
Dennis Hopper
Milo

"Kadını öldürmek üzere kiralanmıştı. Ancak onun daha iyi bir fikri vardı..."
Anne (Jodie FOSTER), bir sanatçı olarak geleceğe umutla bakan ve başarılı olabilmek için çabalayan güzel bir kadındır. Ancak bir akşam iş dönüşü, onun bu güzel hayallerini yok edecek o korkunç olayla karşılaşır. Mafya, kendilerine karşı çıkan bir kişiyi acımasızca infaz ederken Anne, işlenen bu cinayete tesadüfen şahit olur. İlk şoku atlattıktan sonra polisi arar fakat çetenin elemanlarından birinin polis teşkilatında olduğunu fark edince, büyük bir korkuyla kimliğini değiştirerek Meksika'ya kaçar. Bu sırada Mafya çetesinin peşinde olan gerçek polisler, ellerine geçen bu çok değerli görgü tanığını bulmak üzere onun peşine düşmüştür. Fakat Mafya da boş durmamış ve en iyi kiralık katilleri Milo'yu (Dennis HOPPER) Anne'in peşine takmıştır...

Dennis Hopper
Milo

Jodie Foster
Anne Benton

Dean Stockwell
John Luponi

Vincent Price
Mr. Avoca

John Turturro
Pinella

Fred Ward
Pauling

Julie Adams
Martha

Tony Sirico
Greek

Charlie Sheen
Bob

Catherine Keener
Trucker's Girl

Sy Richardson
Capt. Walker

Frank Gio
Frankie

Satya De La Manitou
Car Thug

Helena Kallianiotes
Grace Carelli

John Apicella
Man at Refinery

Robert Dean, tesadüfen önemli bir siyasi cinayetin delilerini ele geçirir. Bir anda hükümete bağlı bir istihbarat servisinin hedefi haline gelen Dean için hayat kabus haline gelir.Yüksek teknoloji ürünü haberalma cihazları ve tehlikeli ajanlar Dean'in peşine düşmüştür. Devletin sahip olduğu, insanları kolayca gözetleyebilmeyi sağlayan yüksek teknolojik imkanlar, ona neredeyse kaçacak nokta bırakmamıştır. Ama tüm bu imkansızlıklara rağmen Dean, hayatını, ailesini ve kariyerini kurtarmak zorundadır.Macera-aksiyon filmlerinde kendi tarzını yaratmayı başarmış yönetmen Tonny Scott, Devlet Düşmanı'nda, politik taşlamaların da olduğu seyir zevki yüksek bir aksiyon sunuyor.

Teröristlerin bomba saldırısını araştıran polisler, Gordy Brewer'i bu işe karışmaması için uyarırlar. Fakat gelişen korkunç olaylar onu bu işe karışmasını sağlamıştır. Karısı ve çocukları patlamadaki kurbanlardandır. Yükselen heyecanı ve herkesle savaşan tek kahraman, hareket yüklü bir gerilim olan Ölümüne Takip'i daha da heyecan verici kılıyor. Superstar Arnold Schwarzenegger, Brewer adlı El Lobo diye anılan bir teröristi bulmak isteyen Los Angeleslı bir itfaiyeciyi oynuyor.

Will Gerard (Nicolas Cage) kendini gerçekleştirmiş bir Amerikan rüyası gibidir. Mesleğini çok seven Will okulunda oldukça başarılı bir İngilizce öğretmenidir. Mutlu bir evlilik süürdürdüğü güzel eşi Laura (January Jones) ise saygın bir müzisyendir. Yaşamları konserler, mangal partileri hatta satranç turnuvalarıyla geçmektedir. Fakat bu mutluluk tablosu bir gece yaşadıkları korkunç bir olay sonrası yerle bir olur. Laura prova çıkışı cinsel saldırıya uğrar ve çok ağır yaralanır. Hastane içinde eşi için koştururken Will’in yanına hoş görünümlü bir adam (Guy Pearce) yaklaşır. Adam sistem olağan işleyişini ve mahkemelerde yıpranmak yerine kendi adaletini sağlaması için Will'e yardım edebileceğini söyler. Çok kısa sürede karar veren Will teklifi kabul eder ve kendisini yasa dışı yollarla düzeni sağlamaya çalışan bir yeraltı örgütünün içinde buluverir...

Son Görev macera filmlerinin en güzel karışımı: Tam bir heyecan fırtınası, son derece etkileyici özel efektlere sahip ve aynı zamanda profesyonel Amerikan futbolunun komik yüzünü de seyirciye tanıtıyor. Bruce Willis ve Damon Wayans bu filmde şüpheci bir dedektif ve onuru kırılmış bir futbol oyuncusu olarak biraraya gelip, tuzaklardan kaçıyor, ateş hatlarından geçiyor ve kötü adamları haklıyorlar. İşleri zorlaşınca, onlar da sertleşiyorlar. Onlar oyun oynamak için geldiler. Ve bu maçta da daha sert vuran ve daha hızlı koşanlar kazanacaklar. Set yönetimi de oyuncular kadar tecrübeli: Senarist Shane Black (Cehennem Silahı), yapımcı Joel Silver (Zor Ölüm ve Cehennem Silahı filmleri) ve yönetmen Tony Scott (Top Gun). Willis Wayans ile birlikte, Son Görev'i diğer tüm filmlerden apayrı kılmayı amaç edinmiş bir takım. Siz de hazır durun.

Eski bir Vietnam gazisi olan John Rambo, terhis olduktan 7 yıl sonra yürüyerek geldiği bir kasabada biraz dinlenip karnını doyurmak ister. Ancak kasabanın şerifi, Rambo'yu hoş karşılamaz ve kasabadan ayrılmak istemeyen Rambo'yu tutuklayıp karakola götürür. Karakolda gördüğü işkenceler sırasında aklına savaşta yaşadıkları gelen Rambo kendini kaybeder ve kasabanın yakınındaki ormanlık alana kaçar. Peşindeki güvenlik güçlerinden kurtulmak için gördüğü eğitimi uygulamaktan başka şansı olmayan Rambo'nun eski Yeşil Bereli olduğunu öğrenen polis kuvvetleri ise eski komutanı Albay Samuel Trautman'dan yardım isteyecektir.

Yıl 1992. Yer Kolombiya. 9 yaşındaki Cataleya, anne babasının katledilişine seyirci olur ve kendisi de katledilmekten kılpayı kurtulur. Bir gangster olan amcası Emilio ile Amerika Birleşik Devletleri'ne sığınır. Bundan onbeş yıl sonra amcası için bir kiralık katil olarak çalışacak ve geride hep anne babasının katilleri için bir kartvizit bırakacaktır: her kurbanın göğsüne çizdiği bir orkide. Çünkü Cataleya, intikamını sonuna dek almaya yeminlidir. Sevdiği her şeyi de bu uğurda kaybetmeye hazırdır.

Bir üniversite öğrencisi olan Jake Lo, mafyanın en önemli adamı tarafından gerçekleştirilen bir cinayete tanık olur. Federal ajanların ve uyuşturucu mafyasının peşinde düştüğünü anlayan Jake Lo, tanık koruma programına başvursa da kendini korumak için yumruklarını kullanmak zorunda kalır. Mafyanın elinden kurtulmak içinse bir polis memuru ve asistanının yardımına ihtiyaç duyacaktır.

1970'li yıllarda Amerika’da geçen ve gerçek bir hikayeden uyarlanan filmde, Joe Pistone isimli bir FBI ajanının Donnie Brasco ismiyle New York mafyasına sızması ve zaman içinde kendisini sıradan hayatından çok mafya hayatıyla özleştirmesi anlatılmaktadır.

Chicago'da bir apartman dairesindeki masanın üzerinde, içi 2 milyon dolarla dolu bir çanta vardır... Ceasar (Joe Pantoliano) çete için yasa dışı elde edilmiş bu parayı aklamayı başarır. Violet (Jennifer Tilly) onun çekici metresidir. Corky (Gina Gershon) ise eski bir dolandırıcıdır. Ceaser gibi kalitesiz bir adamla bu kadar parayı bir araya getiren nedir: Tabii ki vücutları için ölünebilecek kadınlar. Corky ve Violet çok yakında, birine hayatı pahasına güvenmenin anlamını, Ceaser da kadınlar hakkında bir kaç şey öğrenecektir. Sonunda hepsi bir tek soruda birleşecektir... KİME GÜVENEBİLİRSİN?

John Smith, içki yasağı günlerinde, ahlaksız bir silahşördür. Yaptığı işler onu Teksas'taki Jericho kasabasına sürükler. Burası yabancıları kucaklayan ve umut vaadeden bir kasaba olarak bilinmektedir. Oysa John vardığında, Jericho'yu, iki rakip çetenin sokak savaşları sürdürdüğü ve masum insanların yarısından çoğunun terkettiği bir hayalet kasaba olarak bulur.Bunu bir fırsat olarak görür ve iki taraflı oynayarak, kendisine kiralık bir silahşör olarak iyi bir para ve şan kazanma hevesiyle hareket eder. Oysa giderek tek başına kalacak ve hayatını kurtarmak en önemli gaye haline gelecektir.

Wall Street devi Steven Taylor, sadık bir eş gibi gözükmekteydi. Halbuki değildi.Güzel karısı Emily Bradford Taylor da sadık ve sevgi dolu bir eş gibi gözükmekteydi. Oysa gerçekler çok farklıdır. Steven, Emily'nin aşığını onu öldürmesi için kiraladığında bu kusursuz bir cinayet gibi görünür.Gerçekte öyle değildir. Aslında bu kıvrak gerilim filminde, neredeyse hiçbirşey göründüğü gibi değil. 1954 yılında Alfred Hitchcock'un filme aldığı "Dial M for Murder"dan yola çıkılarak gerçekleştirilen filmde Michael Douglas, Gwyneth Paltrow ve Viggo Mortensen başrolleri paylaşıyor. Klasik yapımı beğenenleri bu filmde birçok sürpriz bekliyor. Steven'ı da. "Kusursuz" planı her sekteye uğradığında işin içinden sıyrılmayı başarır. Peki her olayda bir adım önde olmayı becerebilecek midir?

Zee, "Ölülerin Kraliçesi" olarak bilinen korkulan bir tetikçidir ancak genç ve kör bir kadını öldürmeyi reddettiğinde hem suç meslektaşları hem de kararlı bir polis dedektifi tarafından avlanır.

Sessiz, metanetli bir adam, kendi kendine sürgünde keşiş benzeri bir yaşam sürüyor. Ayrı yaşadığı oğlu kötüye giden bir uyuşturucu ticaretinde öldürülünce, var olduğunu hiç bilmediği bir torununa bakmak zorunda kalır ve geride bırakmaya çalıştığı bir hayata geri dönmek zorunda kalır.

Will Traynor zengin, başarılı, yakışıklı, yaşamayı seven ve istediği her şeye sahip olan genç bir adamdır. Ancak talihsiz bir motosiklet kazası sonrası felç kalınca yaşama hevesini kaybetmiş, ölmeyi düşünmeye başlamıştır. Louisa Clark ise bir kafede garsonluk yapan, hayatta fazla bir başarısı ve beklentisi olmayan, her daim ablasının gölgesinde kalmış bir kadındır. Lou kafedeki işini kaybedince yeni bir iş aramaya başlar ve Will'in bakıcısı olarak çalışmaya işe alınır. Son derece kültürlü ve donanımlı biri olan Will, Louisa'yı önce küçümsese de genç kadının varlığı ona yaşama sevinci vermeye başlar. Aralarında kurulan bu arkadaşlık ve yakınlık, ikisini de çok değiştirecektir.


Jack Grimaldi'nin (Oldman) ikiden fazla hayatı vardır: Hem tecrübeli bir polis, hem eşini aldatan bir koca, hem de mafyaya bilgi sızdıran ahlaksız bir insandır. Ama Federal Polis ona Mafya'nın öldürmesini emrettiği Rus gangster Mona Demarkov'u koruma görevini verdiğinde, Jack'in bencillik ve şehvet dolu dünyası çatırdamaya başlar. Ve kendisi de baştan çıkarıcı ve içten pazarlıklı bir kadın olan Mona'da, bu karışıklığa Jack'i kendi ölümcül planlarına dahil ederek katılır!

A desperate couple have pulled off a string of high-end break-ins to pay off a mob debt. When they attempt to rob their latest victim, they find themselves caught in a deadly game of cat and mouse. The tables are turned and the hunters become the hunted.

Yolsuzluğa bulaşmış bir iş adamı ve sosyetik eşinin, kızlarını kötü şöhretli bir suç baronundan kurtarmak için yirmi dört saatleri vardır.

Bir parlamento üyesi, Cassius adlı Sovyet casusun izlerini taşıyan cinayete kurban gider. CIA, genç ajan Ben ile hayatını Sovyet casusu yakalamaya adamış dedektif Paul’den bir ekip oluşturur. Master tezini Paul’un Sovyet katili takibi üzerine hazırlayan genç Ben, Cassius’un tekrar ortaya çıktığından emindir. İkili suçları incelerken, Cassius’un hep olduğunu sandıkları kişi olmayabileceği fark ederler.

Angela üniversitede, sinema bölümünde öğrencidir ve bitirme tezini 'Görsel Medyada Şiddet' konusunda seçmiştir. Okulun arşivini tararken bulduğu bir filmde yaşanan gerçek cinayeti polise bildirmek yerine, kendi araştırmasını başlatır. Araştırmasını derinleştirdikçe uğraştığı sadece tezi olmayacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir