
Wagner Moura
Zero

Zero parlak bir bilim adamıdır. 20 sene önce okul partisinde alenen aşağılanmış ve hayatının aşkı Helana'yı kaybetmiştir. Bir gün buluşlarından biriyle kazayla zamanda yolculuk yapar, daha doğrusu geçmişine geri döner. Artık kendi hayatını değiştirmek için bir şans yakalamıştır...

Wagner Moura
Zero

Alinne Moraes
Helena

Maria Luísa Mendonça
Sandra

Fernando Ceylão
Otávio

Gabriel Braga Nunes
Ricardo

Daniel Uemura
Sushi

José Steimberg
Sr. Arlindo

Malu Rodrigues
Aluna 01

Fernando Gomes
Motorista de Táxi

Gregório Duvivier
Engravatado 1991

Bruno Gradim
Antonio

Rodolfo Bottino
Barman

Paulo Roque
Apostador do Bar 1
Arley Veloso
Apostador do Bar 2

Raul Barretto
Professor do Zero

Bir adam ve bir melek... Kaçırdığınız bir fırsatın, yaptığınız yanlış bir tercihin ya da başınıza gelen bir talihsizliğin tüm hayatınızı değiştirdiğini ve tek bir olayı değiştirseniz hayatınızın bambaşka bir yön alacağınızı mı düşünüyorsunuz? Larry Burrows da aynen böyle düşünüyor ve onun yakarışlarını duyan koruyucu meleği sayesinde tercihlerini değiştirerek farklı hayatlar tecrübe edip, kendini komik durumlara sokuyor.

Vurdumduymaz bir insan olan Nyles ve nedime olmaya isteksiz Sarah'ın yolu, Palm Springs'te bir düğünde kesişir. İkilinin arasında romantik anlar yaşanır. Ancak Sarah, Palm Springs'ten ne zaman ayrılmaya çalışsa kendini yeniden aynı yerde bulur. Sarah ve Nyles, birbirlerinden ve bulundukları yerden kurtulmak için ellerinden geleni yapacaklardır.

Ruby (Tomei), Sam (D'Onofrio) ile tanışana kadar sürekli yanlış erkeklerden etkilenen umutsuz bir romantiktir. Sam tatlı, hassas, içten...ve 2470 yılından gelmiştir. Sam'in sürekli Ruby'yi kurtarmak için zamanda geri gittiğini iddia etmesine rağmen-veya belki de bundan dolayı- Ruby ona aşık olur. Mantığı Sam'in deli olduğunu söylesede, kalbi o kişi olduğunu söylemektedir...

Filme adını veren Diamantino, Portekiz’in gururu, dünyanın en ünlü futbol yıldızıdır. Ama bir gün yeteneğini kaybeder ve parlak spor kariyeri rezilce sona erer. Böylece, Diamantino uluslararası komplolar, mülteciler, insan klonlama, neo-faşistler, Brexit göndermeleri ve “Diamantino” marka nevresim takımlarıyla dolu, hareketli ve absürd bir maceraya atılır.

Başka bir gezegenden gelen bir antropolog (David Hyde Pierce-Niles), insan flörtü, çiftleşmesi ve üremesi üzerine bir belgesel için dış ses anlatımı yapıyor: “karmaşık, sapkın, trajik bir güzellik: dünyalı insan.” Hikaye, Jenny (Carmen Electra) ve Billy’nin (Mackenzie Astin) bir gece kulübünde tanışmalarıyla başlıyor. Sonrasında çıkan randevular, arkadaş arayışı ve korkutucu kayınvalide-baba buluşması gibi aşamalarla devam ediyor. Bir uzaylı için, bu ‘insanların’ yaptığı hiçbir şey mantıklı görünmüyor. Bu garip davranış biçimleriyle, birinin bir başkasıyla birlikte olabilmesi adeta bir mucize!

A wildly inventive deconstruction of the romantic comedy built around the question: What would you do if you could travel to your loved ones’ past, heal their traumas, fix their problems, and change them into the perfect partner?

Artık sessiz filmlerin dönemi kapanmaktadır ve konuşmaların yeraldığı sesli filmlere geçilirken, ünlü bir sahne yıldızı, en iyi arkadaşı, olası kız arkadaşı ve kurnaz oyuncu arkadaşı bu zorlu geçiş dönemine yakalanmışlardır.

Büyük bir mirasın sahibi olan Tracy Lord, çapkın kocası C.K. Dexter Haven'i evlendiklerinden kısa bir süre sonra başından atar. Boşanmadan iki yıl geçmiştir ve Tracy bu sefer toplumda saygı gören biri olan George Kittredge ile evlenme hazırlıklarına başlar. O sırada Dexter bir dergi için çalışıyordur. Kendini kardeşinin arkadaşı olarak tanıtan yazar Mike Connor ve fotoğrafçı Liz Imbrie ile saklı kalanları ortaya dökmek için düğünden bir gün önce Tracy'nin malikanesine gider. Altı Akademi ödülüne aday gösterilen ve iki ödül alan film, 1955'te Ulusal Film Dairesi tarafından korunmaya alınmıştır.

Sally Owens ve Gillian Owens, ailelerinin geleceğini tehdit eden karanlık bir lanetin ortaya çıkmasıyla yeniden güçlerini birleştirir. Aile bağlarını parçalama tehlikesi taşıyan bu lanet karşısında kardeşler, sevdiklerini korumaya ve karşı karşıya oldukları tehdidin üstesinden gelmeye çalışır.

Tatlı cadılardan oluşan Owens ailesinin en neşeli ve heyecan dolu üyeleri, kız kardeşler Sally ve Gillian Owens'dır. Anne ve babalarının ölümünden sonra teyzelerinin büyüttüğü Sally ve Gillian, Owens ailesinin kadınlarının büyü yeteneklerine sahiptirler, ne var ki bu yetenek, beraberinde bir de lanet taşımaktadır. Aşık oldukları erkekler zamansız bir şekilde ölmeye mahkumdurlar.

Şehir Işıkları, görme engelli genç bir kızla evsiz bir gencin hikayesini anlatıyor. Kör bir çiçekçiye aşık olan ve sokaklarda yaşayan iyi niyetli bir serseri, kıza kendisini varlıklı biri olarak tanıtır. Bir milyonerin hayatını kurtarmıştır ve onun kendisine yardım edeceğine güvenmektedir. Adamı ziyaret edip sevdiği kızın gözlerini ameliyat ettirebilecek kadar para ödünç alabileceğini düşünür. Ama zengin insanlar aslında ikiyüzlü bir yaşam sürmektedirler. Mesaj sessiz, fakat evrenseldir: aşkın gözü kördür...

Bir adam, kıyamet sonrası dünyanın sorunlarına çözüm bulmak için bir deney yaparken geçmişiyle yüzleşir.

Maceraya düşkün bir genç olan Ash, sevgilisi Linda ile ormanlık bir bölgedeki bir barakaya gider. Bu ısız yerde kimse onları rahatsız etmeyecektir. Orada, bir profesörün "Ölüler Kitabı" adlı eserden okurken kaydettiği videoyu izlemeye başlarlar. Sadece bir eğlence, bir değişiklik olsun diye seyretmeye başladıkları bu video onların başına akla gelmeyecek bir felaketi getirecektir. Videonun bahsettiği lanet, bu ıssız ormanda ortaya çıkan şeytani bir güce dönüşür ve Linda'yı etkisi altına alarak onu deadite adlı korkunç bir yaratığa dönüştürür. Sevgilisi Ash'da onun gibi bir canavara dönüşecektir. Tam bu sırada o hikayeyi okuyan profesörün kızı ve arkadaşları da kulübeye gelirler ve böylece inanılmaz korkunç olaylar başlar.

İflasın eşiğindeki tüccar bir oğlu ve üç kızı ile bir köyde yaşamaktadır.Kızlardan kendini beğenmiş,bencil ve şirret olan Felicie ve Adelaide, üçüncü kız Belle üzerinde tahakküm kurmuş ve onu adeta bir hizmetçi gibi kullanmaktadırlar.Bir gün ormanda yolunu kaybeden tüccar karşısına çıkan garip bir şatoya girer. Kızı Belle için bir gül kopardığı esnada şatonun sahibi çıkagelir.Şatonun sahibi sihirli güçlere sahip yarı hayvan yarı insan bir yaratıktır.Tüccar'a kızlarından birisini kendisine vermediği takdirde onu öldüreceğini söyler.Kızlarından Belle babasını kurtarabilmek için kendini feda eder ve şatoya gider..

Evil Dead serisinden hatırlayacağımız, Bruce Campbell'in canlandırdığı Ash, zamanda yolculuk ederek ilkel ve karanlık çağlarda kara büyüye sahip kötülüğün ordularını yenerek, mistik bir kitabı ele geçirmek ve bir yolunu bulup kendi zamanına dönmek zorundadır. Mevzubahis kitap, hiç kuşkusuz Evil Dead'deki ile aynıdır. Ve bir kez daha kan, vahşet ve sinir bozucu bir mizah duygusu film boyunca izleyenlere eşlik edecek.

İnsanlığın geleceği onların ellerindeydi... Ama ne bir senaryoları, ne bir yönetmenleri ve ne de bir fikirleri vardı.Tam yirmi yıl önce ve dört sene süreyle televizyonlarda yayınlanan ve o günlerin en sevilen programlarından olan Galaksiyi Kurtarmak İçin programının sevilen uzay gemisi NSEA Koruyucu ve kahraman ekibini oluşturan Yarbay Peter Quincy Taggart, Teğmen Tawny Madison ve Dr. Lazarus için dizi televizyondan kaldırılınca çok hüzünlü bir anlar yaşanmıştı. Aradan yirmi yıl geçmiştir ve saldırıya uğrayan uzaylı yaratıklar televizyonda izledikleri bu dizinin bir belgesel olduğunu sanıp bu dizide oynayan üç oyuncuyu yanlarına ışınlarlar. Onlardan istedikleri, o belgeselde izledikleri gibi davranıp kendilerine saldırmakta olan yabancı güçleri yenmek ve hem kendilerine hem de dünyamızı olası bir istiladan ve bunun getireceği korkunç olaylardan kurtarmaktır. Üç oyuncu ise ne yapacaklarını bilemeden kendilerini inanılmaz bir maceranın içinde bulmuşlardır.

Lu, a conformist woman in her forties, learns that her 15-year partner has been having extramarital affairs. Starting from scratch, she gets involved in an unexpected relationship with a young womanizer.

Ailesi ve çevresi tarafından "geri zekâlı" olarak betimlenen Patty ile hayatını punk rock kültürü üzerine kurmuş, otoritenin her türüne karşı çıkan Simon bir gün şans eseri karşılaşır. İşte her şey bu karşılaşma ile değişecektir. Sürekli uymak zorunda hissettiği düzenden bir kaçış arayan ve hiçbir düzene uymak zorunda hissetmeyen iki kişi bir araya gelince sanki yaşam anlam kazanır.

Zengin çocuğu Teto, hoşlandığı kız olan Paula’ya kendini kanıtlamaya kararlıdır, Ama ona yoksul bir ailede büyüdüğünü söylemesiyle yalanı kontrolden çıkar.

Margot Hayes (Emma Roberts) ve Griffin Reed (Thomas Mann) mükemmel bir çift olabilir. Tek sorun, hiç tanışmamış olmaları ve ikisinin de düğümü başka biriyle bağlamak üzere olmalarıdır. Ama kader onları birbirlerinin hayatlarına yerleştirdiğinde ve gözlerini gerçek aşka açtığında tüm bunlar değişmek üzeredir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir