
Owen Wilson
Jack Dwyer

"Birlikte savaş. Ya da birlikte öl!"
Amerikalı Dwyer ailesi, okyanus aşırı bir ülkede bulundukları sırada ülkede darbe olur, cuntanın başındakiler ülkedeki yabancı vatandaşların yakalandıkları yerde infaz edilmesi emrini verir. Tam bir cadı avının ortasında kalan aile canlarını kurtarmak için amansız kovalacamanın orta yerinde kalacaktır. Filmin oyuncu kadrosunda Pierce Brosnan, Owen Wilson, Lake Bell, Russell Geoffrey Banks, Sterling Jerins, ve Claire Geare yer alıyor.

Owen Wilson
Jack Dwyer

Lake Bell
Annie Dwyer

Sterling Jerins
Lucy Dwyer

Claire Geare
Beeze Dwyer

Pierce Brosnan
Hammond
Thanawut Ketsaro
Samnang
Chatchawan Kamonsakpitak
Prak

Sahajak Boonthanakit
Kenny Rogers

Tanapol Chuksrida
Krit

นพพันธ์ บุญใหญ่
Concierge
Kanarpat Phintiang
Bellhop
Jon Goldney
Jerry
Duang Maidork
Old Man
Suphornaphat Annie Jenselius
Travel Agent
Barthélemy Son
François

Kod Adı Angel, düzenlenen bir suikastın sorumlusu olarak görülen bir adamın kendisini aklamak için verdiği mücadeleyi konu ediyor. Gizli servis üyesi Mike Banning, Başkan Allan Trumball'un korumalığını yapmakla görevlidir. Başkan Trumball'un hayatını tehdit eden bir Hava Kuvvetleri saldırısının yaşanması, Banning’in hayatının değişmesine neden olur. Banning, Hava Kuvvetleri'nin yaptığı uçuşun ortasında terörist saldırıların hedefi haline gelir. Yaşanan saldırının ardından ise karalama kampanyasının hedefinde Mike Banning vardır. Başkana düzenlenen suikastın sorumlusu olarak gösterilen Banning, gerçekleri ortaya çıkarmaya kararlıdır. Ancak bunu yapması pek de kolay değildir. Banning, bir yandan saldırının ardındaki isimleri ortaya çıkarmaya çalışırken bir yandan da kendi ajansından ve FBI’dan kaçmak zorunda kalır.

Paralı askerler bir düğün sırasında ücra bir tatil otelinin kontrolünü ele geçirir ve teröristleri durdurup rehineleri kurtarmak sağdıç, damat ve onların sarhoş en iyi arkadaşına kalır.

A Texan with a secret past searches Europe with his son after the KGB kidnaps his wife.

Yakın gelecekte Japonya'da, hükümet gençlerin neden olduğu şiddet eğlemlerinin önüne geçememektedir. Öğretmenler, aileler kısacası tüm toplum gençliğin yarattığı korku bulutuna teslim olmuştur. Japon hükümeti olayların kızışmasının ardından "Battle Royale" denilen kanunları kabul etmiştir. "Battle Royale" kanunlarına göre her yıl ülke içinden rastgele bir lise sınıfı seçilir ve bu sınıfın öğrencileri yerini yine hükümetten kimsenin bilmediği bir adaya götürülürler. Bu seneki "Battle Royale" için Nobu'nun sınıfı seçilir. Nobu ve arkadaşları hükümet tarafından "Battle Royale" adasına kaçırılırlar. Adada onları öğretmenleri Takeshi karşılar ve oynayacakları oyunun kurallarını açıklar. Kurallar basittir, Nobu ve 41 arkadaşından sadece bir kişi adadan canlı ayrılabilecektir. Hükümet gençlerin herbirine, içinde farklı silahlar ve yeterli yiyecek bulunan bir çanta verir. Gençler, adadan canlı çıkabilmek için 3 gün içinde birbirlerini öldürmek zorundadırlar...

Başka bir gezegene yerleşmek üzere 40 yolcusuyla dünyadan haraket eden uzay gemisi yolda bir meteor fırtınasına yakalanır. Bilinmeyen bir gezegene mecburi iniş yapar. İçecek su bile olmayan bu gezegende, kurtulan az sayıdaki yolcu, gece olunca burada verecekleri yaşam mücadelesinde daha da zorlanacaklarını anlar.

1997 yılında suçun artması sonucu duvarlar ve dikenli tellerle çevrilen New York, ABD'nin geri kalanından yalıtılarak adeta dev bir açık hava cezaevine dönüştürülmüştür. En iflah olmaz suçlular oraya atılıp anarşik ve vahşi bir yaşama mahkum edilirken kaçmaya çalışanlar vurulmaktadır. Manhattan'ı anakaraya bağlayan köprüler havaya uçurulmuş ve mayınlanmıştır. ABD başkanının uçağı teröristlerce kaçırılır ve başkan kaçış kapsülüyle New York'a düşer. Onu kurtarmak için eski asker ve şimdinin dik başlı mahkumu katil Snake Pliskin bir anlaşmaya zorlanır. Snake'in koluna 24 saat içerisinde infilak edecek bir patlayıcı yerleştirilip New York'a gönderilecek ve başkanı bulup getirecektir. Zamanında ve bu imkansız görevi tamamlamış olarak dönerse Snake'in hayatı da kurtulacaktır.

Şövalye ruhlu mahkum Sam Gillen(J.C.Van Damme)'in de bulunduğu tutukluları taşıyan bir konvoy saldırıya uğrar. Saldırıyı düzenleyen Sam'in ortağı ölürken Sam kaçmayı başarır. Sam ise oğlu Mookie ve kızı Bree ile birlikte yaşayan dul Clyde(Rosanna Arquette)'ın yanına sığınır. Clyde ve çocuklar Sam'in kimliğini bilmezler. Sam aileyi, topraklarını ele geçirmek için canice yöntemlere başvurmaktan çekinmeyen toprak ağası Franklin Hale(Joss Ackland) ve adamlarından korumak üzere kolları sıvar...

Evelyn Salt (Angelina Jolie), idealist bir CIA ajanıdır ve görevi, şerefi ve ülkesi üzerine yemin etmiş bir devlet görevlisidir. Ancak bir itirafçı onu zor durumda bırakacaktır. Çünkü bu kişi, Salt'ın Rus ajanı olduğunu iddia etmektedir. Bu suçlamayla adeta bağlılığı test edilecektir. Salt sahip olduğu tüm gizli görev tecrübesini kullanarak kendini temize çıkarmak amacıyla kaçar. Salt'ın masum olduğunu kanıtlamak için gösterdiği tüm çaba hakkındaki şüpheleri arttıracak ve geriye yanıtlanması gereken bir tek soru bırakacaktır; Salt kimdir? Süreç içinde, Salt'ın bile yeni keşfedeceği gerçekler gün yüzüne çıkacaktır.

Üst düzey CIA ajanı Avery Graves, kaçırılan kocasını kurtarmak için kendi ülkesine ihanet etmesi için teröristler tarafından şantaja uğrar. Ekibinden koparılan Graves, hayatta kalmak ve kaçıranların istediği istihbaratı bulmaya yardım etmek için yeraltı dünyasındaki bağlantılarına başvurur.

Peter Bowman Amerikalı bir mühendistir. Güney Amerika'da bir baraj projesi üzerinde çalışırken gerillalar tarafından ormana kaçırılır. Bowman'ın kaçırıldığını öğrenen karısı Alice, kocasının kurtarılması için uzman bir kurtarıcı ve aynı zamanda rehine pazarlıkçısı olan Terry Thorne'u tutar. Thorne, Peter Bowman'ın kurtarılması için fidye görüşmelerinde bulunur ama olumlu sonuç alamaz. Bunun üzerine Thorne ormana bir operasyon düzenleyerek Bowman'ı gerillaların elinden kurtarmaya kararı alır.Bu gelişmeler yaşanırken Alice ve Terry arasında bir aşk oluşmaya başlamıştır.

Pete Garrison’ın Amerikan Gizli Servisi’ndeki kariyeri, çok büyük başarılarla doludur. 20 yıl önce Amerikan Başkanı’na düzenlenen bir suikastte, Başkan’nın hayatını, kurşunların önüne atlayarak kurtarmış ve bu sayede, çok önemli noktalara gelmiştir. Artık Başkan’ın karısının yakın ve özel koruması olarak görev yapmaktadır. Fakat bir gün, Başkan’a düzenleneceği anlaşılan bir suikast planının ortaya çıkmasıyla Pete, hiç beklenmedik bir şekilde, bir numaralı şüphelilerden biri haline gelir. Artık bir yandan kendi ismini temizlemeye çalışacak, bir yandan da Başkan’ın hayatını kurtarmaya çalışmak için çaba sarfedecektir.

Jim, onu seven bir ailesi, iyi maaşlı bir işi olan sıradan bir New York’ludur. Ancak ekonomi çökünce Jim her şeyini kaybeder ve hayatı tamamen değişir. Öfkeden deliye dönen Jim ellerinden alınan hayatın intikamını almak için uçlara gidecektir...

Shaun Russell iki çocuğuna bakmakta olan bir annedir. Çocuklarını her şeyden çok seven annenin hayatı bir gün evine zorla girilmesi ile kökünden değişir. Hayatının en büyük kabusu gerçek olmuştur ve çocukları tehlikededir. Rehin olarak alınan 2 çocuğu Jasmine ve Glover'ı kurtarmak için her şeyi göze almaya hazır olan Shaun'un tek kişilik kurtarma operasyonu oldukça tehlikelidir. Ancak hiçbir güvenlik önlemi, tuzak ya da saldırgan, çocuklarını kurtarmaya ant içen kararlı bir annenin önünde duramayacaktır...

Heyecan mı arıyorsunuz? Tam doğru kararı verdiniz! Yapımcı Joel Silver ve yönetmen Stuart Baird unutulmaz bir aksiyon filmi yapmışlar...Kurt Russel, Steven Seagal, Halle Berry ve John Leguizamo, bu birinci sınıf gerilimin başrollerini paylaşıyorlar. Görevleri, kaçırılmış bir 747 yi havadayken kurtarmaktır. Zarar vermekten kaçınmak gerekmekte çünkü uçakta Amerika2nın Doğu sahillerini yok etmeye yetecek kadar sinir bombası var...

Ethan Hunt ve IMF ekibi şimdiye kadarki en tehlikeli görevlerine atılıyorlar. Görevleri; yanlış ellere geçmeden önce tüm insanlığı tehdit eden korkunç bir silahın izini sürmek. Geleceğin kontrolü ve dünyanın kaderi tehlikedeyken ve Ethan'ın geçmişinden gelen karanlık güçler yaklaşırken, dünya çapında ölümcül bir yarış başlıyor. Gizemli, her şeye gücü yeten bir düşmanla karşı karşıya kalan Ethan, hiçbir şeyin görevinden daha önemli olamayacağını düşünmek zorunda kalır. En çok değer verdiği kişilerin hayatları bile.

Los Angeles'ın banliyösündeki bir otelde geçen hikayede, Tom Tom (Jeremy Davies) saf ve masum bir gençtir ve bir sokak kızı olan Eloise’ye (Milla Javovich) deli gibi tutulmuştur. İlişkileri devam ederken bulundukları otelde bir cinayer işlenir, öldürülen çok büyük bir medya kralının oğludur. Otelde bir soruşturma başlar ve FBI tarafından görevlendirilen dedektif Skinner (Mel Gibson) devreye girer. Oteldeki herkes potansiyel suçlu haline gelir. Arkadaşlığın, ihanetin ve karşılıksız aşkın hikayesi…

Film ailesi acımasızca öldürülen Tanjiro Kamado'nun hikayesini anlatıyor.Tanjiro Kamado, ailesi acımasızca öldürüp, kız kardeşinin bir çeşit iblise dönüştürülmesinden sonra, iblis avcılığına başlar. Tanjiro ve arkadaşları, umutsuzluğa çıkan yolda Mugen Treni'nin peşine düşer.

Devrimci-Sosyalist bir politikacı olan Dr.Lambrakis ,(Yves Montand)barış savunucularının gösterisinde devletin sağ kanadının organize ettiği bir suikaste kurban gider. Cinayetin hemen arkasından devlet ve ordu görevlilerinin yaptıkları tek şey, olayı örtbas etmek için gerekli delilleri ortadan kaldırmaktır. Fakat prosedür gereği açılan davaya atanan savcı, olayın derinlerine indikçe karşılaştığı akıl almaz gerçeklerle yılmadan tıpkı bir dedektif gibi araştırmasına devam eder. Ama bu araştırma sırasında karşısına çıkan engeller, devletin içinde tahmininden de derin makamlardan gelecektir. Jean-Louis Trintignant'ın bir savcıyı ve Yves Montand'ın da solcu bir partinin önde gelen temsilcilerinden birini canlandırdığı filmde barışın önemi, faşist çeteler ile hükümet içindeki güçlerin ilişkisi bağlamında derin devlet sorunsalı irdelenmektedir.

Sıradan bir hayatı olan Clarence çizgi roman dükkanında çalışmaktadır. Bir gün Alabama isimli fahişeyle tanışır ve ona aşık olur. Fakat onu eski hayatından kurtarmak hiç de kolay bir iş değildir ve bir de Alabama'nın patronundan uyuşturucu çalacaktır. Tony Scott'un kendi çektiği filmler arasında en sevdiği film olan True Romance' ın senaristliğini de Quentin Tarantino yapmıştır.

1940'lı yıllarda New York'lu sosyalist bir oyun yazarı olan Barton Fink, Los Angeles'a gelip bir film senaryosu yazma ihtimali belirdiğinde durumu kabul etmek zorunda kalır. Bir otele yerleşir ve burada film stüdyosunun başkanı Jack Lipnick'le tanışır. Lipnick'ten, yazacağı senaryonun kaba saba bir B filmi için olduğunu öğrenir. Daktilosunda sadece tek bir cümle yazmayı becerse de, içinde bulunmaya hiç alışık olmadığı durum sebebiyle bir türlü ilham gelmez ve tıkanır.Oteldeki kapı komşusu Charlie Meadows, geveze bir pazarlamacı ve tam bir orta sınıf insanıdır. Fink'in hayatına giren diğer insanlar da (ünlü bir senarist olan Mayhew ve onun kız arkadaşı Audrey gibi) genç entellektüel yazara ilham gelmesine ve senaryoda ilerlemesine yardımcı olamazlar. Stres doruğa çıktığında Fink kendisini doğaüstü tabloları andıran bir cehennemin içinde bulur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir