
Lily James
Mieke de Jong
"Tek görev. Tek arzu. Tek karar."
1940 yılında Naziler tüm Avrupa'ya saldırırken Alman Kralı 2. Wilhelm'in yaşamı Hollanda kırsalında sürgünde geçmektedir. Naziler Hollanda'yı istilâ edince, Alman askeri Brandt, Kaiser'i korumak için görevlendirilir. Brandt'in, Kaiser'in hizmetçisi Mieke ile aşk yaşaması konuyu iyice karmaşık hale getirir, çünkü Mieke hem Yahudi, hem de casustur. Brandt, aşkı ve görevi arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.

Lily James
Mieke de Jong

Jai Courtney
Capt Stefan Brandt

Eddie Marsan
Heinrich Himmler

Christopher Plummer
Kaiser Wilhelm II

Janet McTeer
Princess Hermine 'Hermo' Reuss of Greiz
Daisy Boulton
Secretary

Ben Daniels
Col Sigurd von Ilsemann

Stéphane Auberghen
Frau Linnenkamp
Aubeline Barbieux
Beatrix
Loïs van Wijk
Little Girl
Karin Leclercq
Widow in Hotel

Anton Lesser
General Falkenberg

Martin Swabey
Mueller

Martin Savage
Dirksen

Mark Dexter
Dietrich

1946 yılı savaş sonrası yeniden ayağa kalkmaya çalışan Almanya... Rachael Morgan adında bir kadın soğuk bir kış gününde harabeye dönmüş Hamburg şehrine gelir. Bir İngiliz olan kocası Lewis, yerle bir olmuş şehri yeniden kuran ekiplerin birinde görevlidir. Çift bu yeni ortama alışmaya çalışırken, Rachael kocasının beklenmedik bir kararı karşısında şaşkına dönecektir: yaşayacakları büyük evi, evin önceki sahipleri olan Alman bir dul ve onun problemli kızıyla paylaşacaklardır. Savaşın trajedisinin gölgesinde yaşamaya çalışan bu dört farklı insan bir düzen oturtmaya çalışırken, öfke ve keder duyguları tutku ve ihanetin kapılarını açacaktır.

1925 Köln'ünde, anne-babalarının kaybıyla mutlu ve huzurlu yaşamları tökezleyen ve ortada kalan ikiz kız kardeşlerden veremli olanı hali vakti yerinde, kültürlü Hollanda'da yaşayan bir akraba himayesine alır. Sağlıklı olanıysa bir Alman çiftçi ailesi olan akrabaları çiftlikte çalıştırmak için yanına alırlar. Hasta olan, Lotte, özenli bir bakımla sağlığına kavuşup sevgi dolu ortamda her imkana sahip olarak narin bir şekilde büyütülürken, diğeri, Anna, acımasız koşullarda, her türlü işe koşturularak, okula gitmesine izin verilmeyerek zorlu bir şekilde yetişir. Birbirlerinden hoşlanmayan her iki aile de himayesinde bulunan kardeşlerin birbirleriyle bağlantı kurmalarını istemez ve haberleşmelerine engel olur. Zorlu yılların ardından, kendine yeten güçlü bir genç kız olan Anna kız kardeşiyle iletişim kurmak için her yolu dener. Ancak artık mesafeler, uzaklıklar, sınırlar değildir aralarındaki engel. 2. Dünya Savaşı'nın arifesinde bambaşka engeller onların yollarını gözlemektedir.

Spirited New Yorker Linda Voss goes to work for international lawyer and secret Office of Strategic Services operative Ed Leland just before World War II. As they fall in love, the United States enters the fight against Hitler, and Linda volunteers to work for Ed spying undercover behind Nazi lines. Assigned to uncover information about a German bomb, Linda also has personal motives to fulfill: discovering the fate of her Jewish family members in Berlin.

1942... Tüm dünya savaşmaktadır. İskoçyalı genç ve güzel bir kadın olan Charlotte Gray (Cate BLANCHETT), Güney Fransa'daki düşman hatlarının gerisine paraşütle indirilir. Detaylarını sadece kendisinin bildiği iki görevi vardır: Resmi görevi, İngiliz Hükümeti'nin Özel Operasyonlar Birimi'nin yeni bir üyesi olarak, işgalci Alman ordusuna karşı faaliyet gösteren Fransız direniş grubuyla işbirliği yapmaktır. Onun için daha da önemli olan ikinci görev ise, bir çatışma sırasında uçağı düşerek kaybolan İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri'nde görevli pilot sevgilisini aramaktır. Charlotte, Julien LEVADE'ın önderliğinde savaşan Fransız direnişçilerine giderek bağlanır ve bu yakınlaşma, tüm hayatını değiştirir.

Fakir bir Yahudi mahallesinden Ziegfeld Gösterileri'leriyle kariyerinin zirvesine çıkan Fannie Brice' in hayatı.

İkinci Dünya Savaşı sırasında kendi ülkeleri hesabına tetikçilik yapan Amerikalı Max Vatan ile Fransız Marianne Beausejour'un 1942'deki bir görevleri sırasında yolları kesişir. İkisi de Casablanca'daki Nazi Alman elçiyi öldürmek üzere görevlendirilmiştir. Ancak bu görev sırasında birbirlerine aşık olurlar ve sonrasında evlenirler. Ancak evlenmiş olmalarına rağmen birbirlerinden sakladıkları birçok sır vardır ve bu aralarındaki sevgiyle birlikte hissedilir bir gerilimin de ortaya çıkmasına neden olacaktır.

Bir cinayet ve bir aşk öyküsünü aynı anda işlerken 1940'ların çekim koşullarını yeniden canlandıran ve o dönemden kalma arşiv görüntülerini de kullanan bu birinci sınıf tarihsel gerilimin öyküsü, Joseph Kanon'ın aynı adlı romanından uyarlanmış. Amerikalı bir savaş muhabiri, bir zamanlar sevgilisi olan Alman kadını bulmak için savaş sonrası Amerikan işgali altındaki harap Berlin'e döner. Görünüşte Potsdam Konferansı'nı izlemek üzere gönderilmiştir, ancak bu arada bir Amerikan askeri öldürülür. Kahramanımız, cinayetin gizemini çözdüğünü düşünürken, fiziksel ve ahlaki açıdan büyük yıkım geçirmiş şehirde hüküm süren yozlaşma ve entrikalar hakkında acıklı bir öyküyle karşı karşıya kalacaktır.

Sevilen romandan uyarlanan Son Gün Doğumu, kronik hastalığı olan üniversite öğrencisi Ry'ın, annesiyle Mallorca'ya yaptığı yaz tatilini konu alıyor. Ry, beklenmedik bir şekilde Julián'a âşık olup anı yaşamaya başlasa da kötüleşen durumu ve uzun süredir saklanan aile sırları, yaz bitmeden her şeyi altüst edebilecek bir tehdit oluşturur.

18. yüzyılda, İngiliz ve Fransız askerleri, Kuzey Amerika'nın kontrolünü ele geçirebilmek için savaşmaktadırlar. Kızılderililer ve yerleşimciler, bu savaşın ortasında kalmışlardır. Yerleşimcilerden Cora ve kızkardeşi Alice'i, başlarına gelen bir beladan Şahingöz adında bir kızılderili kurtarır. Şahingöz, aslında bir yerleşimcidir fakat ailesi ölünce son Mohikanlar tarafından büyütülmüştür.James Fenimore Cooper'ın romanından uyarlanan Mohikanların Sonuncusu, Michael Mann'in yönetmenlik kariyerinin önemli filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Daniel Day-Lewis'in oldukça başarılı bir performans sergilediğini de ekleyelim.

In the early days of daylight bombing raids over Germany, General Frank Savage must take command of a 'hard luck' bomber group. Much of the story deals with his struggle to whip his group into a disciplined fighting unit in spite of heavy losses, and withering attacks by German fighters over their targets.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi zulmünden çok sayıda yetim çocuğun hayatını kurtarmak için bir grup Yahudi izci ve Fransız Direnişi ile birlikte çalışan pandomim sanatçısı Marcel Marceau'nun hikayesi.

Amerikalı gazeteci John Reed'in gerçek yaşam öyküsünden uyarlanan film, Birinci Dünya Savaşı'nı kendine arka plan olarak seçiyor. Louise Bryant yeni tanıştığı John için kocasından ayrılır. John ile tanıştıktan sonra feminist hareketlerde de yer alan Louis, daha sonra John ile birlikte Amerika'daki iş gücünü korumak adına önemli protestolara katılırlar. Ekim Devrimi sırasında Rusya'ya giderek buradaki komünist hareketlerden etkilenen sevgililer, Amerika'ya döndüklerinde benzer bir devrim gerçekleştirmeyi kafalarına koyarlar * O dönem yaşamış, devrime ve komünist hareketlere tanıklık etmiş kişilerle yapılan röportajlardan yararlanılan film, Warren Beatty'e en iyi yönetmen ödülünü de kazandırmıştı * ilk dakikadan itibaren soluk almadan izlediğim, diyaloglarıyla, hikayesiyle, olay örgüsüyle ve ihtiyarlarıyla izlenmesi gereken, ince görebilen, işlenmemiş değerli taşın değerli olduğunu anlayabilen gözler için değerlenen bir film

1916 yılındayız. Birinci Dünya Savaşı iki yıldan beri tüm şiddetiyle devam etmektedir. İngiltere ve Fransa'nın müttefik güçleri, batı cephesinde Almanlar'ın sağlam siperlerine karşı verdiği savaşta başarılı olamamış, milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Öte yandan Avrupalılar'ı kendi savaşlarıyla başbaşa bırakmayı tercih eden Birleşik Amerika tarafsızlık ve izolasyon politikasını ısrarla korumaktadır. Ancak gönüllü ambulans sürücüleriyle Fransız lejyonunun üyesi olan bazı Amerikalılar, müttefiklere yardım etmek için Avrupa'ya geçmişlerdir. Çok geçmeden Amerikalı gönüllülerden bazıları, iyi teçhizatlı Alman pilotlarıyla baş edebilmek ve müttefiklerin savaş çabalarına yardımcı olabilmek için kendi özel filolarını oluştururlar. Ölümüne mücadeleyi göze alan "Flyboys" Kahraman Pilotlar filosu bu şekilde meydana gelir.

Afganistan'da görev yapan genç bir Amerikan askeri, komutanının bazı davranışlarından rahatsızlık duyar. Bu durum, onu ahlaki bir ikilimenin içine sürükler

A, her gün farklı birinin bedeninde uyanmakta olan bir gençtir. Her gün kendi ile aynı yaşlardaki başka bedenlere geçiş yaparak uyansa da kendi bedenine sahip olmayan A, durumunu kabullenmiştir. Hatta yaşamak için belli kurallara bağlı kalmaktadır. Kimseye bağlanmamaya, kendini açık etmemeye ve bedenini bir günlüğüne paylaştığı kişilerin hayatlarında değişiklikler yapmamaya çalışmaktadır. Ancak günün birinde Justin isimli bir gencin bedeninde uyanır ve onun kız arkadaşı Rhiannon'a aşık olur. Bu durum A için bütün kuralları yıkar, Rhiannon'a durumunu açıklar ve ikilinin arasında romantik bir ilişki başlar. Ancak bu durum sandıkları kadar kolay olmayacaktır.

Film, 1861-1865 yıllarındaki Amerikan İç Savaşı sırasında evine dönmeye çalışan yaralı bir Güneyli askerin gözünden, tüm bir ulusun geçirdiği önemli bir döneme tanıklık ediyor. W.P Inman, güneydeki evine dönerken kafasında tek bir şey vardır, canından çok sevdiği Ada Monroe'nun güvenliği. Birbirine aşık bu iki insanın hayalini aynı rüya süslemektedir: Birbirlerine kavuşmak ve kaostan uzak olan Soğuk Dağ'da huzur dolu bir yaşam sürebilmek. Charles Frazier'ın bu romanı gerçek hayattaki büyük büyük amcasının gerçek eve dönüş hikâyesini anlatıyor aslında.


In November of 1918 as World War I was ending, a unit of American soldiers goes behind enemy lines to find a lost platoon of African American soldiers.

Regent Horthy is the leader of Hungary and a German ally, but his favorable standing with Hitler changes as the war comes to an end. Forced to cede Hungary’s power or else witness the execution of his son, Regent Horthy gives up control of his country to the Nazis, who quickly move Hungarians to ghettos and death camps, with no hope in sight. But the despair changes when a young man named Elek emerges. Separated from his family during the relocations and aided by the woman he loves , Elek defies the enemy by becoming one of them. In a race against time, disguised as a Nazi Officer he embarks on a mission to save his family and thousands of his countrymen.

2. Dünya Savaşı döneminde geçen film, Moe Berg'in hayatını konu ediyor. İyi bir üniversite mezunu olan ve 12 dil konuşabilen Berg, 15 yıl boyunca Chicago White Sox ve Washington Senators gibi takımlarda beysbol oynamıştır. Moe Berg ayrıca; Almanlarla nükleer silah yarışında Amerika için OSS adına casus yapmıştır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir