
Yeo Yann Yann
Lim Hwee Leng

Screen Daily dergisinin "küçük bir mücevher" sözleriyle övdüğü, Cannes Film Festivali'nde ödül kazanan bu ilk Singapur filmi, Lim ailesiyle yeni hizmetçileri Teresa arasındaki dokunaklı ilişkiyi mercek altına yatırıyor. Filipinli birçok kadın gibi Teresa da daha iyi bir yaşam hayalinin peşinde Singapur'a gelmiştir. Zarif ve duyarlı Teresa'nın yemek hazırlamak ve temizlik dışında aileye bir düzen getirmeye çalışması, aile fertlerini huzursuz eder. Bu arada ailenin sorunlu küçük oğlu Jiale ile Teresa arasında özel bir bağ kurulmaya başlar. 1997 yılında Asya kıtasını sarsan finansal krizin eşiğinde Teresa, yavaş yavaş da olsa ailede kabul görmeye başlar. Ilo Ilo'nun esin kaynağı, yönetmen Chen'in çocukluk anıları.

Yeo Yann Yann
Lim Hwee Leng

Chen Tian Wen
Lim Beng Teck

Angeli Bayani
Teresa

Koh Jia Ler
Lim Jiale
Jo Kukathas
Ms. Davie
Peter Wee
Discipline Master
Naomi Toh
Mrs. Ong
Stephanie Kiong
Teacher
Jia Min Chantel Teo
Teacher
Zhi Fang Xu
Teacher
Sea Moi Lee
Teacher
James Ng
Teacher
Sook Fen Wong
Teacher
Siow Phing Tan
Teacher
Aizuddiin Nasser
Teacher

On yaşındaki Santiago Munez'in, Meksika sınırından Amerika'ya geçtiğinde yanında iki şeyi vardı: topu ve FIFA Dünya Kupası resmi. Sınanma ve zorluk, sevgi ve kayıp, trajedi ve zaferin, sefaletten zenginliğe doğru yolculuktaki hikayesini anlatan GOL!, şimdiye kadar yapılan en gerçekçi futbol filmi. Gerçek stadyumlarda, gerçek futbolcular ve maçlarla Newcastle United'ın dünyasına emsali görülmemiş bir geçiş izni sağlayan GOL!'ü izlerken Los Angeles'ın varoş semtlerinden St. James' Park'taki dünyanın en büyük sahalarına adım atan genç ve yetenekli futbolcuyu siz de sloganlarınızla ayakta destekleyeceksiniz.

Jodie Foster'ın yönettiği 'Little Man Tate'in başrolünde, yetenekli çocuk oyuncu Adam Hann-Byrd var. Dede (Jodie Foster) tek başına oğlu Fred'i (Adam Hann-Byrd) büyütmeye çalışıyor. Bir anda, oğlunun aslında bir dahi olduğunu keşfeden Dede, Fred'in hakettiği herşeye sahip olmasını, tüm eğitim imkanlarının kendisine sunulmasını istiyor. Dede, aynı zamanda oğlunu kötü niyetli insanlardan da korumak zorunda. Foster ilk yönetmenlik deneyiminde etkileyici bir dram sunuyor izleyiciye.

Alejandro González Inarritu'nun Babel'inde, Fas'ta turistik geziye çıkan Amerikalı evli çiftin başına gelen trajik bir olay, dünyanın farklı ülkelerindeki dört ailenin yaşamında olaylar zincirini harekete geçirir. Koşullar açısından birbirine bağlı olan ama kıtalar, kültür ve dil açısından birbirinden ayrışan karakterlerin her biri, gerçek huzur ve teselliyi sadece aile kavramının sağlayabileceğini keşfeder.

Çin, 1920'ler.. 19 yaşındaki Songlian Chen Zuoqian (Li Gong), elli yaşındaki Chen'in dördüncü karısı olarak evenmek zorunda kalır. Kadınlar kale gibi bir yerde, herbiri ayrı evlerde yaşamaktadırlar. Chen'in geceyi kiminle geçireceği kadınların evlerinin önünde yakılan kırmızı gece lambalarıdan (lantern) belli olmaktadır. Film, kadınlar arasındaki çekişmeyi olağanüstü görsellikle anlatmaktadır...

Sizce sıradan bir baba çocukları ile daha fazla zaman geçirebilmek için ne kadar ileri gider? Daniel Hillard (Robin Williams) sıradan bir baba değildir. Eski karısının (Sally Field) evde bir bakıcıya ihtiyacı olduğunu öğrenince hemen bu iş için başvurur. Mükemmel peruğu, birazcık makyaj ve bütün durumlara elverişli elbisesi ile Mrs. Doubtfire kendini işne adamış İngiliz bir bakıcı olarak hemen işe alınır. Ve tüm alesiyle yepyeni bir hayat yaratır. Şok edici, neşeli ve çoğu zaman dokunaklı olan bu filmi Robin Williams tekrar tekrar seyredilmesini sağlıyor.

Ted Kramer, işine son derece bağlı bir babadır ve bir gece eve geç döndüğünde, karısı Joanna onu terk etmek üzere olduğunu söyler. Kocasından ayrılıp, kendisini bulmaya çalışacaktır. Altı yaşındaki oğullarını da bakması için ona bırakacaktır. Bir taraftan işini sürdürmeye çalışan Ted diğer yandan da, pek az babanın bildiği kadarıyla, oğlunu tanımaya çalışmaktadır. Ona yemekler pişirmekte, parka gezmeye götürmekte ve onun her ihtiyacı ile korkularını anlamaya çalışmaktadır.

Tayvan'ın ekonomik kriz yılları... Film ana eksenine 30'lu yaşlarının ortalarında eski bir beyzbol oyuncusu Lung ve onun okul yıllarından beri birlikte olduğu sevgilisi Chin'i ele alıyor. Lung gençliğinde sporda istediği başarıyı yakalayamamış, daha sonra ticarete atılmış, kırgın ve kızgın bir adamdır. Chin ise karşı taraftan beklediği ilgiyi göremeyen, bu boşluğu evli iş arkadaşıyla yakınlaşarak gidermeye çalışan bir kadındır. İkisinin de en büyük hayali, Amerika'ya gitmektir...

While out to avoid spending time with her narcissistic and promiscuous mother, sixteen-year-old Jo has a brief affair that leaves her pregnant and abandoned. When her mother remarries, Jo's only support becomes her friend Geoffrey, a homosexual.

Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.

New York'lu çekici ve göz alıcı bir ev hanımı olan Jasmine French, milyarder kocası Hal French ile birlikte son derece gösterişli bir yaşam sürmektedir. Yatırımcı olarak çalışan Hal, son işlerinden birinde battığında, parasını bu denli cömertçe harcaması nedeniyle büyük bir mali krizin içine sürüklenir ve iflas etmenin eşiğine gelir. Jasmine evi terk eder ve bir süreliğine San Francisco'nun taşrasında yaşayan üvey kız kardeşinin yanına gider. Tek çıkış yolu burada hayatını tekrar düzene sokup, zenginlik ve lüks içerisinde yaşamaktır. Bu süreçte modacı olarak kısa yoldan zengin olmayı ya da varlıklı birileriyle tanışmayı dener ancak içerisinde bulunduğu depresyona alkol ve antidepresan bağımlılığı da eklenince kendisini büyük bir karmaşanın tam ortasında bulur.

Dane Jensen (Gerard Butler), Chicago merkezli bir yatırım şirketinde çalışan bir personel avcısıdır. Dane’in patronu (Willem Dafoe) emekliliğini ilan ettiğinde, Dane ile eşit şartlarda karşı karşıya gelen rakibi Lynn Vogel (Alison Brie) ile kıyasıya bir rekabete girer. Dane, hayatının mesleki savaşı için hazırlandığında, 10 yaşındaki oğlu Ryan (Max Jenkins) ‘in kanser tanısı aldığını öğrenir. Aniden, Dane profesyonel hayallerine kavuşmak ve eşi (Gretchen Mol) ile şimdi her zamankinden daha fazla kendisine ihtiyaç duyan Ryan’la vakit geçirmek arasında kalır.

James White is a troubled twentysomething trying to stay afloat in a frenzied New York City. As he retreats further into a hedonistic lifestyle, his mother's battle with a serious illness faces a series of setbacks that force him to assume more responsibility. With the pressure on him mounting, James must find new reserves of strength or risk imploding completely.

Uyuşturucu bağımlısı annesinin terk ettiği bebek, beyaz bir işçi ailesi tarafından evlat edinilir. Oğlunun ölmediğini öğrenen anne, onu geri alabilmek için mahkemeye başvurur.

Johannesburg’da küçük çaplı suçlar işleyen Tsotsi, zor hayatının sebep olduğu duygusuz bir yapıya sahiptir. Bir soygun işinde bir adamı vurduktan sonra tüm hayatını değiştiricek olaylar cereyan etmeye başlar. Oradan kaçmak için arabasını kaçırdığı bir kadını karnından vurur, ardında da arka koltukta başıboş bir bebek olduğunu fark eder. Bebeği alıp kaçan Tsotsi, altı gün boyunca bebeğe bağlanır, bebek de onun tüm davranışlarını ve hayatını değiştirmeye başlar.

“Halkın Prensesi” Diana, Paris’te bir trafik kazasında ölmüştür. Kraliçe ve ailesi, bir süre Balmoral Kalesi’nin kapalı kapıları ardında yas tutmayı uygun görürler. Kalpleri kırık olan halk, bu tutumu anlayamaz ve Kraliçe’den kendilerine açıklama yapmasını beklerler. Bu durum henüz seçilen başbakan Tony Blair üzerinde de baskı unsurudur. Variety'den Derek Elley'in de ifade ettiği gibi "Gelenekle aykırı olanın birbiri ile çatıştığı ve aynı zamanda birbirinden faydalandığı ustaca yazılmış ve oynanmış" bir film The Queen.

Andin Drake Doremus’un filminde Felicity Jones, evinde yaşadığı ailenin babasıyla (Guy Pearce) ilişkisi olan bir öğrenciyi canlandırıyor...

Şarlo, 19. yüzyılın sonunda Klondike’de maceraperestlerle birlikte karlı dağlarda altın bulma umuduyla yola çıkar. Şiddetli bir fırtınada terk edilmiş bir kulübeye sığınır ve burada iki altın avcısıyla daha karşılaşır. Şehre eli boş döndüğünde Georgia adında bir kadınla tanışacak, aşık olacaktır.

1990’larda Sierra Leone’de gelişmekte olan kaos ve iç savaşın fon oluşturduğu Kanlı Elmas, Güney Afrikalı paralı asker Danny Archer ile Mendeli balıkçı Solomon Vandy’nin hikayesi. Her iki adam da Afrikalıdır fakat geçmişleri ve şartları olabildiğince farklıdır. Ne var ki hayatlarını değiştirebilecek pembe bir elması bulmak için çıktıkları serüvende yazgıları kesişir.

Hikayenin flashbacklerle aktığı filmde, Mathieu bir trende üstüne bir kova su döktüğü Conchita'yı saplantı haline getirir. Filmde, Mathieu ve Conchita adlı karakterlerin arasında yaşanan arzulayan ve arzulanan dengesi ortaya konulur. Bunuel'e yakışır tarzda filmde alışılmışın dışında farklılıklar mevcut. Örneğin, Conchita'yı biri daha çocuksu, diğeri daha fettan olan iki ayrı kadın karakter oynar. Ayrıca, filmin örgüsünde o dönemde yaşanan terörizme de, toplumda normal karşılanmış haliyle yer verilmiştir. Kadın ve Kukla adlı kitaptan sinemaya uyarlanan film Bunuel'un sürrealistliğiyle başka bir boyut kazanmış ve birçok ödül almış ve Oscar'a da iki dalda aday gösterilmiştir.

1998 Cannes Film Festivali ödüllü Seul Contre Nous'un sansasyonel yönetmeni Gaspar Noé'den, gösterildiği hemen her yerde yoğun tartışmalara ve ağır tepkilere hedef olmuş, aşk, tecavüz ve intikam üzerine sarsıcı bir film. Gösterildiği bazı ülkelerde, seyircilerin bayılmaları ya da koltukları parçalamaları gibi vakalara neden olan film, sansürlenip sansürlenmeyeceği tartışmalarını geride bıraktı ve nihayet huzurlarımızda.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir