
Sandra Hüller
Maren


Sandra Hüller
Maren

Max Riemelt
Robert

Ronald Zehrfeld
Volker

Peter Kurth
Markowski

Martin Brambach
Lunkewitz

Uwe Preuss
Dieter Kulitzka

Ursula Werner
Käthe
Robert Höller
Neighbor

Lotte Keiling
Dini

Kathrin Wehlisch
Janette

Meikel Engelmann
Salesman

Tom Keune
Comrade

Tilla Kratochwil
Guard

David Bredin
Soldier

Yorck Dippe
Herbert Bahlow

Ordudan döndükten sonra işsiz ve parasız kalan Emil, arkadaşının çalıştığı sette figüranlık yapmaya başlar. Bu sırada Fransız dansçı Milou ile tanışan Emil, genç kadına aşık olur. Milou da Emil’den etkilenmiştir ve çift romantik bir buluşma için sözleşir. Ancak Milou, Berlin’in batısında bulunan otelinden çıkıp sözleştikleri yere gitmek isterken, bir grup askerin sınırı kapattığını fark eder.1961 Berlin krizi çiftin arasına duvar örmüştür. Milou çaresizce Fransa’ya dönerken, Emil onu yeniden görebilmek için sahte bir kimlikle yönetmenlik yapar. Emil, Milou’yu Berlin’e getirmek için onun asistanlığını yaptığı Beatrice Moree’nin hayali olan Kleopatra filmini çekmeye karar verir. Ancak yaşananlardan habersiz olan Milou başkasıyla nişanlanmıştır. Artık aralarında Berlin Duvarı’ndan çok daha büyük engeller vardır.

Lucchese suç örgütünün 20 üyesi mahkemeye çıkartılır. Davalılardan biri olan Jackie, kendi savunmasını üstlenmeye karar verir. 30 yıllık bir cezaya mahkûm olan Jackie’ye aralarında en yakınlarının da olduğu örgüt üyelerine karşı tanıklık etmesi için karşılığında ceza indirimi teklifi getirilir. Ailesine ihanet etmeyi reddeden Jackie, hem davalı hem avukat olarak mahkemeye çıkar.


Mafyanın uyumsuz tetikçisi Jerry (Mantegna), mafya tarafından suçunu itiraf etmesi için zorlanan bir ayakkabı tamircisi olan Gino'yu (Ameche) gözetlemek gibi düşük seviyeli işe atılır. Ancak Gino bir mafya babasıyla karıştırıldığında ve ikisi birden mafya statüsünün en üst seviyelerine fırlatıldığında işler değişir... onları hayatta tutacak tek şeyin dostluk olduğu tehlikeli bir macera!

Milyoner iş adamları söz konusu olunca, Max Conners (Sigourney Weaver) ve kızı Page (Jennifer Lowe Hewitt) tam anlamıyla birer şeytan kesilirler. Page'in annesi Max, gözüne kestirdiği kurbanlarını baştan çıkarıcı Page'in kollarına iter. Sonrasında bütün iş, yüklü bir nafaka koparılacak boşanma davasına kalır. Müthiş ikilinin yeni kurbanları kaba saba bir para babası olan William Tensy (Gene Hackman) dır. Ancak hiç beklenmedik bir gelişme olur ve Page altın kuralı unutarak yakışıklı barmene delicesine aşık olur. Olanlar karşısında deliye dönen Max, Tensy'nin parasını çarpmak için müthiş bir mücadeleye girer.

Obsesif-kompulsif dolandırıcı Roy, partneri Frank ile birlikte gayet profesyonel bir şekilde iş bitirmektedir. Fakat, önceden varlığından haberdar bile olmadığı kızı Angela ortaya çıkınca, hayatının kontrolünü kaybetmeye başlar. Artık onca işi, sorumluluğu ve takıntıları arasına bir de kızı karışmıştır.Eric Garcia'nın yayımlanmayan romanından uyarlandı. Yönetmenliğini Ridlet Scott'ın yapmış olması, en büyük avantajı. Ama Nicholas Cage'in ana karakteri canlandırıyor oluşu da ayrı bir beklenti yaratıyor.

Doug Liman'ın yönettiği, Tom Cruise'un başrolünde yer aldığı American Made, Medellin karteli için ABD'ye uyuşturucu kaçıran, sonrasında CIA için silah kaçakçılığı da yapan pilot Barry Seal'ın hikâyesini anlatıyor. Universal Pictures'ın Barry Seal: Kaçakçı filminde Tom Cruise, Yarının Sınırında (Edge of Tomorrow) filminde birlikte çalıştığı direktör Doug Liman (Geçmişi Olmayan Adam, Bay ve Bayan Smith) ile tekrar bir araya geliyor. Barry Seal adındaki dolandırıcı pilotun şaşırtıcı ve gerçek macerasını anlatan film, Seal'in Amerika tarihindeki en büyük gizli operasyonu yürütmesi için CIA tarafından işe alınmasını konu alıyor.

Hapisten yeni salıverilmiş ünlü soyguncu, Alman asıllı suç üstadı Doc Erwin Riedenschneider (Sam Jaffe) Cincinnati'ye gelerek vakit kaybetmeden yeni bir soygunun hazırlıklarına başlar. 'İçerde'yken bir mücevher şirketini soymak için kusursuz bir plan yapmıştır, ama bunun için bir ekip toplaması ve para kaynağı bulması gerekir. Para kaynağı için düzenbaz avukat Alonzo D. Emmerich'e (Louis Calhern) başvurur. Ekibin diğer elemanları ise at çiftliği alma hayalleri kuran İrlanda asıllı meteliksiz kabadayı Dix (Sterling Hayden), soygunda şoförlük yapacak olan kafe sahibi kambur Gus (James Whitmore) ve kasa açma uzmanı Louis'dir (Anthony Caruso). Bir de bu kişiler arasında ara buluculuk yapan at yarışı oynatan kumarhane sahibi Cobby (Marc Lawrence) vardır....

Dramatised origin story of one of Germany's most beloved contemporary comedians, Hape Kerkeling.

When an upwardly mobile couple find themselves unemployed and in debt, they turn to armed robbery in desperation.

An honest, goodhearted man is forced to turn to a life of crime to finance his neurotic mother's skyrocketing medical bills.

Amerika'da yaşayan ve yabancılardan oluşan bir grup, günün birinde Los Angelas'da bulunan restoranlara rastgele silahlı saldırıda bulunur. Ancak bu olay birbirlerini tanımayan insanların her birinin hayatında onarılamaz trajedilere yol açar.

Usta yönetmen Fritz Lang’ın kült suç filminde Berlin sokaklarında amansız bir mücadeleye sebep olan bir seri katil hikayesi konu edilir. Sadece çocukları öldüren bu psikopat seri katili durdurmak için çalışmaya başlayan şehrin polis teşkilatı, sokakları sıkı bir denetim altına alır. Katilin yakalanmamasından fazlasıyla tedirgin olan halkın yanısıra, bu baskıdan şikayetçi olan başka bir grup daha vardır. Polisin sıkı denetimi yüzünden yakalanmaktan korkan diğer sokak suçluları ve dilenceler de kendi aralarında organize olarak bu operasyonun bir an önce sona ermesi için katilin peşine düşer. Artık polislerin yanısıra suçlunun peşinde olan yasadışı bir oluşum...

Bank robber Kalle Grabowski escapes from prison while his unemployed smalltime crook buddy is sitting around doing nothing after he just lost all their money. A fast paced comedy from German director Peter Thorwarth.

David "Noodles" Aaronson ve arkadaşları, 1920'lerin New York'unda beraber büyümüşlerdir. 1930'larda gangster dünyasında fırtına gibi esen sıkı dostlar zamanla dağılırlar. Fakat 1960'ların sonunda Aaronson, New York'a geri dönecek ve geçmişiyle yüzleşecektir.

Joy Mangano henüz küçüklüğünden itibaren hayal gücü çok gelişmiş olan, yeni icatlar üretme peşinde bir kadındır. Hayatında ve ailesinde yaşadığı zorluklara rağmen üretkenliğini hiç yitirmez; günlük yaşamda pratik konulara dair elinden her türlü iş gelir. Bu arada boşandığı eşi, sorunlu annesi, ilgi isteyen iki küçük çocuğu ve yarı belalı babasıyla "normal" bir hayat sürdürmeye çalışır. Fakat bir gün her şey canına tak eder ve Joy yarım bıraktığı hayallerinin bir ucundan tutmak için yeniden kolları sıvar. Attığı bu adım, bütün hayatını tamamen değiştirecektir.

Bridget evini kaybetmek üzere olduğunu öğrenince büyük bir paniğe kapılır. Eşi Don ise işten çıkarılmıştır. Bridget bir iş bulmaya çalışır. Ancak şimdiye kadar ev kadınlığı dışında hiçbir şey yapmadığından iş bulamaz. Sonunda Federal Reserve Bank'ta kapıcılık yapmaya başlar. Bridget burada iki çocuk annesi Nina ve özgür ruhlu Jackie ile tanışır. Üç kadın kısa sürede dost olurlar. Bir çıkış yolu arayan bu üç kadının aklına bir fikir gelir. Çalıştıkları bankayı soyacaklardır.


Doğu Almanya yıkılmadan önce kalp krizi geçiren ve 8 ay komada kalan anne, dışarda olup bitenlerden habersizdir. Doktor en ufak bir şokta annenin ölebileceğini söyler. Bunun üzerine oğlu ona yapay bir dünya oluşturur. Hatta bunun için arkadaşıyla birlikte çektiği haber bültenlerini annesine izletir. Doğu Almanya'nın yıkılması ile sosyalizme inanan insanların hayallerinin yıkılışına dikkat çeken film dünyadaki politik sistemleri de eleştirmektedir.

Los Angeles, New York, Paris, Roma ve Helskinki... Birbirlerinden ne kadar uzak olurlarsa olsunlar, bu şehirlerin birçok ortak öğeleri vardır. Bunlardan bir tanesi de elbette ki sokakları gündüz-gece turlayan taksi şoförleridir. Beş şehirde, beş farklı taksi şoförü, müşterileriyle ilginç bir yolculuğa çıkacaklardır. Los Angeles'ta taksiyle evine giderken iş bağlamaya çalışan bir menajer, aradığı yıldızı taksi şoföründe keşfeder… New York'ta palyaçoya benzeyen ve şair gibi konuşan Alman bir taksi şoförü direksiyonu müşterisine bırakır… Paris'te yakışıklı Afrikalı bir adamın taksisine binen kör bir kadın arasında beklemediği bir etkileşim olur… Roma'da arabasına binen rahibe günah çıkarmaya çalışan şoför, müşterisinin ölmek üzere olduğunun farkında bile değildir…
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir