
Jenna Bodnar
Tara Wexford


Jenna Bodnar
Tara Wexford

Michael Wiseman
Jacob

Charles Cooper
Ty Bodi

Blair Valk
Michelle

David Starzyk
Alek Devane

Constantin Cotimanis
Geoffrey
Mihaela Mihut
Danielle Wexford

Ion Siminie
Roland

Ștefan Velniciuc
Priest at Funeral

George Alexandru
Stranger on a Train

Virgil Andriescu
Train Conductor
Carmen Lacatus
Cocktail Waitress / Lover in Study
Alina Turoiu
Girl in the Wine Cellar

Yüz yıl önce Antonio Bay adlı ufak bir sahil kasabasının ilk sakinleri, bölgede bastıran sis nedeniyle zor durumdaki gemileri, sahte ışıklarla kayalıklara çekip, batan gemilerin kargolarını yağmalamaktaydılar. Bu sırada batırılan Elizabeth Dane adlı geminin kargosundaki altınlar da kasabanın inşasında kullanılmıştı. Ancak şimdi kasabanın kuruluşunun yüzüncü yıldönümünde, geminin mürettebatının hayaletleri, bastıran sisle beraber intikamlarını ve kendilerinden çalınan altınları almak için kasabaya dönmüşlerdi. Antonio Bay'in yeni sakinleri için dehşet dolu bir gece başlamak üzereydi. Başrollerde "Çığlıklar Kraliçesi" Jamie Lee Curtis, Adrienne Barbeau ve Janet Leigh gibi önemli oyuncuların yer aldığı, korkunun ustası John Carpenter'dan kült film haline gelmiş bir korku klasiği.

Lawrence Talbot’un çocukluğu, annesinin öldüğü gece sona ermiştir. Lawrence, sessiz sakin Victoria dönemi kasabası Blackmoor’u terk ettikten sonra kendisini toplayıp herşeyi unutmak için uzun yıllar boyunca ortalıkta görünmez. Ancak kardeşinin nişanlısı Gwen Conliffe’in (Emily Blunt), kaybettiği biricik aşkını bulmak için yardımını istemesi üzerine arama çalışmasına katılmak için geri döner. Kasabaya ulaştığında doymak bilmeyen bir kana susamışın kasaba halkını tek tek öldürdüğünü; olayı araştırmak için Aberline (Hugo Weavin) adlı bir Scotland Yard müfettişinin kasabaya geldiğini öğrenir. Lawrence, vahşet dolu bulmacanın parçalarını birleştirdikçe dolunayda ortaya çıkan kurt adamlarla ilgili çok eski bir laneti duyar.

A woman wakes up injured in a basement surrounded by corpses. To survive, she pretends to be dead while a grotesque ritual unfolds in the house above.

An orphaned girl is rescued from a satanic ritual and taken to Saint Catherine Institute for homeless youth. There she will learn new skills while facing demons that stalk her.

A matriarchal witch passes on her sinister inheritance to her grand-daughter, triggering the most horrific curses.

A duo of bisexual female vampires prey on passing motorists, whom they seduce and murder in the English countryside.

Amerikalı genç bir kadın, rahibe olup yemin etmesinin ardından göreve başlamak üzere Roma'daki bir kiliseye gönderilir. Ancak oraya ulaştığında inançlarını sorgulamasına neden olan bir karanlıkla karşılaşır ve kötülüğün vücut bulmuş halinin doğuşunu bekleyen korkunç bir komployu ortaya çıkarır.

ABD'li diplomat Robert Thorn (Gregory Peck), karısı Katherine'in (Lee Remick) hamileliği bir Roma hastanesinde ölü doğumla sona erdiğinde yerine annesi ölen başka bir bebeği alır. Küçük Damien (Harvey Stephens) büyür ancak beşinci doğum günü partisinde dadısı gizemli bir şekilde ölür. Peder Brennan (Patrick G. Troughton) da Thorn'u Şeytan'ın oğlunu evlat edindiği konusunda uyardıktan sonra ölür. Uğursuz yeni dadı Bayan Baylock (Billie Whitelaw) Damien'ı özenle korurken, fotoğrafçı Jennings (David Warner) ona Damien'ın partisinden dadı ve Brennan'ın nasıl öleceğini belirten işaretlerin bulunduğu fotoğraflar gösterince Thorn'un korkuları artar. Thorn, Damien'ın kimliğini doğrulayan ve Thorn'a tek çözümün evlatlık oğlunu öldürmek olduğunu söyleyen şeytan çıkarıcı Bugenhagen'i (Leo McKern) arar. Cesetler üst üste yığılırken Thorn, görevini yapmaya çalışır ancak yasalar dünyayı Mahşer'den kurtarmaya çalışmanın önüne geçer.

1871'de dört adam bir geminin tüm mürettabatı ve yolcularının ölümüyle sonuçlanacak olan korkunç bir suç işlerler. Aradan yıllar geçmiştir ve suçun sislere gömüldüğü Antonio Bay'de hayat devam etmektedir.Günün birinde Nick ve yardımcısı Brett, tekneyle demir atmaya çalışırken denizin derinliklerindeki bir çantayı yerinden oynatırlar. Bundan sonra kasabada tuhaf şeyler yaşanmaya başlar. Sahile vurmaya başlayan eşyaların ardından kasabanın üstüne bir de sis tabakası çökmeye başlar. Huzursuz ruhlar intikam peşindedir.

Başarılı bir kadın voleybol takımı çalışmalarına doğa ortamında devam etmek için kampa giderler. Burada hem tatil hem de çalışmayı bir arada yapabileceklerini düşünürler ancak işler öyle yürümez. Ormanın derinliklerinde kaybolurlar ve takımın üyeleri teker teker avlanır. Hal böyle olunca herkeste inanılmaz bir korku oluşur. Hayatta kalanlar oradan kurtulmanın planlarını yapmalıdırlar.

Trajik bir kazadan bir yıl sonra, altı kız arkadaş yıllık ekstrem doğa macerası için Apalaş Dağları'nın ücra bir bölgesinde bir araya gelir. Bu yılki maceraları, ormanın derinliklerinde saklı bir mağarayı keşfetmektir. Yerin metrelerce altında bir felaket meydana gelir ve dışarıya hiçbir çıkış yolu kalmaz. Üstelik yerin altında pusuya yatmış başka bir şey daha vardır.

Bridgette ve ablası Ginger, 15 ve 16 yaşlarında iki genç kızdırlar. Banliyöde, kısıtlı bir çevrede yaşayan ve çevrelerindeki diğer kızlardan bir hayli farklı olan kızkardeşler, yalnızlıklarını ancak birbirleri sayesinde azaltabilmektedirler. Ölümle ve karanlık ne kadar ton varsa hepsiyle ilgili olan kardeşler, komşularının köpeklerini parçalayan gizemli bir yaratık mahalleyi tehdit edince de ilgi alanlarından uzak durmazlar. Gece yarısı ormanda parçalanmış köpekleri görüntülemeye çalıştıkları bir sırada, yaratık Ginger’a da saldırır ve onu kötü şekilde yaralar. Bu badireyi böylece atlatan ve bu olayı kimseye söylemeyeye karar veren kardeşlerden Bridgette, ablasındaki yaraların olağanüstü biçimde hızla iyileştiğini fark ettiğinde çok şaşırır. Bir süre sonra yaralarından kıl tüy çıkmaya başlayan Gİnger’daki değişiklikler bununla da sınırlı kalmayacaktır.

Kirsty üvey annesi Julia ve babası Larry ile büyük yeni bir eve taşınmaktadırlar. Kirsty başta karşı çıksa da evi görünce hoşuna gitmiştir. Julia'nın, Larry'nin kardeşi Frank ile bir ilişkisi vardır ve uzun zamandır Frank'ten haber alamamıştır heryerde onu hayal etmektedir. Larry bir gün ev eşyalarını yerleştirirken elini incitmiştir çatı katında Julia'yı bulduğunda yere birkaç damla kan akmıştır oradan ayrıldıklarında ise Frank uğraştığı karabüyünün etkisinden kurtulmuş ve canlanmıştır. Buna sebep olan bir kutu Cehennemin kapılarını açıp Helllraiser'ı çağırmaktadır.

Amerika'dan gelen iki genç öğrenci, İngiltere kırsalında ne olduğunu anlamadıkları bir yaratığın saldırısına uğrar. Arkadaşını bu saldırı sonucu kaybeden David ise hayatta kaldığına pişman olacaktır. Çünkü, lânet artık onun da kanına girmiştir.

Evil Dead serisinden hatırlayacağımız, Bruce Campbell'in canlandırdığı Ash, zamanda yolculuk ederek ilkel ve karanlık çağlarda kara büyüye sahip kötülüğün ordularını yenerek, mistik bir kitabı ele geçirmek ve bir yolunu bulup kendi zamanına dönmek zorundadır. Mevzubahis kitap, hiç kuşkusuz Evil Dead'deki ile aynıdır. Ve bir kez daha kan, vahşet ve sinir bozucu bir mizah duygusu film boyunca izleyenlere eşlik edecek.

Milton, a college dropout, was only supposed to cook meth for one day. Broken out of rehab by a brash young woman and her trigger-happy ("ex") boyfriend and driven to a remote cabin the woods, Milton finds himself drawn into a dangerous love triangle gone haywire. The couple's deadpan half-truths spin around Milton like a song on repeat. They seem to read him like an open book, until a mysterious message opens his eyes to his cursed existence. With unlimited ammunition, any hunting tool they could desire, and an ever-growing body count, for what did Milton really sign up?

Ginger Snaps filminin devamı olan bu filmde Ginger’in kardeşi Emily lanetlenmiştir durum daha da kötüye gitmektedir, akıl hastanesinde yatmaktadır. Tek umudu ise Ghost isimli garip küçük bir kızdır fakat Ghost’un da kendine göre planları vardır.

Clive Barker'ın çığır açan "Hellraiser" serisinin bu yeniden çeviriminde, genç bir kadın, kardeşinin ortadan kaybolmasından sorumlu olan esrarengiz bir bulmaca kutusunun arkasındaki sadist, doğaüstü güçlerle yüzleşmek zorundadır.

Emekli deniz komutanı Albay Dale Murphy tarafından yapılan programın katılımcıları Batı Wirginia'nın uzak bir köşesinde yaşam savaşı vermektedir. Ama doğuştan yamyam olan ailenin onları akşam yemeğinde yemeyi planladıklarını anladıklarında şov kabusa dönüşür.

Tanrı, cenneti yarattı. Evren bir ışık iken bu ışığın arasında şeytanın tüm sinsiliğiyle pusuda beklediği karanlık bir delik vardı. Yıl 1997, ABD'deki bir limanda telaşlı bir koşuşturma var. Liman işçileri, 12. yüzyıla ait paha biçilmez bir İran heykelinin bulunduğu sandığı itina ile gemiden indiriyor. O sırada olan bir kazadan dolayı heykel kırılır ve içinde kırmızı bir taş çıkar. Bunu bulan liman işçisi kimse görmeden bu taşı alır ve bir koleksiyoncuya satar. Taşın içinde zamanında bir kahin tarafından hapsedilmiş bir cin vardır. Cin'in serbest kalabilmek için istediği tek şey ise birinin dilek dilemesidir...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir