
Florence Delay
Narrator (voice)

Sans Soleil (Güneşsiz) Fransız yönetmen Chris Marker'in 1983 yılında çektiği en önemli filmlerinden birisidir. Filmin ismi, Modest Mussorgsky'nin Güneşsiz adlı (Rusça: Без солнца, Bez Solntsa) şarkı çemberinden alınmıştır. Genel olarak insan hafızası ve hatırlama üzerine eğilir film. Japonya gündelik hayatına ve geçmişe odaklanır.


Human bize, insanoğlunun derinliklerine inme fırsatını sunarken, dünyamıza dair görüntü ve hikâyelerle iki kanatlı bir tablo çizer. Kin ve şiddetle olduğu kadar aşk ve mutluluk aracılığıyla da Human, bizleri başkalarıyla karşı karşıya getirirken kendi hayatlarımıza da götürür. En basit günlük hikâyelerden en ilginç masalsı hayatlara kadar değinerek, bizlerin aslında kimler olduğumuza, karanlık yanlarımız olduğu kadar güzel ve evrensel bir yanımızın da olabildiğine ışık tutar. Yeryüzünü, yani bizim Dünyamızın, belki de hiç görülmemiş en güzel yerlerine ait havadan görüntüleri ve opera tarzındaki müzikler eşliğinde dünyanın güzelliklerine tanıklık etme ve soluklanma fırsatı sunar. Human, insan koşullarına sıkı sıkıya bağlanmamızı ve varoluş sebebimizin ne olduğunun yansıtılmasını sağlayan bir film.

Diyalogsuz ve görsel anlatımıyla ön plana çıkan belgesel niteliğinde bir film olup, insanlık, doğa ve medeniyet arasındaki ilişkiyi keşfeder. Dünya genelinde 6 kıtada, 24 farklı ülkede çekilmiştir. Baraka kelimesi Arapça kökenli olup "nefes", "hayat gücü" veya "bereket" anlamına gelir. İnsanlığın doğa ile olan bağını, modern dünyanın getirdiği değişimleri ve insanın kendine verdiği zararları gözler önüne seren bir sanat eseri olarak kabul edilir. Herhangi bir anlatıcı veya diyalog kullanmadan, yalnızca görüntüler ve müzik aracılığıyla derin bir hikâye anlatır. Doğanın saf güzelliği ile insan eliyle yaratılan kaos arasındaki karşıtlığı vurgulayan film, izleyiciye düşündürücü bir deneyim sunar. Her sahnesi ustalıkla çekilmiş olan Baraka, sinematografi açısından büyüleyici bir başyapıttır ve insanlık tarihine dair güçlü bir mesaj vermektedir: Doğa ile uyum içinde yaşamayı unutan bir medeniyet, kendi kendini yok etmeye mahkumdur.

An unpredictable documentary from a fascinating storyteller, Agnès Varda’s last film sheds light on her experience as a director, bringing a personal insight to what she calls "cine-writing," traveling from Rue Daguerre in Paris to Los Angeles and Beijing.

60 yılı aşkın bir süredir sinemadan fotoğrafa, video yerleştirmeden heykele yapıtlar üreten 88 yaşındaki efsane Agnès Varda, İstanbul’da da “Şehrin Kırışıklıkları” projesiyle duvarlara yapıtlar bırakan genç JR ile birlikte Fransa’nın köylerini gezdi. İkili bir yandan halkla sohbet etti, fotoğraflar çekti, çektikleri fotoğrafları sergiledi, bir yandan da dost olup birbirlerini daha iyi tanımaya çalıştı. Mekânlar ve Yüzler, iki çok özel sanatçının sanat, yaş almak, paylaşmak ve gezmek hakkında ürettikleri bir film.

Emma and Anaïs are best friends and yet everything in their life seems to set them apart, their social backgrounds but also their personalities. From the age of thirteen to eighteen, Adolescentes follows the two teenagers during these years where radical transformations and first times punctuate daily life. Through their personal stories, the film offers a rare portrait of France and its recent history.

Gözlerinizi alamayacağınız ve aynı zamanda tüm hislerinize hitap eden görsel ve işitsel bir şölen! Dünyanın dört bir yanındaki eleştirmenler ve izleyiciler tarafından büyüleyeci kabul edildi. Senarist/Yönetmen Godfrey Reggio'nun mahşeri "qatsi" üçlemesinin bu ikinci bölümü şu ana kadar yapılmış belgeseller arasındaki en mükümmel görsel ve işitsel öğelere sahip. Sarsıcı görüntülerle birlikte, ödüllü besteci Philip Glass'ın zarif müziği ile Powaqqatsi duygusal, ruhsal, zihinsel ve estetik açıdan nefes kesici bir tecrübe. Cesur ve aklınızdan çıkmayacak görüntülerle bu sıradışı film günümüz toplumuna ait bildiğimizi sandığımız herşeyi sorgulamamızı sağlayacak. Eski kültürlerin resimlerini modern yaşamla yan yana gösteren Powaqqatsi, ilerlemenin bedelini gösteriyor.

Oscar® ödüllü yönetmen James Cameron ve oyuncularla gelmiş geçmiş en çok beklenen devam filmlerinden birine yakından bir bakış.

A detailing of the rise to prominence and global sporting superstardom of six supremely talented young Manchester United football players (David Beckham, Nicky Butt, Ryan Giggs, Paul Scholes, Phil and Gary Neville). The film covers the period 1992-1999, culminating in Manchester United's European Cup triumph.

Bu özel bölüm, Obi-Wan Kenobi ve Anakin Skywalker'ın ekrana dönüşünün yanı sıra Ewan McGregor ve Hayden Christensen'ın klasik rollerine dönüşlerini de inceliyor. Yönetmen Deborah Chow, hem sevilen Star Wars karakterlerinin yeniden canlandırılmasına hem de yeni kahramanların ve kötü adamların yaratılmasına liderlik ederken, aynı zamanda klasik filmleri dramatik bir şekilde birbirine bağlayan destansı bir hikaye yaratan oyuncu kadrosuna ve ekibe yön gösteriyor.

Reggio'nun "Qatsi" üçlemesinin son parçasıdır ve teknolojinin insan yaşamı üzerindeki etkilerini sorgulayan derin bir anlatım sunar. Görsel olarak çarpıcı sahnelerle doludur ve izleyiciyi modern dünyanın karmaşasıyla yüzleşmeye davet eder. "Naqoyqatsi," kelime anlamıyla "savaşın yokluğu" demektir ve bu bağlamda, savaş ve şiddetin yerini alan teknolojik gelişmelerin, insan ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü araştırır. Film, görüntülerin yanı sıra, Philip Glass’ın büyüleyici müziğiyle de desteklenmektedir; bu müzik, filmin atmosferine derinlik katarak izleyicilerin duygusal tepkilerini güçlendirir. Hem görsel hem de işitsel düzeyde zengin bir deneyim sunarak, izleyiciyi düşündüren ve sorgulatan bir yapıt olarak öne çıkmaktadır.

A backstage and on-stage look at Justin Bieber during his rise to super stardom.

Vertigo, Hitchcock’un teknik ve işlediği konu itibariyle sinema tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Bir suçluyu kovalarken çatıdan düşen ortağını kurtaramayan dedektif Scottie Ferguson’da, bu olayın ardından yükseklik korkusu başgösterir. “Vertigo” hastalığına dönüşen bu korku nedeniyle mesleğini bırakıp emekli olan dedektir, eski bir arkadaşı tarafından, ruhsal sağlığından şüphe ettiği karısı Madeleine’ni izlemesi için kiralanır. Scottie de kadını daha yakından izledikçe bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder; dahası kadının intihara meyilli olduğunu görür. Artık işleri yoluna koymak için uzaktan takip etmek yetersiz kalacak, Scottie’yi kendi korkularıyla da yüzleşeceği bir mücadelenin içerisine sürükleyecektir.

Küçük Riley için hayat, babasının San Francisco’da yeni bir işe başlamasıyla baştan aşağıya değişir. Orta-Batı’daki yaşamını geride bırakan Riley'ı şimdi yeni bir ev, okul ve arkadaşlar beklemektedir. Peki içindeki duyguları ona ne söyler? Neşe, Korku, Öfke, Tiksinti ve Üzüntü… Riley'nin zihninin içinde yaşayan, ona günlük hayatında tavsiyeler veren duyguları bu yeni hayata alışırken ufak bir kaosa neden olacaktır. Neşe, Riley’nin en önemli duygusudur ve onu hep pozitif tutmaya çalışır ama diğer duygular bu yeni hayatına uyum sağlama konusunda biraz şaşkındır.

Umudunu Kaybetme’de, Chris Gardner iki yakasını bir araya getirmeye çalışan bir aile babasıdır. Ailesini ayakta tutmak için cesurca çabalamasına rağmen beş yaşındaki oğlu Christopher’ın annesi, maddi zorlukların yarattığı sürekli baskı altında direncini kaybetmek üzeredir. Artık dayanamayacağını anlayınca istemeye istemeye evi terk eder. Artık bekar bir baba olan Chris, yılmadan, bildiği tüm satış becerilerini kullanarak daha iyi kazandıran bir işin peşine düşer. Prestijli bir borsa şirketinde stajyerlik bulur ve ücret almasa da programın sonunda iş ve parlak bir gelecek elde edeceğini umarak kabul eder. Parasal güvencesi olmayan Chris ve oğlu, kısa süre sonra oturdukları daireden çıkartılırlar ve düşkünler evi, otobüs durağı, tuvalet; geceyi geçirmek için bulabildikleri her yerde kalırlar.

Tokyo’nun umumi tuvaletlerini temizleyen Hirayama, bir yandan müzik, edebiyat ve fotoğraf tutkusunun peşinden gittiği hayatından memnundur. Geçmişiyle yeniden bağ kurmasına yol açan beklenmedik karşılaşmalar, hayatının düzenini yavaş yavaş bozmaya başlar.

6 Süper Kahraman / Big Hero 6, izleyicinin Walt Disney Animasyon Stüdyoları’ndan beklediği kalbe dokunan ve mizah dolu bir hikayeye sahip olmakla birlikte aksiyonla karışık bir komedi macera filmi... Film, dehasının güçlerini kullanmayı öğrenen robot dahisi Hiro Hamada’yı, Hiro’ya bu konuda yardımcı olan muhteşem kardeşi Tadashi’yi, onlara çok benzeyen, macera bağımlısı olan arkadaşları GoGo Tamaga’yı, düzenli ve tatlı Wasabi No-Ginger’ı, kimya dehası Honey Lemon’ı ve fanatik Fred’in hikayesini anlatıyor. Süper Kahraman 6, kendini tehlikeli bir komplonun içinde bulunca en yakın arkadaşı olan Baymax isimli bir robotun yardımını istemek zorunda kalan robot dahisi Hiro Hamada’yı ve bir grup yüksek teknolojili kahramanının bu gizemi nasıl çözdüğünü anlatan aksiyonla karışık bir komedi macera filmi.

Zodiac, San Fransisco körfez bölgesini dehşete boğmuş ve onlarca yıl boyunca şifreleri ve mektuplarıyla dört ayrı yargı bölgesinin yetkilileriyle alay etmiş bir seri katilin gerçek hikâyesine dayanan bir gerilim filmi. Bir avcıyı avlamak dört adam için bir saplantı hâlini alır; bu öyle bir saplantıdır ki onları eski hâllerinin birer hayaletine dönüştürür, yaşamları katilin bıraktığı sonu gelmeyen ipuçlarıyla bir kurulup bir yıkılır.

Kimsenin saygı duymadığı bir hayali olan genç Marty Mauser, büyüklüğe ulaşma yolunda cehennemi boylayıp geri döner.

Bilim adamı Will Rodman, babasını yavaşça tüketen Alzheimer için bir tedavi bulmaya kararlıdır. Will, sonuca yakın olduğunu olduğunu hissettiği için en son serumunu maymunlar üzerinde test etmeye karar verir. Test sonucunda maymun deneklerde zeka ve beyin aktivitesinde, özellikle de evcil hayvan şempanzesi Caesar'da çarpıcı artışlar fark eder.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.









0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir