
Benjamin Radjaipour
Parvis

Parvis, the son of exiled Iranians, copes with life in his small hometown by indulging himself with pop culture, Grindr dates, and raves. After being caught shoplifting, he is sentenced to community service at a refugee shelter where he meets siblings Banafshe and Amon, who have fled Iran. As a romantic attraction between Parvis and Amon grows, the fragile relationship between the three is put to a test.

Benjamin Radjaipour
Parvis

Eidin Jalali
Amon

Banafshe Hourmazdi
Banafshe Arezu
Mashid Shariat
Parvis' Mother
Nasser Shariat
Parvis' Father

Maryam Zaree
Mina
Abak Safaei-Rad
Maretta

Jürgen Vogel
Jan

Knut Berger
Robert

Paul Lux
Julian

Niels Bormann
Stefan

Hadi Khanjanpour
Ahmed

Katarina Gaub
Doctor
Sevil Mokhtare
Mrs. Mahrvan

Vanessa Loibl
Stefanie (Police Officer)

Chris Klein (American Pie) ve Leelee Sobieski (Never Been Kissed) bu "duygu yüklü romantizm, arkadaşlık ve gerçek aşk hakkındaki filmde başrolleri paylaşıyorlar (JUMP Magazine)". Zengin bir çocuk olan Kelley Morese (Klein) herşeyi olduğunu düşünüyordu. Para, hoş bir görünüm ve yeni bir Mercedes. Fakat dikkatsizce yapılan bir araba savaşı yol kenarındaki bir akşam yemeğinin kötü bitmesine sebep olur. Kelley, yazın küçük bir kasabada İşçilere yardım etmekle cezalandırılır. Ve böylece rayların öbür tarafından bir kız olan Samantha ile tanışır. Fakat herşey Samantha'nın uzatmalı sevgilisi Jasper (Josh Harnett, The Faculty) onların gizli aşkını ortaya çıkarınca değişir. Bu şeker ve romantik (YM Magazine) aşk hikayesi kalbinizi ısıtacak

16 yaşındaki Claudia dış dünyadan izole bir şekilde büyümüştür. Annesinin vefatından sonra evlerinin bahçesinde aniden büyülü bir şekilde karşısına Grace çıkar. İkili birbirlerinde ihtiyaçları olan desteği, sevgiyi ve samimiyeti bulur. Fakat yaşadıkları bu yaz aşkı büyüklerin müdahalesiyle trajik bir şekilde bölünür.

Dudağının Altında filmi tutkunun, aşkın, şehvetin, yalanın dolanın bir arada olduğu lezbiyen aşk filmidir. Moda editörlüğü yapan işinde ki başarıyı özel hayatına da taşıyarak nişanlılık mertebesinde yaşamını devam ettirirken bir şıp diye karşısına çıkan Dallas isimli gizemli bir kadınla tanıştıktan sonra birbirlerine deliler gibi bağlanan aşıkların filmidir.

Üç nesildir gardiyanlık yapan ve idam mahkumlarının infazında efsaneleşmiş bir aile... 11 yıldır ölümü bekleye bir suçlu... Ve 11 yıldır her gün onunla birlikte ölen karısı ve oğlu... İdama mahkum olan Lawrence Musgrove, karısı Leticia (Hale Berry) ve oğlu tarafından son kez ziyaret edilir. Mahkum'un infaz hazırlıkları ile ilgilenen ölüm mangasının başı, Hank (Bill Bob Thornton) ile ekibe yeni katılan oğlu Sonny (Heath Ledger) arasında mahkumun "son yürüyüşü" sırasında, Sonny'nin yaptığı işi sorgulayıp bir bunalım geçirmesi yüzünden, büyük bir tartışma çıkar. Tartışmanın sonu bir felaketle sonuçlanır ve Sonny intihar eder. Tüm dünyası bir anda altüst olan Hank, her şeyi geride bırakıp görevinden istifa eder. Kocasının ölümünün ardından Leticia, Hank'ın devamlı gittiği kafeteryada garsonluk yapmaya başlar ve hayatın sillesini yemiş bu iki insanın yolları tuhaf bir şekilde kesişir...

Anastasia ve Christian, yaşadıkları zorlu ayrılıkların ve iniş çıkışların ardından nihayet mutlu sona ulaşmışlardır. Tutkulu aşkları, nikah yüzükleri ve görkemli bir evlilik töreni ile mutlu sona ulaşmıştır. Ancak Anastasia'nın peşine düşen Jack, çifte huzur vermez. Anastasia'nın lüks ve aşkla bezeli mükemmel hayatı bir kez daha sarsıntılara sahne olacaktır.

Viven ve Roy, lise son sınıfta okuyan iki gençtir. Viven, fizik tutkunu olan başarılı bir öğrenciyken Roy'un oldukça sorunlu bir hayatı vardır. Beklenmedik bir olay ikisinin yollarının kesişmesine ve hayatlarının bambaşka bir hal almasına neden olur.

Anastasia tutkulu milyoner Christian Grey ile yaşadığı ilişkisini geride bırakmaya çalışmaktadır. Ancak bu sandığı kadar kolay olmaz. Yeniden bir araya gelen çiftin yaşadıkları zorluklar barışmalarıyla birlikte bitmeyecektir. Christian geçmişinden gelen şeytanları ile yüzleşmek zorunda kalırken, Anastasia da Grey'in geçmişinde kalan ancak onu unutmamış kadınların öfkeleriyle ve kıskançlıklarıyla yüzleşecektir.

Amerikalı bir eczacı olan Martin (Nicholas Hoult) ve İspanyol bir fizyoterapist olan Gabi (Laia Costa)'nin Los Angeles'ta gecenin geç saatlerinde buluşması popüler bir "arkadaşlık uygulaması" aracılığıyla gerçekleşir. İkisi de birbirlerinden çok etkilenir ve bir süre "takılmak" isterler ancak aralarındaki güçlü cinsel çekim bir süre sonra mutlu ve sadık bir ilişkiye dönüşür. Yine de Gabi "yeniliklere" takık olduğunu itiraf etmiştir, onun için her zaman trend, son moda olan daha cezbedicidir. Böyle bir kişi ilişkisine sadık kalabilecek midir? Film, "Bazen aşk yetersiz kalır" mesajını sosyal medyanın kaydadeğer etkileri üzerinden sunuyor.

Şehir değil. Kadın. Çok seksi bir kadın. Doğal olarak, Syd'in (Chris Evans, Fantastic Four) London'la (Jessica Biel, Stealth) tutku dolu ama fırtınalı ilişkisi bittiğinde, Syd harabeye döner. Unutmak ve hissizleşmek için kendini alkol ve üyuşturucuya veren Syd, London'ın arkadaşlarının onun için bir veda partisi verdiğini öğrenir ve davet edilmemesine rağmen, tedarikçisi (Jason Statham, Transporter 2) ile beraber partiye gider. Bedeli ne olursa olsun, eski kız arkadaşını şehri terk etmemesi için ikna edecektir.

Louisa May Alcott’ın aynı adlı klasik romanından beyazperdeye uyarlanan film, İç Savaş sonrası Amerika'da yaşamlarını sürdürmeye çalışan dört kız kardeşin hikayesini anlatıyor. Meg (Emma Watson), Jo (Saoirse Ronan), Beth (Eliza Scanlen) ve Amy March (Florence Pugh) birbirinden tamamen farklı karaktere sahip dört kız kardeştir. Çocukluk dönemlerini geride bırakıp kadınlığa geçiş süreçlerinde kardeşler türlü dertlerle boğuşur. Babaları Amerikan İç Savaşı'na katılan dört genç kız, anneleri ile birlikte yaşam mücadelesi vermeye başlar. Bu zorlu süreçte en büyük kazançları birbirlerinin yanında olmalarıdır.

"Erkekleri Tavlama Sanatı", Melissa Bank'in esprili ve neşeli kısa hikâyelerini topladığı "The Girl's Guide to Hunting and Fishing" adlı New York Times'ın çoksatar eserinden uyarlanmış. Brett Eisenberg (Sarah Michelle Gellar - Buffy: The Vampire Slayer) New York' taki bir yayınevinde çalışmak üzere New Jersey'deki sakin hayatını arkada bırakarak Manhattan'a taşınır. Bir gün, bir imza gününde çevresindeki tüm kadınların kalbini çalmasıyla ünlenen efsanevi yayın editörü Archie Knox (Alec Baldwin - The Good Shepherd) ile tanışır. İçgüdüleri kendinden yaşça büyük olan bu adamdan uzak durmasını söylese de, Brett kendisini bu karşı konulmaz büyüye kaptırmaktan alıkoyamaz.

Jules, Londra'da yaşayan ve geçirdiği korkunç bir saldırıdan sonra kendi içine kapanan ve kariyerini kaybeden bir performans sanatçısıdır. Aylar sonra, gittiği eşcinsel saunasında saldırganlardan birini gören Jules, intikam almak için eline muhteşem bir fırsat geçtiğini fark eder.

Max is a handsome young man who, after a fateful tryst with a German soldier, is forced to run for his life. Eventually Max is placed in a concentration camp where he pretends to be Jewish because in the eyes of the Nazis, gays are the lowest form of human being. But it takes a relationship with an openly gay prisoner to teach Max that without the love of another, life is not worth living.

Billy Casper İngiltere'nin en fakir semtlerinden birisinde yaşar. Okula konsantre olamayan ve kötü notlar alan Casper, ağabeyi tarafından sürekli dövülür ve diğer insanlar tarafından gözardı edilir. Birgün, Kestrel adında biriyle tanışır ve karakterinin o ana değin hiç farkında olmadığı bir tarafını keşfeder.

French sailor Querelle arrives in Brest and starts frequenting a strange whorehouse. He discovers that his brother Robert is the lover of the lady owner, Lysiane. Here, you can play dice with Nono, Lysiane's husband: if you win, you are allowed to make love with Lysiane; if you lose, you have to make love with Nono... Querelle loses on purpose.

A woman becomes very curious about one of her psychiatrist husband's inmates, a man who was found guilty in the murder and disfigurement of his former wife.

Gençlik bunalımında olan Alike, gerek yaşadığı yer, gerek çevre baskısı, gerekse cinsel tercihleri yüzünden kendini dışlanmış hissetmekte ve içinden çıkılmaz bir batağa saplanmaktadır.

İki alkolik, zevk meraklısı, işsiz, aktör arkadaş Withnail ve Marwood, bir kenar mahalledeki evlerinde sefalet içinde yaşarlar. Paraları yoktur, dahası ne yemek bulabilirler, ne ısınabilirler. Yaşadıkları ortamdan, uyuşturucu satıcılarından ve İrlandalı bir adamın yaptığı tacizlerden uzaklaşmak için Withnail'in gay amcası Monty'nin kır evine giderler. Bir süreliğine de olsa sefaletlerinden uzaklaşacağını düşünen ikilinin hava şartlarından, komşularından ve Monty amcanın gayliğinden dolayı başına gelecekler vardır. Traji ve komedi öğelerini birleştiren film, Bruce Robinston'un 1960 sonlarında yaşadığı hayatı konu alır.

Alec Leamas, Soğuk Savaş döneminde Doğu Almanya'ya gönderilmiş bir İngiliz casusudur. Dışarıdan bir göçmen, İngiltere'den kaçan bir istihbarat görevlisi gibi görünse de asıl amacı komünist topraklarda bilgi kirliliği yaymaktır. Fakat görev için geldiği bu ülkede planlar işledikçe aslında kendi hükümetinin onu kullandığını fark eder. Leamas İngiliz istihbaratı için her hangi bir piyondur. Artık hem içinde bulunduğu görevden kurtulmaya çalışır hem de onu aşağılayan sistemden... Yazar John le Carre’ın aynı adlı romanından Martin Ritt tarafından uyarlanan film, ajan öyküsüne 'karanlık sulardan' bakan bir yapım.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir