
Reino Nordin
Kimi


Reino Nordin
Kimi
Julius Lavonen
HooPee
Juuso Pekkinen
Riku

Jarkko Niemi
Valtteri
Lilli Aro
Salla

Joonas Saartamo
Harri
Mikko Vanhala
Tomppa

Karoliina Blackburn
Inspector Karoliina Ranta

Aimo Räsänen
Chief Inspector Jussi Vuori
Katariina Kaitue
Kimi's mother
Mikko Hänninen
Kimi's father

Maria Järvenhelmi
Minna Ilola

Tapio Liinoja
Pertti Ilola

Merja Larivaara
Kimi's advocate

Hannu Kahakorpi
Oikeuden puheenjohtaja

1930'larda ekonomik kriz sırasında yaptığı soygunlarla ABD'yi kasıp kavuran, 1903-1934 yılları arasında yaşamış gangster John Dillinger'in hikâyesi.

Truman Capote'nun en çok satan romanına dayanan, soğukkanlı bir cinayetin gerçek ve güçlü hikayesi. Başarılı ve saygın Kansas çiftçisi, karısı ve iki genç çocuğu acımasızca ve vahşice katledilirler. İki katilinde suçlarından pişmanlık duyacak kadar bile aklı yerinde değildir. Hikaye suçluların bilinçaltına girer...

İki polis memurunu öldürmekten 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Ruth Slater (Sandra Bullock), cezasını çektikten sonra yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. Ancak cezaevinden çıkar çıkmaz öldürülen iki polis memurunun yakınları onu tehdit etmeye ve hayatını cehenneme çevirmeye başlar. Aksi takdirde artık eski evlerinde hoş karşılanmazlar. Bir çıkış yolu tıkanmış görünüyor, ancak nefret saldırıları artmaya devam ediyor. Şimdi, Ruth'un topluma geri dönüş yolu arayışında tek bir çıkış yolu vardır: yıllar önce gözden kaybettiği küçük kız kardeşini aramak, son çaresi olmalıdır. Ancak, kayıp aile bireyini arama, uzun yıllar hapis yattıktan sonra beklenenden daha zor hale gelir.

Film Sovyetler Birliği zamanındaki Güneybatı Rusya'da geçiyor. Güvenlik sebebiyle zulme uğramış tüm topluluklardan oluşan suçluların olduğu bölge çeşitli etnik gruplardan varoş suçluların kontrolü altına giriyor. İçlerindeki en fakir ama en korkunç grup olan Sibiryalıların yaşamı, intikam ve diğer duyguları gerçeğe yakın bir şekilde işleniyor.

A newspaper publisher, wanting to prove a point about the insufficiency of circumstantial evidence, talks his possible son-in-law Tom into a hoax in an attempt to expose ineptitude of the city's hard-line district attorney. The plan is to have Tom plant clues leading to his arrest for killing a female nightclub dancer. Once Tom is found guilty, he is to reveal the setup and humiliate the DA.

Eddie Dodd is a burnt out former civil rights lawyer who now specializes in defending drug dealers. Roger Baron, newly graduated from law school, has followed Eddie's great cases and now wants to learn at his feet. With Roger's idealistic prodding, Eddie reluctantly takes on a case of a young Korean man who, according to his mother, has been in jail for eight years for a murder he didn't commit.

Alex orta yaş krizine giriyor ve onun için çok zor bir dönem haline gelir. Evlilik mücadelesi veriyor, oğluyla ilgili endişeleniyor ve ailesi için insanları öldürme işi hayatının en stresli kısmı haline geldi. Bir terapistin yardımını ister ve bekleme odasındaki bir kadının bağlandığını farkeder..

Eksantrik bir adam olan Ulrich Mott, kendisinden yaşça büyük ve oldukça zengin bir dul olan Elsa Brecht'i baştan çıkararak kendisi ile evlenmeye ikna eder. Bu sayede Ulrich çok geçmeden sosyetenin aranan isimlerinden biri olur. Ancak karısının ölümü üzerine yapılan polis soruşturması büyük bir aldatmacayı ortaya çıkarır ve Ulrich'in aslında göründüğü gibi biri olmadığından şüphelenilmeye başlanır.

Amerika'da yaşayan ve yabancılardan oluşan bir grup, günün birinde Los Angelas'da bulunan restoranlara rastgele silahlı saldırıda bulunur. Ancak bu olay birbirlerini tanımayan insanların her birinin hayatında onarılamaz trajedilere yol açar.

Gerçek olaylara dayanan, gözden düşmüş bir polis dedektifi, şiddet içeren bir suç örgütünü ifşa etmek için gizli göreve giderek kefaretini arıyor. Ancak mafyanın derinliklerine battıkça, affedilmenin bedeli karşılayabileceğinden daha yüksek olabilir.

Genç avukat Bryan Stevenson, adaletin yerini bulması için büyük bir mücadeleye girişir. Harvard'dan mezun olduktan sonra Bryan'ın para kazandıran işlerde yer alması beklenir. Ancak o, Alabama'da haksız yere mahkum edilen bir adamın peşinden gider. Yerel avukat Eva Ansley'in de yardımıyla, 1987 yılında ölüme mahkum edilen bir adamın suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışacaklardır. Walter McMillan, 18 yaşındaki genç bir kızın ölümünden sorumlu tutuluyordur. Ancak onun sorumlu tutulması için hiçbir kanıt bulunmamasına arağmen McMillan ölüme mahkum edilmiştir. Bryan, Walter'ın suçsuzluğunu kanıtlamaya çalışırken, ilerleyen zamanlarda aslında ırkçılığa karşı savaş vermeye başladığını anlayacaktır.

Oklahoma'da 1920'lerde Osage halkının topraklarının altında petrol bulunduğunda Osage halkı bir bir öldürülür, ta ki FBI gizemi çözmek için devreye girene dek.

Sylvia'nın annesi ve babası panayırlarda çalışmaktadır ve şehir şehir gezmektedirler. Bu yüzden Sylvia ve küçük kız kardeşini bir ev hanımı olan ama maddi sıkıntıda da bulunan Gertrude Baniszewski'ye bırakırlar. Bundan sonra olaylar başlar. Gertrude ayrıca psikolojik sorunları da olan bir bayandır ve ilaçlar almaktadır. Sylvia'yı bodrum katına kapatarak çeşitli işkenceler yapar bu işkencelere kendi çocukları ve mahallesindeki çocukları da katar. Sylvia'a işkence yapmak onlar için eğlence kaynağı olmuştur.


Charlie Cullen tarihin en yüksek sayıda kurbana sahip olan seri katillerinden biridir. Sorumluluk sahibi bir sağlık hizmetlisi olduğunu düşünülen Cullen aynı zamanda bir aile babasıdır. Ama can alma konusundaki gizli saplantısı onu bir seri katil haline getirir. 16 yıl boyunca New Jersey ve Pennsylvania'daki dokuz hastanede faaliyet gösteren Charlie 300'den fazla kişinin ölümüne neden olur

Woman of the Hour, 1970'lerin popüler çöpçatanlık programının yarışmacılarından Cheryl Bradshaw'ın hikayesini konu ediyor. Popüler evlendirme programı “The Dating Show”a katılan Cheryl Bradshaw'ınbir bekarlığa veda partisi için yakışıklı yarışmacı Rodney Alcala'yı seçer. Ancak Alcala, pek de göründüğü gibi biri değildir.O, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük seri katillerden biridir.

1997 yılında LAPD Dedektifi Russell Poole, gizli görevdeki bir polisin başka bir polisi öldürmesiyle ilgili bir vakayı araştırmaya başlar. Bir anda araştırdığı bu dava onu Biggie Smalls ve Tupac Shakur cinayetlerinin içine çeker. Zamanında bu cinayetleri aydınlatmak için çabalayan ancak bir şekilde önü kesilmiş ve kariyeri sonlanmış dedektif Poole, 2015 yılında tanıştığı gözden düşmüş gazeteci Darius "Jack" Jackson ile bu iki cinayeti aydınlatmak için tekrar çalışmaya başlar.

Vito Genovese ve Frank Costello, 20. yüzyılın ortalarında kendi suç ailelerini yöneten iki İtalyan-Amerikan suç patronudur. 1957'de Genovese, Costello'yu öldürmeye çalışır ancak amacına ulaşamaz. Canına kastetme girişimi sırasında aldığı yaraların ardından suç hayatından çıkmak ister. Ama mafyayı geride bırakmak sandığı kadar kolay olmaz.

Teksas’taki küçük bir kasabada cinayet masası dedektifi olan Jake Souder (Sam Worthington) ve bölgeye New York’dan nakledilen bir polis (Jeffrey Dean Morgan); kurbanlarını öldürdükten sonra parçalara ayırıp Ölüm Tarlası olarak bilinen bir bataklığa atan sadist bir katilin peşine düşer.

Bir gün, İspanya'ya esrarengiz bir yabancı gelir. Önemli bir görevi vardır. Ancak bu görev kesinlikle yasadışı olduğundan çok dikkatli olması şarttır ve kendisi haricinde kimseye güvenemez. Bu yüzden de karşısına çıkan birbirinden tuhaf yabancılara temkinle yaklaşması şarttır. Ancak yabancının bilmediği şey, bu görevin onu İspanya'nın olduğu kadar kendi bilincinin de en ücra köşelerine kadar götüreceğidir...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir