
Aldo Fabrizi
Nicolaio, il Tiranno di Viterbo

Roberto Rossellini'nin yönettiği ve Federico Fellini'nin senaryosunu yazdığı "Francesco, giullare di Dio", izleyicilere St. Francis'in evrensel öğretilerini sunuyor. Alçakgönüllülük, merhamet, inanç ve fedakarlık gibi değerleri sade ve neşeli sahnelerle aktaran bu film, Orta Çağ'ın ressamlıklarına gönderme yaparak etkileyici bir görsellik sunuyor. Nocera Inferiore Manastırı'ndaki keşişlerin oyuncu kadrosu ile desteklenen eser, manevi aydınlanma arayışının zamansız ve dokunaklı bir portresini oluşturuyor.

Aldo Fabrizi
Nicolaio, il Tiranno di Viterbo

Gianfranco Bellini
Narrator (voice)
Peparuolo
Giovanni il Sempliciotto
Severino Pisacane
Fra' Ginapro
Roberto Sorrentino
Nazario Gerardi
San Francesco (uncredited)
Arabella Lemaitre
Santa Chiara (uncredited)

Renzo Rossellini
Narrator (voice) (uncredited)

Britanya askerleri 30 ocak 1972 tarihinde, kuzey İrlanda'nın Derry şehrinde düzenlenen insan hakları yürüyüşüne katılan 13 silahsız sivili öldürür. 'Kanlı Pazar' olarak anılan bu olay , son dönem İrlanda tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. senelerce birikmiş ufak tefek olaylar, bu pazar günü bir iç savaşa dönüşür. bu olay onlarca İrlandalı gencin İRA ordusuna katılarak 25 yıllık bir mücadeleyi başlatmalarına neden olur.

İtalyan sinemasının yaşayan en büyük yönetmeni olan Bernardo Bertolucci'nin birçok eleştirmence beğenilmeyen filmi. Lama Norbu (Ruocheng Ying), Budistlerin ruhani liderlerinin ölmesi üzerine, reernkarnasyon sonucu Buddha'nın ruhunun bir çocuğa geçeceğini düşünüyor. Hindistan'dan bir kız çocuğu, Seattle'dan Amerikalı küçük Jesse (Alex Wiesendanger) ve Katmandu'dan bir çocuğu alıp kutsal Butan şehrine gidiyorlar. Burada gerçek Küçük Buddha'nın kim olduğu anlaşılacak.

Enrico Mattei helped change Italy’s future, first as freedom-fighter against the Nazis, then as an investor in methane gas through a public company, A.G.I.P., and ultimately as the head of ENI, a state body formed for the development of oil resources. On October 27, 1962, he died when his private airplane crashed during a flight to Milan. Officially, it is declared an accident, but many journalists explore other plausible reasons for Mattei's untimely death.

Frensisken Tarikatı'nın kurucusu. İtalyalı Aziz St. Francesco. "Erkek kardeş güneş, kız kardeş ay, erkek kardeş rüzgar ve kız kardeş nefes" diye betimlediği doğadaki görkem, azizin sahip olduğu varsıllığının ötesine geçer. Düşünmeyi bırakıp bir tercih yaptığında ise yasamış olduğu Ortaçağ'da çevresi tarafından aşağılanmasına ve deli olarak anılmasına neden olur. Onlara göre sefil, kendisine göre sadelik diye değerlendirdiği yaşam biçimi ve başarmak istediği şeyler, ölümünden sonra onu azizlik mertebesine taşır. Anlatmak istedikleri yaşadığı dönemde sonradan idrak edilir ve Papa tarafından takdirle karşılanır. Biyografik filmde, St. Damian Kilisesinin onarılması, Papa Innocence ile görüşmesi gibi Assisi'linin hayatında önemli olan hadiselerin anlatımının yanında, filmin görselliği ve müzikleri de azize yaraşır biçimde huzuru yansıtıyor, belki yaşadığı acılara daha fazla odaklanılabilir ve drama daha fazla ağırlık verilebilirdi ancak, film böylesi huzurlu bir anlatımdan mahrum kalırdı.

Buddy, hayatı ailesine duyduğu sevgi, çocukluk eğlenceleri ve yeni yeşeren bir romantizmle dolu olan, ergenliğinin zirvesinde genç bir çocuktur. Ancak, çok sevdiği memleketi giderek şiddeti artan bir kargaşaya sürüklenirken, ailesi önemli bir seçimle karşı karşıyadır: Çatışmanın geçmesini ummak ya da yeni bir hayat için bildikleri her şeyi geride bırakmak.

In 1930s Italy, a wealthy Jewish family tries to maintain their privileged lifestyle, hosting friends for tennis and parties at their villa. As anti-Semitism intensifies under Fascism, they must ultimately face the horrors of the Holocaust.

1938'de gergin geçen Münih Konferansı'nda artık rakip hükûmetler için çalışan eski arkadaşlar bir Nazi sırrını açığa çıkarmak için yarışan gönülsüz casuslar hâline gelir.

Film İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’de yaşanan en büyük skandallardan birini ele alıyor: 1940’larda ve 1950’lerde 130.000 çocuğun İngiltere’den Avustralya’ya evlatlık olarak verilip ülkelerinden koparılmaları, hatta tacize uğramaları. Film, İngiliz hükümeti tarafından yıllarca gizlenen bu skandalı 1980’lerde ortaya çıkaran eski kamu görevlisi Margaret Humphreys’in çabalarını konu alıyor. Ailesi için en iyiyi yapmayı hedeflemiş bir anne olan Humphreys bu uğurda binlerce aileyi birleştirdi ve sorumluları hesap vermeye zorladı.

2009 Chicago En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu (G. Mezzogiorno), En İyi Erkek Oyuncu (F. Timi), En İyi Görüntü 2009 İtalyan Ulusal Sinema Gazetecileri Sendikası: En İyi Kadın Oyuncu (G. Mezzogiorno), En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu, En İyi Yapım Tasarımı.. İyi saklanmış bir sır, örtbas edilmiş bir skandal, sıra dışı bir kadın... Benito Mussolini'nin yaşamında bir sır vardır: bir eş ve kabul edilen, sonra da varlığı inkâr edilen bir oğul. Sırrın adı Ida Dalser'dir. Duçe'nin resmi biyografisinde sözü edilmeyen, tarihin karanlık bir sayfası; Mussolini'ye ve ideallerine kalpten inanan, tüm varlığını onun başarısı uğruna feda eden, ancak zalimce harcanan Ida Dalser'in inanılmaz ama gerçek hikâyesi.

Film , 19.yüzyılda Çin'de kadınlara uygulanan katı kültürel normlar ile savaşmak için kendilerine özgü gizli kodlar geliştiren iki kadının ömürboyu süren dostluğunu anlatıyor.


Dünyanın her yerinde medyanın ilgisini çeken gerçek bir olaydan esinlenen Son Piyade, 92 yaşındaki bir 2. dünya savaşı gazisi olan Artie Crawford'ın maceralarını anlatan dokunaklı bir dram. Artie, Normandiya'da gerçekleşecek 75. yıl anma törenini kaldığı huzur evinde duyar. Kutlamalara katılmaya kararlı olan Artie huzur evinden gözüpek bir kaçış planlar ve eski birliğine son bir kez saygısını sunmak için Fransa'ya doğru ilham verici bir yolculuğa çıkar.

In rural Sicily, the fishermen live at the mercy of the greedy wholesalers. One family risks everything to buy their own boat and operate independently.

İtalya'da 1940'ların sonlarında bir anne, zor bir karar alarak oğlunu ülkenin kuzeyine gönderir. Oğlu burada yoksulluktan uzak yeni bir hayatı gözlemleme şansı yakalar.

1930'larda ekonomik kriz sırasında yaptığı soygunlarla ABD'yi kasıp kavuran, 1903-1934 yılları arasında yaşamış gangster John Dillinger'in hikâyesi.

Portland’daki kaykaycıların uğrak yeri Paranoid Park’tan (nam-ı diğer Punk Park) adını alan filmde usta yönetmen Gus Van Sant, bir kez daha gençlerin dünyasına bakıyor. Blake Nelson’un romanından uyarlanan film, ergenlik çağındaki kaykaycı Alex’in bir gece kaza sonucu bir güvenlik görevlisini öldürmesi ve bu konuda ağzını açmamaya karar vermesi üzerine gelişen olayları konu ediniyor.

Sinemada travesti rollerini erkeklerin oynayagelmesi tabusunu yıkan Felicity Huffman’ın muhteşem performansıyla öne çıkan Transamerika; farklı bir baba/anne oğul ilişkisi anlatıyor. Muhafazakâr transseksüel Bree, ameliyatına birkaç gün kala bir oğlu olduğunu öğrenir. Doktorunun zorlamasıyla tuhaf bir yolculuğa çıkar ve oğluyla zaman geçirdikçe görüş ve düşüncelerinde köklü değişiklikler meydana gelir. Yer yer keyifli ama daha çok duygusal deneyimler yaşatan yolculukları, farklı kutuplar arasındaki uzlaşmaya dair başarılı gözlemler içeriyor.Transamerika; başta Amerika olmak üzere tüm gelişmiş ülkeleri keskin bir dille eleştiren, biraz da seyirciye oynayan bir film. Transamerika; Heidegger’in ideolojiler varlığınızın kuralları olmasın sözünü anımsatan benzersiz bir yol hikayesi. Bir keşfin, bir buluşun, bir tercihin değer yargılarını allak bullak etmesi üzerine bir film. Bol ödüllü bir komedi filmi olmaktan çok, ciddi konulara parmak basan alaycı bir manifesto…


Fransız Xavier'in, İspanyolca öğrenmek için AB bursuyla Barselona’ya gidip, Avrupa’nın altı farklı ülkesinden gelen insanlarla kaynaştıktan sonra Paris'teki sevgilisinin yanına dönmesinin ardından 5 yıl geçmiştir. Artık hayalini kurduğu gibi bir yazar olmayı başardıysa da, kendini bir kez daha kaybolmuş hissetmektedir. Hem maddi hem de romantik cephede yaşadığı sıkıntılar onu önce Londra'ya, ardından Saint Petersbourg'a sürükler. Bu yolculuk, ona yıllar sonra bir kez daha işi, hayatı ve aşkı yeniden keşfetme imkanı tanıyacaktır.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında geçen hikaye, fakir bir babanın ve oğlunun dramını anlatıyor. Uzun süredir işsiz olan Antonio, sonunda para kazanabileceği bir iş bulur. Bisikletle dolaşıp duvarlara film afişleri asacaktır. İşinin ilk gününde bisikletini çaldıran Antonio, son ekmek kapısı olan bu bisikleti bir hırsıza kaptırmayacak ve oğluyla birlikte hırsızın peşine düşecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir