
Lineke Rijxman
Diane


Lineke Rijxman
Diane

Henriëtte Tol
Dora (as Henriette Tol)

Edda Barends
Bea
Coby Stunnenberg
Ellen
Carla Hardy
Irma
Marijke Veugelers
Francine
Arline Renfurm
Tessa

Anke Van't Hof
Linda
Hedda Oledzky
Jacky (as Hedda Tabet)
Elja Pelgrom
Maria

Johan Leysen
The Boss (as Johan Leyssen)
Rolf Leenders
Portier

Eddie Brugman
Jean-Pierre (as Eddy Brugman)

Beppie Melissen
Vrouw van Jean-Pierre
Wim Wama
André

Fahişe kılığına girerek, genç kız kardeşini eroin bağımlısı haline getirenlerin peşine düşen Coffy isimli bir hemşirenin serüveni.

Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?

Davey Gordon, a New York City boxer at the end of his career, falls for dancer Gloria Price. However, their budding relationship is interrupted by Gloria's violent boss, Vincent Rapallo, who has eyes for Gloria. The two decide to skip town, but before they can, Vincent and his thugs abduct Gloria, and Davey is forced to search for her among the most squalid corners of the city, with his enemy hiding in the shadows.

Gerçek olaylara dayanan, gözden düşmüş bir polis dedektifi, şiddet içeren bir suç örgütünü ifşa etmek için gizli göreve giderek kefaretini arıyor. Ancak mafyanın derinliklerine battıkça, affedilmenin bedeli karşılayabileceğinden daha yüksek olabilir.

1974 yılının New York'unda geçen filmde, yıllar önce ölümle sonuçlanan bir kavgaya karışmış olan Chris, iyi halden dolayı süresi azaltılan mahkumiyetini tamamlayıp hapisten çıkacağı güne ulaşmıştır. Kendisini almaya gelen erkek kardeşi Frank ile buluşması ise onun için kabustan farksızdır. Frank ve Chris doğdukları günden bu yana bir türlü anlaşamamış ve hayatlarını tamamen farklı şekillerde yaşamış olan iki kardeştir. Chris suça eğilimli bir aylak iken kardeşi Frank polis olarak çalışmayı seçmiştir. Hapiste geçirdiği süre boyunca Chris'in biraz da olsa akıllandığını uman Frank, kardeşinin yeni bir hayata başlayıp kendisine çekidüzen vermesi için elinden geleni yapacaktır. Fransız sinemasının en ünlü aktörlerinden biri olan Guillaume Canet tarafından yönetilen filmin oyuncu kadrosunda Mila Kunis, Zoe Saldana, Marion Cotillard ve Clive Owen gibi yıldız isimler bulunuyor.

Beklenmedik bir trafik kavgası sonucunda oğlu ağır yaralanan öfkeli bir baba, duygusal çalkantılar ve intikam hırsı nedeniyle karanlık bir yola sürüklenir.

Yuri Orlov ve ailesi Amerika ‘ya o çok küçük yaşlardayken göç etmiştir. Sıradan geçen hayatı yaşadığı bir olay yüzünden tamamen değişir. Uluslarası bir silah taciri olup, en önemli ordulara, diktatörlere silah pazarlamaya başlar. Kardeşi Vitaly ile başladıkları bu işte az zamanda çok yol katederler. Ordulara, diktatörlere silah satmaya kadar uzanan kariyerlerinde Vitaly kardeşini yarı yolda bırakır. Ağır sorumluluklar ve sağlam bir yürek isteyen bu işi daha fazla kaldıramaz. Yoluna tek başına devam eden Yuri, hayallerinin kadınıyla evlenir ve çoluk çocuğa karışır ama ailesi onun bir nakliye şirketinin sahibi olduğunu sanmaktadır.

Modern Şikago'da geçen filmde, dört kadının tek ortak noktası; dul kalmış olmalarıdır. Ölen eşlerinin yasını tutan kadınların tek derdi yalnızca sevdikleri adamları özlemekle de sınırlı değildir. Ölen eşlerinin hepsi yasadışı işlere bulaşmışlardır. Asıl mesele, ölen eşlerin geride kalan dullarına suç dünyasında işledikleri suçları borç bırakmış olmasıdır. Ellerinde borçları ödeyecek para olmayan dul kadınların tek şansı, riskli bir soyguna girişmektir. Veronica liderliğinde bir araya gelen Alice, Linda ve Belle, geleceklerini istedikleri gibi yaratmak için iş birliği yapar. Şu ana dek eşleri tarafından yönlendirilmiş olan pasif hayatları artık onların elindedir ve şekillendirilmeyi beklemektedir...

Nadine tecavüze uğradıktan sonra anlık bir öfkeyle cinayet işler ve kaçar. Kaçışında aynı acıyı yaşamış Manu ile tanışır. İki kadın, geçmiş travmalarının tetiklediği bir intikam çılgınlığına kapılarak Fransız kırsalında ölümcül bir yolculuğa çıkar. Erkekleri baştan çıkarıp acımasızca öldürürken, toplumsal normları tamamen reddederler. Polisin peşlerine düşmesiyle kaçışları giderek tehlikeli bir çılgınlığa dönüşür.

Kiralık katil olan Kai Kahale, Bangkok’a gider. Burada bir silah alan ve araba kiralayan Kai, profesyonel bir kadın sürücüyle tüm gece şoförlüğünü yapması için anlaşır. Birçok yere uğrayan Kai, her durakta acımasız cinayetler işler. Şoför, Kai’nin işlediği cinayetleri fark ettiğinde ise artık kaçmak için çok geç olur. Bu arada sıradışı bir polis, daha fazla kan dökülmeden önce cinayetlerin gizemini çözmek için zamana karşı yarışır.

An unlikely Hollywood hooker helps a detective set a trap for a mutilator pimp.

Bir sinema fenomeni olan "Ejderha Dövmeli Kız"ın ardından ünlü yönetmen Niels Arden Oplev ve güzel oyuncu Noomi Rapace yeni bir intikam hikayesi için yeniden bir araya geliyor. İkiliye bu filmde Colin Farrell da katılıyor. Farrell, New York'un yeraltı suç örgütü liderinin sağ kolu olan cesur infazcı Victor karakterini canlandırıyor. Victor patronu yüzünden ölen karısı ve kızının intikamını almaya çalışıyor. Patronu gizemli bir katil tarafından tehdit edilince, Victor da detektifliğe soyunuyor. Bu sırada eski kurbanlardan biri olan Beatrice ise Victor'u baştan çıkarmaya ve ona şantaj yapmaya çalışıyor. Beatrice ile Victor'ın aralarındaki kimya onları şiddetli sonuçlara yol açan öç almaya sürüklüyor. İntikam ateşiyle yanan iki insan arasındaki ilişkinin etkileyici resmini çizen bu aksiyon-gerilim filminin yapımcılığını ise Neal Moritz (The Fast and the Furious serisi, I Am Legend) ve Joel Wyman (Fringe, Keen Eddie) üstleniyor...

Hademe olarak yaşayan ve yalnız bir hayat süren Arden’in (Toni Collette) hayatı cinayete kurban gitmiş bir genç kızın cesedini bulmasıyla bir anda altüst olur. Bu keşif kız kardeşi o henüz küçük bir çocukken kaybolan Leah’a (Rose Byrne) belki de yaşadığı travmaya son verme imkanı sağlayacaktır. Ev kadını olan Ruth (Mary Beth Hurt) ise ceset ve kocası Carl (Nick Searcy) arasında rahatsız edici bir bağlantı kuracaktır.

Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

Sorunlu bir genç kadın ölmüş olan annesine benzeyen gizemli genç komşusuna saplantılı hale gelir...

Quentin Tarantino imzalı Kill Bill: The Whole Bloody Affair; Vol. 1 ve Vol. 2'yi tek parça, sansürsüz bir destan olarak bir araya getiriyor. Yönetmenin tam da hayal ettiği vizyonla sunulan bu kurgu, daha önce hiç gün yüzüne çıkmamış yepyeni bir anime sekansını da içeriyor. Uma Thurman; eski patronu ve aşığı Bill'in düğün provasını kana bulayıp onu başından vurarak karnındaki bebeği çaldığı "Gelin" rolüyle geri dönüyor. Ölüme terk edilen Gelin, nihai intikamını almak için Bill ile yüzleşmeden evvel, Ölümcül Engerek Suikast Çetesi'nin hayatta kalan dört üyesini tek tek avlamak zorundadır. Görkemli anlatımı, amansız aksiyonu ve ikonik stiliyle The Whole Bloody Affair, sinema tarihinin en belirleyici intikam efsanelerinden biri olarak duruyor. Bugüne dek nadiren bütün halinde gösterilen bu başyapıt, şimdi orijinal sinema deneyimine sadık kalınarak klasik bir ara ile sunuluyor.

1989-1990 yılları arasında çok sayıda insanı öldürerek, dünyanın ilk kadın seri katili olarak ünlenen Aileen Wuornos'un gerçek hikayesi.Yakalandıktan sonra, 1992'de 7 kişiyi öldürmekten suçlu bulunan Wuornos'un öyküsü ABD ve dünya kamuoyunu epey meşgul etmişti. Aynı zamanda bir lezbiyen de olan ve hayat kadınlığı yapan Wuornos, kurbanlarını ilişkiye girdiği insanlar arasından seçiyordu. Dehşet verici kadın katilin kurbanlarını ormana götürüp sakladığı ortaya çıkmış, ancak benzer şekilde öldürdüğünden şüphe duyulan 2 kişinin daha cesedi bulunamamıştı. Wuornos'un eski kadın aşığı mahkemede aleyhine tanıktık etmiş; avukatının sanığın çocukluğunda maruz kaldığı kötü muamele ve tacizi hafifletici neden olarak öne sürmesi jüriyi ikna etmemiş ve 2003'te gerçekleşen idamına karar verilmişti.

Miami’nin önde gelen mafya tetikçisi Cuda (Banderas), patronu Estelle’in (Kate Bosworth) siber seks kaçakçılığı işine bulaştığını ve arkadaş olduğu genç bir kız olan Billie’yi (Zolee Griggs) tehlikeye attığını öğrenir. Cuda, hayatını ve ailesiyle ilişkisini kurtarmak için kendi suç örgütünü yıkmaya karar verir. Genç dövüşçü Stray (Mojean Aria) ile iş birliği yaparak Billie’yi kurtarmaya çalışır, ancak bu süreçte mafyanın hedefi haline gelir. Film, Cuda’nın kefaret arayışını ve fedakârlıklarını konu alıyor. Banderas’ın güçlü performansı öne çıksa da, klişe bir hikâye ve yavan senaryo eleştirilmiştir.

Sevimli siyah bir kadın, sevgilisini öldüren haydutları intikam almak için üst sınıf bir fahişe olarak çalışıyor.

Zee, "Ölülerin Kraliçesi" olarak bilinen korkulan bir tetikçidir ancak genç ve kör bir kadını öldürmeyi reddettiğinde hem suç meslektaşları hem de kararlı bir polis dedektifi tarafından avlanır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir