
Naomi Grace
Allison Chambers


Naomi Grace
Allison Chambers

Devin Druid
Adam Faulkner

William Russ
Mr. Jackson

Amy Hargreaves
Blair Gladwell

Catherine Curtin
Commissioner Peterson

Emilia McCarthy
Lilly Gladwell

Olivia Nikkanen
Melissa Faulkner

Jayce Bartok
Harold Faulkner

Andrew Stewart-Jones
Thomas Chambers

Tyler James White
Rob Donahue

Erik Bloomquist
Oliver Hull

Adam Weppler
Deputy Miller

Kate Edmonds
Britt
Dylan Slade
Tyler
Arun Cameron Storrs
Nancy Faulkner

Angela üniversitede, sinema bölümünde öğrencidir ve bitirme tezini 'Görsel Medyada Şiddet' konusunda seçmiştir. Okulun arşivini tararken bulduğu bir filmde yaşanan gerçek cinayeti polise bildirmek yerine, kendi araştırmasını başlatır. Araştırmasını derinleştirdikçe uğraştığı sadece tezi olmayacaktır.

Her şey klasik bir aile tatili ile başladı. Cleveland’da bir polis dedektifi olan “Big Bob” Carter ve sevgili eşi Ethel’in evlilik yıldönümleridir ve kutlamak için tüm ailesi ile birlikte California’ya gitmeye karar verirler. Böylece tüm aile uzun yolculuğun tadını çıkaracak ve birlikte olacaktır. Fakat hiç kimse bu toplu yolculuktan çok da fazla hoşnut değildir. Büyük kızları Lynn yeni doğmuş bebeği için bu uzun yolculuktan dolayı endişe duymaktadır. Kocası Doug ise sevgili kayınpederi ile arasındaki anlaşmazlıklardan hoşnut değildir. Küçük kızları Brenda arkadaşlarını bir aile gezisi için geride bırakmış olmaktan mutsuzdur. Bobby ise ailenin iki Alman Kurdu köpeği ile her şeyden daha çok ilgilidir. Hep birlikte bir karavan ile batıya doğru yola çıkan bu kalabalık aile onları nelerin beklediğinden habersizdir.

Chris önemli bir iş toplantısına yetişmek için arabasıyla son gaz yola koyulmuştur.Yolda çalışma olması sebebiyle Chris yolunu değiştirmek zorunda kalır ve kendince kestirme bir yol bulur.Bu arada yolda bir grup gencin araçları arızalanmış ve ne yapacaklarını düşünmektedirler.Chris son gaz yola devam ederken lastikleri birden patlar ve gençlerin aracına çarpar.Artık 6 genç te yolda bilmedikleri bir alanda mahsur kalmışlardır.Bir telefon bulup durumlarını haberdar etmek isterler.Aracın başına iki arkadaşlarını koyarlar ve gördükleri kulubeye doğru ilerler..Buraya kadar herşey normal görünmekteyken Chris in arabasının tekerlerinin yola döşenen bir çivili tel yüzünden olduğunun farkına varılır.Kulubede ise avcılara ait ilginç eşyalar ele geçirilir.Araba başında bıraktıkları iki arkadaşları ise çoktan avcılar tarafından kaçırılmıştır...

Liz, Kristy ve Ben sırtlarına çantalarını alıp Avustralya gezisine çıkan üç çılgın gençtir. Planları bol bol eğlenmek ve yeni yerler keşfetmektir. "Kurt Kapanı" Ulusal Parkı'na geldiklerinde önlerinde uzanan geniş araziye baktılarında gençliklerinin bütün heyecanının, dostluklarının, aşklarının güzel hayallerine dalarlar. Başlarına gelecek olan dehşetten habersiz. Arabalarının bozulması ile çaresiz kalan gençler yoldan geçen birilerinden yardım almak için beklemeye başlarlar. Gecenin karanlığında gözlerini kamaştıran ışık Mick Taylor adındaki esrarengiz adamın kamyonetinin farından başka bir şey değildir. Kendilerine yardım edeceğini söyleyen bu adama güvenip sabahın ilk ışıklarıyla yollarına devam etmek üzere uykuya dalarlar. Ama gençler Mick'in gerçek yüzünü göstermesiyle sonunda dehşet olan bir yola doğru gideceklerdir.

Maskeli katilin oynadığı korku filmi "Hot-Blooded" çekilirken, yönetmen Hilary 14 yıl önce vahşi bir şekilde öldürülmüştü. Şimdi, sinema öğrencisi Raffy, lanetli filmi tamamlamak istiyor ve o dönemin başrol oyuncusu Vanessa’yı projeye yeniden katılmaya ikna ediyor. Genç bir ekiple birlikte, korkunç hikâyeyi orijinal çekim mekanlarında tamamlamaya karar veriyorlar. Ancak Raffy’nin hocası Lossman – ki o zamanlar yönetmen yardımcısı olarak bu kanlı olaylara tanık olmuştu – buna şiddetle karşı çıkıyor. Çekimler başlar başlamaz Raffy, uyarıları ciddiye alması gerektiğini anlıyor. Çünkü "Hot-Blooded" filminin setinde ölüm hiç uzak değil… ve son kesimi yapacak olan bizzat ölümün kendisi!

Cadılar Bayramı 2'de Micheal Myers, bir zamanlar sıradan bir ev iken, içindeki bitmeyen öldürme tutkusunun uyanışıyla her köşesini kana buladığı doğduğu o yere geri dönme fırsatını buluyor. Myers'ın ruhunu ele geçiren şeytan bir yerlerde sinsice gizlenmekte iken yeniden doğuşunun sırrını öğrenmek üzere olan bir grup masum genç, amansız bir kelle avının canlı hedefleri olacaklarından haberdar değildir.

Güneşin altında yeni bir şey yoktur derler... Peki ya yeraltında? Tam da Val McKee ve Earl Basset Nevada’nın ıssız Perfection kasabasından ayrılmaya hazırlanırken yeraltından gelen garip sesler ve titreşimler ayrılmalarını geciktirir. Güzel bir sismoloji öğrencisinin yardımıyla bu olayları araştırmaya başlayan ikili, kasabanın altında bir grup insan yiyen dev yaratığın yuvalandığını öğrenir. Artık zamana karşı yarış başlamıştır. Kasaba halkı uyarılmalı, yaratıklar alt edilmeli ve yüksek yerlere göç edilmelidir. Hem de en kısa zamanda!

Tommy Jarvis çocukluğunda diğerlerinin uğruna öldükleri şeyi başarmıştı. Katliamları ile Kristal gölü sakinlerine vahşet saçan Jason Vorhees'i öldürmeyi başarmıştı, fakat yıllar sonra Tommy, Jason'ın ölmediği kuşkusuna kapılır ve mezarını kazmak için bir arkadaşı ile mezarlığa giderler. Mezarı açtıklarında Jason'ın çürümüş cesedini bulurlar. Serinin altıncı bölümünde de Jason'ın tarifsiz kanlı cinayetlerini izleyeceğiz...

Cadılar Bayramı 2'nin devamı olan filmde, Michael Myers Richmond Akıl Hastanesinden transfer edilirken kaçar ve bu defaki hedefi yeğeni, Jamie Lloyd'dur. Doktor Loomis onu Haddonfield'e kadar takip edecek ve tamamen ve ebediyen durdurmaya çalışacaktır.

Jamie Lee Curtis'i Laurie Strode rolündeki müthiş performansı sayesinde dünya çapındaki korku filmi izleyicilerine tanıtan ve yeni bir türe damgasını vuran John Carpenter klasiği Halloween ile Michael Myers'in kanlı korku saltanatı böyle başlamış oldu... Şimdi 20 yıl sonra, Laurie ve Michael tekrar karşılaşmak üzereler... 20.yılında efsanevi çığlık kraliçesi, şeytanı herkesin iyiliği için tekrar ait olduğu yere geri göndermek için geri döndü. Dehşet, bu kez küçük bir kasabada başlayacak ve ateş, kasabayı kısa sürede saracaktır...

Dağ gezisi yapmak için yola koyulan 6 arkadaşın başlarına gelenleri konu ediyor. New York'ta yaşayan altı arkadaş, Batı Virginia Dağları'nda yürüyüş yapmak için yola koyulur. Grubun eğlenceli geçen yürüyüşleri, yıllarca dağlarda yaşayan ve The Foundation olarak bilinen vahşi bir tarikata rastlamalarıyla yerini korku dolu anlara bırakır.

Yönetmenliğini Patrcik Lusser’ın yaptığı, senarsitlerinin Patrick Lusser ve Todd Farmer’ın birlikte üstlendiği basit bir cadılar bayramı partisinin, cinayetle bitmesiyle başlayan Teick filminde; Arkadaşları tarafından zorbalığa uğrayan sessiz Trick cadılar bayramı gecesi daha fazla dayamayarak tüm arkadaşlarını katleder. Yakalanan Trick dedektif Denver ve adamlarının elinden kaçar. Başrollerini Omar Epps, Jamie Kennedey ve Tom Atkins’in üstlendiği filmde öldüğü düşünülen Trick daha sonraki yıllarda her cadılar bayramında geri döner. Trick peşinde olduğu kasabada her yıl terör estirirken, dedektif Denver’ da Trick’i yakalamaya takıntılı hale gelir. Bu yıl Cadılar Bayramında geri dönen Trick’i yakalamaya kararlı dedektif Denver, kasaba polisleri ve kasaba halkı çok daha karmaşık bir durumun içine sürüklenecektir!

A masked maniac terrorizes the same small community where a murderer known as the Phantom Killer struck decades earlier.

Bir hafta sonu kaçamağı için yeniden bir araya gelen ve kendilerini sapkın bir katille ücra bir kabinde kapana kısılmış bulan bir grup arkadaşın hikayesini konu ediyor. Onun kurallarına göre oynamaya zorlanan arkadaşlar, çok geçmeden bunun bir lanet oyun olmadığını anlarlar.

Buffy, okuduğu lisenin amigo takımında yer alan tipik bir lise öğrencisidir. Ancak günün birinde garip bir adam ona kaderinin "seçilmiş kişi" olarak vampirleri avlamak olduğunu söylediğinde tüm hayatı değişecektir.

Film, Ghostface cinayetlerinden kurtulduktan sonra Woodsboro kasabasını geride bırakıp New York'ta yeni bir hayata başkayan dört kişinin hayatına odaklanıyor. Onlar Woodsboro’dan kurtulsalar da maskeli katilden kurtulmayı başarabilecekler midir?

Genç, içine kapanık bir sihirbaz olan Max’ın yolu Cadılar Bayramı gecesinde uğursuz Soytarı'yla kesişir. Kendisini bir anda ölümcül bir kabusun içerisinde bualan Max, sihri fazlasıyla gerçek olan ve numaraları her zaman kanla sonuçlanan katili alt etmek zorundadır. Ancak bunu yapmak hiç de kolay değildir çünkü her hareketin bir bedeli, her tercihin bir sonucu vardır.

Birbirini tanımayan on iki yabancı bir anda ormanlık bir alanda uyanır. Nerede olduklarını veya oraya nasıl gittiklerini hiçbiri hatırlamamaktadır. Daha da önemlisi çok özel bir amaç için seçilmiş olduklarını bilmemektelerdir. Karanlık bir internet komplo teorisinin gölgesinde, bir grup küresel elit sosyete üyesi spor için insanları avlama etkinliği düzenlemektedir. "Av" adını verdikleri bu etkinlik için de ilk kez bir araya gelmişlerdir. Devasa bir ormanlık alanda kaçmaya çalışan 12 kişiyi tek tek avlamayı hedeflemektedirler. Fakat bu seçkin zenginlerin kötücül planı raydan çıkarılmak üzeredir. Avlananlardan biri olan Crystal, bu tehlikeli oyunu bütün avcılardan daha iyi bilmektedir. Tek tek avcıları ava dönüştüren genç kadın, birer birer avcıları elerken tüm bu planın ortasındaki gizemli kadına doğru adım adım ilerlemeye başlar.

Yeni bir çaylak polis olan Rachel, İskoç, batık bir kasabada ihmal edilen polis karakolunda ilk gece vardiyasına başlamak üzere. Gelgitin nereden çıktığına ve neredeyse başka bir yerde olmayı hak ettiklerini düşünen, unutulmuş, acı-bükülmüş karmaşık bir demetten mahrum bırakılan türden bir yer. Hepsi kazayla oraya gittiklerini ve küçük bir şansla hayatın daha da iyi olacağını düşünüyorlar. Yanlış, her iki sayımda. Altı gelmek üzeredir - ve Her Cehennem Gevşeyecek!

1982’deki Romero-King işbirliğinin meyvesi Creepshow’un başarısı, ilki kadar tatmin edici olmasa da kendince kültleşmeyi bilen bu devam filmine vesile oldu. Bir kez daha 50’lerin E.C. Comics dönemi korku çizgi romanlarına öykünen bu hikaye derlemesini bu kez Romero yönetmediyse de, senaryoya imza atmayı bilmiş. King’in çok sevilen Raft’ını da içeren derlemede İhtiyar Şef Odunkafa ve Otostopçu diğer öyküler. Kalitesi, içerdiği öykülerle paralel yükselip alçalan filmin yönetmeni Michael Gornick’in, Romero’nun yetiştirmesi olduğunu da ekleyelim...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir