
Ray Milland
Jason Crockett

Jason Crockett is an aging, grumpy, physically disabled millionaire who invites his family to his island estate for his birthday celebration. Pickett Smith is a free-lance photographer who is doing a pollution layout for an ecology magazine. Jason Crockett hates nature, poisoning anything that crawls on his property. On the night of his birthday the frogs and other members of nature begin to pay Crockett back.

Ray Milland
Jason Crockett

Sam Elliott
Pickett Smith

Joan Van Ark
Karen Crockett

Adam Roarke
Clint Crockett

Judy Pace
Bella Garrington

Lynn Borden
Jenny Crockett

Mae Mercer
Maybelle

David Gilliam
Michael Martindale
Nicholas Cortland
Kenneth Martindale

George Skaff
Stuart Martindale
Lance Taylor Sr.
Charles
Hollis Irving
Iris Martindale
Dale Willingham
Tina Crockett
Hal Hodges
Jay Crockett
Carolyn Fitzsimmons
Lady in Car

John Harker, gizemli ve kolay kolay ele geçmeyen Kont Drakula'yla bir emlâk anlaşması yapmak için Transilvanya'ya gönderilir. Ama ev sahibi bir vampir, insanların kanıyla beslenen bir hortlaktır ve taşınma fikri ona pek de cazip gelmemektedir. Yüzlerce yıllık cehennemi, hayaletlere özgü bir varoluşun ardından, tek istediği huzura ermektir. Yine de, John'ın genç eşi Mina'nın fotoğrafını görüp heyecanlanınca, gemiyle batıya doğru yolculuğa çıkar.

A man who recently completed rebuilding a townhouse becomes obsessed with a rat infestation until it becomes an interspecies duel.

Filmde Bodega sahiline saldıran farklı türlerden kuşların yol açtığı dehşet konu ediliyor. San Francisco’da bir evcil hayvan dükkanında başlayan ve bir aşk üçgeniyle ilerleyen film, bir doğumgünü esnasında kuşların saldırıya geçmesiyle devam eder. Yönetmen Alfred Hitchcock Kuzey Kalifoniya’da tatil yaparken gazetede gördüğü bir haberden oldukça etkilenir. Haberde kıyı evlerine doğru saldırıya geçen deniz kuşlarından bahsedilmektedir. Bu olay ile Daphne du Maurier’in kısa bir öyküsü yönetmenin kafasında birleşince, Kuşlar filminin temelleri de atılmış olur.

The Ring’in çıkış noktası, bir çok Hollywood geriliminde olduğu gibi bir şehir efsanesi..Fakat bu kez ortada kabus gibi görüntülerle dolu bir video kaseti vardır. Bu kaseti izleyenlere esrarengiz bir telefon gelmekte ve yedi gün içinde ölecekleri bildirilmektedir. Bayan gazeteci Rachel Keller önceleri bu konuya kuşkuyla yaklaşır. Ancak kaseti izleyen dört gencin arka arkaya esrarengiz biçimde ölmesi üzerine düşüncesi değişmeye başlar. Araştırmacı gazetecilik tutkusuna yenik düşen Rachel, bu video kaseti ele geçirip kendisi izler. Artık hayatı tehlikededir. Üstelik sadece kendisinin değil, oğlununun da hayatı tehdit altındadır. Arkadaşı Noah’ın yardımını isteyen Rachel’in önünde bu sırrı çözmek için sadece yedi gün vardır..

Sosyal medya fenomeni Madison, Tayland'da tek başına sırt çantasıyla çıktığı bir gezide mücadele ederken kolaylıkla seyahat eden ve ona daha özgür bir yaşam tarzı gösteren CW ile tanışır. Ancak CW'nin ona olan ilgisi daha karanlık bir hal alır.

Suların artık güvenliği olduğu söyleniyor. Gerçek yakında ortaya çıkacak. Büyük beyaz köpekbalığının küçük sahil kasabası Amity'de yarattığı dehşetin üzerinden tam 4 yıl geçmiştir. Şimdi ise polis şefi Brody zamanla yarışmak zorundadır. Büyük beyaz köpekbalığı geri dönmüş, içinde kendi oğullarınında bulunduğu bir yelken yarışının içine sinsice dalmıştır. Yönetmen Steven Spielberg'ün 1974 yapımı gerilim başyapıtı ilk Jaws'ın ardından ikincisinin gelmesi gecikmedi. Ancak Spielberg bu devam filmini yönetmek istememişti. İlk filmin çekimlerde çok zor günler geçirmişti çünkü. Bu ikinci film, ilki gibi bir kült olmasa da yine de iyi bir devam filmi.



Küçük bir sahil kasabasının tek geçim kaynağı yaz ayları boyunca kasabaya tatil yapmaya gelen turistlerin bıraktığı paradır. Bu kasabanın belediye reisi kasaba sahilinde bir kızın köpekbalığı tarafından öldürülmesini örtbas etmeye çalışır ama küçük bir çocuk herkesin gözü önünde köpekbalığı tarafından öldürülünce balığı yakalayana ödül verileceği açıklanır ve büyük bir köpekbalığı yakalanınca da herkes rahat bir nefes alır. Şerifin yardıma çağırdığı uzman yakalanan köpekbalığının aradıkları balık olmadığını söylese de kimse ona inanmaz. Onun sözünü dinleyen şerif ile balığın peşin gitmeye karar verirler ve bir köpekbalığı avcısı ile yola çıkarlar.

Uzak ve ıssız bir adaya ayak basan Carl Denham yönetimindeki bir film ekibi, yerlilerce düzenlenen garip bir kurban törenine şahit olur ve engellemek için müdahale eder. Sarışın başrol oyuncusu Ann Darrow'u gözlerine kestiren yerliler daha sonra kampı basıp genç kadını kaçırırlar. Ann'i zincire vurup, tanrı olarak tapındıkları Kong isimli dev bir gorile kurban etmeye kalkışırlar.Dev canavar kendisine ikram edilen Ann'a aşık olur ve durumdan vazife çıkaran Darrow ve ekibince etkisiz hale getirip, bir Broadway şovuna meze edilmek üzere gemiyle New York'a taşınır. Oysa aşk her şeyden güçlüdür!

Üniversiteden eve dönen Lucy, evcil şempanze Ben de dâhil olmak üzere ailesiyle yeniden bir araya gelir. Bir havuz partisinde Ben, kuduz kapar ve saldırganlaşır. Lucy ve arkadaşları, vahşi şempanzeden kurtulmanın yollarını bulmak için havuzda barikat kurarak hayatta kalmaya çalışır.

Bilim adamı olan Dennis Allan, kullanan kişiyi bilincini yitirmeden felç eden bir ilacın söylentisinin peşinde, devrim rüzgarlarıyla kasıp kavrulan Haiti'ye gider. Latin Amerika halklarında etkin bir gücü olan batıl inanışlar, kara büyüler, bedenlerini değil ruhlarını kaybeden zombiler arasında Dannis, neyin bilim, neyin batıl inanış, neyin gerçek, neyin gerçeküstü olduğuna karar vermek zorunda kalacaktır.

Büyük bir kasırga Florida’daki memleketini vurduğunda, Haley babasını aramak için tahliye emirlerini görmezden gelir. Babasını ağır yaralanmış halde bulduktan sonra, her ikisi de sel suları nedeniyle mahsur kalır. Fırtınadan kaçmak için neredeyse hiç zamanları kalmamışken, yükselen su seviyelerinin sorunlarının yalnızca en küçüğü olduğunu keşfederler.

A young woman searching for her missing artist father finds herself in the strange seaside town of Point Dune, which seems to be under the influence of a mysterious undead cult.

Tehlikelerle dolu, bakir bir adada hayatta kalma savaşı veren mahkumlar takım olmayı ve birbirlerine saygı duymayı öğrenmek zorundadırlar. Çünkü adada yalnız değillerdir. Adada onlara ders vermeye çalışan acımasız birisi daha vardır.

Bataklık’ta (The Bayou), Kyle ölen ablasının küllerini taşıdığı yolculukta talihsiz bir kazanın kurbanı olur. Uçağı Louisiana’nın ünlü Bayou bataklığında haritalanmamış ıssız bir noktaya düşer. Yolcular, bu kazanın başlarına gelebilecek en kötü şey olduğunu düşünürken, Amerikan timsahlarının atası olan, son derece gelişmiş ve doğal yaşam alanlarına mükemmel uyum sağlayan bir sürü peşlerine düşer.

Telsizden acil yardım çağrısı alan Brody, hemen olay yerine gider. Neler olduğunu anlamaya çalışırken büyük beyaz bir köpekbalığının saldırısına uğrar. Bir oğlunu kaybeden anne Brody’nin diğer oğlunu da kaybetmeye hiç niyeti yoktur ancak ağabey Brody tüm ısrarlara rağmen dalmayı sürdürür. Gözünü intikam bürümüş köpekbalığı Jaws ile karşılaşmaları artık an meselesidir.

Çevresinde sevilen bir insan olan Clint, mutlu bir evliliği olduğunu sanmaktadır. Oysa karısı, Clint'i kasabadan biri ile aldatmaktadır. Bunu öğrenen Clint'i korkunç bir son beklemektedir.

İkinci Dünya Savaşı sonrası New Jersey... Kocasını savaşta kaybetmiş olan Grace, güneş ışığına hassasiyeti olan iki çocuğuyla birlikte, büyük bir konakta yaşamaktadır. Perdelerin hep sımsıkı kapalı tutulduğu eve, üç kişi uğrar: İhtiyar bir kadın ve adam, bir de dilsiz genç kız. Evi çekip çevirecek yardımcılar aramakta olan Grace, bu kişilere iş verir; onları çocuklarının sağlık durumu konusunda uyarır. Öte yandan, Grace'in kızı Anne, Victor adlı bir çocuğun kendileriyle birlikte evde yaşadığına inanmaktadır. Evin çevresini kaplayan yoğun sis yüzünden kasabayla irtibatları kesildiği sırada, Grace, kızının anlattığı hikayelerin doğru olabileceği yolunda kanıtlarla karşılaşır. İşte bu noktada, eve yardımcı olarak aldığı insanlardan da şüphelenmeye başlar. Gücünü büyük ölçüde finalindeki sürprizden alan, gerilim dolu bir yapım...

Bir üniversitede hocalık yapan biyolog Lena’nın (Natalie Portman) asker eşi Kane (Oscar Isaac), bir görev için “Area X” adlı bir bölgeye gider ve bir yıl sonra geri döner. Ancak döndüğünde tamamen bitik durumdadır ve komaya girer. Lena, eşini bu hale getiren şeyin ne olduğunu merak eder ve “Area X”te araştırma yapmak amacıyla gidecek, tamamı kadınlardan oluşan bir keşif ekibine gönüllü olarak katılır. Bir biyolog, bir psikolog, bir acil tıp teknisyeni, bir jeomorfolog ve bir fizikçiden oluşan bu keşif ekibi, doğanın kanunlarının geçersiz olduğu tamamen mutasyona uğramış bir bölgeye adım atacaklardır ve onları nelerin beklediği belli değildir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir