
Leonardo Pieraccioni
Levante

The everyday life of accountant Levante, his family and the other people of a small town in the Tuscan countryside is taken by storm by the serendipitous arrival of five gorgeous Spanish flamenco dancers.

Leonardo Pieraccioni
Levante

Lorena Forteza
Caterina

Barbara Enrichi
Selvaggia

Massimo Ceccherini
Libero

Sergio Forconi
Osvaldo

Tosca D'Aquino
Carlina

Patrizia Corti
Franca

Benedetta Mazzini
Isabella

Natalia Estrada
Penelope

Paolo Hendel
Pippo

Alessandro Haber
Naldone

Ana Valeria Dini
Inés

Corinna Locastro
Maura
Pilar Marín
Conchita

Alessio Caruso
Alejandro

Anna, şef olma hayallerinden vazgeçmiş ve yirmili yaşlarında bir dizi kötü tercihle boğuşan genç bir kadındır. Anna, ev bakıcılığı işini bir anda kaybettiğinde, Toskana'da boş bir villası olan yakışıklı İtalyan Matteo ile şans eseri karşılaşması, her zaman dürüst olan en yakın arkadaşı Claire'in tavsiyelerine rağmen İtalya'ya uçmasına ilham verir. Ancak Anna'nın, Matteo'nun villasında izinsiz bir gece geçirme planı, Matteo'nun annesi beklenmedik bir şekilde eve gelince suya düşer. Panik içinde Anna, Matteo'nun nişanlısı olduğuna inanmasına izin verir. Ancak bu küçük yalan, kuzeni Michael ortaya çıktığında büyük bir sorun haline gelir ve Anna, aralarındaki ateşin hayatını değiştirecek bir yangını ateşleyebileceğini keşfeder.

Antonio, Peppino and Lucia are three brothers who live in the country near Naples. Lucia's son, Gianni, goes to Naples to study medicine, but there he knows a ballet dancer. They fall in love and, when she goes to Milan, Gianni follows her. Informed of this and afraid that their nephew will stop studying, the three Caponi brothers leave for Milan to persuade Gianni to come back and continue studying and abandon the "Malafemmina" (bad girl).

Bulutların üzerinde belirir Avanti yazısı... Daha açılış jeneriğiyle ayaklar yerden kesilir... Mekan, cennet gibi bir İtalyan adası, müzikleri insanı kendinden geçirir... Billy Wilder filmografisinin en tatlı sürprizidir Avanti. Diğer filmlerine nazaran pek fazla bilinmeyen, lakin bir şekilde bulup izleyenini de kolay kolay pişman etmeyen eşsiz bir romantik komedidir. Kahramanımız Wendell Armbruster Jr.’ın Amerika'dan İtalya'ya doğru yola koyulmasıyla açılır film. Amaç, İtalya'nın Ischia adasında geçirdiği bir trafik kazasında hayatını kaybeden ünlü iş adamı baba Wendell Armbruster'ı bu adadan alıp, birkaç gün içinde binlerce kişinin katılımıyla Baltimore'da gerçekleşecek olan cenaze törenine yetiştirmektir. Ancak filmin afişinde de yazdığı gibi, İtalya sürprizlerle doludur...

Aileden kalma gizli tarifleriyle restoran işleten iki yakın arkadaş Sal ve Vince'in arası bilinmeyen bir nedenden dolayı yıllar önce bozulmuştur. O günden sonra Küçük Italya bir daha hiç aynı olmamış Pizza Napoli Vince'in Pizzası-En İyisi ve Sal'ın Pizzası-Daha İyisi olarak ikiye bölünmüştür. Şimdi artık aradan yıllar geçmiştir ancak ikili hâlâ birbirlerini sabote etmeye devam etmektedir. Ancak sanıldığı gibi ailenin her üyesi birbiriyle savaş halinde değildir. Pizza fırınları yanar ve en iyi pizzayı pişirmek için amansız bir yarış başlar. Nikki ve Leo'nun aşkları bu amansız yarışın kurbanı mı yoksa kazananı mı olacaktır?

Kızı Toskana'daki harap bir villayı almaya karar verdiğinde, onu vazgeçirmek için İtalya'nın yolunu tutan Eric bunun yerine güzellik, romantizm ve yeni bir amaçla karşılaşır.

A funny story about two brothers, Pietro and Francesco, and what happens with them and their families after Petro loses his memory.

Angelina, kariyerinin artık sona erdiğini düşünen bir pop yıldızıdır. genç bir hayranının dileğini gerçekleştirmek isteyen Angelina, bunun için New York’un küçük bir kasabasına gider. Angelina burada sadece kariyerini yeniden başlatmak için ilham bulmakla kalmaz, aynı zamanda gerçek aşkı bulma şansı da yakalar.

Henry Lloyd Moon (Jack Nicholson), peşine taktığı kanun adamlarını atlatmak için Meksika yollarına düşmüş, azılı bir hayduttur. Sınırı geçtiği anda atının bayılmasıyla (!) yakayı ele verir ve asılmak üzere darağacına yollanır. İç Savaş yıllarında erkeklerin çoğunu kaybetmiş kasabada yeni bir yasa uygulanmaktadır: Eğer arazi sahibi kadınlardan biri, idam mahkumuyla evlenmeyi kabul ederse, haydut ipten kurtulacaktır. İlk talibinin (yaşlı Florence) ölmesiyle umutları sönen Moon'u, demiryoluna karşı savaş veren Julie Tate (Mary Steenburgen) alacak ve ikili arasında tatlı-sert bir ilişki filizlenecektir. Babadan kalma madeninde altın arayarak evini kurtarmaya çalışan Julie, bir yandan "kurt" görünümlü "yontulmamış" kocasından uzak durmaya çalışırken, diğer yandan onu da çalıştırmak için çeşitli fedakarlıklarda bulunacaktır.

Lisede kendi halinde bir öğrenci olan Olive hakkında herkesi meraklandıran bir dedikodu yayılır. Söylentilere göre Olive bekaretini kaybetmiştir. Olive bu durumun doğru olmadığını anlatmaya çırpınsa da, dedikodu gerçekten daha fazla sahicilik kazanır. Bütün hayatının mahvolduğunu düşünen Olive, bu dedikodu sayesinde bir anda okulun en gözde ve popüler kızına dönüştüğünü görür.

Dennis Squad ve Rene Russo, iki bekar anne babayı canlandırdıkları bu komedide mükemmel bir ikili oluşturuyorlar. Bu iki bekar evlenirler ve beklenmedik şekilde evlerinde isyancılarla karşılaşırlar: Kendi çocuklarıyla! Amiral Frank Beardsley bir gemi gibi evi idare eden sekiz çocuklu bir duldur. Frank'in düzenli hayatı, çok uzun zaman önce izini kaybettiği lise aşkı şimdilerde on çocuğa sahip özgür ruhlu bir moda tasarımcısı olan Helen ile aniden evlenince bir anda yön değiştirir. Frank'in ve Helen'in birbirleriyle tamamen zıt aileleri için olay, ilk görüşte kavgadır. Bunun üzerine çocuklar evliliği sabote etmek için bir plan yaparlar. Bu durumu hiç bir engel tanımayan, evdeki herkese açık curcuna dolu dakikalar ve bazı kalpleri ısıtan sürprizler izler...

Mike ve Carol'ın 20.000 $'lık vergi borçlarını ödemek için yalnızca bir haftaları vardır. Yoksa evlerini dolaplar çeviren komşularına kaptıracaklardır. Her şeyin üzerine bir de Cindy'nin çenesi hiç durmadan çalışmakta, Jan ise içinde "Marcia, Marcia, Marcia!" şeklinde sesler duymaktadır. Bu arada çocuklar 20.000 $ ödüllü bir yetenek yarışmasına katılırlar. Belki de şans onlardan yana dönmektedir. Florence Henderson, Barry Williams, Ann B. Davis, Christopher Kinght ve eski Monkee Davy Jones'un da katılımlarıyla Brady'ler İş Başında "baştan sona gerçek bir eğlence"...

Will Traynor zengin, başarılı, yakışıklı, yaşamayı seven ve istediği her şeye sahip olan genç bir adamdır. Ancak talihsiz bir motosiklet kazası sonrası felç kalınca yaşama hevesini kaybetmiş, ölmeyi düşünmeye başlamıştır. Louisa Clark ise bir kafede garsonluk yapan, hayatta fazla bir başarısı ve beklentisi olmayan, her daim ablasının gölgesinde kalmış bir kadındır. Lou kafedeki işini kaybedince yeni bir iş aramaya başlar ve Will'in bakıcısı olarak çalışmaya işe alınır. Son derece kültürlü ve donanımlı biri olan Will, Louisa'yı önce küçümsese de genç kadının varlığı ona yaşama sevinci vermeye başlar. Aralarında kurulan bu arkadaşlık ve yakınlık, ikisini de çok değiştirecektir.



Film, küçük bir kasabada fakir ve cahil babası ve üç amcasıyla birlikte yaşayan on üç yaşındaki Gunther'in ıstıraplı ergenliğe geçiş hikâyesini anlatıyor. Gunther baba evinde her gün fazlaca alkol, kadın, uygunsuz durum ve aylaklıkla karşı karşıya kalır. Görünüşe göre o da gelecekte aynı kaderi paylaşacaktır. Acaba bu talihsizlikten kurtulmayı başarabilecek midir? Oyuncuları ve teknik ekibinin deniz kenarında bisiklete çıplak binerek Cannes'ı çalkaladığı bu komedi, bu korkunç ailenin hiçbir berbat anını ıskalamıyor. Film, 2010 senesinde, İstanbul Film Festivali Uluslararası Yarışma'da En İyi Film ödülünü kazanarak Altın Lale ödülünün sahibi oldu...

İngiltere'de sıkıcı bir fabrika şehrinde yaşayan Joe Lampton'ın kendisini idare ettiği bir işi vardır. Bir tiyatro ekibine katılarak boş geçen akşamlarını değerlendirmek ister. Patronunun kızı Susan ise hem gerçek hayatta hem sahnede rol kesmektedir. Susan, Joe'ya ilgi gösterince Joe bir anda patronun damadı olmanın hayalini kurar. Öte yandan tiaytro grubundaki orta yaşlı başka bir kadınla da yakınlaşmaktadır. Joe, mutsuz bir evlilik yürüten bu Fransız kadın ile patronun kızı Susan'ı beraber idare etmeye başlar...

Özgür ruhlu genç bir kadın olan Breezy, yaşlanan emlak satıcısı Frank ile otostop çeker. Onun sadece onu kullanmak istediğini hissederek onunla hiçbir ilgisi olmamasına çalışır. Ancak ondan kurtulmak o kadar kolay değildir ve zamanla aralarında bir bağ oluşur.

Constance ailesi ve diğer aileler, tablo gibi mükemmel duran bir New Hampshire kasabasında gençleri düzende tutmak için çabalarken, çevrelerinde skandallar bitmemektedir: sarhoş bir okul hizmetlisi (Arthur Kennedy, En İyi Yardımcı Oyuncu Adayı) üvey kızını travmaya sokar, bu bir cinayete sebep olur, ardından bir duruşma ve bu fotoğraf gibi duran kasabada bir daha hiç birşeyi eskisi gibi bırakmayacak gerçekler ortaya çıkar. Bu etkileyici dramda, mükemmel performanslar var.


Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir