
Elke Sommer
Magdalene Kruschen

Successful businessman Charles Kruschen (Donald Pilon) is accused of bludgeoning to death his beautiful but manipulative model wife Magdalene (Elke Sommer). As the trial draws to a close, Charles reflects on the events leading up to the terrible incident...

Elke Sommer
Magdalene Kruschen

Donald Pilon
Charles Kruschen

Chuck Shamata
Gershen Isen

George Touliatos
Tibor Zanopek

Cindy Girling
Pauline Corte

George Chuvalo
George Weiller

Cec Linder
Chief Parker
Richard M. Davidson
Barrington

Miguel Fernandes
John MacGregor
Michelle Fansett
Johanna Luger
Corinna Carlson
Angela Kuschen
Linda Sorensen
Cynthia

Susan Hogan
Secretary
Larry Solway
Newscaster
Bill Walker
Mayor

Los Angeles, Mart 1928: Genellikle çalışan sınıftan insanların oturduğu banliyö kesimlerinden birindeyiz. Telefon operatörü olarak çalışan anne Christine Collins, güzel bir cumartesi sabahında işe gitmek üzere evden ayrılırken dokuz yaşındaki oğlu Walter ile vedalaşır. Akşam evine döndüğünde her ebeveynin en büyük kabusuyla yüz yüze gelir: Biricik oğlu ortadan kaybolmuştur. Polis tarafından çok yoğun bir arama çalışması başlatılır. Ancak küçük Walter hiçbir iz bırakmadan ortadan yok olmuştur. Aradan beş ay geçtikten sonra polisten haber gelir. Christine’in oğlu olduğunu iddia eden bir çocuk bulunmuştur. İtibarını kurtarmak isteyen polis, anne ile oğlunun kavuşmasını medya önünde bir halkla ilişkiler etkinliği gösterisi olarak organize eder.

James Stewart, karısına asılan bir barmeni öldürmekle suçlanan subayı (Ben Gazzara) savunan kasaba avukatı rolünde. McCarthy yıllarının kuşku dolu Amerika?sındaki havayı yansıtan, zekice örülmüş, sağlam oyunlarla klasikleşen bir film bu. Preminger, çok sıkıcı olabilecek bir öyküyü anlatırken, yönetmenlik dersi de veriyor.

Uzun bir aradan sonra doğduğu köye dönen Ugolin’in en büyük hayali, karanfil yetiştirmektir. Bu işten para kazanılabileceğini düşünen amcası Le Papet, yeğeni için bir tarla aramaya başlar ve komşusu Jean Cadoret’nin çiftliğinde karar kılar. 'Manon des sources' adında devam filmi mevcuttur.

Başarısız bir ilk evliliğin ardından Ray, ideal eşini aramaktadır. Bu arayış onu Lena'yla tanıştırır ve onunla evlenir. Ancak zamanla Ray, Lena'nın geçmişi ve dürüstlüğü hakkında kuşkulanmaya başlar. Onu aldatmakla ve kendisini kandırmakla suçlar. Peki bu şüpheler gerçek midir, yoksa Ray sadece paranoyak mı?

Eleştirmenlerden büyük övgü alan yönetmen Kenneth Branagh, 1972 yapımı orijinal Sleuth filminin modern adaptasyonunda Jude Law ve 2 kere Oscar ödülü kazanmış Michael Caine'i (1986, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Hannah and Her Sisters ve 1999, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, The Cider House Rules) bir araya getiriyor. Yüksek teknolojiyle donatılmış bir İngiliz malikanesinde iki zeki adam Andrew Wyke (Caine) ve Milo Tindle (Law) İngiliz beyefendilerine yakışacak şekilde bir düelloya tutuşurlar. Konu Wyke'nin karısıdır. Zira her ikisiyle de birlikte olmaktadır. Ne zamanki zekaları onları hınzırlığa ve acımasızlığa doğru sürükler, Wyke ve Tindle arasındaki üstünlük taslama yarışı kontrolden çıkar ve onları sonu cinayetle bitecek bir satranç oyununda karşı karşıya getirir.

Vic ve Melinda Van Allen, evliliklerinde sorun yaşayan bir çifttir. Uzun süredir yaşadıkları sıkıntı, aralarındaki sevginin de giderek azalmasına neden olur. Evliliklerini sonlandırmak istemeyen çift, birbirlerinin başkaları ile görüşmelerine izin vererek boşanmaktan kaçınmaya çalışır. Ancak Melinda'nın birlikte olduğu kişilerin tek tek ortadan kaybolması, Vic'in baş şüpheliler arasında yer almasına neden olur.

Bu rolüyle En İyi Erkek Oyuncu Oscar Ödülü'ne aday gösterilen Al Pacino, genç bir kıza şiddet uygulama ve tecavüzle suçlanan, tanınmış bir hakimi savunmak durumundadır. Hakimin gerçekte suçlu olduğunu bilen Arthur, büyük baskı altındadır.Tuhaf, intihar eğilimleri olan hakim (Jack Warden) ise, Arthur'un oyunu kurallarına göre oynaması gerektiğini düşünmektedir. Mahkeme günü geldiğinde, Arthur kariyeri ve vicdanı arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır.

60'larda masum bir hippiyken 80'lerde para peşinde koşmaya başlayan George Jung'un (Johnny Depp) en büyük isteği hayalindeki Amerikan Rüyasını yaşamaktır. California'ya taşınarak güneşi, seksi ve marijuana satmanın kârlı zevklerini keşfeder. Uyuşturucu satmak ilk başta özgür hayatını rahatça yaşamasını sağlayan bir geçim kaynağıyken, bu iş zamanla onu dünyaca ünlü kokain ithalatçısına dönüştürür.

12 yaşındaki öğrencisiyle birlikte olmasından ötürü reşit olmayan birine cinsel istismar suçundan hapse giren öğretmen Mary Kay Letourneau'nün hikayesinden uyarlandı. Öğrencisiyle birlikteliğinin üzerinden yaklaşık 20 yıl sonra hayatı filme çevrilecek olan Gracie Atherton-Yoo'nun, filmde kendisini canlandıracak olan oyuncu Elizabeth Berry ile birlikte geçirdiği zaman konu ediliyor.

Evsiz bir jokey, bir milyoner, bir kovboy ve seabiscuit adında bir at... kendilerinin ve ülkedeki herkese ilham kaynağı olan bir yarış atının gerçek öyküsünü anlatıyor... 1920'lerde efsaneye dönüşen sıradışı bir drama... seabiscuit sizi hayatınızın yarışına götürecek...

Frank ile April, kendilerini her zaman çok özel, farklı görmüşler; hayatı yüksek ideallerine uygun şekilde yaşamaya hazır ve istekli olmuşlardır. Bu nedenle lüks evlerin sıralandığı bir cadde olan Revolutionary Road'daki yeni evlerine taşındıklarında kendilerini çevreleyen durağan ortamdan bağımsızlıklarını gururla ilan ederler. O dönemin toplumsal sınırlarını belirleyen tuzaklara asla düşmemeye kararlıdırlar. Ancak Wheeler çifti kendilerini hiç beklemedikleri bir durumun tam içinde bulur: Frank Wheeler rutin bir işi olduğu için sinirleri günden güne bozulan yetişkin bir erkeğe dönüşürken April de istek ve tutkularını bastırmaya çalışan mutsuz bir ev kadını olup çıkar. Sonuç ise tıpkı diğerleri gibi hayallerini kaybetmiş tipik bir Amerikan ailesidir.


Diana ve David Murphy (Demi Moore ve Woody Harrelson), sıkıntılı günler geçirmektedirler ve şanslarını denemek üzere Las Vegas'a gelirler. Milyarder John Gage ile karşılaşmaları ve aldıkları bir teklifle kötü günleri geride bırakabileceklerdir. 1 milyon dolarlık bu teklifin bedeli Diana ile geçirilecek bir gecedir. Problemlerini çözmek için gayet basit ve kolay bir çözüm gibi görünen bu teklif çifti aşk ve sadakat üzerine ciddi sorgulamalara sürükleyecektir. Başarılı yönetmen Adrian Lyne'dan ahlaki değerleri masa üzerine yatıran bir film.

Brooklyn doğumlu organizatör Steve Rubell ın yarattığı New York taki Studio 54 adlı gece klübü bazıları için eğlencenin dünya çapındaki adresi, bazıları içinse ulaşılması gereken ideallerin ilk basamağıdır Her biri kendilerine göre idealler taşıyan dört insan en büyük partilerde, Studio 54 ün parlak ışıkları ve kameraların bitmek bilmeyen hareketliliği içinde kendi yollarını bulmaya çalışmaktadırlar.

5 kişilik bir grup, 11 Eylül'de Dünya Ticaret Merkezi'nin Kuzey Kulesi'ndeki bir asansörde sıkışıp kalır. Birlikte çalışırlar, asla ümidini kesmezler, düşünülemez olandan önce kaçmaya çalışırlar.

Yıl 1945. Kanlı bir savaşın kanlı canlı devam etmekte olduğu anlar. Iwo Jima Adası, Japonlar’ın elinde ve Amerika, burayı kazanmanın peşinde. Ele geçirdikleri anda birkaç Amerikan askeri, oradaki dağın tepesine çıkarak zafer bayraklarını dikerler. Ancak bu askerler, kahraman olarak evlerine döndüklerinde kendilerini zorlayan bir takım çelişkili hislerin ve durumların ortasına düşerler.


Bigas Luna nın Yönetmen liğini yaptığı filmin öyküsü, Bir İspanyol Şehri ndeki tek iş alanı olan ve sizde içten bir Samson sanız sloganıyla üretim yapan bir iç giyim firması etrafında geçmektedir. Zengin Samson aile bireyleri aslında çaresiz ve cinsel açlık içerisindedirler. Oğul Luis, bu açlığını çekici kız arkadaşı Silvia ile Silvia ın barda çalışan fahişe arasında gidermektedir. Jose, Silvia nın hamile olduğunu öğrendiği zaman acele ile çöplerin arasında bulduğu bir sodanın açma halkasını Silvia nın parmağına nişan yüzüğü olarak takar. Jose nın Silvia ya karşı hissettiği aşktan çok şehvettir. Ama ailesi fakir olan ve tek kurtuluş noktası Jose olan Silvia bu işarete inanmaz. Jose nin annesi oğlunun bir fahişenin kızıyla evlenmesine izin vermeyecek kadar sosyal statüsü ile gurur duymaktadır.

En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde Oskar adaylığı olan Edward James Olmos, Jaime Escalante'nin ilham verici gerçek hayat hikayesinde rol alıyor. Doğu Los Angeles'ta matematik öğretmeni olan Jaime, sisteme başkaldırır ve öğrencilerinin hayat standartlarını yükseltmek için çalışır. Yardımcı roldeki Lou Diamond Phillips, sınıfın haylazı rolündedir ve Newsweek tarafından "son derece ilgi uyandıran" olarak nitelendirilmiştir ve aynı zamanda Edward James Olmos için ise "muhteşem bir performans" yorumunu yapmıştır. USA Today ise film için "düşük bütçeli bir mucize... Oyuncu kadrosu kusursuz... Olmos, 1988 yılının en iyi performansını sergiliyor." yorumlarında bulunmuştur. Yardımcı rollerde Andy Garcia ve Rosanna De Soto bulunmaktadır.

Kimsenin saygı duymadığı bir hayali olan genç Marty Mauser, büyüklüğe ulaşma yolunda cehennemi boylayıp geri döner.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir