
Kristyan Ferrer
Ramón

After five failed attempts to go to the United States, 18-year-old Ramón decides to look for a friend’s aunt in Germany, but never finds her. With no papers or money, and without knowing the language, he barely survives living on the street until he meets Ruth, an old retired nurse who doesn’t speak Spanish. Beyond language barriers and prejudices, they discover that solidarity and humanity make life bearable.

Kristyan Ferrer
Ramón

Ingeborg Schöner
Ruth

Rüdiger Evers
Karl

Adriana Barraza
Esperanza

Arcelia Ramírez
Rosa

Héctor Kotsifakis
Güero

Karl Friedrich
Schneider
Marcel Batangtaris
Flughafenangestellter
Andreas Berg
Herr Neumann

Marius Biegai
Bundesgrenzschutz
Jorge de los Reyes
El Chiquis
Anna Haack
Angela

Micky Jukovic
Beglar

Franziska Kruse
Hanna
Michèle Akouvi Müller
Nadja

Altı insan, altı biyografi, altı hayat yazgısal bir şekilde iç içe geçiyor. Her biri bir yolculuğa çıkıyor. Gündüzlerden ve gecelerden geçen, sarp ve dikenli yollardan yaşamın kıyılarında dolaşan ve bizzat yolcuların benliğine giden birer yolculuk. Bir ucu Almanya Bremen’den başlayıp Karadeniz kıyılarına ulaşırken başka bir uç İstanbul’dan başlayıp Bremen’e ulaşmaktadır.


Almanya'da Nasyonal Sosyalizm'in yükselişi 'birkaç delinin komplosu' değildi. Birçok 'iyi' insan da kendilerini bir anda tamamen kontrolden çıkmış bir toplumun göbeğinde buldular. 'Good", onlardan birinin hikâyesi.

15 yaşındaki Tyson ilk kez devlet okuluna gittiğinde hayatı sonsuza dek değişir. Tyson, şampiyon maraton koşucusu Aklilu ile arkadaş olur. Otizminin kendisini engellemesine asla izin vermeyen Tyson, babasının onayını kazanma umuduyla ilk maratonunu koşmaya kararlıdır. Beklenmedik bir arkadaşının ve ebeveynlerinin yardımıyla; kendine olan inancı ve ilk adımı atma cesareti ile her şeyin mümkün olduğunu öğrenir.

Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.

Çok uzun yıllar kaldığı hapishaneden çıktıktan sonra bulaşıkçı olarak çalışmaya başlayan, çalıştığı yerin arkasındaki bir çöp tenekesinde terk edilmiş bir bebek bulan Russ Millings’in hikâyesini anlatıyor. Bebek için ne yapacağından pek emin olamayan Russ, bir süre sonra bu bebeğin hayatını düzene sokmak konusunda önemli bir fırsat olduğunu fark eder.

94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.

Yıllardır görmediği kızıyla tekrar yakınlaşmaya başlayan bir adam, gençliğinde kaybettiği aşkını ve yıllar önce Tayvan'dan Amerika'ya gelişini hatırlar.

Yumruk, ekonomik bunalım yıllarında Amerika Birleşik Devletleri'nde güçlü bir sendika yaratan bir adamın hikayesidir. Hikaye büyük ölçüde gerçek kişi ve olaylara dayanmaktadır.

When a rebellious teen embarks on a solo summer journey to connect with her roots, she finds herself in a new world, geared up for the ride of her life, and discovers she had the drive in her all along.

A young girl tries to help her grandfather, who is suffering from Alzheimer’s, navigate his increasing forgetfulness, and ends up going on a remarkable adventure with him.

Spor yazarı Erik, evsiz bir adam olan Champ'i sokaklardan kurtarmaya karar verir. Ancak bu kararırın ardında Champ'in kim olduğuna dair gizi ortaya çıkarmak vardır. Erik bunun gizli kalamayacak bir sır olduğunu ve Champ'in öldüğüne inanılan efsanevi boksör olduğunu düşünmektedir. Champ'in efsanesini diriltirken, onun bireysel macerasında babası ile olan ilişkisinin önemini anlayacaktır. Champ'in yaşamıyla ilgili gerçeklere daldıkça, kendi yaşamında geri plana attığı, yüzleşmekten korktuğu ilişkiler ortaya çıkacaktır. Erik kendi yaşamı ve ailesiyle olan ilişkisini gözden geçirecek ve uzun zamandır hiç yapmadığı bir şekilde kendisiyle yüzleşecektir.

After a suicide attempt, Lane has moved into her country house to recuperate. Her best friend, Stephanie, has come to join her for the summer. Lane's mother, Diane, has recently arrived with her husband Lloyd, Lane's stepfather. Lane is close to two neighbors: Peter, and Howard. Howard is in love with Lane, Lane is in love with Peter, and Peter is in love with Stephanie.

İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.

Pete Bell, a college basketball coach is under a lot of pressure. His team isn't winning and he cannot attract new players. The stars of the future are secretly being paid by boosters. This practice is forbidden in the college game, but Pete is desperate and has pressures from all around.

A street smart runner develops an intense rivalry with an equally ambitious wealthy young athlete.

Futbolcu Santiago Munez'in hikayesi, dinamik ve aksiyon dolu bu muhteşem film ile devam ediyor. Newcastle United'ın popüler oyuncusu, her futbolcunun rüyası Real Madrid'e transfer olunca UEFA Şampiyonlar Ligi'ndeki zorlu mücadelede David Beckham, Zinedine Zidane, Raul, Guti ve Iker Casillas gibi dev oyuncularla aynı sahada oynama şansını yakalar. Zafer, alkış ve para ile tanışan Santiago, aynı zamanda başarının çirkin yüzünü de keşfeder. Tüm ömrü boyunca uğruna çalıştığı ve sevdiği her şeyi kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Bir inanç krizinin ardından çıktığı spiritüel yolculuk, tanınmış fundamentalist vaiz Carlton Pearson'ın değer verdiği her şeyi riske atar.

Bir grup acemi genç Alman askerinin, 1.Dünya Savaşı sırasında büyük bir idealizmle başlayan hikayelerinin, hayal kırıklığıyla sonuçlanmasını anlatıyor. Başrol oyuncusu Lew Ayres’in canlandırdığı Paul Baumer’in repliği, filmin konusunu da özetliyor: “Siperlerde yaşıyor ve savaşıyoruz. Ölmemeye çalışıyoruz, tek yaptığımız bu” Modası çabuk geçen pek çok mesaj filmlerinin aksine, Erich maria Remarque’nin savaş karşıtı romanından uyarlanan filmin etkisi yıllar sonra bile hiç azalmamıştır. Lewis Milestone’nun ölçülü, sade ve insanı derinden etkileyen çalışması, yıllar sonra bile pek çok ülkede yasaklıydı.

Ali, Fas'tan Almanya'ya çalışmak için gelmiş bir işçidir. Her zaman gittiği ve Arap arkadaşlarıyla buluştuğu bir barda, 60 yaşının üzerindeki Emmi isimli bir kadınla tanışır. Emmi, kendisine aşık olur ve bir süre sonra evlenirler. Ancak, bu evlilik göçmenlerin yarattığı tedirginliği yoğunlukla yaşayan Bavyera Almanları üzerinde şok etkisi yaratır. Emmi, çocukları ve çevresi tarafından itilir. İmkansız gibi görünen Emmi ve Ali'nin aşkı, hikaye ilerledikçe yönetmen tarafından sert bir toplum eleştirisine doğru evrilir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir