
Justin Bruening
Darren Turner

Upon returning from serving in the U.S. Army, Chaplain Darren Turner faces a crisis that shatters his Family and Faith in God but through the help of his fellow soldiers, he returns to his faith and family

Justin Bruening
Darren Turner

Sarah Drew
Heather Turner

Jason George
Michael Lewis

Tia Mowry
Tonya Lewis

Skye P. Marshall
Sgt. Shonda Peterson

Tanner Stine
Lance Bradley

Madeline Carroll
Amanda Bradley

Michael O'Neill
Chaplain Rogers

Eric Close
Ltc. Jacobson

Samara Lee
Elle Turner
Michael Higgenbottom
Sgt. Whitsett

Hayatın çıkmazlarında kaybolan ve yolunu bulmak için asker olmaya karar veren Megan Leavey'in zorlu eğitim sürecinde hayata tutunmasını sağlayan Rex adlı köpek olur. Bir önceki eğitmenini ısırarak kolunu kırdığı için Megan ile görevlendirilen Rex, bomba tespit ekibinde görev alan agresif bir savaş köpeğidir. Megan ile Rex'in aralarındaki bağ gelişip güven arttıkça Irak’ın savaş ortamındaki tüm tehditlere rağmen başarılı bir ekip olurlar. Ama Rex, sadece askerlerin hayatını kurtarmakla kalmaz… Kısa sürede Megan’ın da en yakın arkadaşı olmayı başarır ve bu kalbi soğumuş kadına tekrar sevmeyi öğretir. Rex haksız yere elinden alındığında ise Megan, onu sahiplenebilmek için hayatının en tutkulu savaşını vermek zorunda kalacaktır.

1944 yılı İspanya'sında, sivil savaş kargaşası sona ermiş görünse de, Navarra'nın kuzeyindeki dağlık bölgelerde çatışmalar sürmektedir. Kendi hayal dünyasında yaşayan 10 yaşındaki Ofelia, hamile annesi Carmen'le birlikte, Navarra'ya, üvey babası Kaptan Vidal'in yanına gider. Kaptan Vidal, faşist yönetimin emrinde çalışan ve sınırları isyancılardan temizlemekle görevli bir memurdur. Sert mizacı ve otoriter tavrı nedeniyle üvey babasıyla en ufak bir yakınlık kuramayan Ofelia, bir gün arka bahçelerinde, esrarengiz bir labirent keşfeder. Bu labirentin içinde tanıştığı, gövdesinin yarısı insan yarısı yaratık olan Pan'la yaşayacakları, Ofelia'nın bütün yaşamını değiştirecektir.

61 yıl önce Amerikan işgal kuvvetlerin karşı Iwo Jima Adası'nı savunan Japon askerlerinin ve başlarındaki generalin hiç anlatılmamış öyküsüyle karşımıza çıkıyor. Iwo Jima'daki askerler arasında; yeni doğan kızını görmekten başka bir isteği olmayan fırıncı Saigo; becerisi ve onuruyla dünyaca tanınan Olimpiyat şampiyonu binici Baron Nishi; idealizmi henüz savaş sınavından geçmemiş eski bir askeri polis olan genç Shimizu ve teslim olmaktansa intiharı yeğleyebilecek katı bir asker olan Teğmen Ito vardı. Savunmaya önderlik eden isim ise, Amerika'ya yaptığı yolculuklarla savaşın umutsuz doğasını anlamış ama aynı zamanda Pasifik'in ötesinden gelen devasa Amerikan filosunu yenmek için gereken stratejiyi kavramış olan Tuğgeneral Tadamichi Kuribayashi idi...

Umudunu Kaybetme’de, Chris Gardner iki yakasını bir araya getirmeye çalışan bir aile babasıdır. Ailesini ayakta tutmak için cesurca çabalamasına rağmen beş yaşındaki oğlu Christopher’ın annesi, maddi zorlukların yarattığı sürekli baskı altında direncini kaybetmek üzeredir. Artık dayanamayacağını anlayınca istemeye istemeye evi terk eder. Artık bekar bir baba olan Chris, yılmadan, bildiği tüm satış becerilerini kullanarak daha iyi kazandıran bir işin peşine düşer. Prestijli bir borsa şirketinde stajyerlik bulur ve ücret almasa da programın sonunda iş ve parlak bir gelecek elde edeceğini umarak kabul eder. Parasal güvencesi olmayan Chris ve oğlu, kısa süre sonra oturdukları daireden çıkartılırlar ve düşkünler evi, otobüs durağı, tuvalet; geceyi geçirmek için bulabildikleri her yerde kalırlar.

Dağlı bir keskin nişancı birinci dünya savaşında bir Alman noktasını hindi avlarken ki stratejisini kullanarak tek başına saldırıp ele geçirir ve en ünlü Amerikan kahramanlarından biri olur...

Lt. Col. Michael Strobl, a volunteer military escort accompanies the body of Lance Cpl. Chance Phelps to his hometown in Wyoming.

Kore Savaşı sırasında iki seçkin ABD Donanması savaş pilotunun üzücü gerçek hikayesi. Kahramanca fedakarlıkları nihayetinde onları donanmanın en ünlü ekürileri yapacaktı.

Bir zamanlar ABD’nin kanayan yarası olan Kuzey-Güney iç savaşı filmin konusunu oluşturmakta. Dört yıl süren bu iç savaş büyük yıkımlara yol açmış, hatta ABD’nin ikiye bölünmesine ramak kalmıştı. “Rüzgâr Gibi Geçti” filmi bu iç savaşta daha çok cephe gerisindeki güneyli halkın yaşadıklarını anlatmaktayken, “Gettysburg” filmi ise cephedeki olaylara eğiliyor. İç savaşın kaderini belirleyen Gettysburg Savaşı çok kanlı bir savaş olmuş ve her iki taraftan da yaklaşık 50 bin kişi ölmüştü.

A ragtag group of American stragglers battles against superior Communist troops in an abandoned Buddhist temple during the Korean War.

As the world teeters on the brink of annihilation, Dietrich Bonhoeffer joins a deadly plot to assassinate Hitler, risking his faith and fate to save millions of Jews from genocide.

Bu son derece etkileyici drama, II. Dünya Savaşı'nda gerçekleşen Bulge Savaşı sırasında Alman hatları arkasında kalan savaş yorgunu bir piyade bölüğünü anlatmaktadır. Ev özlemiyle yanan ve karla kaplı siperlerde soğuktan titreyen askerler acıya, ıstıraba ve üzüntüye bastırılamaz bir mizah ve amansız bir alay ile katlanmaktadırlar. Hiçbiri kahraman olmak niyetinde değildir ama hepsi de kendilerinden beklenen cesareti göstermeye hazırdır.

1916 yılındayız. Birinci Dünya Savaşı iki yıldan beri tüm şiddetiyle devam etmektedir. İngiltere ve Fransa'nın müttefik güçleri, batı cephesinde Almanlar'ın sağlam siperlerine karşı verdiği savaşta başarılı olamamış, milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Öte yandan Avrupalılar'ı kendi savaşlarıyla başbaşa bırakmayı tercih eden Birleşik Amerika tarafsızlık ve izolasyon politikasını ısrarla korumaktadır. Ancak gönüllü ambulans sürücüleriyle Fransız lejyonunun üyesi olan bazı Amerikalılar, müttefiklere yardım etmek için Avrupa'ya geçmişlerdir. Çok geçmeden Amerikalı gönüllülerden bazıları, iyi teçhizatlı Alman pilotlarıyla baş edebilmek ve müttefiklerin savaş çabalarına yardımcı olabilmek için kendi özel filolarını oluştururlar. Ölümüne mücadeleyi göze alan "Flyboys" Kahraman Pilotlar filosu bu şekilde meydana gelir.

Film, 1943 yılında iki istihbarat ajanının, müttefiklerin planladıkları saldırıyı dezenformasyon yöntemiyle önlemeye çalıştıkları absürt savaş stratejisini anlatıyor.

Tüm zamanların tarihsel açıdan en önemli filmlerinden biri olan Steven Spielberg'in Schindler'ın Listesi, cesaret ve inanç dersleriyle nesiller boyu ilham vermeye devam eden güçlü bir hikaye. En İyi Film ve En İyi Yönetmen de dahil olmak üzere yedi Akademi Ödülü sahibi olan bu inanılmaz gerçek hikaye, Holokost sırasında 1.100'den fazla Yahudinin hayatını kurtaran esrarengiz Oskar Schindler'ı (Liam Neeson) konu alıyor. Bu, fark yaratan bir adamın zaferi ve yaptıkları sayesinde insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birini atlatanların dramıdır.

Dört çocuk annesi bir kadın, İkinci Dünya Savaşı’nda kaybettiği üç oğlunun ardından fazlasıyla yaralanmıştır. Şimdi tek dileği hayatta kalan tek oğlunun savaştan sağ salim dönmesidir. Yakarışları karşılık bulur ve Başkan tarafından verilen bir emirle James Ryan’ın ne pahasına olursa olsun bu savaştan sağ çıkması sağlanacaktır. Normandiya çıkarmasının yapıldığı gün, sekiz kişilik bir asker birliği farklı bir göreve, Ryan’ı kurtarma görevine atanır. Ancak yüzbaşı John Miller tarafından yönetilen bu birim, can pazarının yaşandığı bu zorlu ortamda hakikatli bir yaşam mücadelesine atılacak; tek bir adamı kurtarmak için sekiz kişinin hayatının tehlikeye atılmasının meşruluğunu sorgulayacaktır.

Amerika Birleşik Devletleri'nin 2. Dünya Savaşı'na girmesinin ardından Desmond T. Doss da birçok Amerikalı gibi orduya katılmaya gönüllü olur. Ancak dindar bir Hristiyan ve bir pasifist olan Doss, savaşta insan öldürmeyi ve herhangi bir şekilde silah kullanmayı reddetmektedir, onun yerine savaş alanında yaralıları kurtararak hizmet etmek istemektedir. Bu tavrı hem komutanları hem de asker arkadaşları arasında ilk başta çok sert tepkiyle karşılanır, askeri mahkemeye bile çıkar. Ancak Doss, son derece sert bir eğitimden geçip kendi hayatı pahasına silahsız bir şekilde savaş alanına gitmeyi çoktan göze almıştır.

Birbirlerinden farklı ama ortak olarak hayattan beklentileri olmayan karakterle dolu koca bir sınıf öğrencinin arasında idealist duygularla öğretmenlik yapmaya yeni başlayan Erin'in işi, sandığından da zordur. Farklı ırk ve toplum katmanlarından gelen öğrenciler için okul, sadece yaşları gereği orada bulunmaya katlanmaları gereken bir yerdir.Erin, kendince yöntemlerle onlara yakınlaşmaya çalışsa da bu niyeti daha da büyük tepkilere yol açar. Çünkü öğrenciler, hayatta yüzleştikleri ırksal ve toplumsal acı gerçekleri farkına vararak öğretmenlerinin saf idealizmi bırakmasını isterler. Zaman içinde onlarla iletişim kurmayı başaran Erin, herbiri birbirinden farklı hikayesi olan bu gençleri, kendi hikayelerini yazmaları ve bunu da birbirleri ile paylaşmaları konusunda cesaretlendirir. Basit bir günlük işlevi görmenin ötesine geçen bu yazılar, öğrencilerin hayata tutunmalarını sağlayan bir araca dönüşecektir.

Midway, 1942 yılında Pearl Harbor'da yaşanan saldırıdan 6 ay sonra gerçekleşen ve 4 gün süren Amerikan Donanması ile Japon İmparatorluk Donanması arasındaki Midway Muharebesi'ni anlatıyor. Film, II. Dünya Savaşı’nın Pasifik Cephesi’ndeki savaşın seyrini değiştiren bu muharebeyi; içgüdüleri, dayanıklılıkları ve cesaretleriyle kahramanca bir mücadele veren liderlerin ve askerlerin gerçek hikayeleri üzerinden anlatmaktadır.

Cristero Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir hikayeyi anlatan film, 1920'lerde Meksika hükümetinin Katolikler'e uyguladığı insanlık dışı zulmü anlatıyor.

Bir papaz, sokak köşesindeki bir vaizin gözle görülür imanı karşısında sarsıldığında, gerçek inancın her zaman eylem gerektirdiğini hatırlar. Verdiği tepki, dokunduğu herkesi yalnızca Tanrı'nın yönetebileceği şekillerde etkileyen bir yolculuğu ateşler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir