Piotr Jagielski
Kundel

A story of Kundel, a boy searching for his place in life, his identity. After running away from an orphanage where he is treated as an outcast among outcasts by both his peers and the adults in charge, and being rejected a second time by his alcoholic mother, who had earlier abandoned him, the resolute 11-year-old finds a "home" on a deserted old barge on the outskirts of his hometown. He is still an outcast, but he is an outcast on his own terms, rejecting both patronizing charitable gestures and coercion by local thugs. In the process he makes one true friend, a girl from an affluent family who is also an outcast, despite living in material comfort.
Piotr Jagielski
Kundel
Agnieszka Nagórzycka
Kuleczka

Edyta Jungowska
Matka

Barbara Szkaluba
Siostra Kuleczki

Paweł Wilczak
Ojciec Kuleczki

Marcin Sztabiński
Chudy
Lucjan Bienkowski
Stary

Agnieszka Podsiadlik
Kelnerka

Elżbieta Okupska
Kucharka

Janusz Chabior
Mężczyzna z promu

Przemysław Bluszcz
Policjant
Tomasz Beker
Młody Policjant
Kevin Rolof
Mały Kundel

II. Dünya Savaşı yılları Brüksel, 1941... Nazi Gestapoların yakalayıp sürgün ettikleri ailenin, genç yahudi kızı Mashi Defonseca'nın gerçek hayat hikayesinden uyarlanmış. Mashi'nin anne ve babası sürgün edilmeden önce, Belçika'lı bir aile ile kızlarının saklanıp korunması ve bakımı için anlaşmıştır. Bir süre sonra yakalanma korkusu ile Mashi ailenin yanından kaçar ve ailesini bulmak için Belçika'dan Ukranya'ya kadar tüm Avrupa'yı yürüyerek geçeceği insanın kanını donduran tehlikelerle dolu dört yıl süren yolculuğuna başlar. Ormanda kurtlarlar sayesinde hayatta kalır.

Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.

A poor, struggling South Carolinian mother and daughter face painful choices with their resolve and pride. Bone, the eldest daughter, and Anney her tired mother, grow both closer and farther apart: Anney sees Glen as her last chance.

94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

Davina, hayal gücü kuvvetli ve inatçı bir genç kızdır ve sık sık kendini güzel ama karanlık bir hayal dünyasına kaptırır. Engelli annesinin tek bakıcısıdır. Daha büyük bir çocukla fırtınalı bir aşka kapılır ve onunla kaçar, ancak kısa süre sonra çocuğun değişken ve sert yanını görmeye başlar.

Bir asker, bir görev turunun ardından ailesine, arkadaşlarına ve eski işine geri döner, ancak kendisini günlük hayatındaki yerini bulmakta zorlanırken bulur.

Geçmişteki bir davadan dolayı psiklojisi bozulduğu için alkole sığınan ve bu sebeple eşinden boşanıp 5 yaşındaki kızının velayetini almak için uğraşan avukat Cate McCall; aynı zamanda önemli bir cinayet davasını üstlenir, haksız yere hüküm giymiş Lacey’nin davasını alır. Bütün deliller, olay yeri incelemeleri kadının suçsuz olduğunu ispatlasa da Cate McCall yargı duvarına toslar. Kendisinden başka kimse Lacey’nin masumluğuna inanmamaktadır. Önyargıları sağlam savunmayla yıkmaya niyetli olan McCall adalet sisteminin doğru şekilde işlemesi için varını yoğunu ortaya koyacaktır. Önünde iki yol vardır; ya mesleğinde ilerlemek için bu davayı kazanmaya çalışmak ya da kızının velayeti alabilmek için ona daha fazla vakit ayırmak..

A woman embarks on a journey alone across the United States after fleeing from her violent husband.

Oldukça güzel, alımlı ve şık bir kadın olan Ellie, kariyerinde oldukça başarılı bir müzik eleştirmenidir. Eski erkek arkadaşının ortalıktan kaybolmasıyla kendi dünyasına kapanan Ellie, bir kitap yazmaya karar verir. Daha önce böyle bir işte hiç deneyimi olmayan Ellie, gazeteye verdiği son makaleden sonra bunu aklında iyice kesinleşmiştir. Kendi hayatını yaşadığı aşkı ve olayları konu alacak olan bu kitap yayınlanmadan önce bazı engellere takılacaktır.bir beklenti içinde bulunmayın

Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.

Dr. Malcolm Sayer, insan ilişkileri çok zayıf olan ve hayatı boyunca laboratuvarlarda bilimsel araştırmalar yapan bir doktordur. Personel yetersizliği yaşayan bir hastane, başka başvuru olmadığı için Sayer'ı işe almak zorunda kalır. Dr. Sayer, çok uzun yıllardır katatonik olan hastaları tedavi etmek için deneysel bir ilacı Leonard Lowe üzerinde test eder. Bu sayede 30 yıllık komadan uyanan adam, yetişkin olarak yeni yaşamına alışmaya çalışır.

Savage kardeşler mutsuz çocukluk yaşamlarının geçtiği evlerinden ayrıldıkları gün, bir daha eskisi olamazlar ve birbirlerinden uzak, kendi yaşamlarına gömülmüş bir hayat sürerler. Laura Savage bir oyun yazarıdır ve evli bir adamla ilişkisi vardır. Kardeşi Jon ise Buffola'daki üniversitede kendini akademik çalışmalara vermiş, içe kapalı bir hayat sürmektedir. Uzun süreden beri beraber olduğu sevgilisi ile artık ciddi kararlar almanın eşiğine gelmesine rağmen, beklenen teklifi bir türlü yapamamaktadır. Bu iki kardeş hayatlarını tamamıyla değiştirecek bir telefon konuşmasıyla yeniden bir araya geleceklerdir. Telefondaki ses artık iyice bunaklaşmış babalarına bakmaları gerektiğini söylemektedir. İki kardeş babalarının sorumluluğunu almalarıyla birlikte kendi geçmişleriyle de yüz yüze geleceklerdir.

2007 OSCAR ödüllerinde Kanada adına yarışan bu film, 1938 yılında, sömürge halindeki Hindistan'da Mahatma Gandi'nin yükselişi sırasında, sekiz yaşında evlendirilen ancak dul kalan Chuyia'nın, geleneksel olarak dul Hindu kadınların ömürlerini geçirdikleri bir bakım yurduna gönderilmesini anlatıyor.

15 yaşındaki Mia, tüm varlığını sorgulayan, ezici bir dönüşümle karşı karşıyadır. Vücudu kökten değişmektedir ve çaresiz, süreci durdurma girişimlerine rağmen, yakında, doğanın kendisinden çok daha güçlü olduğunu kabul etmek zorunda kalacaktır

Amerikan tarihindeki önemli olaylardan birine güncel bir bakış açısı getiren Demir Çeneli Melekler, Amerikan kadınlarına oy hakkı kazandırmak için hayatlarını riske atmaktan kaçınmayan ve Hilary Swank'ın canlandırdığı cesur, başarılı ve genç eylemci Alice Paul ve Frances O'Connor tarafından canlandırılan Lucy Burns'ün gerçek yaşam hikayelerini anlatıyor.

Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.

12 yaşındaki küçük kızın tüm hayatı Elvis Presley müzikleridir. Ancak küçük kızın kentten uzaktaki çiftliklerindeki hayatı hiçte o kadar kolay değildir...

Beyrut’ta yaşayan beş kadın aşk, evlilik, eşlik edilebilecek bir birliktelik, dostluk, iş aramak gibi konu başlıkları ile bir araya gelirler. Bu kadınlar bir güzellik salonunda buluşur her şeyden konuşurlar. Hatta bu birkaç farklı nesilden kadınları içeren sohbetlerdir. Sırlar paylaşılır, hayaller dile getirilir burada. Burası şehrin en renkli yerlerinden biridir. Kadınların her birinin bambaşka hayatları vardır ve aynı zamanda da her biri çok farklı ve kendine göre son derece de güzeldir.

Sorunlu bir genç kadın ölmüş olan annesine benzeyen gizemli genç komşusuna saplantılı hale gelir...

Depresyonla cebelleşen, hayattan, erkeklerden, işinden bıkmış olan Amanda'nın (Marlee Matlin) yaşadıkları etrafında dönse de, bu kez işin gerçek yıldızları kuantum dünyasını anlatan bilim adamları, araştırmacılar, gazeteciler ve mistikler. Kendi gerçek doğan hakkında ne kadar şey bilmek istiyorsun? İnsan olmak ne demek ve bu noktada kuantum fiziği yeni bir paradigma yaratmak için nasıl kullanılabilir? Dünyayı algılayış biçimimiz günlük hayatımızı nasıl şekillendiriyor? Bu ve benzeri soruları dünyanın önde gelen 16 tane bilim adamı, felsefeci, gazeteci ve mistiği bilinç, fizik, biyoloji, duygular ve bağımlılıklarla da ilişkilendirerek cevaplıyor. İkinci filmde yer verilen önemli yeni bilimsel keşifler ise kuantum fiziği, nörobiyoloji, insan bilinci ve günlük hayat arasındaki bağlantıları farklı bir şekilde düşünmemizi sağlıyor. Tavşan deliğinden aşağı bir girmeyi deneyin deriz, bakarsınız dünyayı bambaşka bir şekilde görmenize sebep olabilir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir