
Saralisa Volm
Colette

Lüks bir binanın çatısında yaşayan Colette adlı gizemli bir kadın, her gün onu bir arzu nesnesine çevirmiş üç adamın saldırısına uğramaktadır. Bir yabancının çıkagelmesiyle durum sonsuza kadar değişir.

Saralisa Volm
Colette

Franz Rogowski
Gilbert
Tom Semmler
Figaro
Dieter Weichbrodt
Hauser

Aciel Martinez Pol
Edgar
Elisa Henny
Eternal Virgin 1

Leyla Roy
Eternal Virgin 2
Cine Fantasma
Eternal Virgin 3
Mariana J. Plick
Eternal Virgin 4
Timoshk Zein
Eternal Virgin 5
Melissa Domingues
Junge Colette
Nassim Maoui
Letterbox Pirate
Franco
Frosch/Frog
Jonas Rogge
Voyeur 1
Joachim Drehstuhl
Voyeur 2

Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.

A group of friends' fishing boat capsizes off the coast of Mexico and they're left alone stranded at sea and struggling for survival.

Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

Güçlü bir avukat olan Marley en iyi arkadaşı Fela'nın kocasının öldürülmesinin ardındaki gerçeği açığa çıkarma görevini üstlenince şimdiye kadarki en şahsi davasını almış olur. Artık özel dedektif olan eski polis sevgilisinin yardımıyla Marley'nin gerçekte olanları arayışı onu aldatmaca ve ihanet dolu bir kalleşlik labirentine sokar.

Artık büyücü avı başladı, etrafı el feneriyle kolaçan eden bir gurup bile yoktu. HUAC dinleme odalarındaki kameraları başlatmadan önce koltuklarına oturan bu avcılar aslında politikacılardı. Hollywood şimdi duruşmada. David Merrill "isimleri söyleyerek" cevap vermek zorunda. Oscar Ödülü® Sahibi Robert De Niro (Raging Bull 1980, Godfather II 1974) ve Ocsar Ödülü Adayı Annette Benning (American Beauty) Şüphe ve Ceza'da başrolleri paylaşıyolar. Deneyimli Irwin Winkler'in (Rocky, Raging Bull) etkileyici yönetmenliği ve senaryo yazarlığıyla canlı bir şekilde yaratıcı topluluğun kötüye çıkmış adı "Kara Liste Devri"ni tekrardan yaratıyor. Birinci sınıf oyunculuğuyla mükemmel rollerinden birinde Merrill'i canlandıran Robert De Niro arkadaşlarının komünist olmakla suçlandığı davada aleyhlerinde şahitlik eder. Tekrar film çekme şansı elinden kayarken... Merrill'in eski eşi Annette Benning te girdap havuzundaki skandalların içine birlikte sürüklenir.

Bu şaşırtıcı psikolojik gerilim bir devlet hapishanesinde 26 mahkumun kobay olarak seçilmesi, mahkum ve gardiyan rollerini paylaşmaları ve bir simülasyon oluşturmaları üzerine. Günler geçtikçe oyuncular rollerini gerçekle karıştırmaya başlayacaklar. Güç, tahrik ederken gerilim artacak ve deney kontrolden çıkacak!

Eski bir barmen olan Robert Freegard, neredeyse on yıl boyunca bir İngiliz gizli servis ajanı gibi davranır. O, kurbanlarını IRA teröristlerinin avı olduklarına ikna etmeyi başarır. Büyük miktarda para karşılığunda Robert, kendisini MI5 üyesi olarak göstererek kurbanlarını korur. Ancak Robert'e aşık olan bir kadın, onun hayatının alt üst olmasını sağlar.

İki kez Oscar ödüllü Sally Field, Kiefer Sutherland ve Ed Harris, adaletsiz bir dünyada adalet arayışını konu alan bu büyüleyici gerilim filminde başrolleri paylaşıyor. Karen McCann'ın düzenli hayatı, bir yabancının evine girip 17 yaşındaki kızını öldürmesiyle paramparça olur. Ancak, katilin yasal bir boşluktan yararlanıp serbest bırakılmasıyla şok ve keder, öfke ve inançsızlığa dönüşür. Katil bir cinayet daha işlediğinde ve bir kez daha serbest bırakıldığında, Karen onun suçlarının bedelini ödemesi gerektiğine karar verir.

Çatışmada öldürülen oğlu Stephon (Aml Ameen)’ın üzüntüsüyle depresyona giren Lila (Viola Davis), psikolojisini düzeltebilmek için Kayıp Çocukların Anneleri adında destek grubuna yazılır. Gittiği bu grupta küçük kızını aynı gece kaybetmiş olan Eve (Jennifer Lopez) ile tanışır. Üzüntülü iki anne arasında dostluk başlar. Polis teşkilatının olaylara etkisiz ve yavaş tutumu karşısında oğlu için adalet arayan Lila, Eve ile birlikte oğlu Stephon’ı öldüren uyuşturucu satıcılarıyla karşı karşıya gelirler. İki acılı annenin ölen oğlunun katilini bulmak ve adalete teslim etmek için çıktıkları bu yolda başlarından geçen olaylar anlatılıyor.

Sorunlu bir genç kadın ölmüş olan annesine benzeyen gizemli genç komşusuna saplantılı hale gelir...

Eski bir olimpik sporcu olan Eric, insanlardan uzaklaşıp geçmişindeki sorunlarla yüzleşmeye çalışmaktadır ve California’nın uçsuz bucaksız Sierra Nevada sıradağlarında bir evde inzivaya çekilmiştir. Usta bir snowboard’cu olmasına rağmen, bir gün büyük bir kar fırtınasına yakalanıp dağ zirvesinde kaybolur. Yakınları ve kurtarma görevlileri ona ulaşmaya çalışırken, Eric sekiz gün boyunca dondurucu soğukta insan limitlerini zorlayıp doğaya karşı savaşmak durumunda kalacaktır.

Wolf, annesinin cinayetinin intikamını alıp, motosikletiyle Amerika´nın batısına kaçan bir Kızılderilidir. Ancak bu adaletin bir maliyeti vardır.

Bu film, Aziz Matyas İncil’inde anlatıldığı biçimiyle, İsa’nın doğumundan yeniden dirilişine kadar yaşamını aktarırken, yarı-belgesel bir biçimde Hıristiyanlığın ilk günlerini yeniden canlandırır. Dolaylı olarak da Marksist diyalektik ve Hıristiyan mitosu arasındaki ilişkiyi inceler. Pasolini kimseyi yargılamadan konuya bir belgesel tazeliği ve tarafsızlığıyla yaklaşır,

İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerika'da kocasıyla banliyölerde hayatını yeniden kuran bir kadın, komşusunu kaçırır ve kendisine karşı işlediğine inandığı korkunç savaş suçlarından intikam almak ister.

20. yüzyılın başlarında Maine'de yaşayan, iki deniz feneri bekçisinin hikayesini konu ediyor. Eski bir denizci olan Thomas Wake, gizemli bir adada deniz feneri bekçiliği yapan bir adamdır. Yıllardır adada tek başına bekçilik yapan Thomas’ın yanına, işlerde yardımcı olması için Ephraim Winslow adında bir genç gönderilir. Birlikte çalışmaya başlayan Thomas ve Ephraim arasında çok geçmeden büyük bir iktidar savaşı meydana gelir. Yaptığı işi büyük bir sorumlulukla yerine getiren Thomas, gücünü ispatlamak için tecrübesiz bir genç olan Ephraim üzerinde baskı kurmaya başlar. Ufak bir adada deniz fenerinin içinde hapsolan ve zamanla akıl sağlığını kaybetmeye başlayan iki adam, en derin korkuları ile yüzleşmek zorunda kalır.

Clyde Shelton evine yapılan bir soygun girişimi sırasında eşini ve kızını kaybeden dürüst bir aile babasıdır. Katiller yakalandığında davaya Philadelphia'da başarılı bir savcı olan Nick Rice atanır. Nick, zanlılardan birine, suç ortağının aleyhinde ifade vermesine karşılık hafif bir ceza önerir. Aradan on yıl geçer. Hafif cezayla kurtulmuş olan katil ölü bulunur ve Clyde Shelton soğukkanlılıkla suçu işlediğini itiraf eder. Sonra Nick'e bir ültimatom verir: Nick kusurlu adalet sistemini düzeltmediği takdirde Shelton'ın eşinin ve karısının cinayet davasında yer alan kilit isimler ölecektir. Çok geçmeden, Shelton tehditlerini yerine getirmeye başlar ve hapisteki hücresinden ne öngörülmesi ne de önlenmesi mümkün olan görkemli ve acımasız bir dizi suikast organize eder. Philadelphia'nın önde gelen isimleri Shelton tarafından birer birer öldürülürken yetkililer bu terör dalgasına son veremedikleri için şehirde korku hüküm sürmeye başlar. Cinayetleri durdurabilecek tek kişi Nick'tir.

Norman (Normandiya'da yaşayan Frenk ve İskandinav kökenli halk) şövalyesi Jean de Carrouges ve Norman beyi Jacques le Gris eskiden çok yakın arkadaşlardır. Carrouges savaşa gider ve döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildir. Le Gris, Carrouges'in karısına tecavüz etmek suçundan yargılanıyordur. Ancak kimse Margerite'e inanmaz. Bunun üzerine asker, karara itiraz etmek üzere Fransa kralına kadar gider. Hakim açısından ise Le Gris avantajlı konumdadır. Mahkemenin yeni kararına göre iki adam düello yapacak ve bu düellonun sonucunca biri ölecektir. Hayatta kalan kişi Tanrı'nın isteğini yerine getirmiş olacak ve eğer ki Le Gris hayatta kalırsa da aklanacaktır. Ayrıca eğer ki Carrouges kaybederse karısı ceza olarak bir kazığa bağlanarak yakılacaktır.

Sinema eleştirmenlerine göre 2001 yılının en iyi filmi. Baş karakter Ed Crane (Billy Bob Thornton) yokluğu, umursamazlığı, ruhsuzluğu, kolay ikna edilebilir olması ve en önemlisi dizginlerin elinde hiç olmaması hatta kendisinin hiç orada olmamayışıyla sinema tarihinin en müstesna karakterlerinden biri. Adeta yok! "Orada Olmayan Adam" Ed'in kendisini aldatan karısı Doris'e (Frances McDormand) yaptığı santaj ters teper ve adam öldürmeye dek giden yolda çok daha karanlık sırlarla karşılaşır.


Ülkesindeki bir ihtilal sonucu devrilen Kral Shahdov New York'a gelir. Amacı biraz para kazanmaktır ve bir TV'ye gider. Burada ticari ilişkiler kuran Shahdov medya dünyasında ön plana çıkar. Ancak ailesinin komünist oluşundan dolayı kendisi de fişlenir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir