
Brendan Sexton III
Marcus


Film kısa süre önce babası intihar eden ve kendisi de işlemediği bir cinayet yüzünden suçlanan Finlandiyalı maden işçisi Taisto Kasurinen'in hikayesini anlatır. Hapisteyken ülkeyi terk etmek ve yeni bir hayata başlamakla ilgili hayaller kurmaya başlar. Sonunda hapisten kaçar ama işler planladığı gibi gitmez...

Zamanını kasabanın bilardo salonunda geçiren işsiz güçsüz Rusty James, yıllardır Kaliforniya'da bir nevi sürgün hayatı yaşayan ağabeyi Boy'un dönmesini beklemektedir. Çete savaşlarının karizmatik lideri Boy, Rusty için hep bir rol modeli olmuştur. Boy gerçekten de döner ama işler Rusty için daha iyiye gitmez. Çünkü hem gençler arasında çete savaşlarının dönemi kapanmaktadır yavaş yavaş hem de dünya iki kardeşin birlikte büyüdüğü dünya değildir. Hem dışarda, hem de kendi içlerinde!

Blue Story, Rapman (Andrew Onwubolu) tarafından Rapman tarafından yazılmış, yönetilmiş ve anlatılmış bir 2019 İngiliz suç drama filmi. Film Rapman’ın ilk yönetmenlik denemesi ve aynı adı taşıyan 2014 YouTube dizisine dayanıyor.

James Burns'un gerçek hikayesi. Gençken suçlular ile çevrili maksimum güvenlikli bir hapishane hücresine düşer. Genç bir çete üyesi, hapishanede onun akıl hocası olur. Bir katil ile oluşturduğu dostluk sayesinde hayatını etrafında döner. Denver banliyö sokak çetelerinin lideri olarak geri döner. Bu olası ortamda James, umut ve parlak bir gelecek ile karanlık bir hayat arasında kalır. En sonunda seçim onun kaderini belirleyecektir...

1987 yılında çekilmiş ve Çinli göçmenlerin New York şehrinde yerleşmeye başlamaları ve İtalyan mafyasıyla aralarındaki yer savaşını konu alıyor. Bu çekişmenin içinde birbirine aşık olan iki gencin çevre baskısı ve ırk karşıtlığı arasında sıkıştığı bir film.

Bu çağdaş kara filmde, Yunanistan'ın Girit adasındaki şüpheli bir ölümü soruşturması için, yurt dışında yaşayan bir özel dedektif (Joseph Gordon-Levitt) tutulur. Kurbanın güçlü ailesinde derin kıskançlıklar mevcuttur.

Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.

1980'ler. Küçük bir kasabadaki Oklahomalı gençler ikiye bölünmüştür. Hayatın kendilerine pek bir gelecek sunmadığı Greasers ve genellikle zengin ailelerin çocuklarından oluşan Socs (Socials) iki ayrı çetedir. Greasers'lı iki delikanlı Ponnyboy ve Johnny Socs'lu iki güzel olan Cherry ve Marcia ile flört ettiklerinde, sonuç kaçınılmaz olur: çıkan kavgada Johnny, Socs'un ileri gelenlerinden Bob Sheldon'ı istemeden öldürür. İki genç hem intikam alacakları korkusuyla Socs'lardan hem de polisten saklanmak için kaçak hayatına başlarlar. Yaşayacakları şeyler, hem Ponnyboy'u hem de Johnny'yi tahmin edemeyecekleri kadar olgunlaştıracaktır.

Alfred Hitchcock, Frederick Knott'un beğenilen oyunu Dial M for Murder'ı Grace Kelly, Ray Milland ve Robert Cummings'in dahil olduğu bir aşk üçgenini şüphenin mükemmel bir karışımı ile anlatıyor... Kelly, buradaki rolü ve beğenilen diğer iki 1954 performansları ile New York Film Eleştirmenleri ve National Board of Reviewk'in En İyi Kadın oyuncu ödüllerini kazandı. O, Cummings'i sever, kocası Milland onu öldürme planları kurar. Fakat planını anlatmak için yanlış bir numarayı arar, ve doğru numarada yanlış cevap alır ve parlak makaslar ölümcül bir silaha dönüşür. Mükemmel bir gerilim için "M"yi çevirin...

İki polis memurunu öldürmekten 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Ruth Slater (Sandra Bullock), cezasını çektikten sonra yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. Ancak cezaevinden çıkar çıkmaz öldürülen iki polis memurunun yakınları onu tehdit etmeye ve hayatını cehenneme çevirmeye başlar. Aksi takdirde artık eski evlerinde hoş karşılanmazlar. Bir çıkış yolu tıkanmış görünüyor, ancak nefret saldırıları artmaya devam ediyor. Şimdi, Ruth'un topluma geri dönüş yolu arayışında tek bir çıkış yolu vardır: yıllar önce gözden kaybettiği küçük kız kardeşini aramak, son çaresi olmalıdır. Ancak, kayıp aile bireyini arama, uzun yıllar hapis yattıktan sonra beklenenden daha zor hale gelir.

1955 yılında, adının J.R Cash olduğunu söyleyen genç zayıf bir gitarist Memphis'teki Sun Stüdyolarına ünlü olmak için gelir. Bu Amerikan kültürünün üzerinde silinmez bir iz bırakacak adamın şöhrete ilk adımlarıdır. Bir korku treninin akordlarında dolaşan parmakları, demirden daha keskin ve kararlı bakan gözleri, kapkara ve derin bir geceyi andıran sesi ile daha önce hiç duyulmamış bir gerçek hayatı anlatıyordu.O günlerde şöhretinin ilk günlerini ateşleyen değişik karakteri ve insanlar üzerinde bıraktığı etki bugünün rock, country, punk, folk ve rap starlarına kadar bir çok yeteneğin de ortaya çıkmasında ön ayak olmuştur. Kendine has sesi ve kariyeri boyunca kişisel değişimler sert karakterinin bir uzantısı olmuştur. Önceleri kendisini yok eden bir çok yıldız gibi yaşayan Cash daha sonraları idol haline gelen 'Siyah Giyinen Adam' karakteri ile bıçak sırtındaki şöhretin hem ne kadar acımasız hem de aşkın doğasının ne kadar güçlü olduğuna dair örnek oluşturmuştur.

A group of bored, disaffected New York City teenagers spend a day skating, smoking, drinking, partying, deflowering virgins, and getting into fights.

Üniversite profesör olan Paul Rivers, yakalandığı amansız hastalık yüzünden evliliğinde sıkıntılı günler geçirmekte ve tek umudunu kalp nakline bağlamış şekilde beklemektedir. Kötü günleri geride bırakarak eşi ve iki çocuğuyla mutlu bir hayata başlayan Cristina adlı kadın ise hayatının belki de en mutlu günlerini yaşamaktadır. Öte yandan iki çocuğu ve eşi ile zorluk içinde yaşayan Jack Jordan oldukça zor şartlarda yaşamasına rağmen, dini inancının kuvvetli olması sayesinde ayakta kalmayı başaran biridir. Birbirinden tamamen bağımsız bu üç kişinin hayatları beklenmeyen bir kaza sonucu kesişecektir.

Kevin Spacey ve Lena Olin'in baş rollerini paylaştığı yapımda, 15 yaşındaki bir gencin işlediği korkunç cinayetin hikayesi anlatıyor. Leland, cinayet suçu sebebiyle ıslah evine düşer. Burada öğretmenlik yapan aynı zamanda da yazar olan Pearl Madison ile tanışır..

Charlie, Paris’ten arayıp Fransız güzeli Juliette’e aşık olduğunu itiraf ettiğinde nişanlısı Kate, onu geri kazanmak için uçuş korkusunu yenip Paris’e gelmeye karar verir. Uçakta yanında oturan Luc, her ne kadar gizlemeye çalışsa da aslında bir hırsızdır ve çaldığı mücevherleri Kate’in çantasına saklar. Paris’te mallarını geri almak isteyen Luc, eski nişanlısını tekrar kazanmak isteyen Kate ve belki de Luc’tan hoşlanmaya başlayan Juliette arasında seyre değer bir oyun başlar.

Doğudan beri deforme olmuş bir kariyer polisine, nazik bir doktor tarafından yeni bir yüz verildi ve ceza evinden tahliye edildi. Görünüşe göre o düz gitti, onu ceza evine gönderen adamı bulup intikamını almak istiyor ve

Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan filmde Henry Hill adında bir gangster, Jimmy Conway ve Tommy De Vito adlı iki arkadaşıyla birlikte bir soyguna kalkışır. Gözleri daha yukarda olan iki arkadaşı soyguna katılan diğerlerini öldürür ve mafya içinde yükselmeye başlarlar. Bu durum Henry'i olumsuz etkilemiştir ve bu konuda birşeyler yapması gerekmektedir. Büyük usta Martin Scorsese'nin başyapıtlarından biri olan Goodfellas, 1991 yılında 6 dalda Oscar'a aday gösterilmiş, en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Joe Pesci'ye ödül kazandırmıştı.

Derek Vinyard (EDWARD NORTON), beyaz ırkın üstünlüğüne inanan bir grup gencin karizmatik lideridir. Nefret içindeki Derek, bir siyahı canice öldürünce hapse girer. Hapisten çıktığında artık bambaşka biridir. Geçmişinden ve yaptıklarından utanç duyar ve küçük kardeşi Danny'nin (EDWARD FURLONG) de kendisiyle aynı sonu paylaşmaması için çabalar. Bir aile içinde gelişen ve sonunda aynı aileyi parçalayan ırkçılık hakkında tartışmalı ve çarpıcı bir film. Edward Norton bu filmdeki rolüyle en iyi oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiştir.

Sıradan bir hayatı olan Clarence çizgi roman dükkanında çalışmaktadır. Bir gün Alabama isimli fahişeyle tanışır ve ona aşık olur. Fakat onu eski hayatından kurtarmak hiç de kolay bir iş değildir ve bir de Alabama'nın patronundan uyuşturucu çalacaktır. Tony Scott'un kendi çektiği filmler arasında en sevdiği film olan True Romance' ın senaristliğini de Quentin Tarantino yapmıştır.

Karnavallarda gösteri yapan ikinci sınıf vücutçu Zampano, tuhaf bir köylü kızı olan Gelsomina’yı, fakirlikten çaresiz annesinden “satın alır” ve ikisi birlikte yola koyulurlar. Merhametsiz ve suskun Zampano, (Fellini’nin karısı Giulietta Masina’nın; Buster Keaton, Charlie Chaplin ve Marcel Marceau’nunkilerle karşılaştırılmış garip bir pandomimci uslûbuyla canlandırdığı) masum ve çocuksu Gelsomina’ya, zincir kırma numarası sırasında şapkayı dolaştırmasını, davul çalmasını ve biraz soytarılık etmesini öğretir. Kızı baştan çıkarır, ona köle muamelesi eder ve kaçmaya çalıştığında da döver. Bir taşra sirkine katıldıklarında, Gelsomina nükteci ip cambazı, soytarı Matto’yla tanışır. Zampano ona amansızca sataşan Matto’dan nefret eder. Bir seferinde tahrik üzerine bıçağını çekince tutuklanıp bir geceliğine hapse atılır. Gelsomina, Zampano’yu terk etmek ister ama Matto kızı onunla kalması için ikna eder...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.












0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir