
Cassi Thomson
Amber

Japonya'nın gizemli İntihar Ormanı'nda geçen Grave Halloween, Amerika'dan gelen bir grup değişim öğrencisinin korkunç bir laneti yanlışlıkla serbest bırakmalarıyla başlıyor. Belgesel çekimi yapmak isteyen bu ekip, ormanın derinliklerinde karşılarına çıkan öfkeli ruhlarla hayatta kalma mücadelesine sürükleniyor. Doğanın mistik sessizliği, geçmişin trajedileriyle birleşince atmosfer giderek daha tehditkâr hale geliyor. Geleneksel Japon efsanelerinden ilham alan film, izleyiciyi beklenmedik anlarda tüyler ürperten sürprizlerle baş başa bırakıyor. Korku türünü sevenler için yoğun bir gerilim ve doğaüstü öğelerle dolu ürkütücü bir deneyim vadediyor.

Cassi Thomson
Amber

Graham Wardle
Kyle

Kaitlyn Leeb
Maiko
Jesse Wheeler
Brody

Tom Stevens
Skylar

Dejan Loyola
Terry

Jeffrey Ballard
Craig

Hiro Kanagava
Jin

Kevan Ohtsji
Policeman

Maiko Miyauchi
Maiko's Mother

Hyuma Frankowski
Junior Policeman
Luna Kurokawa
Maiko's Sister

Yukari Komatsu
Bracelet Woman

Isabelle Beech
Young Maiko

Dr. Frankenstein'ın oğlu, ünlü canavarın "ölümünden" yaklaşık 25 yıl sonra atalarının kalesine geri döner. Orada, yaratığın cansız bedenini saklayan çılgın bir çoban olan Ygor (Bela Lugosi) ile karşılaşır. Ygor'un yönlendirmesiyle genç Dr. Frankenstein (Basil Rathbone), babasının yaratığını yeniden hayata döndürerek onu iyileştirmeyi ve aile adını temize çıkarmayı umar. Ancak yaratık uyandığında, Ygor onu bir dizi cinayet işlemeye yönlendirir ve kasabada yeni bir panik dalgası başlar. Eleştirmenler tarafından "Frankenstein" serisinin en iyilerinden biri olarak övülen bu film, kült klasik orijinalinin değerli bir mirasçısıdır.

Baron Frankenstein deneylerine devam etmektedir. Yardımcısı genç doktor Karl ve onun nişanlısı Anna üstünde deney yapmak için kafadan kontak Doktor Brandt'ı kaçırırlar. Deli bir doktorun beynini bir başka bedene naklederek yeni bir grotesk canavar yaratmıştır.


Ülkemizde Zombi adı ile vizyona giren korku klasiği 1978 yapımı Dawn of the Dead, zombi filmlerinin babası ünlü yönetmen George A. Romero’nun ‘Yaşayan Ölüler’ serisinin ikinci filmi. Zombi istilasından kaçarken bir alışveriş merkezine sığınan dört kişinin başına gelenleri konu edinen filmde Romero, ilk film Yaşayan Ölülerin Gecesi’nin (Night of the Living Dead, 1968) sahip olduğu politik alt metnin dozunu bir miktar daha arttırıyor.

Dev canavar Godzilla, nükleer radyasyon yüzünden mutasyona uğramış, dinazor benzeri bir deniz canlısıdır. Radyoaktif ve ateş saçan nefesi ile gemileri, köyleri ve binaları ezip geçen Godzilla, Tokyo’ya doğru yol alırken oksijenini kesecek daha da korkunç bir bomba ile karşılaşır.

Tıp öğrencisi Herbert West (Jeffrey Combs), ölüleri diriltmenin sırrını bulduğuna inanıyor! Parlak ama çılgın bilim insanı, geliştirdiği yeşil bir serumla cesetleri yeniden canlandırıyor. Miskatonic Üniversitesi’nde oda arkadaşı Dan Cain (Bruce Abbott) ve sevgilisi Megan (Barbara Crampton) ile birlikte, West’in deneyleri korkunç ve kanlı sonuçlara yol açıyor. Ölüler diriliyor, ancak kontrolden çıkmış zombiler olarak! Dr. Hill (David Gale) gibi rakipler, West’in sırrını ele geçirmek için her şeyi göze alırken, morg bir kaos ve dehşet sahnesine dönüşüyor. H.P. Lovecraft’ın hikayesinden uyarlanan bu kült korku klasiği, komik ve çılgın sahnelerle dolu!

Meşhur korku roman yazarı Clive Barker'ın imzasını attığı Books of Blood'tan uyarlanan film, uzay ve zaman ögelerinin birbirine girdiği üç farklı hikayeyi anlatıyor. Daha önce keşfedilmeyene doğru bir yolculuk yapılıyor. Filmde Anna Friel, bir psikolog olan Mary'yi canlandırıyor. Mary, 7 yaşındaki oğlunu lösemiden kaybetmiştir. Yeni sevgilisi Simon, Mary'nin ölü oğlu ile konuşması konuşabileceğini söyler. Robertson ise Jenna'ya hayat veriyor. Jenna, sesten iğrenme rahatsızlığı olan misfoniden muzdariptir. Annesinin onu çiftliğe geri göndereceğini öğrenince Los Angeles'ın yolunu tutar. Üçüncü hikayede ise bir katilin hikayesi anlatılıyor. Katil paha biçilemez bir kitap bulur. Bu sayede eşi ile birlikte kirli işlerden emekliye ayrılabilecektir. Bu karaktere ise Yul Vazquez hayal veriyor.

Bilim adamları Kuzey Kutbu'nda meteor buldu. Birini öldürür, diğerine bulaştırır. Yakındaki üs, olayı araştırmak için kurtulan kişiyi alır. Hayatta kalanın kimliği soru işaretleri yaratır.

Amanda's deathbed request to her son, John, was for him to destroy all the lab notes etc. from her last experiment. She also blurts out he had a brother. At the funeral John meets Melissa, who claims to be his mother's biggest fan. Together with some of John's friends they go to Amanda's house, but none are prepared for what they find there.

Başarılı bir tıp öğreniminden sonra doktor olan Genç Viktor Frankestein, mesleki dehasını, çeşitli biçimlerde temin ettiği cesetlerden bir yaratık oluşturup ona can vermeye adar. Bütün kariyeri ve sağlığına mal olsa da bu korkunç deneyini başarıya ulaştıran Frankestein, fiziki olarak bütün insanlardan üstün bir hilkat garibesi yaratır. İlerisini hiç düşünmeden giriştiği bu deneyin sonucunda ortaya çıkan yaratık ona hayat veren kişiye hem minnettar olur hem de düşman kesilir. Yaratıcısının yanından kaçan yaratığı, zor ve acı dolu bir yaşam beklemektedir.

Seth Brundle, karizmatik bir karakteri olan, hafif çılgın bir bilim adamıdır. Kadın gazeteci Veronica Quaife, maddenin teleportasyonu yani ışınlanma üzerinde çalışan bu genç dahiyi haber konusu yapmıştır. Genç kadın Brundle'ın ilk defa bir canlıyı ışınlamayı başardığı zafer anına şahit olur. Ancak ışınlanma modülüne Brundle ile birlikte girmiş olan küçücük bir sinek, herkesin gözünden kaçmıştır. Genç bilim adamı ve güzel gazeteci arasında gelişen duygusal yakınlaşma, kısa süre içinde Brundle'da gelişen ruhsal ve fiziksel farklılıklar tarafından gölgelenecektir. Brundle'ın moleküler yapısının bir sineğinkiyle birbirine karışmış olduğu anlaşıldığında, iki sevgilinin gözleri önünde gerçekleşen acı verici trasformasyon süreci, zamana karşı bir yarışa dönüşür. 1958 tarihli kült yapımın David Cronenberg tarafından bu tekrar çekimi, yeteri kadar özgün olduğu gibi, içerdiği duygusal ve dramatik gerilimle de göz dolduruyor. Üstelik selefi, hiç de fena sayılmayacak bir eserken...

Barbra ve kardeşi Johnny, babalarının mezarını ziyaret etmek için şehir merkezinden bir hayli uzakta, izbe bir bölgede olan mezarlığa giderler. Burada dua rutinlerini tamamladıkları esnada kendilerine yaklaşmakta olan yabancı bir siluetle karşılaşırlar. Kız kardeşinin aksine bir hayli rahat davranan Johnny, bu yabancının saldırısına uğrar ve oracıkta hayatını kaybeder. Ancak bu bir son değil, ürkütücü bir başlangıcın habercisi olur. Genç kadın ağır bir travmaya girer ve canını kurtarabilmek için bulabildiği ilk yere sığınır. Ancak burada yalnız olmadığını fark etmesi uzun sürmez. Bir anda kasabayı saran bu yaratıklardan korunmaya çalışan tek insan kendisi değildir. Ben de kendisi gibi canını zor kurtarmıştır ve kapıda diğerleri de vardır...

Belden aşağı yayınlara prim veren ucuz bir televizyonun yöneticisi olan Max Renn, çaresizce rating’leri arttıracak bir program arayışındayken ilginç bir korsan yayına denk gelir. Videodrome isimli underground yayın, ilk başta gerçek cinayetlere yer veren bir "snuff" tv havasındadır. Videodrome’u keşfettikçe altüst edici görüntüler, teknolojiye tapınma, sado-mazoşizm ve cinsellik içerikli yayınlar Max’ın profesyonel ilgisinin kişisel merakına yenik düşmesine sebep olur.

Salgın bir hastalık Amerika'da yaşayan insanları et yiyen zombilere çevirmiştir. Yaşadıkları şehir zombiler tarafından tam anlamıyla istila edilen bir grup insan çareyi kaçmakta bulur. Diğerlerinin kolay kolay bulamayacağı bir alışveriş marketinde karar kılırlar.Başlangıçta buradaki ortam herkesin hoşuna gider. Ellerinin altında binlerce çeşit eşya bulunmaktadır. Fakat zamanla mağazanın çevresinde biriken zombilerin sayısı artmaya başlar...

Tasya Vos, yüksek kaliteli bir suikastçıdır ve ilerleyen teknolojiyle insanların beynindeki implantla onları suikastçı olarak kullanılır. Son operasyonda işler her zamanki gibi gitmez.

Artık Nevada çölünde saklanan Alice, her insanoğlunu ölümsüz olmakla tehdit eden ölümcül bir virüsü yok etmek ve adaleti aramak için yeniden Carlos Olivera ve L.J. ile birlikte yeni hayatta kalanlar Claire, K-Mart ve Hemşire Betty ile işbirliği yapar. Umbrella Şirketi tarafından tutsak alındığından beri Alice, deneylere maruz kalmıştır ve genetik olarak duyuları ve becerileri insanüstü düzeylere ulaşmıştır. Hayatta kalmak isteyenlerin bu becerilere ve daha fazlasına ihtiyacı olacaktır.

Bir seri katilin beyninin karanlık ve tehlikeli labirentlerinde şok edici bir yolculuğa hazır mısınız? Bu benzersiz yolculuğu yapan kişi, yeni teknoloji destekli bir terapi üzerinde çalışmakta olan psikolog Catherine Deane (J.LOPEZ)'dir. Bu yeni terapi yöntemi sayesinde Catherine, rüyalar ve derinlerde kalmış düşünceler de dahil olmak üzere bir başkasının bilinçaltına girebilmektedir. Catherine, bu yöntemi sadece komada olan bir çocuğu dünyaya ve acı çeken ailesine geri döndürmék umuduyla kullanmıştır. Ancak seri katil Carl Stargher (V.D'ONOFRIO) düzenlenen bir operasyon sırasında benzer şekilde komaya girince, FBI ajanı Peter Novak, (V. VAUGN) katilin tuzaklarla dolu bir hücrede hala hayatta olan son kurbanını bulabilmek umuduyla en son çare olarak Catherine'e başvurur. Catherine, bu zamana karşı yarışı kazanmak ve Stargher'in ölümcül ininin yerini bulabilmek için inanılmaz tehlikeli bir görevi kabul eder: Katilin çılgın zihninin derinliklerine girmeye çalışacaktır...

Charles Dexter Ward, a wealthy scientist, uses an ancient diary and human remains to begin a terrifying and bloody pursuit for immortality.

İzole bir ada tatil beldesinde kalan James ve Em, el değmemiş kumsallar, olağanüstü personel ve güneşin tadını çıkararak mükemmel bir tatil geçirir. Ancak baştan çıkarıcı ve gizemli Gabi'nin rehberliğinde tatil yerlerinin dışına çıkarlar ve kendilerini şiddet, hazcılık ve anlatılmamış korkuyla dolu bir kültürün içinde bulurlar. Trajik bir kaza, onların hayatını tamamen değiştirirek onları suça karşı sıfır tolerans politikasıyla karşı karşıya bırakır. Kendilerini korkunç bir kabusun içinde bulan James ve Em, ya onları idam edecek ya da kendi ölümlerini izleyeceklerdir.

Nükleer savaş sonrası harap olmuş bir dünyada, Mo adında bir gezgin çölü geçerken hurda metal parçaları arasında bir robot kafası bulur. Bu parçaları, heykeltıraş kız arkadaşı Jill'e hediye olarak getirir. Jill, bu parçaları kullanarak bir sanat eseri yaratır. Ancak kimsenin farkında olmadığı şey, bu parçaların, son derece tehlikeli ve kendini onarabilen bir savaş robotu olan M.A.R.K. 13'e ait olmasıdır. Robot, Jill'in dairesinde yeniden faaliyete geçer ve ölümcül bir tehdide dönüşür. Artık Jill, yüksek teknolojili ve acımasız bu makineyle tek başına mücadele etmek zorundadır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir