba oğul yakınlaşması yaşamak ve boşa geçen yılların acısını da çıkarmak ister. Elbette Lincoln'ün aklındaki tek şey bu değildir. Onun gözü 100 bin dolarlık para ve yepyeni bir de kamyon ödüllü Dünya Bilek Güreşi Şampiyonasının zirvesindedir!

Ellen adında, ismi duyulmamış bir kadın silahşör, küçük bir kasabaya, sadece kendi bildiği bir sebepten ötürü gelir. gelişinden çok kısa bir süre sonra cort isimli rahip barın kapısından dışarı atılır ve kasaba halkı bir silahlı müsabaka için kayıt olmaya başlarlar. ödül epey yüksek miktarda bir paradır ve tek bir kural vardır: yarışmayı düzenleyen herod'un kuralları. herod aynı zamanda kasabanın sahibi, lideri ve efendisidir. ve tüm bu olanların ardında yatan esrar, çözülmeyi beklemektedir.

High Ground, izleyiciyi 1930’lu yılların Avustralya’sına davet ediyor ve I. Dünya Savaşı’nda keskin nişancı olarak savaştıktan sonra Kuzey Avustralya’da polis olarak yaşamını sürdüren Travis karakterini mercek altına alıyor. Yerli bir kabilenin katliamıyla sonuçlanan bir operasyonun kontrolünü kaybeden Travis, üslerinin bu olayın üstünü kapatmaya çalışmasına rağmen gerçekleri öğrenmek için bir yolculuğa çıkıyor. Travis’in bu yolculuğu, saklı kalmış olayların gün yüzüne çıkmasını sağlıyor.

Kardeşi için kafese dönen MMA efsanesi Patton James, eski antrenörüyle birleşip ONE Championship'in acımasız şampiyonu Xavier Grau'ya karşı son bir dövüşe çıkar.

Zengin olma hırsıyla son parasını da piyangoya yatırarak tüketen Fred (Humphrey Bogart) Meksika’da dostu Curtin’la buluşur. Birlikte çalıştıkları McClane’den paralarını almakta zorlanırlar. Diğer yandan, beraber vakit geçirdikleri ve oldukça geveze bir araştırmacı olan Howard’a göre etraftaki tüm tepeler altın hazineleriyle doludur. Bu, Dobbs ve Curtin için kaçırılmaz bir fırsattır. Beraber tepeleri aşan üçlü, döndüklerinde dostlukları mı yoksa paraya olan tutkuları mı ağır basacaktır?

Western filmlerine uzun bir ara veren Clint Eastwood, kendi yapım şirketi Malpaso Company ile yaptığı Pale Rider - 1985 ile yeniden at sırtında...Eastwood, western filmlerindeki tipik "ismi olmayan adam" tarzı bir rolle bilinmeyen bir yerlerden çıkıp madencilerin bulunduğu kasabaya geliyor ve kasaba halkını ezen güçlerin karşısına dikiliyor... Kasabanın güçlü kozları, Eastwood'u durdurmak için uzaklardan usta silahşörler kiralayıp getirince işler iyice karışıyor...Pale Rider, ağır ilerleyişine rağmen, ustalıkla kurgulanmış finaliyle, farklı bir Eastwood westerni.

Savaş sonrası Tokyo'da yenilmez Japon şampiyon Masahiro (Yusuke Ogasawara), Amerikalı rakibi Clint Sullivan'a (Tyler Wood) karşı yapacağı maç için kış doğasının zorlu şartlarında hazırlanıyor. Clint, Yakuza'nın maç üzerindeki etkisini öğrendiğinde, savaş anılarını ve doğmamış çocuğunu düşünerek, her şeyi kaybedebileceği korkusuna kapılır. Politik gerilimler bir yana, dövüşçülerin paralel doğaları, insan ruhunun sınırlarını zorlar.

After a failed bank robbery, two heavily armed men hold the Los Angeles Police Department at bay for 44 minutes.

En çok at çalmakla bilinen bir çetenin reisi olan Tom, Missouri'de, Montana bölgesinde geniş bir arazi alır. Amacı buraya yerleşmek, sonra öldürülen arkadaşının intikamını almak için fırsat kollamaktadır. Bölgenin güçlü adamı durumu farkedince hızlı ve acımasız Clayton'u çağırır, böylece Tom ve Clayton karşı karşıya gelir. Penn'in tipik western öğelerini kullanıp bir anti-western yapmaya çalıştığı filmde Marlon Brado'nun ilginç tiplemesi ve Jack Nicholson'un oyunculuğu dikkat çekiyor..

Jesse Freeman, eski bir özel kuvvetler subayı ve patlayıcı uzmanıdır ve şu anda son teknoloji bir basketbol arenasında güvenlik görevlisi olarak düzenli bir iş yapmaktadır. Açılış gecesinde teknoloji meraklısı bir teröristler ekibin sahibini ve Jesse'nin kızını kaçırınca sorunlar baş gösterir. İşleyen bir saat ve imkansız olasılıklarla karşı karşıya olan bu son derece hareketli aksiyon gerilim filminde sadece onları kurtarmakla kalmayıp aynı zamanda bir hayran kitlesini kurtarmak Jesse'ye kalmış.

Vahşi batının efsaneleşmiş çeteleri James, Younger, Miller ve Ford biraderleri anlatan filmde tüm kardeşleri Hollywood’un kardeş aktörleri canlandırıyor. Çeteler arası hesaplaşmaları konu ediliyor.

Savaşmaya pek de hevesli olmayan bir kahraman olan Benjamin Martin, İngilizler Benjamin'in değer verdiği insanları tehdit etmeye başlayınca kendini Amerikan Devrimi'nin içinde buluverir. İdealist bir vatansever olan oğlu Gabriel ile birlikte silah kuşanıp Amerikan milislerinin başına geçer ve "kırmızı urbalılarla" göğüs göğüse çarpışır. Bunlar olurken kendi ailesini korumasının tek yolunun genç Amerikan ulusunu topyekün bağımsızlığa taşımak olduğunu keşfeder fakat karanlık geçmişi, savaşta da peşini bırakmaz.

Kötü niyetli bir müteahhit, yeni projesinin önünde engel teşkil eden hırçın bir kiracıyı evden çıkarmak için aşırı önlemlere başvurduğunda, bu görünüşte zararsız yaşlı kadının eğitimli bir katil olduğunu ve sevgili evini korumak için her şeyi yapacağını hesaba katmaz.

İç Savaş'tan birkaç sene sonra... Bir posta arabası, kış soğuğu yaşayan Wyoming'den geçer. Yolcular, cellat John Ruth ve yakaladığı kaçak Daisy Domergue, Domergue'nun adalete teslim edilmesi için Red Rock kasabasına doğru hızla yol alır. Yolda iki yabancıyla tanışırlar: Biri, kötü şöhretli bir ödül avcısı olan, zenci bir eski federasyon askeri Binbaşı Marquis Warren ve diğeri de kasabanın şerifi olduğunu iddia eden güneyli haydut Chris Mannix 'tir. Tipide yollarını kaybeden Ruth, Domergue, Warren ve Mannix, bir dağ geçidindeki konaklama yeri olan Minnie'nin Tuhafiyesi'ne sığınır. Onları mekânın sahibi değil, dört yabancı karşılar: Minnie'nin yerine göz kulak olan Bob, Red Rock celladı Oswaldo Mobray, Kovboy Joe Gage ve General Sanford Smithers. Fırtına hızlanırken sekiz gezginimiz, Red Rock'a hiç varamayabileceklerini öğrenir.

Afganistan'da görev yapan genç bir Amerikan askeri, komutanının bazı davranışlarından rahatsızlık duyar. Bu durum, onu ahlaki bir ikilimenin içine sürükler

When the most wanted man in America surfaces in a small Kentucky town, his violent history -- and a blood-thirsty mob seeking vengeance and a king’s ransom -- soon follow. As brothers face off against one another and bullets tear the town to shreds, this lightning-fast gunslinger makes his enemies pay the ultimate price for their greed.

Çiftliği orman yangınlarında yok olan Dusty adındaki bir kovboy, kendini bir FEMA (Millî Sel Sigorta Programı) kampında bulur. Evlerini kaybeden diğer insanlarla bir araya gelirken, kızı ve eski eşiyle de yeniden bağ kurar.

Laszlo Antonov liderliğindeki iyi eğitilmiş suçlulardan oluşan küçük bir ordu, bir kanalda 400 insanı rehin alır. Kanalı havaya uçurmayı planlayan ekibin planlarını engellemek ve rehinelerin hayatını kurtarmak için Özel Hava Servisi biriminden Tom Buckingham görevlendirilir. Hayatını tehlikeye atarak zorlu bir mücadeleye girişen Tom, suçluları durdurup, rehinelerin hayatını kurtarmayı başarabilecek midir?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir