
Peter Ferdinando
Michael


Peter Ferdinando
Michael

Stephen Graham
David Knight

Neil Maskell
Martin

Elisa Lasowski
Ariana

MyAnna Buring
Lisa

Richard Dormer
Nick Taylor

Tony Pitts
Keith

Thomas Craig
Harrison

Gordon Brown
Chris

Orli Shuka
Nikolla Kabashi

Gjevat Kelmendi
Rezar Kabashi
Lorenzo Camporese
John Noonan
Shaban Arifi
Spartak

Mem Ferda
Akif Dikman
Juliet Oldfield
Tina



Taylor's hopes for a fresh start post-parole are jeopardised by cellmate Dee's arrival. As Dee takes Taylor under his wing, a vicious attack tests their bond, forcing Taylor to choose between protecting Dee and his own chances at freedom.

Harold, gayrı menkul işine girmeye çalışan bir gangsterdir. Ortakları ile bulaşacağı gün, şehrin hiç olmadık yerlerinde bombalar patlamaya başlar. Bu durum Harold'ın işlerini zora sokar. Harold, bu nedensiz yere patlayan esrarengiz bombaların kime ait olduklarını bulmaya karar verir. Olayın ardındaki isimleri bulması uzun sürmez, ancak bu kanlı olayların olmasını engellemez. Hatta asıl olaylar şimdi başlamaktadır...

Nino Brown (Wesley Snipes) bir gangsterdir ve başarılı suç patronudur. Kankası "Cash Money Kardeşler" ile 80'lerden 90'lara kadar New York şehrine uyuşturucu satmaktadırlar. Yanında bir çok kişi çalışmıştır. Kendisi şu an daha büyük bir işin peşindedir. Bir gün İtalyan mafyasıyla anlaşmazlık yaşar ve Nino onlara uymaz. Bu uyuşmazlık İtalyanlar'ın Nino'yu ortadan kaldırmak istemesine yol açar.

A group of high-school friends must come to terms with the fact that one of them, Samson, killed another, Jamie. Faced with the brutality of death, each must decide whether to turn their friend in to the police, or to help him escape the consequences of his dreadful deed.

Ten years after ratting on his old mobster friends in exchange for personal immunity, two hit men drive a hardened criminal to Paris for his execution. However, while on the way, whatever can go wrong, does go wrong.


Adrian Lyne'nin Gerald Ayres'in senaryosundan yönettiği, 1980'lerden kalma Amerikalı bir drama filmi. Filmde Jodie Foster, Scott Baio, Sally Kellerman, Randy Quaid ve Cherie Currie yer alıyor. Disko döneminin sonlarına doğru, Los Angeles banliyölerinde yaşından beri gelen bir grup genç kızın etrafında dönüyor.

Yaşlı kurt Michael Caine’in başrolünü oynadığı müthiş bir gerilim-aksiyon ile karşı karşıyayız.Harry Brown acımasızca öldürülen çok eski bir dostunun intikamını almak için adeta kendini yeniden yaratır ve her tehlikeyi göze alır. Kendisi zaten eski bir gizli servis personelidir. Şimdi ise, sıra kendi adalet anlayışını bu insan sürülerine zorla kabul ettirme amacındadır ve intikam mutlaka alınacaktır.

Acımasız uyuşturucu baronu Rincon ve MS-13 adlı çetesi, 10 yaşındaki Miguel'i getir götür işleri için yanına alır. Miguel'in 14 yaşındaki abisi Lucas, kardeşini korumak ve kendi izlediği kötü yola girmesine engel olmak için elinden geleni yapar. Uyuşturucu baronundan kaçmaya başlayan çocukların yolu Afganistan gazisi Daniel ile kesişir. Daniel, çocukları koruyup kollar ve uyuşturucu baronundan intikam almalarına yardım eder.

Yer Brooklyn, zaman şimdi ve polisimiz bu mahallede doğmuş ve büyümüş Gino Felino (Seagal). Gino, hayatı boyunca birçok şey görmüştür, ama bazı şeyleri kabul edememektedir. Çocukluktan beri tanıdığı mahallenin kötü çocuğu (William Forsythe), şimdi de Brooklyn'in sokaklarını bir savaş alanına çevirmektedir. O, tam anlamıyla serbest bırakılmış çılgın bir doberman gibidir. Gino için onu hapishaneye göndermek, çok büyük bir zevk olacaktır. Ama bunu yapabilmek için, ilk önce onu yakalaması gerekmektedir.

Nick Chen (Yun-Fat Chow) New York'un savaşçı polislerinden birisidir. Çin'den gelen bir göçmen ailenin çocuğudur. Chen'in işi Çin semtini Triadlar ile acımasız tehlikeli Fukienese Dragonların aralarında yaptıkları çekişmeye karşı harabe olmaktan korumaktır. Ayrıca onların uyuşturucu trafiklerine bir nokta koyması gerekiyordu. Chen'in bu konudaki yardımcısı Danny Wallace (Mark Wahlberg)'di. Ama Danny durumun ne kadar kötü olduğundan habersizdi.

Güçlünün güçsüzü ezdiği bir Dünya'da yaşıyoruz.. Yaşanan ülke ne kadar demokratik olursa olsun bu farketmiyor.. Paran, kuvvetin ve cesaretin varsa karşındakine diz çöktürebilirsin.. Bu filmde de kısacası bunlar göz önüne serilmiş.. Kızların çok küçük yaşta uyuşturucuya alıştırılıp erkeklere peşkeş çekilmesi, erkek hegemonyasının hakim olduğu bir Dünya'da kaba kuvvetle herşeyin herkeze yaptırılabilir olması, uyuşturucu alan insanların bilinç kaybıyla ne yaptıklarını bilmemesi, mafyanın ve sokak çetelerinin bu işin önderleri olduğu gerçeği vs.. vs.. Belki şu an böyle yaşamıyoruz ama daha ne kadar dayanabiliriz.


Bir psikiyatrist, hastası kötü bir cinayet sonucu ölünce kendini, hastasının metresinin de dahil olduğu gizemli bir cinayetin içinde bulur.

Hem Martin Scorsese’nin hem de Robert De Niro’nun filmografilerindeki belki de bu en çarpıcı filmde, 70’lerin Manhattan gecelerinde taksicilik yapan Vietnam gazisi Travis’le birlikte sokaklardayız.Hikaye boyunca etrafındaki hayatla ve yolunun kesişeceği "toplumun pisliğiyle" (bir çocuk fahişe, güzel bir sarışın, başkan adayı bir senatör, gözü dönmüş bir kadın satıcısı) bir türlü iletişim kuramayacak olan Travis, en nihayetinde ipleri eline alacaktır. Üstelik gündüzleri izlemeye gittiği belden aşağı filmlerdeki "vahşi" bir stilde...Sadece eşsiz senaryosu ve oyunculuklarıyla değil, sıradışı sinematografisiyle de tüm zamanların en etkili filmlerinden biri...

İrlanda asıllı ikiz kardeşler Connor ve Murphy McManus, Boston'da yaşamaktadırlar. Dindar insanlar olan bu ikili, Tanrı'nın kendilerine dünyayı kötülüklrden korumak misyonu yüklediğine inanarak, Boston'un azılı suçlularını ortadan temizlemeye başlar. Kurbanlar kötü insanlar olunca, halktan kimse paniğe kapılmaz. Aslında, ikizlerin peşine düşen FBI ajanı Paul Smecker bile, kendisinin yapmak isteyip yapamadığı birşey olarak görmektedir bu temizliği. Veritas (hakikat) ve Aequitas (adalet) kavramlarını kılavuz edinen kardeşler, arkalarında halk desteğiyle yollarına devam etmektedir ki, oyunlarını bozdukları kesim bu işe bir son vermekte karar kılar...Kısmen siyah beyaz, kısmen renkli çekilmiş olan film, barındırdığı şiddet ve argoyla sert bir kimlik taşıyor. Buna mukabil, belirgin bir mizah dozu da var...


Çin gizli servisinin bir mensubu, özel görevle Paris'e gönderilir. Burada, cinayeti de içeren bir dizi karmaşık olayla karşılaşır. Kahramandan ziyade anti-kahramana yakın bir portre çizen adamımız, bir sır yumağını çözmek yolunda Paris'in altını üstüne getirecektir. Filmde, çocuğunu arayan Nebraskalı bir kadın rolünde karşımıza çıkan Bridget Fonda'dan tutun da, Paris'i bir fon olarak kullanmaktan öte amaç gütmeyen sahnelerine kadar herşey, ayağı yere basan bir senaryonun gerektirdiklerine alabildiğine uzak. Diyebiliriz ki senarist ve yapımcı kimliğiyle filme damgasını vuran Luc Besson, Jet Li'li güzel dövüş koreografileri dışında pek bir şeye aldırmadan, kung-fu motiflerinin olabildiğince çoğunu içeren bir film çekmiş... Çok aksiyon, çok Paris, çok abartı...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir