
Michael Shannon
Frank Reilly

Las Vegas’ta yaşayan Frank için mutfağından daha önemli hiçbir şey yoktur. Dahası tüm enerjisini işine adamış, sadık bir çalışandır. Ta ki genç ve güzel Lola ile tanışıncaya kadar. Kısa sürede iyi anlaşan ikili, bir ilişkiye başlar. Ancak Lola’nın Frank’i aldatmasıyla birlikte, Frank’in daha önce görülmeyen obsesif bir yönü açığa çıkar. Tüm bunlar yaşanırken Frank’e Paris’ten bir iş teklifi gelir. Ne yapacağı konusunda en ufak bir fikri olmayan Frank’in ihanet ve intikam duygularını aşarak yolunu çizmesi gerekmektedir.

Michael Shannon
Frank Reilly

Imogen Poots
Lola

Rosanna Arquette
Patricia

Michael Nyqvist
Alan

Justin Long
Keith

Emmanuelle Devos
Claire

Alex Lombard
Carol

Amy Argyle
Rachel

Joel Virgel
Hercule

Laine Rettmer
Françoise

Maynor Alvarado
Luis

Carlos Moreno Jr.
Javier

Sophie Meister
Isobel

David Atrakchi
Charles

Stella Schnabel
Hazel

Amerikalı yazar Jesse ile Fransız Celine, Budapeşte'den Viyana'ya giden bir trende tanışırlar. Birbirlerinden hoşlansalar da her şey orada kalır. Bundan dokuz yıl sonra yeni kitabının tanıtımı için Fransa'ya gelen Jesse, uçağının kalkmasına çok az bir zaman kala Paris'te Celine ile buluşur. Onlara ayrılmış bu birkaç saati, Paris manzarası içinde dolaşarak ve hiç fırsatını bulamadıkları şeylerden konuşarak ve yakınlaşarak geçireceklerdir.

Dogma kurallarına uyularak çekilen açık kalpler, yerine getirilemeyen sözlerden, yaşamın planlanmaması gerektiğinden bahsediyor. Kısmen romans, kısmen trajedi olan bu film, aşk ve acı, şüpheler ve değişimler, başlarına her şeyin gelebileceği açık kalpler üzerine tam anlamıyla yürek parçalayıcı bir öykü. Cecilie ve Joachim genç ve âşıktırlar. yakında evleneceklerdir ve önlerinde koca bir hayat vardır. Ama işler ters gider ve birdenbire her şey tepetaklak olur. İşler sadece Cecilie ve Joachim için değil; üç çocuk sahibi, mutlu bir evlilik yaşayan, otuzlu yaşlarının sonlarındaki Marie ve Niels için de değişir. Evlilikleri, Niels Cecilie’ye sırılsıklam âşık olunca ciddi şekilde sınanır. acaba Niels ve Cecilie, aşkları için her şeyden vazgeçmeye hazır mıdırlar? kesin olan tek şey vardır: bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Joel Barish, iki yıl boyunca beraber olduğu sevgilisinden oldukça şaşırtıcı bir haber alıyor. Kadın, bir teknolojik deneye katılarak, ilişkilerini tamamen hafızasından silmiştir. Yani Barish'in kim olduğunu bile hatırlamamaktadır. Bu gelişme üzerine küplere binen adam, aynı prosedürü kendi üzerinde de gerçekleştirmek ister...Film, adamın hafızaları silinirken, yaşanılan ilişkiyi gözler önüne serer. Adam da bir kez daha oldukça iyi başlayan ve sonradan tadı kaçan ilişkiyi izler. Fakat zaman geçtikçe ve sıra yaşanılan güzel şeylere gelince, üzerindeki müdaheleyi durdurmak ister. Pişman olmuştur!

Nick ve Noah, aşklarının en büyük sınavıyla karşı karşıya: Noah, Oxford Üniversitesi'ndeki yeni hayatına adım atarken Nick, Londra'da kalıp babasının şirketinde çalışmak zorundadır. Mesafe ve artan baskılarla kuşatılan ikili; kıskançlık, hırs ve onları ayırmaya kararlı güçler karşısında ilişkilerinin her şeye rağmen ayakta kalabileceğini kanıtlamak için her riski göze almak zorundadır.

Herkes gençlik yıllarında masalsı bir aşk hikayesini hak eder. Ancak ne yazık ki, durum 17 yaşındaki Simon Spier için biraz karışık. O, henüz ailesine ve arkadaşlarına gay olduğu gerçeğini açıklayabilmiş değil. Üstelik sorunları, onların tepkilerinden korkmakla da kalmıyor. İnternet üzerinden konuştuğu bir sınıf arkadaşına da aşık. Ancak kimliğini gizli tutan bu sınıf arkadaşının kim olduğu hakkında hiçbir fikri yok! Bu iki sorunun çözümü de hayatını değiştirecek adımlar atmasından geçiyor...

Alkol sorunları yüzünden herşeyini kaybetmiş olan Hollywood senaristi Ben Sanderson ölümüne içmek için Las Vegas'a gelir. Burada tesadüfen tanışacağı hayat kadını Sera ile aşka dönüşen ilişkisi ise artık hayata farklı bir açıdan bakmasına sebep olacaktır.

James Stewart, karısına asılan bir barmeni öldürmekle suçlanan subayı (Ben Gazzara) savunan kasaba avukatı rolünde. McCarthy yıllarının kuşku dolu Amerika?sındaki havayı yansıtan, zekice örülmüş, sağlam oyunlarla klasikleşen bir film bu. Preminger, çok sıkıcı olabilecek bir öyküyü anlatırken, yönetmenlik dersi de veriyor.

Başkalarının hayatına müdahale etmekten ve onlarla oynamaktan büyük bir zevk alan Marquise de Merteuil'in yeni hedefi, eskiden birlikte olduğu adamla beraber olan kuzeninin kızı Cecile'dir. Bakire olan kızı baştan çıkarması için bu konularda usta olan ortağı Vincomte de Valmont’u ikna etmeye çalışır. Valmont için çocuk oyuncağı gibi duran bu durum onun hiç ilgisini çekmemektedir aslında. Onun hedefinde halasının evinde kalmaya başlayan Madam Tourvel’dir. Valmont’un kötü ününden haberdar olan Cecile’in annesi Madam Volange’ın Tourvel’i Valmont’a karşı doldurması yüzünden amacına ulaşamayan Valmont, kadından intikam almak için kızı Cecile’e yönelecektir. Öte yandan en önemli kuralını bozmuş ve Tourvel’e aşık olmuştur.

Güzel ve seksi eşi, evliliklerinde cinsellik olmadığı gerekçesiyle Karol'dan boşanınca talihsiz adamın yaşamı alt üst olur. Eşiyle birlikte tüm mal varlığını, kuaför salonunu kaybeder, aşağılanır, polis tarafından aranır, sonunda beş parasız ve kimliksiz olarak vatanı Polonyaya geri dönmek zorunda kalır, ancak eşiyle tekrar bir araya gelme ümidini hiç ama hiç yitirmez, bazı planları vardır...

Bir tenis maçında topun çizgiye yaklaştığı anlar vardır. Biraz da şansın yardımıyla top içeri düşebilir ve kazanırsın… Ya da ileri gider ve kaybedersin… Gerçek bu kadar basit midir? Tenis öğretmeni Chris hayatı boyunca şansı yaver gittiği için kıskanılmıştır. Özellikle en yakın arkadaşı Tom’un kız kardeşi Chloe ile evlenmeye kalkıp büyük bir servetin ortaklarından biri olma şansını yakalayınca...Chris’in hayatının en mutlu günleri olması gereken evlilik aşamasında hayaller, Tom’un rüyaları bile süsleyecek derecede güzel nişanlısı ile tanışınca sona erer. Hayranlık kısa süre sonra takıntı boyutunda tutkuya dönüşecek ve Chris’i zor bir seçime zorlayacaktır.

Amerika... 1963 yazı... Catskill Dağları'nda bir yaz kampında dans öğretmenliği yapmakta olan yakışıklı Johnny Castle, iş dışında kalan vakitlerinde diğer dansçılarla dans etmektedir. Kampta ablası ve ailesi ile beraber tatil yapmakta olan ve "Baby" olarak tanınan genç bir kız kendisine eğlence aramaktadır. Gerçekleşen büyük tesadüflerin de yardımıyla Baby, Johnny'e aşık olur ve zamanla onun hem sevgilisi hem de dans partneri olur.

Kont Valmont, Madam Merteuil tarafından saf ve bakire Cecile'i baştan çıkarmak için tutulur... Valmont işe başlar ancak olaylar arapsaçına döner...

'Susan Sarandon ve James Spider'ın eleştirmenler tarafından ayakta alkışlanan inanılmaz güçlü bir performans sergilediği muhteşem bir aşk hikayesi.' Bir reklam ajansında yöneticilik yapan Max Baron (Spader), uzun zamandır genç yaşta ölen eşinin yasını tutmaktadır. Bir gece tesadüfen Nora Baker (Sarandon) ile tanışır ve beklenmedik bir şekilde hayatı altüst olur. Max'tan 15 yaş büyük olan bu hayat dolu ve tutkulu bağımsız kadın bir hamburgercide çalışmakta ve şehrin aksi tarafında yaşamaktadır. Aralarındaki büyük uçurumlara rağmen Max çok geçmeden kendini umutsuz bir aşkın pençesinde bulur.

1950'li yılların Harlem'inde genç bir kadın, babasının dükkanında, gelecek vadeden bir saksafoncuyla tanışır. Aşkları, değişen zamanların, coğrafyaların ve profesyonel başarıların ötesine geçen nefes kesici, romantik bir hikayeye dönüşür.

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.

Amerikalı bir eczacı olan Martin (Nicholas Hoult) ve İspanyol bir fizyoterapist olan Gabi (Laia Costa)'nin Los Angeles'ta gecenin geç saatlerinde buluşması popüler bir "arkadaşlık uygulaması" aracılığıyla gerçekleşir. İkisi de birbirlerinden çok etkilenir ve bir süre "takılmak" isterler ancak aralarındaki güçlü cinsel çekim bir süre sonra mutlu ve sadık bir ilişkiye dönüşür. Yine de Gabi "yeniliklere" takık olduğunu itiraf etmiştir, onun için her zaman trend, son moda olan daha cezbedicidir. Böyle bir kişi ilişkisine sadık kalabilecek midir? Film, "Bazen aşk yetersiz kalır" mesajını sosyal medyanın kaydadeğer etkileri üzerinden sunuyor.

Elliot, kaygısız bir New York delikanlısıdır. Bir gün kanser hastası olduğunu öğrenmesiyle hayatı alt üst olur. Ama çok geçmeden ihtiyacı olan huzuru metroda tanıştığı Mia'da bulur ve birbirlerine deli gibi aşık olurlar. Artık Mia, Elliot için her şeyini feda etmeye hazırdır.

Biri İngiliz biri Amerikalı iki sevgilinin 1 sene boyunca yaşadıkları müzik ve cinsellik ile dolu yoğun ilişkileri.

Dokuz buçuk yaşındaki Antoine ceza olarak aldığı ödevi yapamaz ve ertesi gün okula gitmekten korkar. Arkadaşı René ile birlikte okulu kırıp haytalık yaparlar. Antoine, öğleden sonra sokakta annesini başka bir erkeğin kollarında görür ve alt üst olur. Okula dönünce içinde bulunduğu ruh halini etkisiyle mazeret olarak annesinin öldüğünü iddia eder. Antoine'ın anne ve babası okula geldiklerinde gerçek ortaya çıkar. Cezalandırılmaktan korkan küçük kahramanımız bu kez akşam eve gitmekten korkar. Geceyi sokakta geçirirse de ertesi gün yakalanır ve ev hayatı tekrar başlar. Annesinin ölümüyle ilgili yalanından ötürü Antoine'a hala garezi olan öğretmeni ona ve René'ye 8 gün okuldan uzaklaştırma cezası verir. İki kafadar durumu ailelerine açıklayamayacakları için evden kaçmaya karar verirler. Amaçları denize ulaşmaktır. Ancak paraları yoktur. Bunun üzerine Antoine gece babasının bürosuna gidip bir daktilo çalmak ister. Ne planlar istendiği gibi gider ne dertler biter.

Julie, ünlü bir besteci olan kocasını ve kızını trafik kazasında kaybeder.kazadan yaralı kurtulan genç kadın yaşama küser ve geçmişini unutmaya çalışır. Özgürlük, Julie'nin geçmişini ardında bırakması, sorunlulukları olmadan yeni bir yaşam şeklini benimsemesidir. Bu amaçla evini veçevresindeki insaları terk eder. Ancak yalan ve ihtiras dolu ilişkilerin ördüğü bir ağ onu yavaş yavaş dış dünyaya çeker ve yüzleşmek istemediği hayaletlerle karşı karşıya bırakır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir