
Greta Thunberg
Self

Greta Thunberg, a 15-year-old student in Sweden, started a school strike for the climate as her question for adults was, if you don’t care about my future on earth, why should I care about my future in school? Within months, her strike evolved into a global movement as the quiet teenage girl on the autism spectrum becomes a world-famous activist.

Efsanevi belgeselci David Attenborough, ömürlük deneyimiyle okyanusların en etkileyici yaşam alanlarını gün yüzüne çıkarıyor. Keşiflerin altın çağında olduğumuz bu dönemde, hem su altı dünyasının büyüleyici çeşitliliği hem de karşı karşıya olduğumuz tehditler gözler önüne seriliyor. Ancak Attenborough'nun mesajı net: Deniz yaşamının eşi benzeri görülmemiş ölçekte iyileşmesi hâlâ mümkün.

David Attenborough'un anlatımı ve daha önce hiç görülmemiş görüntüler, tecrit hâlindeki hayatımızın doğanın geri dönmesi ve gelişmesi için kapıyı nasıl açtığını gösteriyor. Denizlerde, göklerde ve karada... Biz durunca Dünya ritmini buldu.

Tufandan Önce, yönetmenliğini Fisher Stevens'ın yaptığı, iklim değişikliğini konu alan, 2016 yapımı belgesel film. Leonardo DiCaprio filmin duyurusunu 9 Eylül 2016'da Toronto Uluslararası Film Festivali'nde yaptı.

Gezegenin farklı uçlarındaki canlılar ve doğa olaylarını konu eden belgeselde anlatıcı olarak usta oyuncu Robert Redford yer alıyor. BBC’nin ünlü belgesel serisi Planet Earth‘ün devamı niteliğinde kurgulanan Earth belgesellerinin ikincisinin yönetmenliğini de Richard Dale, Lixin Fan ve Peter Webber üstleniyor. Black Mirror ve 11.22.63 gibi dizilerin yanı sıra The Last King of Scotland, Rite ve The State Of Play gibi sinema filmlerinin de müziklerini besteleyen Alex Heffes’in harika müzikleri eşliğinde büyüleyici bir yolculuk vaat ediyor.

TV dizisi olan Planet Earth belgeselinin film versiyonu olan Yeryüzü , 4 hayvan ailenin göç yolculuklarını takip eder. Belgesel vizyona girdiği ilk hafta Amerika Box Office'te 5. sırada yerini almıştı.

Fabrika çiftçiliğinin gezegenin doğal kaynaklarını nasıl tükettiğini ve büyük çevreci grupların bu krizi neden görmezden geldiğini öğrenin.

Hayli bilgilendirici ve oldukça şaşırtıcı! “Şirket” bir yandan günümüzdeki modern şirketlerin kuruluş, yapı, gelişim aşamalarına özgün bir perspektif getirirken, bir yandan da bu kuruluşların yerküre üzerinde ekonomik, siyasi ve kültürel etkilerini ele alıyor. Kurumların günlük hayatımızı nasıl etkilediğini anlatıyor ve bunun yanı sıra kurumsal tahakküme karşı mücadele veren birey ve grupları inceliyor. “Şirket”, kurumların pazar ekonomisine dayalı toplumlarda refah düzeyini yükselten ana etkenlerden biri olarak değerini koruyabilmesi ve varlığını uzun vadeli sürdürebilmesiyle ilgili bir çok soruyu gündeme getiriyor. Film, şirket yapısının kamusal ürünler üzerindeki etkisiyle ilgili endişelere dikkat çekerken üretim süreçlerinin genelin refahı için daha iyi nasıl organize edilebileceğini sorguluyor.

At three years old, a chatty, energetic little boy named Owen Suskind ceased to speak, disappearing into autism with apparently no way out. Almost four years passed and the only stimuli that engaged Owen were Disney films. Then one day, his father donned a puppet—Iago, the wisecracking parrot from Aladdin—and asked “what’s it like to be you?” And poof! Owen replied, with dialogue from the movie. Life, Animated tells the remarkable story of how Owen found in Disney animation a pathway to language and a framework for making sense of the world.

Oscar® ödüllü yönetmen James Cameron ve oyuncularla gelmiş geçmiş en çok beklenen devam filmlerinden birine yakından bir bakış.

Hacktivistlerin Hikâyesi bizi Anonim’in karmaşık kültürüne ve geçmişine, Christopher Pole’un 4chan web sitesini kurduğu yıllara götürüyor. Tom Cruise’un da yer aldığı bir Scientology videosu yayınladıklarında hayran kitlelerini ve ‘anonim’ ortaklarını epey arttırdılar. Ama asıl başarıyı Tunus’ta başlayan Arap baharında yakaladılar. Hükümet internet erişimini kesince, dünya olup bitenden 4chan hackerları sayesinde haberdar oldu. Üyeler, yazarlar, akademisyenler gibi pek çok kişiyle röportajlara yer veren belgeselde aslında bir grup afacanın yaramazlıklarının küresel bir harekete dönüşmesinin nefes kesici evrimi anlatılıyor. Bir nesil ergenin büyürken elde ettiği büyük başarının hikâyesi.

ABD eski Başkan Yardımcısı Al Gore'un, küresel ısınmanın siyasi bir problemden çok, dünya için ciddi sorunlar teşkil ettiğini gösterme çabaları, bir belgesel şeklinde seyircilerin karşısına çıkıyor.

Bu özel bölüm, Obi-Wan Kenobi ve Anakin Skywalker'ın ekrana dönüşünün yanı sıra Ewan McGregor ve Hayden Christensen'ın klasik rollerine dönüşlerini de inceliyor. Yönetmen Deborah Chow, hem sevilen Star Wars karakterlerinin yeniden canlandırılmasına hem de yeni kahramanların ve kötü adamların yaratılmasına liderlik ederken, aynı zamanda klasik filmleri dramatik bir şekilde birbirine bağlayan destansı bir hikaye yaratan oyuncu kadrosuna ve ekibe yön gösteriyor.

Akademi Ödüllü Uygunsuz Gerçek'in iklim değişimini yaygın kültün ön saflarına çıkarmasından on yıl sonra Uygunsuz Gerçek 2, bugün her zamankinden çok daha konuyla alakalı olduğunu kanıtlıyor. Yeni nesil iklim şampiyonlarını eğitip onlara ilham vermek için dünyayı gezen eski Başkan Al Gore'a bu yılmaz savaşında siz de katılın. Bu göz açıcı ve uyarıcı devam filmi, risk ne kadar yüksek olsa da iklim krizine dair çözümlerin hâlâ ulaşılabilir olduğunu gösteriyor.

Reggio'nun "Qatsi" üçlemesinin son parçasıdır ve teknolojinin insan yaşamı üzerindeki etkilerini sorgulayan derin bir anlatım sunar. Görsel olarak çarpıcı sahnelerle doludur ve izleyiciyi modern dünyanın karmaşasıyla yüzleşmeye davet eder. "Naqoyqatsi," kelime anlamıyla "savaşın yokluğu" demektir ve bu bağlamda, savaş ve şiddetin yerini alan teknolojik gelişmelerin, insan ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü araştırır. Film, görüntülerin yanı sıra, Philip Glass’ın büyüleyici müziğiyle de desteklenmektedir; bu müzik, filmin atmosferine derinlik katarak izleyicilerin duygusal tepkilerini güçlendirir. Hem görsel hem de işitsel düzeyde zengin bir deneyim sunarak, izleyiciyi düşündüren ve sorgulatan bir yapıt olarak öne çıkmaktadır.

Phillip Glass'ın unutulmaz müzikleriyle belleklere çakılan Koyaanisqatsi, görüntülere dair bir festivali çağrıştırıyor. 1983 yılı itibariyle devrim niteliğinde olan film hayatın imgesel dengesine(ve dengesizliğine) yakılan bir ağıt niteliğinde. Görüntüden görüntüye geçerek, sonunda tüm görüntülerin tek bir görüntünün yansımasından ibaret olduğunu ispatlamaya çalışan film, tabiat bilimleriyle ve sosyal-antropolojiyle bağlarını sıkılaştırıyor.

Kapitalizme kapsamlı bir bakış sunan yönetmen Michael Moore; kapitalizmin kökenlerini, ABD ekonomisi üzerindeki etkisini ve 2008'deki küresel ekonomik krizi inceliyor.

Bir belgesel yayıncısı, tabiat alanlarının kaybının yasını tutmak ve gelecek için bir vizyon sunmak üzere kendi hayatını ve Dünya'nın evrimsel tarihini anlatıyor.

Forrest Gump, düşük IQ’su olmasına rağmen, Amerikan tarihinin en önemli olaylarının tam ortasında yer alan biridir. Alabama'da büyüyen Forrest, koşma yeteneği sayesinde üniversiteye girer, Vietnam Savaşı'na katılır, Beyaz Saray’a davet edilir ve karides işinden milyoner olur. Ancak tüm bu başarılar, çocukluk aşkı Jenny’ye duyduğu sevginin yanında sönük kalır.

Köyünde huzur dolu bir yaşamı olan Ashitaka, bir gün ormandan kötü bir varlığın gelmekte olduğu fark eder. Ormanın sınırından hızla çıkan Orman Tanrısı, değdiği her şeyi yok ederek ilerlemektedir. Köyünden küçük bir kızı kurtarmak için, canavara dönüşmüş olan Orman Tanrısı'na saldıran Ashitaka, mücadele sonunda canavarı öldürür ama ölümcül bir yara alarak lanetlenir.Bu lanetten kurtulmak için bir yol aramak üzere köyden ayrılan Ashitaka, kendisine yardım edebileceğini umduğu Ormanın Ruhu'nu aramaya başlar. Ancak Ormanın Ruhu'nu arayan başkaları da vardır: Lady Eboshi ve Irontown sakinleri. Lady Eboshi ve Prenses Mononoke arasındaki savaşta kazanan olmadığını ve hem insanların hem de doğanın zarar gördüğünü fark eden Ashitaka, onları durdurmaya çalışacaktır.

Rizvan Khan küçüklüğünü annesiyle birlikte geçiren Hindistanlı bir müslümandır. Annesi öldükten sonra Amerika’ya küçük kardeşinin yanına gider. Orada tanıştığı ve aşık olduğu Mandira adında dul ve Hint bir kadın ile evlenir. Rızvan Khan aynı zamanda Asperger sendromu hastasıdır. Bu hastalık otizm rahatsızlığının bir çeşididir ve ömür boyu süren, sosyal etkileşime ve iletişime zarar veren, sınırlı ve tekrarlanan davranışlara yol açan, beynin gelişimini engelleyen bir rahatsızlıktır. 11 Eylül terör saldırılarından sonra Mandira’nın oğlu faşist kesimler tarafından dövülerek öldürülür. Öldürülme sebebi ise annesi evlendikten sonra Khan soyadını almış olmalarıdır. Bunun üzerine Mandira, Rizvan’i terk eder ve ona gitmesini söyler. Rizvan ne zaman geri gelebileceğini sorunca Mandira ona Amerika Birleşik Devletleri başkanına gidip adının Khan olduğunu ancak bir terörist olmadığını açıklamasını ve ondan sonra geri gelmesini söyler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.











0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir