
Donnie Yen
Yip Man

"Bruce Lee'nin ünlü Kung Fu ustası"
Wing Chun kung fu ustası Ip Man'ın hayatını konu alan bir dövüş sanatları filmidir. Film, 1930'larda Çin'de, Japon işgali altındaki Foshan'da geçmektedir. İyi bir yaşam süren Ip Man, hem ailesiyle hem de dövüş sanatları topluluğuyla olan ilişkilerini dengede tutmaya çalışmaktadır. Foshan'daki diğer dövüş sanatları ustalarıyla olan dostlukları ve rekabetleri, Japonların bölgeyi işgal etmesiyle daha da karmaşık hale gelir. Japon askerleri, yerel dövüş sanatçılarına karşı acımasız yöntemler kullanarak üstünlük sağlamaya çalışırken Ip Man, bu haksızlığa karşı durmak zorunda kalır.

Donnie Yen
Yip Man

Simon Yam
Zhou Qing Quan

Lynn Hung
Zhang Yong Cheng

Hiroyuki İkeuçi
General Miura

Gordon Lam
Captain Li Zhao

Louis Fan
Jin Shan Zhao

Xing Yu
Master Zealot Lin / Crazy Lin

Wong Yau-Nam
Shao Dan Yuan

Dennis To
Hu Wei

Calvin Cheng
Zhou Guang Yao

Chen Zhihui
Master Liao

Şibuya Tenma
Colonel Sato

Li Chak
Yip Zhun

Li Qilong
Green Dragon / Master Li

Çu Çong
Master He / Master Hong

Karısı Linda Lee’nin anılarından uyarlanan film, iki kültür arasında kalmış Bruce Lee’nin kısa yaşamını gözler önüne seriyor. Hong Kong’da doğan 18 yaşında ABD’ye yerleşen ve burada doğu felsefesiyle savaş sanatının bir karışımı olan ‘Jeet – kune – do’ tekniğini geliştiren Lee’yi üne kavuşturan, Hong Kong’da çektiği kung – fu filmleriydi.

Çin'de halkını sefil bir yaşama mahkum ederek hüküm süren Mançu Quing hanedanına karşı özgürlükçü, demokratik bir halk devrimi için toplumun her kesiminden insanlar bir araya gelmektedir. Devrime destek sağlamak için Dr Sun Yat Sen Hong Kong'a geçecektir. Bunu engellemek isteyen hanedan, devrimcilerin peşine yüzlerce suikastçı takmıştır. Dr Sun'un ise koruma olarak sadece sekiz tane fedaisi vardır, ama bu adamlar ülkelerinin geleceği için kanlarının son damlasına kadar savaşmaya hazırdır... Suikastçiler ile fedailer arasında ülkenin geleceğini belirleyecek bir mücadele başlamıştır...

Japon işgali altında olan Şangay ’daki ögretmeninin ölümünden kimin sorumlu olduğunu bulması üzerine vurulan Chen Zhen’in ölümünün üstünden 7 sene geçmiştir. Gizemli bir yabancı yerel mafyanın patronuyla dost olur. Chen Zen’in yerine geçen bu adam, Japonya ile ittifak kurulunca mafyaya sızarak intikam alma niyeti taşır..

In November of 1918 as World War I was ending, a unit of American soldiers goes behind enemy lines to find a lost platoon of African American soldiers.

Regent Horthy is the leader of Hungary and a German ally, but his favorable standing with Hitler changes as the war comes to an end. Forced to cede Hungary’s power or else witness the execution of his son, Regent Horthy gives up control of his country to the Nazis, who quickly move Hungarians to ghettos and death camps, with no hope in sight. But the despair changes when a young man named Elek emerges. Separated from his family during the relocations and aided by the woman he loves , Elek defies the enemy by becoming one of them. In a race against time, disguised as a Nazi Officer he embarks on a mission to save his family and thousands of his countrymen.

Gerçek bir hikayeden yola çıkılarak çekilen Kan Sporunda Amerikalı Dövüşçü Frank Dux, Hong Kong'ta katıldığı Kumite turnuvasını kazanmak için ringe çıkmaktadır. Dux'un amacı bu turnuvayı kazanan ilk batılı olmaktır. Ona bu mücadelesinde, bir diğer amerikalı arkadaşı Ray Jackson ve gazeteci Janice Kent eşlik edecektir.

Kung Fu konusunda dünyanın en önde gelen ismi olarak ün salmış bir yıldız olan Jackie Chan bu sefer de karşımıza gerek dövüş teknikleri gerekse çeşit çeşit silahları son derece çarpıcı bir şekilde kullanan bu usta filmi her seyredişinizde gözünüzden kaçan yeni teknikleri bulacaksınız. Tam anlamıyla Jackie Chan hayranları için görsel bir şölen gibi seyredeceğiniz bu film uzun zaman belleklerden silinmeyecek.

Hayatı dövüş sanatları merkezinde geçen insanların yaşam mücadelelerini ve sırtlarına yüklenen sorumlulukları konu alan filmin yönetmenliğini ve senaristliğini ünlü aktör Keanu Reeves üstleniyor. Chen dövüş sanatları konusunda Tanrısal bir yeteneğe haizdir ayrıca küçük yaştan beri inanılmaz bir deneyim edlde etmiştir. Günümüz Beijing kentinde, tıpkı Chen gibi iyi dövüşen pek çok genç erkek vardır, üstelik burası tam bir fırsatlar cennetidir. Chen geldiği notka da, hayattaki yerini de bulmak için içsel bir yolculuğa ihtiyaç duyar... Başrolde'de yer alan Keanu Reeves, kamera arkasına geçtiği ilk uzun metrajlı filminde kan ve acıdan temellenen kişisel öyküyü anlatıyor...

Jem Belcher, eski bir boksör olan büyükbabası tarafından yoksulluk içinde büyütülür. Maddi olarak tükenmiş ve büyükbabasını gururlandırma arzusuyla hareket eden genç adam, onun izinden gitmeye karar verir. Bunu için de ünlü koç Bill Warr’dan yardım alır. Bill, Jem'in doğal yeteneğini geliştirmeyi ve onu dünyanın gördüğü en büyük dövüşçü yapmayı hedefliyor. Büyük bağlılık ve birçok zorluk sayesinde Jem'in planı işe yarar. Jim, şampiyon olur ve sosyal olarak yükselir. Ama sonra bir kaza onu kısmen kör bırakır ve acımasızca düşer. Ancak, birdenbire, acımasız bir dövüşte yeni şampiyonla yüzleşmek için son bir şans yakalar.

Asi bir cinayet masası dedektifi olan Nick, ortağı Charlie ile birlikte New York'ta bir Yakuza cinayetine tanık olur ve katili yakalarlar. Tutukluyu Japon polisine teslim etme emri alınca yola çıkarlar. Ancak daha Japonya'ya adım attıkları anda onu ellerinden kaçırmalarıyla büyük bir kovalamaca başlar. Japon polisiyle birlikte amansız bir takibe girişen ortaklar, Yakuza'ların derinliklerine dalarak onlarla ilgili bilinmeyenleri de keşfedeceklerdir.

Yarış efsanesi Sonny Hayes, zor durumdaki bir Formula 1 takımına liderlik edip bir kez daha zafere ulaşma şansını kovalarken bir yandan da genç, yetenekli bir sürücüye akıl hocalığı yapmak üzere pistlere döner.

1870'lerin Japonya'sında Amerikan ordusundan Yüzbaşı Nathan Algren, Japon İmparatoru'nun davetlisi olarak ülkenin ilk ordusunu eğitmek üzere doğuya gelir. Modernleşme eğilimleri gösteren feodal kültür, samuray tarzını da devam ettirmektedir. Algren, bir kaza geçirip samurayların lideri tarafından kurtarılınca köklü samuray kültürüyle tanışır ve etkilenir. Bir samuray savaşçısı gibi hareket etmeyi öğrenince büyük bir kararın eşiğine gelecektir. İki taraf arasında kalmıştır ve onurunun doğru yolu göstermesini beklemektedir.

Yıl 1924. Gecenin karanlığı çökerken Marsilya'nın nemli sokakları Jandarmanın düdük sesleri ile yankılanır. Gangsterler, araba ile kaçmaktadırlar. Tren istasyonunda, güzel bir kadın tek başına beklemektedir. Hemen yakınlarında ise Alain Lefevre dar sokaklardan geçmektedir. Çaresizce gölgelerde saklanan ve avlanmak üzere olan bir hayvan gibi kaçmaktadır.Gece olmadan önce bu genç boksör, bu bayanı mafyanın elinden kurtarmaya çalışırken yaptığı boks maçında tuzağa düşürülmüştür.İki kişinin katili olarak aranmaktadır. Kaçması ve yeni bir kimlik bulması gerekmektedir. Bu yüzden Fransız lejyonuna katılıp kendini kurtaracaktır. Fakat burada yaşayacakları hayatını akışını değiştirecek.

Yıl 1945. Kanlı bir savaşın kanlı canlı devam etmekte olduğu anlar. Iwo Jima Adası, Japonlar’ın elinde ve Amerika, burayı kazanmanın peşinde. Ele geçirdikleri anda birkaç Amerikan askeri, oradaki dağın tepesine çıkarak zafer bayraklarını dikerler. Ancak bu askerler, kahraman olarak evlerine döndüklerinde kendilerini zorlayan bir takım çelişkili hislerin ve durumların ortasına düşerler.

Vietnam Savaşı’nda kör olan Nick Parker (Rutger Hauer), hızı ve gücüyle efsanevi bir kılıç ustası haline gelir. Yıllar sonra eski savaş arkadaşı kimyager Frank’i ziyaret ettiğinde, Nick kendini tehlikeli bir entrikanın ortasında bulur. Frank, gangsterler tarafından kaçırılmış ve sentetik uyuşturucu üretmeye zorlanmaktadır. Gangsterler, Frank’in direncini kırmak için onun dokuz yaşındaki oğlu Billy’yi rehin tutar. Ancak kör ama ölümcül Nick, bu suçluların hesaba katmadığı bir güçtür! Çarpıcı kılıç dövüşleri, mizahi anlar ve nefes kesen bir takip ile dolu bu aksiyon klasiği, Nick’in intikam yolculuğunu gözler önüne seriyor!

1916 yılındayız. Birinci Dünya Savaşı iki yıldan beri tüm şiddetiyle devam etmektedir. İngiltere ve Fransa'nın müttefik güçleri, batı cephesinde Almanlar'ın sağlam siperlerine karşı verdiği savaşta başarılı olamamış, milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Öte yandan Avrupalılar'ı kendi savaşlarıyla başbaşa bırakmayı tercih eden Birleşik Amerika tarafsızlık ve izolasyon politikasını ısrarla korumaktadır. Ancak gönüllü ambulans sürücüleriyle Fransız lejyonunun üyesi olan bazı Amerikalılar, müttefiklere yardım etmek için Avrupa'ya geçmişlerdir. Çok geçmeden Amerikalı gönüllülerden bazıları, iyi teçhizatlı Alman pilotlarıyla baş edebilmek ve müttefiklerin savaş çabalarına yardımcı olabilmek için kendi özel filolarını oluştururlar. Ölümüne mücadeleyi göze alan "Flyboys" Kahraman Pilotlar filosu bu şekilde meydana gelir.

Ip Man’den aldığı yenilgi sonrasında sıradan bir hayat sürmeye çalışan Cheung Tin Chi’nin bu sefer başı daha büyük bir belaya girer. Bar Street’te uyuşturucu satan bir çeteye karşı mücadele verir.

Bu film Bruce Lee'nin Hollywood'da çektiği ve en meşhur filmi olarak günümüze gelen Ölüm Oyunu'ndan sonra çektiği ve her şeyiyle, senaryosuyla, çekimleriyle, oyuncularıyla, mekân tasarımlarıyla kendisine ait olan ve kendisince de en büyük, en önemli projesi olarak görülen üzerinde uzun uğraşlar verdiği bir yapımdır. Ancak Ölüm Oyunu, ne yazık ki onun ölümü nedeniyle yarım kalmıştı ve bunun üzerine işi ele alan bir yönetmen senaryoyla oynayarak Bruce Lee'nin olduğu sahnelerde kimi zaman dublör kimi zaman Lee'nin karton maskesini kullanarak filmi tamamlamıştı. O yüzden bu film 1973 yılı yapımı olup Bruce Lee'nin film sırasında ölmesinden dolayı geri kısmı dublörle tamamlanarak ancak 1978 yılında gösterime sunulmuştur.

Christopher Dubois sokak çocukları ile hırsızlık yaparak yaşamını sürdürmektedir. Bir gün polis peşine düşer. Dubois bir gemiye düşerek saklanır. Uyandığında gemi limandan ayılmış ve Uzak Doğu'ya gitmektedir. Daha sonra korsanlar gemiyi ele geçirirler. Korsanların reisi onu Muay Thai adasına götürür ve iyi bir dövüşçü olması için arkadaşlarına satar. Dubois iyi bir Muay Thai dövüşçüsü olur ve kayıp şehirde düzenlenen yarışmada Altın Heykeli ele geçirmek için rakipleri ile amansız bir mücadeleye girer....

Akademi Ödüllü oyuncu "Halle Berry" ve Benicio Del Toro eleştirmenlerden tam not alan drama Yitirdiğimiz Şeyler ile son yılların en etkileyici performansını sergiliyorlar. Yaşadığı büyük kayıbın ardından iki çocuğuyla hayata tutunmaya çalışan Audrey (Berry), bunalımın eşiğindeki eski aile dostları Jerry'yi (Del Toro) kalması için evine davet eder. Birbirlerinin yardımıyla ikili çok geçmeden yeni başlayacakları hayatlarında umut ve mutluluğu keşfedeceklerdir. Oscar ödülüne aday gösterilen Susanne Bier'in (After The Wedding) yönettiği, Oscar ödüllü Sam Mendes'in yapımcı, Golden Globe ödüllü David Duchovny'nin de (The X Files) oyuncu olarak katkıda bulunduğu film "hüzünlü ve samimi."
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir