
Tom Wade
Dr. Philips


Tüyler ürperten gerçek bir hayat hikâyesi... Genç Robert "Bobby" Shafran’ın yolu bir gün üniversiteye düşer. Herkesin kendisini tanıması, hatta farklı bir isimle seslenmesi karşısında ne yapacağını bilemeyen Shafran’ın başına oldukça unutulmaz bir olay gelir. Aynı üniversitede okuyan Eddy Galland’a birebir benzediğini fark eden Shafran'ın şaşkınlığı bununla da kalmaz. İşler Eddy ve Bobby’nin başka bir kopyası devreye girince iyice karışır. Bu sayede, Bobby, Eddy ve David'in doğumda ayrılarak, ayrı yaşamlar sürdüren üçüzler oldukları ortaya çıkar.

Amatör bir bisikletçi olan yönetmen Bryan Fogel, sporda yasa dışı dopingin etkilerini araştırmaya başladığında yolu ülkesinin “anti doping” programının başında ki Rus bilim adamı Dr. Grigory Rodchenkov ile kesişir. Bryan Fogel, Dr. Grigory Rodchenkov’un yardımı ile kendi üzerinde yapacağı deneylerle sporda doping kullanımı gerçeğini ortaya çıkarmaya çalışırken kendini bir anda dünyanın en büyük doping skandalının ortasında bulur.

Bir genç kız ve sevgilisinin telefonlarına müstehcen, hakaret dolu mesajlar gelir. Peki bunları kim, neden göndermektedir? Bu şaşırtıcı belgeselde şoke edici gerçek açığa çıkıyor.

A documentary on the expletive's origin, why it offends some people so deeply, and what can be gained from its use.

Yönetmen Ursula Macfarlane (Untouchable) ile yapımcı Alexandra Lacey, Anna Nicole Smith adıyla ünlenen model ve oyuncu Vickie Lynn Hogan'ın yaşamını, ölümünü ve sırlarını insancıl bir yaklaşımla cesurca mercek altına alıyor. Anna Nicole'un 1992 yılında Playboy'a ilk kez verdiği pozlarla yakaladığı şöhret, Amerikan rüyasının timsali hâline gelmişti. Ancak 2007'deki zamansız ölümü, bu rüyanın trajik sonu oldu. "ANNA NICOLE SMITH: BENİ TANIMIYORSUNUZ" daha önce hiç yayınlanmamış görüntülere, özel kamera arşivlerine ve şimdiye dek sessizliğini korumuş önemli isimlerle yapılan röportajlara yer veriyor. Belgesel, Anna Nicole'un vücut verdiği mükemmel sarışın bomba imajının ardındaki neredeyse hiç bilinmeyen öyküsünü yeni bir bakış açısıyla ve tüm gerçekliğiyle gözler önüne seriyor.

After the death of her daughter at the hand of her boyfriend, Marisela Escobedo began to fight for justice not only against the murderer but also against the corrupt Mexican judicial system.

Şaşırtıcı bir rastlantının birleştirdiği cinayet davası, beyzbol maçı ve dizi, masum bir adamın aklanmasını sağlıyor.

Polis, yeni doğum yaptığını söyleyen bir kadını durdurur; ama ne bebek ne üzerindeki kan kadına aittir. Bu gerçek suç belgeselinde sapkın yalanlar açığa çıkıyor.

Christopher Wallace, AKA The Notorious B.I.G., remains one of Hip-Hop’s icons, renowned for his distinctive flow and autobiographical lyrics. This documentary celebrates his life via rare behind-the-scenes footage and the testimonies of his closest friends and family.

Gerçek bir suçun anlatıldığı bu belgeselde bir aile, küçük kızlarını kaçıran komşularının manipülasyonlarının ağına düşüyor. Hem de iki defa.

Ev tipi DNA testiyle birçok üvey kardeşi olduğunu öğrenen bir kadın, sperm bağışı ve popüler bir kısırlık doktoruyla ilgili şoke edici bir entrikayı açığa çıkarır.

Efsanevi gazeteci Gay Talese, konuklarını onlarca yıl gizlice izleyen bir motel sahibinin maskesini düşürdüğünde bomba etkisi yapan hikâye hızla bir skandala dönüşür.

Supersonic charts the meteoric rise of Oasis from the council estates of Manchester to some of the biggest concerts of all time in just three short years. This palpable, raw and moving film shines a light on one of the most genre and generation-defining British bands that has ever existed and features candid new interviews with Noel and Liam Gallagher, their mother, and members of the band and road crew.

Henüz 13 yaşındaki Nicholas Barclay, 1994'te bir nisan günü San Antonio'daki evine giderken, ortadan kaybolur. Ailesi tüm arama çalışmalarına rağmen oğluna ulaşamaz, polisten de bir iz çıkmaz. Oğullarının bir şekilde öldüğüne inanan aile 1997'de gelen bir haber ile irkilir. İddiaya göre Nicholas güney İspanya'da bulunmuştur. Bu sevinçli habere inanmak isteyen ailesi hemen harekete geçer; annesi sağlık nedenlerinden dolayı seyahat edemediği için İspanya'ya gidip Nicholas'ı geri getirmek kız kardeşi Carey'e düşer. Fakat Carey'nin ümidi çabuk sönecektir. Zira kardeşi olduğu iddia edilen genç adama Nicholas'a çok benzemekle birlikte hal ve tavırları çok gariptir. Kaybettikleri Nicholas değildir. Gerçeği ortaya çıkartacak kişi ise özel bir dedektif olacaktır... Fakat olayın derinlemesine araştırılması birilerinin hoşuna gitmeyecektir...


Kışın kapalı olan ıssız Overlook Oteli’nin bakımını üstlenen Jack Torrance, ailesiyle birlikte buraya taşınır. Doğaüstü sezgileri güçlü olan küçük oğlu Danny, otelde yalnız olmadıklarını fark etse de sesini duyuramaz. Şiddetli bir kar fırtınasıyla dış dünyadan tamamen kopan aile mahsur kalırken, oteldeki karanlık güçlerin etkisine giren Jack yavaş yavaş aklını kaybetmeye başlar.

Aile dostları olan bir avukatın çağrısı üzerine annelerinin ölümünün ardından kendilerine yazılmış bir mektupla karşılaşan ikiz kardeşler Jeanne ve Simon, ölen annelerinin son arzusunu yerine getirmek amacıyla Lübnan'a doğru yola çıkarlar. Simon, ilk başta isteksiz davransa da bir süre sonra o da kardeşi Jeanne'e katılır. Aradan geçen yıllar, ailenin tarihini karmaşık bir hale getirmişse de çocuklar bu serüvenin izlerini sürmeye kararlıdırlar. Fakat gün geçtikçe daha fazla deştikleri geçmiş, kardeşleri yürek burkan gerçeklerle yüz yüze getirecektir.

Sorunlu hayatlarını geride bırakmaya çalışan ikiz kardeşler yeniden başlamak için memleketlerine döner ancak daha büyük bir kötülüğün onları karşılamak için beklediğini keşfederler. "Şeytanla dans etmeye devam edersen bir gün peşinden evine gelir."

2003 yılının Ekim ayında alkollü bir gecede kız arkadaşından yeni ayrılmış olan Mark, üniversitenin bilgisayarlarına sızarak kampüsteki tüm kadınlarla ilgili bilgilerden oluşan bir veri tabanını içeren bir site yaratır, ardından yan yana iki fotoğraf koyarak kullanıcılardan hangisinin “daha ateşli” olduğunu seçmesini ister. Sitenin adını Facemash koyar; site bir anda virüs gibi etrafa yayılarak tüm Harvard sistemini çökertir ve görünürdeki kadın düşmanlığıyla kampüste tartışma yaratır; Mark, Facemash'ı yaratarak kasıtlı olarak güvenliği, telif hakları yasasını ve özel hayatı ihlal etmekle suçlanır. Tam o anda, Facebook'un altyapısını oluşturan iskelet ortaya çıkmıştır. Kısa süre sonra, Mark Harvard'da bir ekrandan diğerine , Ivy League üzerinden Silikon Vadisi'ne ve tüm dünyaya bir yangın misali sıçrayacak olan thefacebook.com sitesini oluşturur...

Öykünün merkezinde yer alan karakter bizzat senaryoyu yazan Charlie Kaufman. Susan Orlean’ın The Orchid Thief kitabını senaryolaştırmaya çalışmaktadır. Başındaki orkide belası yetmiyormuş gibi, bir de konvensiyonel bir gerilim senaryosu yazmaya çalışan ikiz kardeşiyle uğraşmaktadır... Filmin bu noktadan itibaren nerelere ilerlediğini öğrenmek için izlemeniz lazım, zaten söylesek de inanmazsınız ! Bir yaprağın damarları gibi çatallanıp budaklanan yapım, günümüz sinemasının en yaratıcı yönetmenlerinden biriyle, en çılgın senaristini biraraya getiriyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir