
Tilda Cobham-Hervey
Helen Reddy

In 1966, Helen Reddy landed in New York with her three year old daughter, a suitcase, and $230 in her pocket. Within weeks, she was broke. Within months, she was in love. Within five years, she was one of the biggest superstars of her time and an icon of the 1970s feminist movement who wrote a song which galvanized a generation of women to fight for change.

Tilda Cobham-Hervey
Helen Reddy

Danielle Macdonald
Lillian Roxon

Evan Peters
Jeff Wald

Chris Parnell
Artie Mogull

David Lyons
Dale Muir

Matty Cardarople
Roy Meyer

Dusty Sorg
Dany Cornelius

Coco Greenstone
Young Traci
Melody Beck
Mercury Records Receptionist
Simon Edds
Mercury Records Employee

Damien Strouthos
Nightclub Comedian
Franc Violi
Nightclub Owner
Genevieve Davis
Helen's Neighbour
Aaron Sloss
Reporter
George Rafael
Reporter

Bohemian Rhapsody, Queen grubuna, müziklerine, klişelere meydan okuyan ve kuralları yıkarak dünyanın en sevilen sanatçılarından biri haline gelen ikonik solistlerine bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Film, simgeleşmiş şarkıları ve devrimci sesiyle grubun meteorik yükselişine, Mercury'nin yaşam tarzının kontrolden çıkması ile çıkan iç çatışmaya ve yaşamını tehdit eden hastalığına rağmen Mercury'nin rock müzik tarihinin en büyük performanslarından birinde gruba liderlik ettiği Live Aid konserinin arifesinde muzaffer birleşme sürecine yayılıyor. Bu süreçte de, her zaman bir aile gibi olan ve günümüzde dışlanmışlara, hayalperestlere ve müzikseverlere ilham vermeye devam eden bir grubun mirasını süslüyor.

Gelecek vadeden bir müzikal bestecisi, 20'li yaşları geride bırakmak üzereyken New York'ta genç bir sanatçı olarak aşk, arkadaşlık ve hayatın zorluklarıyla boğuşur.

Ergenlik çağında bir genç olan William'ın hayattaki tek tutkusu müziktir. Bu nedenle okulunu da pek umursamayan William, bu durumdan ötürü ailesiyle sürekli çatışmaktadır. Sevdiği müzik grupları üzerine amatör yazılar yazan William, zamanla tanınmaya ve küçük yaşına rağmen önemli mevkilere adım atmaya başlar. Hayallerinde bile göremeyeceği şey artık kapıdadır. Büyük hayranı olduğu Stillwater isimli müzik grubunun yeni turnesine katılması ve turne üzerine Rolling Stones dergisine yazı yazması için seçilmiştir! William, grupla birlikte çıktığı yolculukta bu çok sevdiği insanlara ve müzik piyasasına dair önemli gerçeklere tanık olacaktır.

Film Ritchie Valens’in gerçek hikayesi olup Ritchie’yi Paicoma’daki çocukluk yıllarından 17 yaşında bir rock yıldızı olarak uçakta ölümüne dek odak noktasında tutar.

New York, 1960'ların başları. Canlı müzik sahnesinin ve çalkantılı kültürel değişimin ortasında, Minnesota'dan 19 yaşındaki gizemli bir genç, gitarı ve devrimci yeteneğiyle West Village'a gelir. Amerikan müziğinin akışını sonsuza dek değiştirecektir.

I Wanna Dance With Somebody, 2012 yılında yaşamını yitiren ve müzik kariyerine 6 Grammy ödülü, 16 Billboard Müzik ödülü, 22 Amerikan Müzik ödülü ve 2 Emmy ödülü sığdırmayı başaran müzisyen Whitney Houston'ın hayatına odaklanıyor.

60'ların başından 70'lerin ortalarına dek süren çalkantılı süreçte geçen RÜYA KIZLAR, umut vaat eden "The Dreamettes" adlı müzik grubunu kuran Effie (Jennifer Hudson), Deena (Beyoncé Knowles) ve Lorrell (Anika Noni Rose) adlarındaki üç kızın yükseliş hikayesini anlatıyor. Hırslı menajer Curtis Taylor, Jr. (Jamie Foxx), bir yetenek yarışmasında keşfettiği kızlara, hayatlarının teklifini yaparak; onlara as sanatçı James "Thunder" Early (Eddie Murphy)'nin yardımcı sanatçıları olmalarını teklif eder. Curtis zamanla kızların görünüşlerinin ve seslerinin kontrolünü ele alır ve halkın büyük ilgisini uyandıran kızların sonunda kamuoyunda, kendi dışa vurumlarının ifadesi olan "The Dreams-Rüyalar" ismi ile anılmasını sağlar.

Bruce Springsteen, a young musician on the cusp of global superstardom, struggles to reconcile the pressures of success with the ghosts of his past.

Colin Escott‘un aynı adlı biyografik romanından uyarlanan yapım, Country müziğinin efsanevi isimlerinden Hank Williams‘ın hayatını konu alıyor. Filmde Williams’ın kariyerinin yükselişini ve bu yükselişin özel hayatı ve sağlığına kötü etkilerini izliyoruz…

Teen Spirit, hayallerine kavuşabilmek için şarkı yarışmasına katılan genç bir kızın hikayesini konu ediyor. Violet, küçük bir kasabada yaşayan utangaç bir genç kızdır. En büyük tutkusu şarkı söylemek olan genç kız hayallerinin peşinden gidebilmek için kasabadan ayrılmayı planlar. Bir şarkı yarışmasının ilanlarını gören Violet için hayalleri doğrultusunda harekete geçme zamanı gelmiştir. Ona bu zorlu macerasında karşısına çıkan bir akıl hocası yardım eder. Bu uluslararası yarışma Violet’ın sadece yeteneğinin değil dürüstlüğünün ve hırsının da teste tabi tutulmasına neden olur. Akıl hocasının desteği ile hayallerine kavuşabilmek için ter döken genç kız, yüzlerce rakibini geride bırakıp yarışmayı kazanabilecek midir?

Michael Jackson'a gerçek hayattaki yeğeni Jaafar Jackson'ın hayat verdiği filmde, onu tüm zamanların en büyük şovmeni haline getiren en ikonik performansları da dahil olmak üzere Michael'ın hayatının tüm yönleri gözler önüne seriliyor.

Film, 1931 yılında Berlinde Nazilerin yükseliş döneminde geçer..İngiltereden Almanyaya öğretmenlik yapmak için gelen İngiliz yazar Brian,bir kabarede şarkı söyleyip dans eden Amerikalı şarkıcıyla tanışır..Aralarında hem siyasi hemde duygusal bir ilişki başlar... Burdan hareketle film Nazilerin değişik yöntemlerle iktidara gelişi anlatmaktadır..

Federico Fellini'nin ünlü Sekiz Buçuk filminin Hollywood versiyonu... Yetenekleri ve aşk hayatı çöküntüye uğrayan yönetmen Guido, son filminin yapımından vazgeçmek üzeredir. Sıkıntılardan kurtulmaya çalışırken, bir sürü güzel kadınla kurduğu çalkantılı ilişkiler içinde kaybolur. Metresi, karısı, ilham perisi, sıradaşı, cilveli bir muhabir, öğretici bir ve annesi ile hayatını paylaşan Guido, dibe yaklaşırken bir kurtuluşun peşindedir. Ve Guido, bir sanatçının dramını, özgün diliyle gözler önüne sermektedir.

Film, Rock 'N' Roll müziğin kralı” Elvis Presley’nin hayatını konu ediyor. Elvis Presley’in hayatının bilinmeyenlerinin gözler önüne serildiği filmde, müzik kariyeri mercek altına alınıyor. Filmde ayrıca, Elvis Presley’i henüz kimse tanımazken keşfeden ve müzik yolculuğunda yer alan menajeri Colonel Tom Parker ile olan karmaşık ilişkisi de konu ediliyor.

Charlie, gösterilerine çıktığı bir vodvil grubu ile çeşitli turnelere katılarak hayatını kazanmaktadır. Annesi Hannah'ın da yer aldığı bu grupla birlikte gittikleri bir Amerika turnesinde Mack Sennett tarafından keşfedilince dünyaca ünlü olmasını sağlayacak sessiz sinema sektörüne ilk adımını atmış olur. Şorlo rolü ile dünya çapında bir ünün sahibi iken özel hayatındaki çalkantılar, her geçen gün daha çok yıpranmasına neden olmaktadır. Bir yandan da Amerika'daki politik atmosferin iyice kızışması ve Hollywood'daki konumist avı nedeni ile ABD'ye girişinin engellenmesi, hayatındaki zorlukları pekiştirecektir. Chaplin'in Britanya'da fakir bir ailede başlayan çocukluğundan, ölümünden dört sene öncesine kadarki süreci anlatan film, Robert Downey Jr.'ın muhteşem oyunu ile başarılı biyografiler arasına yazılıyor. Chaplin'in annesi Hannah'ı, Chaplin'in öz kızı Geraldine Chaplin'in canlandırdığını da eklemeyi unutmayalım.

Respect, müzik ikonu Aretha Franklin’in hayatına odaklanıyor. Filmde, Franklin’in babasının klisesinin korusunda şarkı söylediği çocukluklar zamanlarından, ikonik bir süperstar ve bir sivil haklar aktivistine dönüştüğü zamanlara bir yolculuk yapılıyor.

Camden'deki ilk günlerinden dünya çapında şöhrete ulaştığı Back to Black albümüne kadar Amy Winehouse'un yükselişi anlatılıyor. Amy'nin gözünden, kişisel şarkı sözlerinden esinlenerek yapılan film, sanatçının katmanlı hayatını ve efsanevi albümün merkezindeki fırtınalı aşk hikayesini keşfediyor.

1970’lerin Paris’inde, dünyaca ünlü opera sanatçısı Maria Callas’ın çalkantılı, güzel ve trajik hayatının son günlerini yeniden yaşatan ve hayal ettiren filmin başrollerinde Angelina Jolie, Haluk Bilginer ve Alba Rohrwacher var.

New England'daki bir hazırlık okulunda çalışan, kimsenin sevmediği huysuz bir öğretmen, gidecek yeri olmayan birkaç öğrenciye göz kulak olmak için Noel tatili boyunca okulda kalmak zorunda kalır. Birkaç gün sonra okulda kalan tek öğrenci, 15 yaşındaki zeki ve baş belası Angus ve oğlunu Vietnam’da yeni kaybetmiş olan, okulun şef aşçısı Mary ile beklenmedik bir bağ kurar.

Rahatsız edici bir masal, hayatın kıyısına itilmişler hakkında şiirsel bir öykü, Danimarka'nın en kötü şöhretli seri katilinin gerçek hikâyesinden esinlenen, yürek parçalayıcı bir dram. Birinci Dünya Savaşı sonrasının kasvetli Kopenhag'ında geçen Şişli Kız, yoksullukla mücadele eden genç fabrika işçisi Karoline'i izliyor. Hamile kalan Karoline'in yolu, istenmeyen çocukları koruyucu ailelere evlatlık veren gizli bir teşkilatla kesişir. Zamanla bu karanlık dünyanın derinlere inen Karoline, sonunda hem insanlığını hem de ahlaki değerlerini zorlayacak bir ikilemle karşı karşıya kalacaktır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir