
John Wayne
Capt. Kirby York

Western sinemasının babası sayılan John Ford'dan bir başyapıt. Meksika sınırında bir kaleye tayini çıkan idealist teğmen Owen Thursday, istemeden de olsa yerlilerin şefini öldürmek zorunda kalıyor. Amerikan askerleri ve yerliler arasındaki gerilimin bir anda artmasıyla her iki taraf da savaş hazırlığına başlıyorlar. Bu arada kale içineki askerlerin eşleri ve çocukları da endişe içinde bekliyorlar.

John Wayne
Capt. Kirby York

Henry Fonda
Lt. Col. Owen Thursday

Shirley Temple
Philadelphia Thursday

Pedro Armendáriz
Sgt. Beaufort

Ward Bond
Sgt. Maj. Michael O'Rourke

George O'Brien
Capt. Sam Collingwood

Victor McLaglen
Sgt. Festus Mulcahy

Anna Lee
Mrs. Emily Collingwood

Irene Rich
Mrs. Mary O'Rourke

Dick Foran
Sgt. Quincannon

Guy Kibbee
Capt. Dr. Wilkens

Grant Withers
Silas Meacham

Jack Pennick
Sgt. Daniel Schattuck

Ray Hyke
Lt. Gates

Movita
Guadalupe

Ortak bir hedefe doğru değişik nedenlerle yol almakta olan üç silah arkadaşı aslında kader açısından yolları kesişmiş insanlardır. İsimleri İyi, Kötü ve Çirkin olan bu kişiler için o dönemdeki Amerikan İç Savaşı bir araçtır. İyi ile Çirkin’in risk barındıran ancak iyi para getiren işleri mevcuttur. Çirkin, aranan azılı bir suçlu olduğu için İyi onu adalete teslim edip önce ödülünü alıyor sonra da darağacından riskli bir metot ile kurtarıp bir sonraki işe kadar sağ kalmasını sağlamaktadır. Bir gün gizli bir hazinenin ortaya çıkmasıyla ikilinin araları bozulur. Onlar birbirleriyle didişirken ortaya üçüncü bir hazine avcısı çıkar; o da Kötü adındaki kişidir. Artık her şeyin başka türlü yaşanma zamanıdır...

Küçük bir kovboy kasabası olan Big Whiskey, şerif "Küçük Bill" Daggett'in sert idaresi altında sakin bir hayat sürmektedir. Ancak kasabadaki hayat kadınlarından biri, müşterileri tarafından zalimce doğranınca ortalık karışır. Şerifin, olayı görmezden gelmesi sonucu ayaklanan fahişeler, suçluların kellesine ödül koyar.Artık yaşamayan karısı için eski hayatını geride bırakıp çiftçiliğe başlamış olan efsane kiralık katil William Munny, yeni yetme silahşör Schofield Kid tarafından baştan çıkarılır ve çocukları için son bir kez ödül avcılığı yapmaya soyunur. Bütün bunlar olurken şerif Dagget'in kasabada kiralık katilleri istemeyeceğini tahmin etmek güç değildir. Big Whiskey'nin yeni ziyaretçileri, kendini beğenmiş silahşör English Bob ve ucuz biyografi yazarı Beauchamps'ın da gelişiyle sınır kasabasında ortalık iyice karışacaktır.

Filmde olaylar, Nevada’daki çiftliklerden birinde işlenen cinayetle başlar. Cinayetten sonra maktulün arkadaşları intikam için katilin peşine düşerler ve üç kişiyi yakalayıp, onları hemen öldürmek isterler...

Hadleyvile kasabasının başarılı şerifi Will Kane, Amy ile evlendikten sonra tehlikeli işini bırakıp, karısıyla kasabadan ayrılmaya karar vermiştir. Aynı gün, yıllar önce hapse attırdığı bir haydut olan Frank Miller'ın hapisten çıktığını ve intikam almak için kasabaya dönmekte olduğunu öğrenir. Kasaba halkının ve karısının ısrarlarına rağmen onunla yüzleşmeye karar verir. Fakat kimse destek olmaz. Bir anda yalnız kalan şerif, Frank ve çetesiyle tek başına yüzleşmek zorunda kalır. Tek yardımcısı eski sevgilisi Helen Ramirez'dir. Son anda karısının desteğine kavuşan Will, dört haydutla savaşır ve kötü anında yalnız bırakan kasabasını onurlu bir şekilde terk eder.

Sıradan bir posta arabası yolculuğu,başlarında ünlü Geronimo'nun olduğu kızılderilerin saldırısı başlayınca kabusa dönüşür. Ağzına kadar dolu olan posta arabasında ayyaş bir doktor, iki kadın yolcu, müşterilerinin parasını zimmetine geçirmiş bir banker ve Ringo Kid (John Wayne) vardır.

Charley Waite, Boss Spearman, 'Button' ve Mose Harrison geçmişlerinden kaçmaya çalışırlar ve sürülerini, kanunları doğanın koyduğu ve bir erkeğin sadece orada kendini özgür hissedebildiği açık araziye sürerler. Vahşi batının kanunlarıyla birbirine bağlı ve sadakat içindeki bu kovboylar, yaşamaya, gerçek değerleri ayakta tutmaya ve mümkün olduğunca şiddetten kaçmaya çalışırlar. Fakat zorbalığın ve korkunun hüküm sürdüğü bir sınır kasabası hayatlarını değiştirir, yeniden hareketli günlere dönmek zorunda kalırlar.Tüm bu kargaşanın içinde, daima yalnız olan Charley'nin hayatında, tüm kalbini ve ruhunu etkileyen, cesur bir kadın olan Sue Barlow'la tanışınca hiç beklenmedik bir dönüş olur. Bu cesur adamlar kasabadaki zorbalara karşı bir savaşa girişince, kendi içlerindeki şeytana karşı da direnmek zorunda kalırlar.

John Wayne zaman zaman süvarilere yardım eden bir kovboy olsa da geçmişinde Kızılderililerle beraber yaşadığı çok önemli anları vardır. Tesadüfen geçtiği bir yerde tanıştığı Geraldine Page’yi ve Page’nin tavırlarını oradan ayrıldıktan sonra unutamaz. Yanlız Page’nin bir sorunu vardır. Kızılderililer oğlunu alıp yetiştirmek isterler. Page bu durumdan nasıl kurtulacağının hesaplarını yaparken Wayne çıkar ve olaya el koyar.

Apaçi bölgesindeki bir ikmal birliği bir sonraki kaleye doğru yola çıkar. Eski bir izci, Kızılderili karısının katilini arar ve bir ev kadını Apaçi, sevgilisinin kabilesine yeniden katılmak için kocasını terk eder.


Senaryosunu Frank S. Nugent’ın Alan Le May’in 1954 yılında yazdığı aynı adlı romanından uyarlayıp yazdığı filmin yönetmeni John Ford’dur. Filmde ırkçı bir savaş gazisinin kızılderililerin kaçırdığı yeğenini aramak için yollara düşmesi, yıllar süren bu arayış sırasında onu harekete geçiren amacın gittikçe daha tartışmalı bir hale gelişi konu ediliyor. Film çevrildiği yıl ses getirmediyse de, yıllar geçtikçe prestij kazanarak klasikleşmiştir. Kimilerine göre ise John Ford’un başyapıtıdır. 'The Searchers', Amerika’da 'kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli' filmler arasına seçilmiş ve Kongre Kütüphanesi’nin 'Ulusal Film Arşivi'nde korunmasına karar verilmiştir.

Clint Eastwood önceden rol aldığı Avrupa Westernlerindeki 'İsimsiz Adam'a benzeyen, daima tetikte, hızlı silah çeken yabancı rolünde tek kelimeyle mükemmel. Fakat o efsanevi kanunsuzun aksine, Josey Wales'in bir ismi, ve bir yüreği var.Yürek açılır, ve macera başlar. Ailesini vahşice öldürenlerden öcünü alan Wales, bir grup katil tarafından kovalanmaktadır. Wales yanlız yolculuk etmeyi tercih eder, fakat peşine takılan (aralarında Sondra Locke ve Chief Dan George'un da bulunduğu) kanunsuz serserileri korumasız bırakmaya gönlü elvermez. Time dergisine göre 1976 yılının en iyi filmleri arasında yeralan The Outlaw Josey Wales, tüm zamanların en iyi Westernlerinden.

Bir zamanlar Amerika'da çıkan iç savaşta yüzbaşı olarak görev yapan Quincey Withmor'un bu kez işi çok zordur. Bu kez de ırkçı kasaba şerifi Relay Solters'i öldüren yarı Kızılderili , Çato'yu yakalamak için zorlu bir kovalamacanın içine girer.

A trio of American adventurers marooned in rural Mexico are recruited by a beautiful woman to rescue her husband from Apaches.


Unutamayacağınız Epik Bir MaceraBaşrollerinde Viggo Mortensen, Omar Sharif ve yepyeni bir yetenek Zuleikha Robinson'ın yer aldığı , inanılmaz özel efektler ve görüntülerle bezenmiş bir kahramanlık efsanesi, Hidalgo ile ekranlarınıza geliyor.Tüm zamanların en ünlü ve yetenekli efsanevi at yarışçısı Frank T. Hopkins'in (Mortensen) zorlu macerası bu filmle hayat buluyor! İhtişamlı günlerini geride bırakan Hopkins, Arap Çöllerindeki 3,000 millik ölümüne yarışa davet edilir. Arabistan'ın en iyi atlarının ve en iktidar sahibi zenginlerinin bu yarışı kazanmak için hayatları pahasına da olsa yapamayacakları yoktur!


Kasabadan uzaktaki çiflikte oğlu Mark (Tommy Rettig) ile birlikte yaşayan Matt Calder (Robert Mitchum), nehirden salla geçmeye çalışan iki kişiye yardımcı olur. Harry Weston (Rory Calhoun), kumarbazın tekidir. Yanındaki ise salon şarkıcısı eşi Kay Weston’dur (Marilyn Monroe). Harry Weston, eşi Kay Weston’u kullanır. Weston’lar çiftlikte Matt ve oğlu ile kalır. Ancak bir süre sonra aralarında anlaşmazlık çıkar. Matt Calder ile Kay Weston arasında yakınlaşma olur. Bu sorunları daha da artırır.

1860'lı yıllarda, son derece bağımsız olan Fransız-Kanadalı Vivienne Le Coudy, Danimarkalı göçmen Holger Olsen ile birlikte, Nevada'nın tozlu Elk Flats kasabasında bir hayat kurma yolculuğuna çıkar. Holger, büyüyen İç Savaşta Birlik için savaşmaya gitmeye karar verdiğinde, Vivienne kendine yetmek zorundadır; bu, yolsuz bir belediye başkanının kontrolündeki bir kasabada kolay değildir.


Lt. John Dunbar, İç Savaş boyunca Birlik ordularını tesadüfen zafere götüren bir kahramandır. Doğu sınırında bir görev ister ancak oranın terk edilmiş olduğunu görür. Orada yalnız olmadığını hemen fark eder, "Two Socks" adını verdiği bir kurt ve meraklı bir yerli kabilesi ile karşılaşır. Dunbar, kabiledekilerle hemen arkadaş olur ve yerliler tarafından yetiştirilen beyaz bir kadını keşfeder. Yavaş yavaş bu yerli insanların saygısını kazanır ve beyazlara özgü eski alışkanlıklarını bırakır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir