
Antoine Olivier Pilon
Frisson


Antoine Olivier Pilon
Frisson

Guillaume Lemay-Thivierge
Tom Faucher

Antoine Bertrand
Burger

Evelyne Brochu
Hélène Paradis

Anick Lemay
Lucille

Patrice Robitaille
Aurèle

Paul Doucet
Vétérinaire

Geneviève Brouillette
Céline

Louis Champagne

Viviane Audet
Carmelle

Rémi-Pierre Paquin

Jean-Nicolas Verreault
Michel

Gaston Lepage

William Monette
Thibault

Alice Morel-Michaud
Chantal


Meil Simon, sıradan insanların gündelik yaşamlarındaki büyük mizahı bulup ortaya çıkartmakta gerçek bir dahi. İki boşanmış adamın New York'ta bir apartman dairesini paylaşmaya karar vermesinde olduğu gibi. Her ne kadar Jack Lemmon ve Walter Matthau gibi iki Oscarlı oyuncuyu bir araya getirmekte garipsenecek bir yan yoksa da Garip Bir Çift'in odak noktası bu ikili. Bu iki emekli adam, spontan gelişen tüm olaylarda bütün muzipliklerini gösteriyorlar. Aşırı titiz Felix rolüyle Lemmon, aslında temizlik hastalığının deliliğe ne denli yakın olduğunu gösteriyor bize. Buna karşılık Oscar rolünde Matthau ise tüm hırsını ve öfkesini bir kasırga hızıyla dağıtabildiği düzenli bir odadan çıkarabilmektedir. Zeka pırıltılarıyla dolu muhteşem bir komedi.

Üst orta sınıf bir Fransız ailesi bir restoranda doğum günü kutlaması yapmaktadır. Bir akşama bir yemeğe sığdırılan aile tarihi, gerilimler, düşmanlıklar, hoş anılar...

In 1993, Max was 13 when he was offered his first camera. For 25 years he will not stop filming. The bunch of friends, the loves, the successes, the failures. From the 90s to the 2010s, it is the portrait of a whole generation that is emerging through its objective.

Fransa'nın göbeğindeki küçük bir köyde hayat sükunet içinde akmaktadır. Ancak panayır göstericileri karavanlarıyla köye gelince işler değişir. Dönme dolap, piyango, bando ve gezici sinema içeren bir karnaval kurulur. Köyün postacısı François burada Amerikan posta hizmetleri hakkında bir filme rastlar ve tüm köy halkının da yüreklendirmesiyle postayı "Amerikan usulü" dağıtmaya koyulur.

Hafta Sonu, Jean-Luc Godard’ın en vahşi ve en karışık filmi olabilir ki bu da önemli bir şey. Ancak Hafta Sonu, her şeyin ötesinde, yönetmenin en cüretkar filmi. Bu filmde her şey olabilir: Sıradan bir telefon konuşması absürd bir biçimde hoş bir müzik parçasına dönüşür, kahramanlarımız ormanda masal karakterleriyle karşılaşır ve baş karakterler gerçekten her an tüyler ürpertici sonlarla karşı karşıya gelirler. Godard’ın bir epizottan bir başka tuhaf epizota geçme kararı, cesurca ve son derece etkiliydi. Her tür ve renkten radikal yönetmen, bu anlamda Hafta Sonu’na çok şey borçlu. Ancak "radikal" yaftası bu film için biraz uygunsuz; çünkü bu tür bir niteleme, korkunç bir siyasileştirme ve mizahi yoksunluk anlamına gelir. Oysa geriye kalan diğer tüm unsurlar, Hafta Sonu’nun bu problemleri yaşamamasını sağlar.

Kongolu başarılı bir doktor Fransa'nın küçük bir köyünde çalışmaya başlar. Burada ailesiyle birlikte, hiç de misafirperver olmayan yerel halkın kalbini kazanmaya uğraşır.

Moda dergisi editörü güzel ve hırslı Alice yakında genel yayın yönetmeni olmanın hayalini kurmaktadır ancak çok fazla rakibi vardır. Kariyeri yüzünden yıllarca aşk hayatını ihmal etmiştir. Bir gün uçakta bir öğrenci olan Bathazar ile tanışır. Bathazar Alice'den çok etkilenir, Alice de onunla bir kez buluşmak zorunda kalır. Alice'in patronu ilişki yaşadıklarını sanarak, eski kafalı bulduğu Alice'in kendinden genç biriyle beraber olmasından olumlu yönde etkilenir. Terfi için patronuna gerçeği bir türlü anlatamayan Alice, oyunu devam ettirmeye karar verir. Ancak oyun olarak başlayan aşk artık Alice'e çok yakındır.

A picaresque journey through contemporary America, undertaken by a young woman granted access to the strange sects and cults that proliferate in this country by a series of gatekeepers eager to win her over.

Altız olarak doğduğunu öğrenince çok şaşıran müstakbel baba Alan, yeni bulduğu erkek kardeşi Russell’ı da yanına alır. Yıllardır kayıp olan diğer kardeşlerine kavuşmak isteyen ikili, birlikte eğlenceli bir yolculuğa çıkar.

86 yaşındaki Irving Zisman (Johnny Knoxville), en benzersiz yoldaşları ile birlikte Amerika boyunca seyahat etmektedir, yani 8 yaşındaki Grandson Billy (Jackson Nicoll) ile birlikte. Yol boyunca Irving genç ve etkileyici Billy’i çocuk yetiştirme terimine anlam katacak insanlarla, yerlerle ve durumlarla tanıştırır. İkili erkek striptizcilerle, canı sıkılmış çocuk güzellik yarışması adaylarıyla (ve onların aynı derecede sıkkın anneleriyle), cenaze evi yasçılarıyla, bisikletçi bar patronlarıyla ve bir sürü masum vatandaş ile karşılaşırlar. Gerçek olmayan durumlardaki gerçek insanlar, tam bir komedi yaratmaktadır...

Komik, baştan çıkarıcı ve öngörülemez bir karaktere sahip olan Frederic, geçirdiği bir kazanın ardından kör olmuştur. Beatrice ise kocası Frederic'in kazasını anlatan bir kitap yazar. Beatrice kitapta, arkadaşlarıyla olan hikayeleri isimlerini değiştirerek kaleme alır ancak bu durum kitapta hangi karakter olduğunu bulmaya çalışan arkadaşları ve ailesi arasındaki gizli kıskançlıkları uyandırmasına sebep olacaktır.

Henri orta yaş krizine girmiş bir adam olarak hayatını gözden geçirmektedir ve günün birinde devasa boyutlarda gri bir köpek kapısında belirir. Henri ve köpek arasında geçen eğlenceli anlatımın yönetmenliğini yapan isim ise başrol oyuncusu olan Yvan Attal’dır.

Serge Pilardosse has just turned 60. He has worked since the age of 16, never unemployed, never sick. But the hour of retirement has come, and it is disillusionment: he is missing points, some employers having forgotten to declare it! Pushed by Catherine, his wife, he gets on his old motorcycle from the 70s, a "Mammut" which earned him his nickname, and sets off in search of his pay slips. During his journey, he rediscovers his past and his quest for administrative documents soon becomes incidental...

Shampoo, 1960'ların sonlarında cinselliğin özgürce yaşandığı, yozlaşmış Los Angeles'ta geçen, yıldız oyuncularla dolu, renkli bir yatak odası komedisi. Oskar ödüllü Warren Beatty (1982 En İyi Yönetmen, Reds) ile Robert Towne'ın (Chinatown) senaryosunu yazdığı ve Hal Ashby'nin (Being There) yönettiği film dört dalda Oskar'a aday olmuş ve Amerikan Film Enstitüsü'nün En Komik 100 Film listesine girmiştir. George, L.A.'in en arzulanan erkeklerinden biri, tüm müşterilerini hiç olmadığı kadar güzelleştiren ve iyi hissettiren bir Beverly Hills kuaförüdür. Kız arkadaşı Jill'in (Goldie Hawn) teşvikiyle kendi salonunu açar ve finansman için muhafazakar iş adamı Lester'dan (Jack Warden) yardım ister. Ancak Lester, George'un karısı (Lee Grant), sevgilisi (Julie Christie) ve ergen kızıyla (Carrie Fisher) yattığından habersizdir. George arzularına direnip Jill'le yuva kuracak mı, yoksa daha da skandal ilişkilere mi girecek?


Modern bir Sindrella hikayesi olarak sunulan filmde Danielle in babası zamansız bir şekilde ölür. Böylece Danielle kötü üvey annesi ve üvey kızkardeşleriyle yaşamak zorunda kalır. Bu insanlar tarafından devamlı hor görülen Danielle bir gün rastlantısal bir şekilde Prens Henry ile tanışır. Prense aşık olan Danielle in karşısına üvey kızkardeşi Marguerite çıkar. İşte tam o sırada dünyanın en büyük dahilerinden biri olan bir adam Danielle e yardım eder? Bu dahi Leonardo Da Vinci nin ta kendisidir ...

A young nihilistic New Yorker copes with pervasive urban violence, obscene phone calls, rusty water pipes, electrical blackouts, paranoia, and ethnic-racial conflict during a typical summer of the 1970s.

Hilary Duff, bu keyifli komedide, modanın renkli dünyasından, yeni üvey babasının akademisine ve asker yeşiline geçiş yapmak zorunda kalan sanatçı ruhlu genç, Kelly Collins'i canlandırıyor.

Denizkızları, 1960’ların Amerika’sında alışılmışın dışında bir aile olan Flax’ların öyküsünü anlatıyor. İzleyiciyi aynı anda güldüren, düşündüren ve ağlatabilen bu hareketli hikayenin kahramanları; kendine has özgür ruhlu bir kadın olan anne Rachel, yahudi olmasına aldırmadan rahibe olmayı kafaya koymuş ve hormanları çıldırmış durumdaki teenage abla Charlotte ve 9 yaşındaki yüzme şampiyonu Kate. Anneyi Cher, ablayı Winona Rider ve küçük kardeşi Christina Ricci canlandırdığında, elbette ortaya izlemesi müthiş keyifli ve unutulmaz bir film çıkıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir