
Shenina Cinnamon
Sur


Shenina Cinnamon
Sur

Lutesha
Farah

Chicco Kurniawan
Amin

Jerome Kurnia
Tariq

Dea Panendra
Anggun

Giulio Parengkuan
Rama

Ruth Marini
Sur's Mother

Lukman Sardi
Sur's Father

Landung Simatupang
Burhan

Mian Tiara
Midwife Siti

Budi Ros
The Dean of Cultural Science
Elizabeth N.A Pasaribu
Rama's Mother

Yayan Ruhian
Rama's Father

Donny Damara
Head of Scholarship Board
Hanna VM
Mathematics & Natural Sciences Lecturer

Bir yazarın New York'ta kendine kurduğu mükemmel hayatı, bir gerçek suç belgeseli yüzünden korkunç lise geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalmasıyla birlikte altüst olur.

Dr. Martin Ploeck'in hayatı takdir edilme üzerine kuruludur. Yeni tanıştığı 18 yaşındaki kız Diane böbrek hastasıdır ve hayatına devam etmesi için destek makinesine ihtiyacı vardır. Fakat bir süre sonra Diane iyileşmeye başlar, ancak Martin onu kaybetmekten korktuğu için hastalığını tetikleyip Diane'i hasta tutarak hastanede yanında kalmasını sağlar..

Mark ve David iki iyi arkadaş ve profesyonel savaş fotoğrafçısıdır Fotoğraflamak üzere yine bir savaş bölgesine giderler David artık yorulmuştur ve hamile karısının yanına dönmeye karar verir Bu olayın ardından Mark savaşta yaralanır ve o da evine geri döner Ancak kendisinden önce dönen arkadaşı David ortada yoktur Mark, David'e ne olduğunu anlamaya çalışırken, hatırlamak istemediği hatıralarla da yüzleşmek zorunda kalır...

Doğu Almanya'nın kapalı politik atmosferi içinde, partiye ve devlete sadakatleri sürekli sorgulanan insanlar, daimi bir baskı altındadırlar. Gerd Wiesler de, ünlü oyun yazarı Georg Dreyman'ı gözlemlemekle görevlendirilmiş bir yüzbaşıdır. Yazar ve sevgilisinin yaşadıkları apartmanın çatı katına yerleşen Yüzbaşı, sürekli olarak ikilinin yaşamını Bakan Hempf'e rapor etmektedir. Uzun bir süre herhangi bir olumsuzluk rapor edemez. Ta ki Bakan Hempf, Georg Dreyman'ın kız arkadaşına cinsel tacizde bulunana kadar. Sevgilisinin maruz kaldığı durum üzerine yaşadığı baskı ile ilgili sabrı taşan Georg, Doğu Almanya'daki koşulları tüm dünyanın duyması için Der Spiegel'e yazı yazmaya karar verir. Yüzbaşı için aradığı fırsat sonunda doğmuştur. Ama günler boyu izlediği bu iki insanın hayatının kendi üzerinde bıraktığı etkiler, hayatını ve varoluşunu sorgulamasına neden olacaktır. Katıldığı pek çok festivalde ödüle boğulan Başkalarının Hayatı, etkili anlatımı ve hümanist yaklaşımı ile dikkat çekiyor.

Walter, karısı Agatha ile sıradan bir yaşam sürerken Number 23 isimli bir kitabın eline geçmesi ile hayatını korkunç bir tekinsizliğin içine sürükler. Bu kitabı okudukça kitapta yazılanların kendi hayatı ile ilgili olduğunu düşünmeye ve hatta giderek buna saplantılı bir şekilde inanmaya başlar. Her geçen gün bu duruma kendini daha da çok kaptıran Walter, hayatının bütün dengesini kaybeder ve cinayet işlemeye kadar varacak bir gizemin girdabına kapılır. Batman Daima'dan sonra bir kez daha Jim Carrey ile biraraya gelen yönetmen Joel Schumacher, ilginç bir gerilim filmi ile karşımızda. Komedi filmleri oyuncusu olma janrını özellike 2003 tarihli Sil Baştan filmi ile yıkan Jim Carrey, dramatik bir rolde yine etkileyici bir performans sergiliyor.

Kızının ölümünü kabullenemeyen Dedektif Boyd, acımasız bir kabile ritüeline göre cinayet işleyen seri katili avlamak için harekete geçer: Muti. Boyd'a yardımcı olabilecek tek kişi, söyleyecekleri mümkün olmayan bir sırrı saklayan antropolog Profesör Mackles'tır. Boyd, katilin dünyasına daha da derinlemesine girdikçe, akıl sağlığı ile çılgınlık arasındaki çizgi incelir.

Film, yakışıklı bir gazeteciye kafayı takan yeni yetme bir kızın, kendisine ilgi gösterilmeyince son derece tehlikeli bir hal almasını konu alıyor.

David Lightman, çevresiyle iyi ilişkileri olan, meraklı bir gençtir. David, bir şirkete ait sandığı bilgisayar sistemini hack ederek, orada bulduğu bir bilgisayar oyununu oynamaya başlar. Ancak onun oyun sandığı şey, aslında Amerikan'ın askeri savunma sisteminde yer alan ve nükleer füzelerin kontrolünü sağlayan bir simülasyondur. Basit bir savaş oyunu oynadığını düşünen genç hacker, kendini Üçüncü Dünya Savaşı'nın içinde bulur.

Senaryosunu Quentin Tarantino'nun yazdığı filmi Oliver Stone yönetmiş ve bunun yüzünden araları açılmıştı. Mickey ve Mallory birbirlerini seven ama 'doğuştan katil' olan iki aşık. Yaşadıklarını öldürerek hissedebiliyorlar belki de. Ancak 90'ların giderek çığrından çıkan medyası da onları kahraman gibi göstermekten geri kalmıyor. Böylece iki doğuştan katil yolculukları sırasında arkalarında onlarca ölü bırakarak yollarına devam ediyorlar. Yakalandıklarındaysa medya yine kurtarıcıları olarak çıkıyor karşılarına...

Bu şaşırtıcı psikolojik gerilim bir devlet hapishanesinde 26 mahkumun kobay olarak seçilmesi, mahkum ve gardiyan rollerini paylaşmaları ve bir simülasyon oluşturmaları üzerine. Günler geçtikçe oyuncular rollerini gerçekle karıştırmaya başlayacaklar. Güç, tahrik ederken gerilim artacak ve deney kontrolden çıkacak!

Münzevi ve tartışmalı yazar Bruce Cogburn, saplantılı bir hayran tarafından saklandığı yerden çıkarılır ve romancıyı kaçabileceğini düşündüğü bir geçmişle yüzleşmeye zorlar. Cogburn'ün karşılaştığı manipülasyon ve zihinsel işkencenin arkasında kimin olduğunu araştırması, işlerin her zaman göründüğü kadar net olmadığı ve geçmiş eylemlerin korkunç sonuçlara yol açabileceğini anlamasını sağlar.

Soğuk Savaş’ın tüm gerginliği ile sürdüğü yıllarda, bu gerginlikten en çok nasiplerini alanlar, her iki ülkenin de istihbaratından sorumlu olan ajanlardı. FBI içinde uzun yıllardır ajan olarak görev yapan Robert Hanssen da, bu yıllar boyunca sadakati sınanan ajanlardan biri idi.Yirmi yıllık bir süre boyunca ülkesinin istihbarat bilgilerini Sovyetler Birliği’ne satmış olan Hanssen, sadakasizliğinin anlaşılması sonucu sıkı bir takibe alınır. Eric O’Neill ismindeki genç ajan, Hanssen’in gerçek yüzünün ortaya çıkarılması için görevlendirilmiştir. Biri genç ve hırslı, diğeri ise tecrübeli ve kurnaz bu iki ajan arasında gerilim dolu bir ölüm oyunu yaşanacaktır.Suspect Zero, Uçuş Planı gibi filmlerden senarist olarak tanıdığımız Billy Ray, bu sefer senaryonun yanında yönetmen koltuğunda da oturuyor. Akademi Ödüllü başarılı oyuncu Chris Cooper’a, Ryan Phillippe eşlik ediyor.

Latin kökenli bir Amerikalı genç babasını bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle birinci dereceden cinayetle suçlanır ve mahkeme önüne çıkarılır.

Los Angeles belediye başkanlığı adayı ve eşi, oğulları kaçırılınca fidye parasını toplamak için mücadele ederken hayatlarını altüst edebilecek kararlar almak zorunda kalır.

Son derece sakin gözüken bir Amerika kasabasında yaşayan Beaumont ailesi, babalarının geçirdiği krizle sarsılır. Oğul Jeffrey, babasını götürdüğü hastanenin dönüşünde eve doğru ilerlerken çimlerin üzerinde bir cisimle karşılaşır: Bu, bir insan kulağıdır. Kulağın kime ait olduğunu bulmaya çalışan ve bunu bir takıntı haline getiren Jeffrey'in yolu, histerik ama son derece etkileyici bir kadın olan Dorothy'ye çıkacaktır. Bir gece klubünde şarkıcılık yapan Dorothy, Jeffrey'e olayların düğümünün yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden biri olan Frank ile çözüleceğini gösterecektir. Ancak Dorothy ne kadar güvenilirdir?

11 Eylül 2001'de Manhattan'daki Dünya Ticaret Merkezi kuleleri yerle bir edildikten sonra, yakın dünya tarihini değiştiren bu saldırıyı El-Kaide terör örgütü ve ABD'nin en azılı düşmanlarından biri olduğunu iddia eden Usame Bin Laden üstlenmişti. Önce Afganistan'da başlayan savaş, diğer Orta Doğu ülkelerine de yayıldı ve Pentagon saldırıların bir numaralı sorumlusu olarak gösterdiği Bin Laden'i köşe bucak aramaktan asla vazgeçmedi. Senaryosunun gerçeklere sadık kalarak kaleme alındığı filmde, Bin Laden'in saklandığı yeri tespit eden ve bu timin organizasyonunu yürüten Maya (Jessica Chastain) adlı CIA ajanı, böyle büyük bir operasyon ve bölge için oldukça genç olmasına rağmen, kendisine olan güveni ve üstün istihbarat başarısıyla Bin Laden'in yakalanmasını sağlıyor.

Sam Bowden hayatını kanuna adamış Atlanta'da yaşayan bir avukattır. Ailesi ile birlikte sakin bir hayat süren Sam'in hayatı yakında kabusa dönüşecektir, çünkü 14 yıl önce avukatlığını üstlendiği Max Cady isimli adam, hapisten çıkmıştır ve intikam için hazırlanmaktadır. Çünkü, Max Cady acımasız bir tecavüzle suçlanıyordu, okuma yazması da yoktu. Bu yüzden Sam eline Max'in hapisten kurtaracak bir belge geçmesine rağmen yine de bunu kullanmaz ve Max Cady tutuklanır. Şimdi Max hapisten çıkmıştır. Önce küçük tehditlerle başlayan intikam hırsı, gittikçe Sam'in ailesini de etkileyecektir. Sam'in bir kadın avukat arkadaşına ilk başta tecavüz eden Max Cady, bu sayede karısı ile Sam'in arasına açar ve evlerinde tartışmalar başlar. Max'in çıktığı günlerde de Sam'in evindeki köpek zehirlenerek öldürülür. Ve bu olaylar Max Cady için sadece başlangıçtır, daha sırada 16 yaşındakı kızları Danielle vardır.

Viridiana, (Silvia Pinal) bir rahibe okulundan mezun olmak üzere olan genç bir kızdır. Bir gün, yıllar önce ölen teyzesinin yaşlı kocası Don Jaime (Fernando Rey) tarafından onun çiftliğine davet edilir. Viridiana, yıllar boyunca okulunun parasını ödemek dışında onunla hiç ilgilenmeyen ve yaşayan tek akrabası olan Don Jaime'nin yanına gitmek istemese de baş rahibenin ısrarı ile onu ziyarete gider. Don Jaime, henüz evlendiği gece onunla birlikte olmadan ölen karısına çok benzeyen Viridiana'yı arzular ve onunla evlenmek ister. Bu isteğini ona açtığında genç kızın sert tepkisi ile karşılaşır.


ABD'yi hedef alan kimliği belirsiz bir füzenin fırlatılması, bundan kimin sorumlu olduğu ve nasıl bir önlem alınacağı konularında zamanla yarışılan bir sürecin fitilini ateşler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir