
Chad Allen
Donald Strachey

America's favorite gay private investigator, Donald Strachey, takes on the most complicated case of his career. After his long-time partner, Tim, asks him to uncover the source of an anonymous and generous donation to the Albany youth center, he gets caught in a whirlwind of deceit and danger.

Chad Allen
Donald Strachey

Sebastian Spence
Tim Callahan

Nelson Wong
Kenny Kwon

Brittney Wilson
Lilah

Sebastien Roberts
Frank Zaillian

Daryl Shuttleworth
Detective Bailey

Sherry Miller
Joan Lenigan

Myron Natwick
Brian Lenigan

Adrian Holmes
Somerville

Jason Poulsen
Jake Lenigan

P. Lynn Johnson
Senator Lauren Platt

Taras Kostyuk
Darwin

Gordon Tipple
Arnie Targeson

Alfonso Quijada
Director

Spencer Maybee
Eric Lenigan

Dedektif Lincoln Rhyme, New York'da çalışan ve özel davaların görüldüğü mahkemelerde bilirkişi olarak görev alan ülkenin en deneyimli kriminologlarındandır. Rhyme uğradığı bir saldırı sonucunda ağır yaralanır ve boyundan aşağısı felç olur. Yirmili yaşlarında henüz başında olan zeki kadın polis Amelia Donaghy genç yaşına rağmen yaşamın tüm yorgunluğunu omuzlarında hissetmektedir. Masa başına geçmeye hazırlanan Amelia karmaşık cinayetlerle örülü bir göreve çağrılır. Yeni işinin ilk gününde Rhyme ile tanışan Amelia bu olayda onunla birlikte çalışmaya ikna olur.

Private eye Philip Marlowe is hired by ex-con Moose Malloy to find his girlfriend, a former lounge dancer. While also investigating the murder of a client and the theft of a jade necklace, Marlowe becomes entangled with seductress Helen Grayle and discovers a web of dark secrets that are better left hidden.

In late 1940s Los Angeles, Easy Rawlins is an unemployed black World War II veteran with few job prospects. At a bar, Easy meets DeWitt Albright, a mysterious white man looking for someone to investigate the disappearance of a missing white woman named Daphne Monet, who he suspects is hiding out in one of the city's black jazz clubs. Strapped for money and facing house payments, Easy takes the job, but soon finds himself in over his head.

Thomas Craven Boston Polis Departmanı’nda tecrübeli bir cinayet masası dedektifi ve kızını yalnız büyüten bir babadır. 24 yaşındaki biricik kızı Emma evinde vurulunca herkes asıl hedefin Craven olduğunu düşünür. Ancak kısa zaman sonra Craven bu durumdan şüphelenmeye başlar ve kızının ölümünü araştırmaya karar verir. Araştırma onu, kızının gizli yaşamına, devletin gizli işlerine ve kanıtları yok etmekle görevli devletin gizli adamı Darius Jedburgh’e götürür.

Zamanında New York Polis Departmanı'nda polis memurluğu yapan Matt Scudder artık orada olmasa da yeni bir olay yüzünden görevini sürdürmek zorunda kalır. Kenny Kristo adında bir eroin kaçakçısının karısı kaçırılarak vahşice öldürülmüştür. Olayı aydınlatmak Matt'e düşer fakat olayın içine girdikçe öldürülen kadının yalnız olmadığını fark eder. Kenny'nin karısı bir cinayet şebekesinin kurbanıdır ve şebeke kadınları akıl almaz işkenceler yaparak öldürmektedir. Araştırdığı olayın uzun bir zincirin yalnızca bir halkası olduğu fark eden Matt, New York'un arka sokaklarında dehşet saçan katilleri bulmak ve durdurmak için kolları sıvar.

Kendi oğlunun ölümünün üzüntüsü ile yaşarken sandıkta mumyalanmış olarak gömülü bulunan bir çocuğun kalıntılarından kimligini ortaya çıkarmaya çalışan bir dedektifin hikayesini konu alıyor.

Tom Stall, sakin bir Amerikan kasabasında, örnek bir yaşam sürmektedir. Ailesine olan bağlılığı ve çevresindekilere olan saygılı davranışlarıyla tanınır. Fakat bir gün başına bela olan serserilere haddini bildirince, işler değişir. Medya aradığı kahramanı, New York kökenli bir mafya ise yıllardır aradığı katili bulmuştur.Bu küçük olayın ardından Tom'un karanlık geçmişi bir anda ortaya çıkar. Mütevazi aile babası, kendisinin ve ailesinin sağlığı için mafyanın üzerine gitmek ve müthiş bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır.

Oğlu ortadan kaybolan dul bir adam, olayla bağlantılı bir seri katili yıllar önce yakalamış olan emekli dedektif babasından yardım ister.

Etkileyici bir politik gerilim olan Parallax Esrarı bir adamın paranoyasının nasıl inanılmaz bir gerçeğe dönüştüğünü anlatıyor. Warren Beatty bir haber muhabiridir ve yedi meslektaşı ile aday bir politikacının öldürülüşüne tanık olur. diğer yedi kişi de kazalarla hayatını kaybedince muhabirimiz durumdan şüphelenmeye başlar. Yapılan resmi açıklamalar cinayetten akli dengesi yerinde olmayan bir adamın sorumlu olduğu yönündedir. Ancak o bunun profesyonel kalitelerce organize edilmiş bir suç olduğunu düşünmektedir.

Şüphe Altında, Harrison Ford'la devleşen süphe dolu polisiye bir roman, seksi bir gerilim ve güçlü bir mahkeme salonu filmi. Ford, saplantılı bir ilişki yaşadığı iş arkadaşı (Greta Scacchi) cinayete kurban giden savcı rolüyle karşımıza çıkıyor ve çok geçmeden bir numaralı süpheli durumuna düşüyor. Zamanla adını temize çıkarmak için verdiği mücadele, gizli tutkular ve yalanlar girdabına dönüşür. Brian Dennehy, Bonnie Bedelia, Raul Julia ve Paul Winfield gibi yardımcı oyuncularla usta yönetmen Alan J. Pakula (The Pelican Brief, The Devil's Own) ortaya kusursuz bir film çıkarmış. Gerilim filmi uzmanı Pakula, Scott Turow'un en çok satan kitabından yola çıkarak Amerikan hukuk sistemini sorguluyarak adaletin kılıcının iki yüzü olduğunu gösteriyor.

A crooked politician finds himself being accused of murder by a gangster from whom he refused help during a re-election campaign.

Harper is a cynical private eye in the best tradition of Bogart. He even has Bogie's Baby hiring him to find her missing husband, getting involved along the way with an assortment of unsavory characters and an illegal-alien smuggling ring.

Al Pacino, Heat, Serpico ve Sea of Love fanatiklerinin de çok iyi bildiği gibi sert ve azimli polis rollerine yabancı değildir. Ama Cruising'de, eşcinsel erkekleri avlamaya çalışan bir seri katili tuzağa düşürmek için, bir New York polisi olarak, daha da fırtınalı bir denize dalıyor ve sadomazoşist bir altkültürün içine süzülüyor. William Friedkin (The Exorsist, The French Connection), Gerald Walker'in romanını bizzat kendisi senaryolaştırarak, hala tartışılan, izleyenleri içine çeken. tehlikeli olduğu kadar büyüleyici olan bu dünyayı filme alıyor. Ve Al Pacino görevi yüzünden her şeyin ortasında yer alan performansıyla göz dolduruyor.

Eşinden ayrıldıktan sonra yeniden normal hayatına dönmeye çalışan Rachel Watson, her gün işe giderken bindiği trenle eski kocasıyla bir zamanlar birlikte yaşadığı, şimdi ise eski kocasının yeni ailesiyle birlikte yaşamayı sürdürdüğü evin önünden geçmektedir. Her seferinde aynı acıyı tekrar yaşamamak adına eve yakın başka bir evde yaşayan Megan Hipwell ve Scott Hipwell çiftini dikkatle izlemeye, onların hayatlarıyla ilgili kendince yorumlar yapmaya başlar. Yine bir gün trenle oradan geçerken çok kötü bir şeye tanık olur. Ertesi sabah uyandığında geceye dair hiçbir şey hatırlamaz ve televizyonda Megan'ın kaybolduğunu öğrenir. Rachel hem Megan'ın akibetini hem de kendisinin o gece nerede ne yaptığını öğrenmek isteyecektir.

Agatha Christie’nin kendisinin en iyi romanlarında biri olarak adlandırdığı Crooked House, büyükbabaları öldürülen Leonidas Ailesi’nin cinayeti çözmek için evin sakinlerinden Sophia’nın eski sevgilisi Charles Hayward’ın eve davet edilmesinin ardından yaşananlara odaklanıyor.

Julian, Los Angeles'taki orta yaşlı kadınlara hizmet veren bir jigolo. Julian, bir politikacının karısı olan Michelle ile ilişkiye giriyor. Karşılığında para almadan, kadına aşık oluyor ancak bir süre sonra müşterilerinden birisi öldürülüyor. Bunun üzerine dedektif Sunday olayı incelemeye başlıyor ve Julian'dan müşterileri hakkındaki en mahrem sırları öğrenmeye çalışıyor.

New York City Police detective Joe Leland investigates the grisly murder of Teddy Leikman, the gay son of a politically influential department store owner. While investigating, he discovers links to official corruption in NYC in this drama that delves into a world of sex and drugs, homophobia, homosexuality and bisexuality.

1920’lerin eşcinsel aşıklarının küstah ‘mükemmel cinayet’ oyununu aydınlatan Leopold-Loeb davası beyaz perdede üç önemli uyarlama gördü. Bunların üçüncüsü “Compulsion” (ki bence en zayıfı) ise sırtını Meyer Levin’in romanına yaslıyor. Richard Fleischer’ın becerisiyle ‘burjuvazinin yozlaşması’nı dönemin portresinden çıkarırken, zihinlere kazınan ‘gözlük macguffin’i’ ile de dikkat çekiyor.

1950'li yılların New York'una gittiğimiz Motherless Brooklyn, Lionel Essrog isimli bir dedektifi hikayesinin odağına alıyor. Essrog, Tourette Sendromu denilen bir rahatsızlıktan muzdariptir. Bir yandan sendromun yarattığı ani tiklerle mücadele ederken diğer yandan arkadaşı Frank Minna'nın ölümünü araştırması gerekmektedir. Elinde yalnızca birkaç ipucu ve bir saat gibi çalışan zihni vardır. Lionel'in tüm şehri dengede tutan sırları çözmek için uğraş verecektir..

Genç bir avukatın hayaleti sıkıyönetimden sonra dünyayı gözlemler. Üç motif iç içe geçmiştir. Genç avukatın savunmayı düşündüğü bir işçi, muhalif eylemcilerden olmakla suçlanmaktadır, ancak bu eylemci şimdi bir tür uzlaşmaya razı olmuş yaşlı bir avukat tarafından savunulur. Avukatın dul karısı ancak kocası öldükten sonra onu ne kadar çok sevdiğinin farkına varır ve içinde taşıdığı boşlukla başa çıkmaya çalışır. Filmde metafiziksel öğe de mevcuttur. Artık orada bulunmayan bir adamdan, ardında bıraktıklarına gönderilen işaretler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir