
Matthias Schweighöfer
Tom

A young man from East Germany travels to San Francisco to search for his father, who fled 12 years ago. Together with his best friend, he starts the journey from New York with no money and the only word they ever learned in english-lessons: "friendship".

Daha çok batı kültürüne özgü sayılan bireyler arası yabancılaşmanın klasik 'jarmush' metaforlarıyla anlatıldığı film, uzun süredir görüşmemiş iki uzak akrabanın, Western kültürü içinde yaşadıkları maceraları, 'kimlik' kavramını öne çıkararak sorgulayor * 1984 Cannes Altın Kamera (En İyi İlk Film) - 1984 Locarno Altın Leopar - 1985 Sundance Jüri Özel Ödülü

The Hamburg friends Walter, Ricco and Floyd take each day as it comes between the estates of tower blocks and fast food restaurants. All three are in their early twenties and are dreaming of another life when Floyd suddenly takes a job on a freighter going to Singapore.

Doğu Almanya yıkılmadan önce kalp krizi geçiren ve 8 ay komada kalan anne, dışarda olup bitenlerden habersizdir. Doktor en ufak bir şokta annenin ölebileceğini söyler. Bunun üzerine oğlu ona yapay bir dünya oluşturur. Hatta bunun için arkadaşıyla birlikte çektiği haber bültenlerini annesine izletir. Doğu Almanya'nın yıkılması ile sosyalizme inanan insanların hayallerinin yıkılışına dikkat çeken film dünyadaki politik sistemleri de eleştirmektedir.

Dramatised origin story of one of Germany's most beloved contemporary comedians, Hape Kerkeling.

On bir yaşına gelmeden Tilda'nın ebeveynleri, sevdiği dedesi ilerleyen Alzheimer hastalığı nedeniyle yaşlı bir insanoğlunun evine koyabilir. Tilda bu konuyu bilinçaltında ailesini parçalamaya tehdit eden son bir maceraya götürür.

Meksika merkezli bir erkek kardeşle olan karmaşık bağlantı hakkında bir hikaye, komşu ülkeler Amerika ve Meksika arasındaki ilişkinin bir metaforu olması gerekiyordu.

Berlinli Niko iki yıl önce hukuk fakültesini bırakmış, hayatın akışına göre yaşamaktadır. Kaderciliğinin sonuçları acı olur: Kız arkadaşı tarafından terk edilir, babası harçlığını keser, eski sınıf arkadaşı Julika onu iyice sarsar. Bu arada şehrin kahve stoku da tükenmektedir...

In October 1989, the part of the West Berlin borough of Kreuzberg called SO 36, had been largely shut off by the Wall from the rest of the city for 28 years. A lethargic sub-culture of students, artists, bohemians and barflys had flourished among crumbling buildings. Part of that microcosm is barkeeper Frank, semi-formally called 'Herr Lehmann' by friends and patrons. He hangs out drinking, sports utter disregard for anything beyond SO 36 and lazily pursues an affair with cook Katrin. His lifestyle is gradually disturbed, when his parents show up for a visit, things go awry with Katrin and his best friend Karl starts to act strange. Meanwhile, political turmoil mounts on the other side of the Wall.

Çağdaş bir Huckleberry Finn hikayesi olarak nitelenen bu yol filmi, zengin ve kopuk bir ailede büyüyen 14 yaşındaki Maik ile sınıfa yeni gelen göçmen Tschick’in sıra dışı dostluğunu anlatıyor. Annesi rehabilitasyon merkezine yatırılmış ve babası da iş gezisinde olan Maik yaz tatilini tek başına geçirecektir. Ancak Tschick kapısında çalıntı bir arabayla belirince plansız programsız bir yolculuğa çıkarlar. Maik için hem kendini hem de hayatı keşfedeceği bir macera olacaktır bu.

Paper Man, psiklolojik sorunları olan ve edebi yaratıcılığı tükenmiş bir yazarın benzer sorunlar yaşayan küçük bir kızla sıra dışı arkadaşlıklarını ekrana taşıyor.

Alvin Straight ve kızı küçük bir kasabada yaşamaktadır. Az paraları vardır ve Alvin şeker hastasıdır. Araba kullanamaz, kendi başına yürüyemeyecek haldedir ama söz dinlemez ve inatçı biridir. Eve gelen bir telefonla 10 yıldır görmediği abisinin kalp krizi geçirdiğini öğrenir. Bunun üzerine Alvin macerasına başlar, hem de bir çim biçme makinasının üstünde, ağabeyini ziyaret etmek üzere yola çıkar... Yüzlerce kilometre, bir sürü yeni insan, 6 haftalık bir macera. Sonuçta Alvin hedefine ulaşabilecek mi?

Parası, işi ve geleceğe dair hiçbir umudu olmayan Erin Brockovich, çok zor bir durumdadır. Hiç suçu olmadığı bir araba kazasına karışan Erin, bir anda kendisini daha da kötü olayların içinde bulur. Hiçbir seçeneği kalmayan Erin, avukatı Ed Masry'nin hukuk bürosunda çalışmak için onu ikna eder. Burada çalışırken gayrimenkul dosyalarındaki bazı tıbbi kayıtlara rastlar. Kafası karışan Erin, aradaki bağlantıyı sorgulamaya başlar. Bu konuyu araştırmak için Ed'i ikna eden Erin, yöre halkının kullandığı suyun kirli olduğunu, bu gerçeğin onlardan saklandığını ve bu sebeple orada yaşayan insanların birtakım ciddi hastalıklara yakalandıklarını öğrenir.

Borat Sagdiyev, Kazakistan'da popüler bir programın TV muhabiri ve önde gelen bir gazetecidir. Kazakistan hükümeti, Borat'ı Amerikan toplumu ve kültürü hakkında bir belgesel hazırlaması için Amerika'ya gönderir. Borat, Amerikan mizahını anlamak için New York'ta dersler alır. Bir gün Borat, televizyonda Baywatch'ı izlerken C.J. Parker rolündeki Pamela Anderson'a aşık olur ve onunla evlenmeyi kafasına koyar. Pamela Anderson'u karısı yapmak ve ülkesine geri götürmek için New York'tan Kaliforniya'ya giderek ülkeyi bir uçtan bir uca kat edecektir.

Forrest Gump, düşük IQ’su olmasına rağmen, Amerikan tarihinin en önemli olaylarının tam ortasında yer alan biridir. Alabama'da büyüyen Forrest, koşma yeteneği sayesinde üniversiteye girer, Vietnam Savaşı'na katılır, Beyaz Saray’a davet edilir ve karides işinden milyoner olur. Ancak tüm bu başarılar, çocukluk aşkı Jenny’ye duyduğu sevginin yanında sönük kalır.

Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.

Wladyslaw Szpilman, Polonyalı başarılı bir piyanisttir. İkinci Dünya Savaşı'nda Almanların Polonya'yı işgal etmesiyle hayatı kâbusa döner. Musevi olduğu halde şans eseri toplama kamplarına gitmekten kurtulur ve Varşova'nın gettolarında yaşamaya başlar. Acı ve sefalet dolu yaşamı, bir gün bir Alman subayının ona yardıma gelmesi ve onu oradan kurtarmasıyla değişir.

Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.

John Forbes Nash kazandığı bir bursla Princeton Üniversitesi'nde öğrenim görmeye başlar. Bu süreçte parlak zekasını her daim hissettiren ancak çevresindekilerle uyum sorunu yaşayan dahi Nash, inanılmaz bir teoriyi ortaya sürüp kanıtlama aşamasına kadar gelir. Böylece matematik çevrelerince ününü yayan dahi adam zamanla şizofreni belirtileriyle mücadele etmeye başlar. Nash artık kendi kurgusal gerçekliklerinden oluşturduğu dünyasıyla asıl gerçekleri ayırt edemeyecek bir aşamaya gelir.

Afganistan’da savaşırken ordudan ihraç edilen Thomas, memleketi Jerichow’a döner. Burada bir büfe zincirinin sahibi Ali’yle tanışır. Ali onu şoförü olarak işe alır. Thomas ve Ali’nin eşi Laura arasında bir çekim olunca, ortaya klasik bir aşk üçgeni çıkar.

Gabriel, Bobby ve Costa, Hamburg’daki çokkültürlü bir mahalle olan Altona’dan arkadaştır. Hapisten yeni çıkan Gabriel, yasadışı işleri bırakmak ister ama diğerleri küçük suçlar işlemeye devam etmektedir. Yeraltı dünyasının karanlık liderleri ve ilişkileri, üç arkadaşın arasını bozar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.














0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir