
Fred Astaire
Ricky Hawthorne

Four successful elderly gentlemen, members of the Chowder Society, share a gruesome, 50-year-old secret. When one of Edward Wanderley's twin sons dies in a bizarre accident, the group begins to see a pattern of frightening events developing.

Fred Astaire
Ricky Hawthorne

Melvyn Douglas
John Jaffrey

Douglas Fairbanks Jr.
Edward Wanderley

John Houseman
Sears James

Craig Wasson
Don / David

Patricia Neal
Stella

Alice Krige
Eva / Alma

Jacqueline Brookes
Milly

Miguel Fernandes
Gregory Bate
Lance Holcomb
Fenny Bate

Mark Chamberlin
Young John Jaffrey

Tim Choate
Young Ricky Hawthorne
Kurt Johnson
Young Edward Wanderley

Ken Olin
Young Sears James

Brad Sullivan
Sheriff Hardesty

Stephen King'in romanından uyarlanan filmde, 1989 yazında Derry, Maine’de yaşayan bir grup çocuğun 27 yılda bir kasabanın çocuklarını avlayan şeytanı bir varlığı durdurmak için verdikleri mücadele anlatılmaktadır.

Helen Lyle, arkadaşı Bernie Walsh ile birlikte şehir efsaneleri hakkında bir tez hazırlamak isteyen bir üniversite öğrencisidir. Candyman hakkındaki efsaneyi duyunca tezi için Candyman üzerinde yoğunlaşır. Efsaneye göre her kim aynaya bakarak beş defa Candyman derse Candyman ortaya çıkacaktır.

1800’lerin sonunda geçen “Eight for Silver”, John McBride (Boyd Holbrook) isimli bir patoloğa odaklanıyor. Patolog, ormanda ölü bulunan 14 yaşındaki bir çocuğun bir adam tarafından mı yoksa bir canavar tarafından mı öldürüldüğüne karar vermekle görevlendirilir. Haberi duyan Seamus Laurent (Alistair Petrie) ve eşi Isabelle (Kelly Reilly), patoloğu evlerinde misafir etmeye karar verir. Çift, ölen çocuğun arkadaşı olan oğullarının da iki haftadır kayıp olduğunu John ile paylaşır. Çılgına dönen ve kızının da kaybolmasından korkan Isabelle, John’un gelişiyle bir nebze rahatlar. John ise gizemi çözmeden önce karanlık geçmişindeki korkularla yüzleşmelidir.

Genç avukat Arthur Kipps, uzak bir kasabada yeni ölen bir müvekkilinin miras işlemlerini halletmek için yola çıkar. Fakat bu kasabada yolunda gitmeyen, bariz bir şekilde ters bir şeyler vardır. Kasaba, hayattayken hor görülen bir kadının hayaleti ile lanetlenmiştir...

Winter, 1843. A young woman is under investigation following the mysterious death of her family's matriarch. Her recollection of the events sheds new light on the ageless forces behind the tragedy.

Joanna Mills'in (Sarah Michelle Gellar, The Grudge 1 ve 2 filmlerinin, Buffy the Vampire Slayer dizisinin yıldızı, bir nakliyat şirketinde satış temsilcisi olarak başarılı bir görevi vardır. Ancak özel hayatı babası ve onun için saplantı duygular besleyen eski erkek arkadaşı tarafından alt üst olmuştur. Bir gün hiç tanımadığı bir kadının hunharca öldürülmesine tanık olur. Katilin bir sonraki hedefi ise kendisidir. Gördüğü kabuslar, onu öldürülen kadının yaşadığı yere götürür. Bazı sırların saklanamayacağı ve ruhların asla yok olamayacağını keşfeder. Bu cinayeti çözerken, Joanna kendisi le ilgili pek çok bilinmezi de çözecektir.

Psikolojik dengesi bozulan bir annenin çocuklarına yaptığı işkenceyi konu alan film gerçek bir hikayeden alınmıştır. Filmdeki erkek çocuk karakteri annesinden korunmak için amansız bir mücadeleye girer.

John Reilly discovers that his family's newly inherited castle in Italy is haunted by a relentless, bloodthirsty creature.

Berlin ve Cannes'dan ödülle dönmüş sıradışı bir gerilim/macera… Güney Amerika'daki gözden ırak bir kasabada sıkışıp kalmış dört yabancı; Fransız Mario ile M Jo, Alman Bimba ve İtalyan Luigi… Ülkelerinden kaçmış bu dört adamın tek bir kurtuluş yolu vardır; her an patlamaya hazır iki kamyonu zamanında yerine ulaştırmak!

Johnny Clay, son bir vurgun yaparak emekli olmaya karar veren, eski bir mahkumdur. Bir hipodromu soymaya niyetlenen Johnny ve ortağı Nikki sağlam bir plan yaparlar. Buna göre Nikki, dikkatleri başka yöne çekmek için yarışan atlardan birini vuracak; çıkan kargaşada yararlanan Johnny de bahislerin oynandığı vezneyi soyacaktır. Soygun için gerekli ekibi toparlayan Johnny, işi en küçük ayrıntısına kadar planlar ama yine de bazı şeylerin yanlış gitmesine engel olamaz...

Ailenin lideri olan Michael Corleone artık 60 yaşına geldiği için kendisine yeni bir varis aramaktadır. Kendisi yeraltı dünyasından çekilecek ve ailesinin suç dünyasıyla ile olan bağlarını da koparacaktır. Varis olarak gözünü kestirdiği kişi ise Vincent'dır. Fakat olaylar Michael'ın umduğu gibi gitmez ve yeni hesaplaşmalar ve oyunlar baş gösterir.

Los Angeles polis departmanından iki dedektif, genç bir kızın cinayetini araştırmak üzere güneşin hiç batmadığı ıssız bir Alaska kasabasına gönderilir. Gün ışığı yüzünden şiddetli uykusuzluk çeken dedektif Will Dormer, ana şüpheli olan yerel bir yazarla vicdan sınırlarını zorlayan tehlikeli bir kedi-fare oyununa sürüklenir.

Jester: İntikam Gecesi, kasabalarını terörize eden varlıktan kurtulmanın yolunu arayan iki kız kardeşin hikayesini konu ediyor. Jester olarak bilinen kötü niyetli bir varlık, Cadılar Bayramı gecesinde küçük bir kasabanın sakinlerini terörize eder. Babalarını kısa süre önce kaybeden, yıllardır görüşmeyen iki kız kardeş, bu kötü varlığı yenmenin bir yolunu bulmak için bir araya gelir. Çok geçmeden kardeşler, yalnızca karanlık geçmişlerindeki yanlışları nasıl düzelteceklerini çözerek hayatta kalabileceklerini fark ederler.

After a family tragedy, Chuck Wilson hopes to start a new life in Ashland Falls with his wife Maria and little sister Elizabeth, but he quickly discovers that the town has a dark history of being haunted by a ghostly woman who drives residents to suicide.

En iyi korku yazarı Sutter Cane,'Mutlak Korku' adlı romanın tek kopyasıyla ortadan kaybolur. John Trent, tek derdi sıkıcı işini sürdürüp de biraz para kazanmak olan bir sigorta müfettişidir. Bir gün keşfettiği bir mevzu, hayatının akış yönünün tamamen değişmesine sebebiyet verecektir... İp uçları onu, 'Hobb'un Sonu' isimli esrarengiz bir kasabaya götürür. Daha sonra fark eder ki bu kasaba yazarın kitaplarına konu olan yerdir ve ters giden bir şeyler vardır. Yazarın kitaplarını okuyan herkes birbirlerini öldürüp canavara dönüşürler. Zira bir korku kitabı yazarının iflah olmaz bir hayranının yazardan etkilenişi, edebi dünyanın çok daha dışına taşmaya başlamıştır... Korkunç bir katilleşme öyküsü kapıdadır. Sinemanın en büyük ustalarından John Carpenter'ın 1990'larda çektiği en iyi filmlerinden biri olan In the Mouth of Madness'ın başrolünde Sam Neill var..

Yıl 1791. New Orleans'ta yaşayan Louis karısını kaybetmiş olmanın üzüntüsüyle, yaşama sevincini kaybetmiştir. Lestat adındaki bir vampir, ona gecelerin yaratığı, yani bir vampir olmasını önerir. Louis bu öneriyi kabul eder.Lestat, Louis'in ölümcül kanını akıtarak onu da bir vampire dönüştürür. Ancak Louis, vampirliğe alışamaz. Açlığını gidermek zorundadır ama insanları öldürmek istemez. Ona, vampirliği Lestat öğretecektir.

An aging, reclusive Southern belle plagued by a horrifying family secret descends into madness after the arrival of a lost relative.


Bir dizi acımasız cinayetin ardından bir genç kız ve arkadaşları, kötü şöhretli kentlerini yüzyıllardır pençesine almış olan uğursuz bir güce karşı savaşır.

Usta yönetmen Ridley Scott'ın kızı Jordan Scott'ın ilk sinema filmi… Güzelleri güzeli İspanyol Fiamma (Maria Valverde) saygın bir İngiliz yatılı okuluna kaydolur. Onun gelişiyle okuldaki dengeler değişmeye başlar. Fiamma'nın yüzme yeteneği, tavrı ve davranışları herkesi büyülemiştir. Okuldaki kızlar grubunun idolü olan Öğretmen Miss G (Eva Green) de öğrencileri gibi ondan etkilenir. Ancak zamanla Fiamma'yı takıntı haline getirince genç kızın hayatı cehenneme döner.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir