
Elliott Gould
Walter Hill

Two hopelessly out of their class con-men attempt to pull off the largest bank heist of the 19th century — by gaining the enmity of the most famous bank robber in the world and the affection of a crusading newspaperwoman.

Elliott Gould
Walter Hill

James Caan
Harry Digby

Diane Keaton
Lissa Chestnut

Michael Caine
Adam Worth

Charles Durning
Rufus T. Crisp

Lesley Ann Warren
Gloria Fontaine

Val Avery
Chatsworth

Jack Gilford
Mischa

Dennis Dugan
Lewis

Carol Kane
Florence

Kathryn Grody
Barbara

David Proval
Ben

Michael Conrad
Billy Gallagher

Burt Young
Warden Durgom

Bert Remsen
Guard O'Meara

Eksantrik suç dehası Profesör Marcus (Alec Guinness), Londra’nın sakin bir mahallesinde, tatlı bir yaşlı dul olan Bayan Wilberforce’un (Katie Johnson) evinde bir oda kiralar. Planı, dört suç ortağıyla (Cecil Parker, Herbert Lom, Peter Sellers ve Danny Green) birlikte mükemmel bir soygun düzenlemektir. Kendilerini bir müzik topluluğu olarak gizleyen bu çete, Bayan Wilberforce’un evini üs olarak kullanır. Ancak soygun başarıyla tamamlanmasına rağmen, Bayan Wilberforce’un masum merakı ve keskin sezgileri, planlarını altüst eder.

Dortmunder ve arkadaşları bir müzeden devasa bir elmas çalmayı planlıyorlar. Ancak bunun onu çalmaları gereken ilk sefer olduğu ortaya çıkıyor...

An honest, goodhearted man is forced to turn to a life of crime to finance his neurotic mother's skyrocketing medical bills.

Hapishane kaçkını Joe (Willis) ve hastalık hastası arkadaşı Terry (Thornton), banka memurunu geceden rehin alıp ertesi sabah ona işine kadar eşlik etmek suretiyle ilginç bir soygun tekniği geliştirmiştir. Medya onların üzerine odaklanır ve marifetlerini de bir parça abartır, ancak iki ahbapçavuşun tek derdi yeterli miktarda parayı toparlayıp Meksika’ya kaçmak, burada özgür ve yasalara saygılı bir hayat sürmektir. Fakat Kate Wheeler adlı bir ev kadınının (Blanchett) arabasıyla Terry’e çarpması, planları değiştirir. Rehin almak zorunda kaldıkları bu kadın, zamanla ikilinin suç dolu serüvenine ortak olur. Kate, bir anlamda aradığı değişikliği bulmuş ve monoton hayatından kurtulmuştur bu sayede. Hem haydutlar ona, hem de o haydutlara aşık olmuştur - evet, her ikisine birden... Çünkü ancak birbirlerini tamamladıklarında ideal bir sevgili etmektedir Joe ve Terry...

Sıradan bir hırsız olan Cosimo, hapse düşer. Burada ömür boyu hapse mahkum olmuş bir suçludan harika bir hırsızlık planı öğrenir. Cosimo, bütün hayatını değiştirecek bu hırsızlık operasyonu için derhal hapisten çıkmak ister. Hapisten çıkmak için kızarkadaşı Rosalind'den yardım isteyen Cosimo, dışarıda suçunu üstlenecek birini buldurmaya çalışır. Ancak, kimse bu suçu üzerine almak istemez. Yine de herkesin aklında suçu kabullenebileceğini düşündüğü bir isim vardır.

Harry Doyle and Archie Lang are two old-time train robbers, who held up a train in 1956 and have been incarcerated for thirty years. After serving their time, they are released from jail and have to adjust to a new life of freedom. and soon realize that they still have the pizzazz when, picking up their prison checks at a bank, they foil a robbery attempt.

While attending a major horse race with their young son, Nick Jr., Nick and Nora Charles witnesse a shocking murder from the crowded grandstand. What first appears to be an isolated killing soon leads to a maze of corruption, blackmail, gambling scandals, and criminal intrigue. As Nick investigates, he encounters suspicious bookmakers, dishonest officials, rival gangsters, and a mysterious killer determined to stay ahead of the law. Nora, as always, is never far from the action, bringing her quick wit and fearless curiosity to the case.

Mirasını bırakmak için kaybolan varisini bulmak isteyen yaşlı bir kadın farkında olmadan bir üçkâğıtçıyı ve sahtekâr bir medyumu kiralayınca, Alfred Hitchcock'un alaylı diliyle çekilmiş bu gizemli gerilim filminde işler garipleşmeye başlar. Bruce Dern ve Barbara Harris, yaşlı kadının uzun zamandır kayıp olan yeğenini (William Devane) arayan çifti canlandırıyor. Bu esnada yeğen rolündeki Devane ise güzel sevgilisi (Karen Black) ile fidye için zengin bir Yunan iş adamını kaçırıyor. Gerilim ve komediyi de beraberinde getiren sonu gelmeyen bir gizem, cinayet ve kargaşa...

Bridget evini kaybetmek üzere olduğunu öğrenince büyük bir paniğe kapılır. Eşi Don ise işten çıkarılmıştır. Bridget bir iş bulmaya çalışır. Ancak şimdiye kadar ev kadınlığı dışında hiçbir şey yapmadığından iş bulamaz. Sonunda Federal Reserve Bank'ta kapıcılık yapmaya başlar. Bridget burada iki çocuk annesi Nina ve özgür ruhlu Jackie ile tanışır. Üç kadın kısa sürede dost olurlar. Bir çıkış yolu arayan bu üç kadının aklına bir fikir gelir. Çalıştıkları bankayı soyacaklardır.

Yıllardan beri cezaevinde yatmakta olan bir suçlu, hüküm giymeden önce bir galerinin güvenlik sisteminden sorumlu olan cezaevi arkadaşından aldığı bilgiler ışığında bu galeriyi soymaya karar verir. Tahliye olduğunda da "Sicilyalılar Çetesi" adlı suç örgütünün lideri ile tanışırak birlikte çalışmaya başlarlar.

Yıl 1880... Kanunsuz Vahşi Batı, Meksika'ya doğru yayılmaya başlamıştır. Sara (Salma Hayek) ve Maria (Penelope Cruz), iki ayrı dünyanın insanlarıdır. Sarah, zengin bir bankerin, Maria ise fakir bir çiftçi ailesinin kızıdır. New York Bankası'nın temsilcisi olduğunu söyleyen Tyler Jackson adlı garip bir adam trajik bir şekilde iki kadının yollarının kesişmesine neden olur. Sara ve Maria'nın ailelerini mahveden Tyler Jackson, tüm yasaları hiçe sayarak, Amerikan Demiryolları adına Meksika'daki birçok araziyi kanunsuz yöntemlerle ele geçirmeye çalışmaktadır. Sara ve Maria, babalarına yapılanların öcünü almak ve bölgede toprağı olan zavallı çiftçilere yardım etmek için harekete geçerler. Bölgede kurulan bütün bankalara savaş açıp, hepsini teker teker soymaya başlarlar... Jackson ve adamlarına korku salan bu iki güzel kadının adları artık ne Sara ne de Maria'dır. Meksika'da herkes onları Bandidas olarak tanımaktadır.

İşletme master'ı öğrencisi olan gergin bir kız, sorunlu ailesini cezbeden karizmatik yeni komşusuna tutulur. Ama bir sırrı olan adam, kızdan uzak durmaya mecburdur.

Meg Altman kocasından yeni boşanmış orta yaşlı bir kadındır. 11 yaşındaki kızı ile birlikte Manhattan'daki görkemli bir eve taşınırlar. İçinde asansörü de bulunan bu üç katlı muhteşem evin en önemli özelliklerinden biri, panik odası olarak nitelendirilen bir odaya sahip olmasıdır.

Michael Clayton, New York'un en büyük şirket hukuku firmalarından birinde 'sorun çözücü' olarak çalışmaktadır. Firmasına sıkı sıkıya bağlıdır çünkü bir boşanma, kumar alışkanlığı ve başarısız bir iş kurma girişimi onu dağ gibi bir borçla baş başa bırakmıştır. Öngörülemeyen bir felaketi düzeltmesi için görevlendirilen Michael Clayton, bu süreçte nasıl bir adama dönüştüğü gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalır.

New York sokakları Erica Bain için hem evi hem de geçim kaynağıdır. Sevgili şehrinin seslerini ve hikayelerini sunucusu olduğu “Street Walk” adlı radyo programında dinleyicileriyle paylaşmaktadır. Fakat Erica’nın bildiği ve sevdiği her şey hayatının aşkı David ile saldırıya uğradıkları korkunç bir gecede elinden sökülüp alınır.

Aynı adlı televizyon dizisinden beyazperdeye uyarlanan “Sex and the City: The Movie”de birbirleriyle cinsel arzularını, fantezilerini, inanç ve düşüncelerini tartışan ve paylaşan New York’lu dört kadının öyküsü anlatılır. Candace Bushnell’in (1958 doğumlu) yazdığı kitaptan ve karakterlerden uyarlanan dizide ve filmde özellikle bekar kadın olma kavramı başta olmak üzere romantizm ve cinsellik üzerine samimi, açık sözlü tartışmalar ve yaklaşımlar öne çıkar. Konusu New York’ta geçen filmin odak noktasında dört kadın karakter vardır. 1990’lı yılların sonlarında toplumda kadın olma konusu ağırlık kazanırken toplumda kadının rolünün değişmesinden dört kadının nasıl etkilendiği üzerinde durulur.

Biri kaderin tuzağına düşmüş, diğeri görevine tutkuyla bağlı iki adam. Ve onlar uğruna yaşamayı, savaşmayı hatta ölmeyi göze aldıkları bilinmezin ne olduğunu keşfetmek üzereler. Harrison Ford ile Brad Pitt'in sette ego savaşı yaptıkları film.

Model ajansında çalışan Helen Mirren (Kate Hudson) kariyerinde hızla ilerleyen ve şehir hayatının karmaşasına alışkın bir kadındır. Terfi edilmek üzereyken ablasının ve eniştesinin trafik kazasında öldüğünü öğrenir. Çocuklar hakkında hiç tecrübesi olmayan Helen, kız kardeşinin çocuklarına bakmaya başlar. Hem çocuklarla ilgilenmek hem de iş yaşamında başarılı olmak o kadar kolay değildir.

Danny Ocean hapisten yeni çıkmış bir soyguncudur. Ancak Danny'nin hapisten çıkınca giriştiği ilk şey tarihin en büyük kumarhane soygununu gerçekleştirmeye çalışmak olacaktır. Danny, rakiplerine karşı acımasızlığı ile ünlü Terry Benedict adlı adamın Las Vegas'taki 3 kumarhanesini birden aynı gecede soymayı planlamaktadır. Bunun için eski ortağı Rusty ile temasa geçer. Rusty ve Danny, bu imkansız soygunu gerçekleştirebilmek için her biri işinde uzman olan isimlerden oluşan bir takım oluştururlar. 11 kişiden oluşan bu takım soygunu başarıyla gerçekleştirirse her biri hayatının sonuna kadar yetecek paraya sahip olacaktır. Ancak başarısız olur da yakalanırlarsa Terry Benedict'in gazabına uğrayacaklardır.

Jenny Johnson, güzel ve alımlı bir kadındır ve Matt Saunders, Jenny'yi ilk gördüğü andan itibaren hayatının kadınını bulduğuna inanır. Ama ilginç olan bir şey vardır ki, Jenny, bir süper kahramandır. Jenny ya da diğer adıyla G-Girl, Matt'e takıntı derecesinde aşık olunca hayat, Matt için dayanılmaz bir hal alır. Bu ilişkiyi tamamen bitirmek istemesine rağmen G-Girl'ün süper güçlerinin önünde durması oldukça zordur çünkü Jenny, Matt'i bırakmamaya kesinlikle kararlıdır. Senarist Don Payne, benzer konuların daha evvel Tatlı Cadı ya da I Dream of Jeannie gibi filmlerde işlenmesine rağmen Eski Süper Sevgilim'de farklı bir bakış açısı yakaladıklarını belirtiyor. Uma Thurman'ı, alışıldığın dışında bir rolde görmek isteyenler için de ilginç bir film olduğu söylenebilir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir