
Olivia Colman
Leda Caruso
"Anne olmak ezici bir sorumluluktur."
Bir Yunan Adası’ndaki yalnız tatili sırasında edebiyat profesörü Leda, kendini, bulunduğu özel plajı paylaşarak keyfini kaçıran küstah ve kalabalık bir ailenin yanında bulur. Aileden bir çocuk kaybolduğunda, krizi düzgün yöneten ve çocuğu bulan Leda olur. Ancak bu olay, bir anne olarak geçmişte verdiği kararların, neredeyse 20 yıl sonra şimdi bile boğuştuğu seçimlerin davetsiz anılarını davet eder.

Olivia Colman
Leda Caruso

Jessie Buckley
Young Leda Caruso

Dakota Johnson
Nina

Ed Harris
Lyle

Paul Mescal
Will

Peter Sarsgaard
Professor Hardy

Dagmara Dominczyk
Callie

Jack Farthing
Joe

Alba Rohrwacher
Female Hiker

Oliver Jackson-Cohen
Toni

Πάνος Κορώνης
Vasili
Robyn Elwell
Bianca
Ellie Mae Blake
Martha

Αλέξανδρος Μυλωνάς
Professor Cole

Νίκος Πουρσανίδης
Male Hiker

LORDS OF DOGTOWN, Venice Beach California'daki üç genç sörfçünün gerçek olduğu kadar radikal hikayelerini anlatır. Onlar kaykay sporunu uç noktalara taşıdılar ve bu sporun dünyasını sonsuza dek değiştirip bir efsane yarattılar.

Kanada'daki küçük bir dağ kasabası, bir okul otobüsü kazasında bir düzineden fazla çocuğun ölmesiyle sarsılır. Büyük şehirden gelen bir avukat, kazazedelerin ve kurbanların ailelerine toplu dava açmaları için yardıma gelir; ancak çabaları kasaba halkını birbirine daha da uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Aynı zamanda, kazadan sağ kurtulan bir genç kız, maruz kaldığı farklı türde bir hasarın getirdiği masumiyet kaybıyla hesaplaşmak zorundadır.

Parası, işi ve geleceğe dair hiçbir umudu olmayan Erin Brockovich, çok zor bir durumdadır. Hiç suçu olmadığı bir araba kazasına karışan Erin, bir anda kendisini daha da kötü olayların içinde bulur. Hiçbir seçeneği kalmayan Erin, avukatı Ed Masry'nin hukuk bürosunda çalışmak için onu ikna eder. Burada çalışırken gayrimenkul dosyalarındaki bazı tıbbi kayıtlara rastlar. Kafası karışan Erin, aradaki bağlantıyı sorgulamaya başlar. Bu konuyu araştırmak için Ed'i ikna eden Erin, yöre halkının kullandığı suyun kirli olduğunu, bu gerçeğin onlardan saklandığını ve bu sebeple orada yaşayan insanların birtakım ciddi hastalıklara yakalandıklarını öğrenir.

6 yaşındaki Moonee (Brooklynn Prince) ve ekibi, yetişkinlerin zorlu dünyasından tamamen uzak kendilerine ait bir dünya yaratmışlardır. Okulların tatil olmasıyla birlikte bu afacan grubun tek derdi, istedikleri gibi koşup oynayabilmek, kimseyi umursamadan eğlenebilmek ve istedikleri zaman sınırsız dondurma yiyebilmektir. Oysa yetişkinler için durum çok farklıdır. Artık çocuk olma lüksleri kalmamış yetişkinler için bu Florida yazı, zorluk, acı ve gözyaşı demektir.

Amy Tan’in kuşaklar arası çatışmalar üzerine kurulu best-seller romanından hareketle çekilen “The Joy Luck Club” birbiri içine geçen on altı kısa anne-kız öyküsünden oluşuyor. Amerika’nın San Fransisco kentinde geçen film, 2. Dünya Savaşı’nı izleyen yıllarda ABD’ye göçen ve sık sık bir araya gelerek oyun oynayan bir grup Çinli kadının yaşamlarına odaklanıyor.

A poor, struggling South Carolinian mother and daughter face painful choices with their resolve and pride. Bone, the eldest daughter, and Anney her tired mother, grow both closer and farther apart: Anney sees Glen as her last chance.

Hayatı tepetaklak olan Linda, çocuğunun gizemli hastalığı, ortalıkta olmayan kocası, kayıp bir kişi ve terapistiyle giderek kötüleşen ilişkisiyle başa çıkmaya çalışır.

Üç genç kız, yetişkinliğe geçiş niteliği taşıyan bir tatile çıkar. İçerek, eğlenerek ve flört ederek geçirecekleri bu yaz, güya hayatlarının en güzel yazı olacaktır. Güneşli Malia sokaklarında neşeyle dolanarak başlayan yolculukları cinsellik, rıza ve kendini keşfetmenin dolambaçlı yollarına sapar.

Reklam firmasında iyi bir pozisyonda olan çok çalışan bir adam evlilik tarihi aldığı sevgilisi tarafından tamda düğün günü terk edilir. Düğünden sonrası için tatil planlayan adam bunun yanmasını istemez ve babasıyla birlikte gidecektir.

Lil ve Roz Avustralya'nın doğu yakasında bulunan cennet gibi bir kasabada yaşamaktadır. Birbirlerini çocukluktan bu yana tanımakta olan ikili, sahile nazır, birbirlerine komşu evlerde yaşamaktadırlar. Birçok zorluğun üstesinden tek başlarına gelmekte ve çocukları Ian ve Tom'u birlikte büyütmektedirler. Sörfçü olan Ian ve Tom da bu süreçte birbirleriyle yakın arkadaş olmuştur. Lil ve Roz artık çok çekici iki delikanlının annesidir. Fakat birbirlerinden sakladıkları ve er ya da geç su yüzüne çıkacak önemli bir gerçek vardır.

Bir zamanlar iyi şeyler yazan fakat sonra kişiliğiyle birlikte ilhamını da kaybeden roman yazarı Ted Cole ( Jeff Bridges ), artık dağınık görünüşlü, çapkın ve alkolik bir adama dönüşmüştür. Ted, alkollüyken yakalanarak ehliyetini kaptırmıştır ve bu arada da, bir ayrılık denemesi için sahil evinde kaldığı zaman, onu istediği yere götürecek bir şoföre ihtiyacı vardır. Ted'in asıl amacı ise çok sonra ortaya çıkar. Adam, karısıyla genç delikanlıyı sık sık evde yalnız bırakır. Eddie, kısa sürede Marion'a aşık olur ve oğullarının kaybını hala kabullenememiş olan Marion ise genç adama karşılık verince, evin dengesi iyice bozulur.

Oldukça güzel, alımlı ve şık bir kadın olan Ellie, kariyerinde oldukça başarılı bir müzik eleştirmenidir. Eski erkek arkadaşının ortalıktan kaybolmasıyla kendi dünyasına kapanan Ellie, bir kitap yazmaya karar verir. Daha önce böyle bir işte hiç deneyimi olmayan Ellie, gazeteye verdiği son makaleden sonra bunu aklında iyice kesinleşmiştir. Kendi hayatını yaşadığı aşkı ve olayları konu alacak olan bu kitap yayınlanmadan önce bazı engellere takılacaktır.bir beklenti içinde bulunmayın

İçinde bulunduğu çetenin başı belaya girince Landon Carter, bir anda kendini okul tiyatrosunda sahnelenecek bir oyunun içinde bulur. Burada karşılaşacağı sessiz ve kendi halinde bir kız olan Jamie'ye aşık olması ise tüm hayatını tümüyle değiştirecektir.

Ender rastlanan bir hastalık yüzünden boyu uzamayan Kevin ve onu sırtında taşıyan irikıyım Max’ın dostluğunu anlatan The Mighty, duygusallığın ön plana çıktığı ama duygu sömürüsünün yapılmadığı etkileyici bir film. Zeki bir çocuk olan Kevin, asla uzamayacak kısa boyu yüzünden kimseyle arkadaşlık kuramamaktadır. Ancak bir gün öğrenme zorluğu çeken Max’la tanışınca tüm hayatı değişir. İkisi de farklı nedenlerle toplum tarafından dışlanan ikili, birlikte önyargısız bir dosluk kurarken sihirli bir yolculuğa çıkar.

400 yıllık zaman dilimini hiç yaşlanmadan, iki farklı cinsiyette yaşayan İngiliz aristokrat Orlandonun öyküsü. Sally Potterın cinsel kimliği sorguladığı filmde, Kraliçe Elizabethin haznedarı bir erkek olarak hayata başlayan Orlando, inişli çıkışlı, arayışlar içerindeki yolculuğunun ortasında mucizevi bir şekilde bir kadına dönüşüyor. Virginia Woolfun romanından uyarlanan, fantastik öğelerle bezenmiş, keskin mizah ve çarpıcı imgelerle yüklü bir macera

Kanada’nın Amerika sınırına yakın bir yerde, hayatlarını güçlükle yürütebilen iki kadın, ayakta kalabilmek için yasadışı göçmen taşıma işine bulaşırlar. Sınırı oluşturan ve kışları donan bir ırmağı, eski bir kamyonetle geçerek zor durumda göçmenleri taşıyan iki kadın karşı kıyıya yaptıkları her seyahat, son seyahat olacağına kendilerine söz verirler ancak işler planladıkları gibi gitmez. İlk filmini çeken Courtney Hunt, mesafeli ve gerçekçi tarzı ile büyük beğeni topluyor.

1993 yılında yayınlandığında satış rekorları kıran aynı adlı kitaptan sinemaya uyarlanan filmde, bir çocuğun ölümünü araştıran genç kadının hükümet sırlarını ortaya çıkarması konu ediliyor. Küçük, masum bir çocuk esrarengiz bir biçimde ölmüştür. Ondan geriye sadece kardaki küçük ayak izleri kalmıştır. Ama Smilla'nın bu olayı böylece bırakmaya hiç niyeti yoktur.

Sağır ve dilsiz bir kadın olan Dot , babasının ölümünden sonra vaftiz ailesiyle birlikte yaşamaya başlar. Dot özellikle evin kızı Nina’dan çok çekinmektedir. Kısa bir süre sonra Nina ile iyi anlaşmaya başlamışlardır. Fakat Dot, Nina’nın babasıyla yaşadığı tuhaf ilişkiyi farkeder. Bu içinden çıkılmaz bir duruma dönüşecektir. 2005 Amerika yapımı gerilim yüklü güzel bir film.

Evlatlık Heathcliff ile üvey kızkardeşi Cathy arasındaki umutsuz ve yıkıcı ilişkiye odaklanan bu karanlık, neredeyse konuşmasız filmde intikam peşinde koşan sadist antikahraman Heathcliff’i ilk kez zenci bir oyuncu canlandırıyor.

18. yüzyılda, İngiliz ve Fransız askerleri, Kuzey Amerika'nın kontrolünü ele geçirebilmek için savaşmaktadırlar. Kızılderililer ve yerleşimciler, bu savaşın ortasında kalmışlardır. Yerleşimcilerden Cora ve kızkardeşi Alice'i, başlarına gelen bir beladan Şahingöz adında bir kızılderili kurtarır. Şahingöz, aslında bir yerleşimcidir fakat ailesi ölünce son Mohikanlar tarafından büyütülmüştür.James Fenimore Cooper'ın romanından uyarlanan Mohikanların Sonuncusu, Michael Mann'in yönetmenlik kariyerinin önemli filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Daniel Day-Lewis'in oldukça başarılı bir performans sergilediğini de ekleyelim.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir