
Elvis Presley
Mike Edwards

Mike Edwards and Danny Burke fly a cropduster, but due to Danny's gambling debts, a local sheriff takes custody of it. Trying to earn money, they hitchhike to the World's Fair in Seattle and, while Danny tries to earn money playing poker, Mike cares for a small girl whose father has disappeared.

Elvis Presley
Mike Edwards

Joan O'Brien
Diane Warren

Gary Lockwood
Danny Burke

Vicky Tiu
Sue-Lin

H.M. Wynant
Vince Bradley

Edith Atwater
Miss Steuben

Guy Raymond
Barney Thatcher

Dorothy Green
Miss Ettinger

Kam Tong
Uncle Walter Ling

Yvonne Craig
Dorothy Johnson

Jacqueline deWit
Mrs. Johnson (uncredited)

Kurt Russell
Child who kicks Mike at the fair (uncredited)

Olan Soule
Mr. Johnson (uncredited)

Russell Thorson
Sheriff Garland (uncredited)

Red West
Fred (uncredited)

Lucky Jackson, Las Vegas Grand Prix'sine katılmak için şehre gelir, ancak arabasının motoru yoktur. Yarışa girebilmek için gereken parayı kısa sürede kazanır, ancak havuz müdiresi güzel ve dikkat dağıtıcı bir kadınla tanışınca parasını kaybeder. Hem yarışı hem de aşkını kazanma şansı tehlikededir. İşler daha da karmaşıklaşır çünkü rakibi Elmo Mancini hem pistte hem de aşkta ona rakip olmaktadır.

Millie Dillmount, a fearless young lady fresh from Salina, Kansas, determined to experience Life, sets out to see the world in the rip-roaring Twenties. With high spirits and wearing one of those new high hemlines, she arrives in New York to test the "modern" ideas she had been reading about back in Kansas: "I've taken the girl out of Kansas. Now I have to take Kansas out of the girl!"

Eski asker Chad Gates, Hawai'i'nin kumlu plajlarına, sörf kültürüne ve güneşine geri döner. Ailesi, babasının işine girmesini istese de o, plajlarda takılmayı ve yerel kızlarla (Wahiniler) flört etmeyi tercih eder. Sevgilisinin çalıştığı turizm bürosunda rehberlik işi alır ve ilk görevi, bir minibüs dolusu şımarık ama çekici turist kızla Hawai'i'nin en güzel sahillerini keşfetmek olur. Yolculuk boyunca komik maceralar, aşk çekişmeleri ve Hula şarkıları eşliğinde Chad, hem işini kurtarmaya hem de aşkta incinmemeye çalışır. Tabii ki, bolca palmiyeler, ukuleleler ve romantik sahiller işin tuzu biberi olur!


Bonnet, kızı Nicole ile birlikte yaşayan zengin ve yaşlı bir adamdır. Her şey akla yatkın ve mantığa uygun gelirken, Bonnet'in kazandığı her bir kuruşun hesabını çıkarmak gerek. İşte bu noktada, işe ustalıkla yapılan bir hırsızlık; taklitçilik giriyor. Ünlü ressamların ölümsüz eserlerini birebir taklit ederek satan ve bu sayede karun kadar zengin olan Bonnet, bir gün, ünlü ve 1 Milyon Dolar değerindeki bir eseri satmak değil, sadece sergiletmek için müzeye vermek istediğini duyurur ve gelen Fransız'lara heykeli teslim eder. Sahte heykelin sergilenmesine izin veren yaşlı adam, bu hareketini sorgulayan kızı Nicole'a, üzerinde sahtekarlık şüphesi bırakmamak için yaptığını söyler. Nicole ise babasının başının derde gireceğinden endişe etmektedir. Adeta hırsızlık yapan Bonnet'i engellemeye çalışan Nicole, bir gece vakti evlerine giren hırsızı suç üstü yakalar ve olaylar başlar.

Fransa'daki Paris'te bir flört programına katıldığını düşünen Dawn kendini Teksas'taki Paris'te bulur. Yarışmadan çıkmayı planlasa da kovboy erkek adaydan hoşlanınca işler karışır.

Aşk, çapkın ve yakışıklı bir adamın yol kenarında duran genç ve güzel bir kadına sıçrattığı çamurla ortaya çıkıyor. Küçük bir yerde büyümüş olan kadının doğal tavırlarından etkilenen adam da hem romantikliği hem de nezaketiyle kadını etkiler. Her şey yolundadır ancak söz konusu evliliğe gelince bakış açıları farklıdır; kadın ister ancak adam pek de yanaşmaz buna. Adeta bir kedi fare oyunu başlar...

Tam bir film tutkunu olan Neil (Cillian Murphy) aynı zamanda bir Video dükkanının da sahibidir. Neil, kendi hayatını baştan sona sanki bir filmde rol alıyormuşcasına yaşamaktan çok keyif alır. Ancak günün birinde gerçekten de tehlikeli ve bir o kadar da baştan çıkarıcı Violet (Lucy Liu) ile tanıştığında dünyası tersine döner ve gerçek dünya ile film dünyası arasındaki çizgi bulanıklaşmaya başlar. Artık Neil’in hayatının gerçekten hareketlenmesinin ve sürekli bir maceraya dönüşmesinin zamanı gelmiştir

Eş bulmak için göçmen ebeveynleri tarafından baskı gören iki Hintli-Amerikalı, bir yaz düğününden sağ çıkmak için flört ediyormuş gibi yapar, ancak ebeveynlerinin istediği kişiyle kim olduklarını dengelemeye çalışırken kendilerini birbirlerine aşık olurken bulurlar.

Belgeselci ve "arkadaşlık uygulamaları" bağımlısı olan Zoe, sürekli yanlış kişileri seçmektedir. Zoe’nun çocukluk arkadaşı ve aynı zamanda komşuları olan Kazım için ise sonsuz aşkın sırrı basittir: Ailesinin izinden giderek görücü usulü evlenmek. Zoe Londra’dan Lahor’a uzanan, görücü usulü evlilik hikayesini filme alırken bir taraftan da aşkı bulmanın yolları hakkında farklı bir bakış açısı kazanır.

Kral Edvard (Chris Geere) ve Kraliçe Paige (Kam Heskin), Saygon Prensesi Myra'nın (Ase Wang) düğününe katılmak için Asya'ya doğru yola çıkar Saygon'a vardıklarında Myra'nın düğün konusunda kafasının karışık ve çok ümitsiz olduğunu görürler Zira müstakbel kocası Kah'ı (Prinya Intach) hiç sevmemektedir Myra'nin kalbi fil terbiyecisi Alu (Amarin Cholvibul) için atmaktadır Edvard ve Paige, Myra'nın babasını, kızının sevdiği erkekle evlenebilmesi için ikna etmeye çalışır...

A fussy celebrity caterer, a blind woman, a tour-bus guide and an inexperienced wedding planner search for love.

Erkek hemşire olarak çalışmakta olan Greg Focker (Ben Stiller), uzun süredir birlikte yaşadığı Pam (Teri Polo) evlenme teklif etmeyi planlamaktadır. Ona evet demeden önce babasından kendisini resmen istemek zorunda olduğunu söyler. Böylece sevgilisinin anne ve babasıyla tanışacağı ve orada geçireceği günlerin hiç de kolay olmayacağı bir yolculuğa çıkmak zorunda kalan Greg, başına geleceklere katlanacak gücü kendinde görmektedir çünkü Pam'i çok sevmektedir. Pam'in babası eski bir CIA ajanıdır (Robert De Niro) ve evinin bodrumunda bir yalan makinesi bulunmaktadır. Aynı anda Pam'in kız kardeşi de bir doktorla evleneceğini ilan etmiştir. Tabii böyle bir ortamda işler biraz karışır. Hatta babasının her şeyden çok sevdiği Himalayalara özgü bir kedi olan Jinxie de ortadan kaybolunca baba adeta çıldırır ve evde tam bir cehennem hayatı başlar.

Cleveland Browns takımının futbol maçı sırasında oyunculardan Jackson bir pozisyon sonrası vaktinde duramaz ve kenarda çekim yapmakta olan kameraman Harry'nin üzerine düşer. Harry baygınlık geçirir, ama sağlığı yerindedir. Tabii bu, Harry'nin uyanık kayınbiraderi Willie'nin aradığı fırsattır ve Harry'yi sakatlandığı konusunda ikna edecektir. Amaç sigortadan tazminat koparmaktır. Komedi sinemasının iki büyük ustasını buluşturan keyifli bir seyirlik.

Rock’n’roll yıldızı Nick Rivers’ın, Nazi Almanya’sında verdiği konser sırasında yaşadıkları...

Poppy Summerall, Cadılar Bayramı yakınlarında, dul ve iş takıntılı bir yönetici olan Ryan Lawson tarafından geçici dadı olarak işe alınır. Sonsuza dek iyimser olan Poppy, bir dizi macera aracılığıyla Ryan ve iki küçük çocuğuna hayatta neyin önemli olduğunu öğretmeye koyulur: koşulsuz sevgi, aile ve günlük olayların neşesi. Poppy ve Ryan çok geçmeden birbirlerinden etkilendiklerini fark ederler. Geçici olmanın ötesinde bir şey olabilir mi?


Pierre Lachenay, başarılı bir edebiyatçı ve yayıncıdır. Lizbon'a bir konferans için giderken Nicole isminde bir hostesle tanışır. Evli ve bir çocuk babası olmasına rağmen Nicole'a karşı duygularını engelleyemeyen Pierre, tüm varlığını kasıp kavuran bir aşkın içine düşer. Son derece dengesiz bir yapısı olan karısı Franca'dan durumu saklamaya çalışsa da duyguları, artık Nicole'dan ayrı yaşamaya dayanamayacak boyuttadır. Karısından ayrılmaya karar verir ama bu ayrılık herkes için son derece trajik bir sonla noktalanacaktır.

Çağını Sallayan Bir Rock Grubu...Asi Bir Şair ve Solist...Ölümsüz Bir Efsane...1971 yılında Paris'te yüksek dozdan uyuşturucu alarak ölen efsanevi The Doors grubunun solisti ve beyni Jim Morrison'un şarkılarını ilk kez Vietnam'da dinleyen ve grubun ateşli hayranı olan Oliver Stone 'un yönettiği The Doors, 1960'ların asi rock şarkıcısı, bestecisi ve şairi Jim Morrison 'un inişli çıkışlı yaşamını konu alıyor. Bu uslanmaz düzen karşıtı adam, 60'lı yıllarda gerçekleşen ve Amerikan toplumunu sonsuza dek değiştirecek devrimin en önemlilerinden biriydi.

Film, kendi alanında kariyer sahibi diye nitelendirilebilecek bir suçlu olan Charlie Croker’ın liderliğindeki bir soyguncu çetesinin macerasını konu almaktadır. Çete, Los Angeles tarihindeki en büyük trafik sıkışlığını yaratarak yapmayı planladıkları altın soygunu için zaman kazanmak ister. Oluşturdukları kargaşadan kendi paçalarını sıyırabilmek adına kaldırımdan gidebilecek kadar küçük olan Mini Cooper’ı kullanırlar. Hedefleri, trafik açılana dek ortadan kaybolmayı başarmaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir