
Song Kang-ho
Priest Sang-hyeon

Ölümcül bir hastalığın tedavisi için gizli bir laboratuvar kurulmuştur. Emmanuel virüsüne karşı geliştirilen aşı, gönüllü denekler üzerinde test edilmektedir. Sang-hyun hastaların hayatını kurtarmak amacıyla gönüllü olarak deneye katılır. Yapılan deney sonucu 500 denek arasında hayatta kalmayı başaran tek kişi vardır: Sang-hyun. Fakat kimsenin bilmediği bir gerçek vardır: Sang-hyun iyilik yapmak için gittiği laboratuvardan, kan ile beslenen bir vampir olarak çıkmıştır! Cinayet işlemeden hayatta kalmayı başarabilecek midir, yoksa kan arzusu hayata dair tüm inançlarından vazgeçmesine mi neden olacaktır?

Song Kang-ho
Priest Sang-hyeon

Kim Ok-bin
Tae-ju

Kim Hae-sook
Lady Ra

Shin Ha-kyun
Kang-woo

Park İn-hwan
Priest Noh

Song Young-chang
Seung-dae

Oh Dal-su
Yeong-doo

Ériq Ebouaney
Immanuel

Seo Dong-soo
Hyo-seong

Choi Hee-jin
Nurse Sa

Ra Mi-ran
Nurse Yu

Lee Hwa-ryong
Doctor Koo

Mercedes Cabral
Evelyn
Kim Hee-ok
Oh Veronica

Choi Jong-ryul
Father

1800’lerin sonunda geçen “Eight for Silver”, John McBride (Boyd Holbrook) isimli bir patoloğa odaklanıyor. Patolog, ormanda ölü bulunan 14 yaşındaki bir çocuğun bir adam tarafından mı yoksa bir canavar tarafından mı öldürüldüğüne karar vermekle görevlendirilir. Haberi duyan Seamus Laurent (Alistair Petrie) ve eşi Isabelle (Kelly Reilly), patoloğu evlerinde misafir etmeye karar verir. Çift, ölen çocuğun arkadaşı olan oğullarının da iki haftadır kayıp olduğunu John ile paylaşır. Çılgına dönen ve kızının da kaybolmasından korkan Isabelle, John’un gelişiyle bir nebze rahatlar. John ise gizemi çözmeden önce karanlık geçmişindeki korkularla yüzleşmelidir.

İlahiyat fakültesi öğrencisi Michael Kovak, alışılmışın dışında yöntemler uygulaması ve yaptığı binlerce şeytan çıkarma ayini ile tanınan Peder Lucas’ın yanına gönderilir. Peder Lucas’ın bile becerilerinin yetersiz kaldığı bir vakayla karşılaştığında, açıklayamadığı veya denetleyemediği bir olaya ve inandığı her şeyi sorgulamasına neden olacak kadar şiddetli ve korkutucu bir kötülüğe tanık olur.

Joanna Mills'in (Sarah Michelle Gellar, The Grudge 1 ve 2 filmlerinin, Buffy the Vampire Slayer dizisinin yıldızı, bir nakliyat şirketinde satış temsilcisi olarak başarılı bir görevi vardır. Ancak özel hayatı babası ve onun için saplantı duygular besleyen eski erkek arkadaşı tarafından alt üst olmuştur. Bir gün hiç tanımadığı bir kadının hunharca öldürülmesine tanık olur. Katilin bir sonraki hedefi ise kendisidir. Gördüğü kabuslar, onu öldürülen kadının yaşadığı yere götürür. Bazı sırların saklanamayacağı ve ruhların asla yok olamayacağını keşfeder. Bu cinayeti çözerken, Joanna kendisi le ilgili pek çok bilinmezi de çözecektir.

Universal Studios’un klasik canavarlar mirasından Werewolf: The Beast Among Us’ta bir canavar 19. Yüzyıl Avrupa’sında bir kasabada ay ışığı altında terör estiriyordur. Genç bir adam ise sevdiklerini bu dile getirilemeyen felaketten korumaya çalışmaktadır. Kasabanın doktoru (Stephen Rea) ile yaptığı çalışmalar esnasında, Daniel (Guy Wilson) kurt adam saldırılarının korkunç sonuçlarına tanık olur. Yaratığın dehşet saçan ünü ödül avcılarını, heyecan peşinde olanları ve şarlatanları kasabaya çekince, Daniel bu acımasız canavarı yok etmeye karar verir. Bunun üzerine gizemli bir yabancı (Ed Quinn) ve yetenekli kurt adam avcılarından (Stephen Bauer, Adam Croasdell) oluşan ekibi canavarı yakalamak için kasabaya geldiklerinde, Daniel annesinin (Nia Peeples) tüm itirazlarına rağmen onlara katılmayı teklif eder. Ancak gruptakiler kısa süre içinde bu yaratığın daha önce karşılaştıkları tüm yaratıklardan daha güçlü daha zeki ve daha tehlikeli olduğunu anlarlar..

İki rahip, uzak tutulması gereken bir laneti durdurmak için görevlendirilir. Ancak girdikleri bu ritüel, sadece bir kurtarma çabası değil, akıl sağlığını ve inançlarını paramparça eden bir kâbusa dönüşür. Her dua cevapsız kalırken, karanlık daha da yaklaşır. Onları bekleyen şey ne mantıkla, ne inançla açıklanabilir.


Emily Rose üniversiteye gitmek için kırsal bölgedeki güvenli evinden ayrıldığında, kendisini nelerin beklediği hakkında sahip değildir. Bir gece yurtta yalnızken, tüyler ürpertici bir ‘halüsinasyon’ (sanrı) görür ve kendinden geçer. Geçirdiği bu krizler daha sık ve ciddi bir hâl almaya başlayınca, koyu bir Katolik olan Emily, kilisesinin rahibi Peder Richard Moore’un kendisine şeytan çıkarma ayini uygulamasını ister. Genç kız bu dehşet verici şeytan çıkarma ayini sırasında ölünce, rahip ihmal sonucu ölüme sebebiyet vermek suçuyla yargılanır.

John Reilly discovers that his family's newly inherited castle in Italy is haunted by a relentless, bloodthirsty creature.

Yaşamı boyunca 100.000'den fazla şeytan çıkarma gerçekleştiren İtalyan rahip Gabriel Amorth’un gerçek notlarından esinlenen filmde, Amorth’un küçük bir çocuğa musallat olan şeytanı çıkartmaya çalışırken Vatikan’ın gizli tutmaya çalıştığı asırlık komplosunu ortaya çıkarması konu alınıyor.

A young man, convinced he's a vampire, goes to live with his elderly and hostile cousin in a small Pennsylvanian town, where he tries to suppress his bloodlust.

Vatikan bir iddiayı araştırmak üzere Brezilya'nın bir köyüne bir rahip Andrew Kiernan'ı ( Gabriel Byrne) gönderir. İddiaya göre, bir İsa heykelinin gözlerinden kan akmaktadır. Rahip iddiaları araştırıken, aynı anda Amerikanın bir bir şehrinde başka bir ilginç olay gelişir: Frankie Paige isimli bir kadının (Patricia Arquette) vücudunda garip yaralar ortaya çıkar. ve Stigmata teşhisi konur.. İsa zamanından günümüze bir takım mesajlar gelmektedir. Rahip iki olayı biribiriyle ilişkilendirip araştırırken bu arada 1900 yıllık inancını sorgular.

Eski bir barmen olan Robert Freegard, neredeyse on yıl boyunca bir İngiliz gizli servis ajanı gibi davranır. O, kurbanlarını IRA teröristlerinin avı olduklarına ikna etmeyi başarır. Büyük miktarda para karşılığunda Robert, kendisini MI5 üyesi olarak göstererek kurbanlarını korur. Ancak Robert'e aşık olan bir kadın, onun hayatının alt üst olmasını sağlar.

14 yaşındaki Milo yalnız bir çocuk, Queens'teki yıkık dökük toplu konutlardan birinde ağabeyiyle yaşıyor. Mahallenin delikanlıları tarafından devamlı kötü muamele görüyor; o sekiz yaşındayken evde intihar eden annesinin ölümü yakasını bırakmıyor. Sessiz biri Milo ve insan kanı içmeden edemiyor. Gündüzleri odasında cinayet notları tutarak, geceleriyse sokaklarda av arayarak geçiriyor. Duygulu bir karakter analizi, hüzünlü bir aşk hikâyesi ya da dramı bol bir korku olarak adlandırılabilecek Dönüşüm, Michael O'Shea'yı henüz ilk filmiyle Cannes'a katılma onuruna eriştirdi. Birçok sahnesi New York sokaklarında dolaşan oyuncularının uzaktan çekimleriyle tamamlanan Dönüşüm, kendini yabancı hissederek büyüyen birinin kentin merhametsiz enerjisine hassas ama nihilist bir müdahalesi gibi.

Dwight and his sister Jessie reach a crossroads over what to do about their little brother Thomas, a sickly child with a mysterious affliction.

Kilise içindeki gizli bir tarikat varlığını yüzyıllardır sürdürmektedir. Bir seri gizemli cinayetin ardından papaz Alex Bernier, hayal edilmesi güç bir şeytanın peşinde araştırmalara koyulur. Edindiği bilgi, alınyazısının ölümden daha da kötü olduğudur. Araştırmaları onu, bu eski ve gizemli tarikatın kilit noktası olan Günah Yiyici'ye götürür. Ölümsüz Günah Yiyici, affedilemeyecek günahlar işleyerek bunların bedelini hayatlarıyla ödeyen ölümlerden bu hayatları satın almaktadır. Yüzyıllardır bu şeytani yükü taşımaktan yorulan Günah Yiyici artık ölümle kucaklaşmak istemektedir. Sorun, onun günahlarını kimin alıp onu ebedi huzura ulaştıracağıdır. Bu karanlık geleneği ve tarikatın sürdürülmesi gereken emrini kim yerine getirecektir?

Bir süre önce sakin bir California sahil kasabası vampirlerden güçlükle kurtulmuştu. Vampirler geri geldiler. Ama şimdi daha modern, daha acımasızlar ve eğlenmeye çok istekliler!

ABD'li diplomat Robert Thorn (Gregory Peck), karısı Katherine'in (Lee Remick) hamileliği bir Roma hastanesinde ölü doğumla sona erdiğinde yerine annesi ölen başka bir bebeği alır. Küçük Damien (Harvey Stephens) büyür ancak beşinci doğum günü partisinde dadısı gizemli bir şekilde ölür. Peder Brennan (Patrick G. Troughton) da Thorn'u Şeytan'ın oğlunu evlat edindiği konusunda uyardıktan sonra ölür. Uğursuz yeni dadı Bayan Baylock (Billie Whitelaw) Damien'ı özenle korurken, fotoğrafçı Jennings (David Warner) ona Damien'ın partisinden dadı ve Brennan'ın nasıl öleceğini belirten işaretlerin bulunduğu fotoğraflar gösterince Thorn'un korkuları artar. Thorn, Damien'ın kimliğini doğrulayan ve Thorn'a tek çözümün evlatlık oğlunu öldürmek olduğunu söyleyen şeytan çıkarıcı Bugenhagen'i (Leo McKern) arar. Cesetler üst üste yığılırken Thorn, görevini yapmaya çalışır ancak yasalar dünyayı Mahşer'den kurtarmaya çalışmanın önüne geçer.

Genç, içine kapanık bir sihirbaz olan Max’ın yolu Cadılar Bayramı gecesinde uğursuz Soytarı'yla kesişir. Kendisini bir anda ölümcül bir kabusun içerisinde bualan Max, sihri fazlasıyla gerçek olan ve numaraları her zaman kanla sonuçlanan katili alt etmek zorundadır. Ancak bunu yapmak hiç de kolay değildir çünkü her hareketin bir bedeli, her tercihin bir sonucu vardır.

Carla Moran görünmeyen bir varlık tarafından önce dövülüp, sonra tecavüz edilmiş bir şekilde bir gece uyanır. Arkadaşları ve ailesi önce onun aklını yitirdiğini düşünür, ama daha sonra ona parapsikoloji yöntemiyle yardım etmek isterler. Bir müddet sonra araştırmacılar, kötü bir ruhsal gücün ona musallat olduğunu anlayacaklardır. Şimdi tek yapmak istedikleri şey, bu görünmeyen iblisi nasıl durduracaklarıdır.

Partilere akmak için gece gezmesine çıkan iki gizemli kadını arabasına alan genç şoför, yolcuları gerçek yüzlerini gösterince hayatta kalmak için savaşmak zorunda kalır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir