
Billy Connolly
Fido

Ufak bir kasabada her şey 1950'lerdeki gibidir. Tek farkla; zombiler de artık insan hayatının doğal bir parçasıdır. Robinson ailesinin küçük oğlu Timmy'nin de en yakın dostu Fido adlı zombidir. Hayat sürüp giderken Fido yan komşuyu yemek gibi bir gaflette bulunur.

Billy Connolly
Fido

Carrie-Anne Moss
Helen Robinson

Dylan Baker
Bill Robinson

Kesun Loder
Timmy Robinson

Henry Czerny
Jonathan Bottoms

Tim Blake Nelson
Mr. Theopolis

Sonja Bennett
Tammy

Alexia Fast
Cindy Bottoms

Brandon Olds
Stan Fraser
Jennifer Clement
Dee Dee Bottoms

Rob LaBelle
Frank Murphy

Tiffany Lyndall-Knight
Miss Mills

Mary Black
Mrs. Henderson
Raymond E. Bailey
Floyd

Doug Abrahams
Commanding Officer

1989'da yanlış anlaşılan bir genç, lisede aşık olduğu bir kıza aşık olur — bu kız da yakışıklı bir cesettir! Bir dizi eğlenceli ve korkunç durum onu hayata döndürdükten sonra, ikisi aşkı, mutluluğu ve yol boyunca kaybolan birkaç vücut parçasını bulmak için ölümcül bir yolculuğa çıkar.

Bir adamın kendi hayatını kontrol etme çabasıyla başlayan, seçim şansı olmayan bir hikaye; kaybolmuş olan ve geri dönen eşinin artık farklı birisi olduğunu fark eden bir polis; ve belirli bir kişiyi bulmaya kararlı, özgücü olan ve olağanüstü bir ruhsal lider olma kaderine sahip bir kadın.

Olivia Wilde ve Seth Rogen'ın canlandırdığı ev sahibi çift, Edward Norton ve Penelope Cruz tarafından canlandırılan yeni bir çifti akşam yemeğine davet eder. Başlangıçta nazik ve sıradan bir sosyal etkileşim gibi görünen gece, misafir çiftin ilişkilerine dair yaptıkları sıra dışı açıklamalar ve sundukları "davet" ile yön değiştirir. Ev sahiplerinin kendi ilişkilerindeki çatlaklar, misafirlerin kışkırtıcı tavırları ve kuralları belirsiz oyunlarıyla derinleşirken; karakterler arasındaki gerilim, fiziksel ve psikolojik sınırların sorgulandığı bir noktaya evrilir.

Mutlu bir nişanlı çift, beklenmedik bir gelişmeyle düğün haftalarının altüst olmasıyla birlikte zor bir sınavdan geçer.

Sevgilisi evlenme teklifini reddedince Steven yeni bir eve taşınır. Sıra yeni evine kablolu televizyon bağlatmaya gelince bunu en ucuz hatta bedava yoldan halletmeye karar verir. Bunun için de çatlak Douglas'ı çağırır.

Dünya zombilerin istilası altındadır. Texas’ta yaşayan Columbus, korkak ancak "Kuralları” sayesinde hayatta kalabilmiş bir üniversite öğrencisidir. Ohio’da yaşayan ailesinin hayatta olup olmadığını görmek için oraya gitmeye karar verir. Yolda karşılaştığı Tallahassee, silah aşığı, zombi avlamayı seven, en büyük amacı dünyadaki son Twinkie keklerinden yemek olan sert görünümlü biridir. Zombi istilasının karmaşasında hayatta kalmak için hırsızlığı seçen Wichita ve Little Rock isimli kız kardeşlerle yolları kesişen bu ikili grubun yeni üyeleri ile Columbus'a ailesini bulaması için yardım edeceklerdir.

Erin Grant (Demi Moore), FBI'da bir sekreter olarak çalışırken işinden atılır, artık çocuğunun velayetini kaybetmemek için paraya, hem de çok paraya ihtiyacı vardır. En uygun ve kolay çözüm, bir centilmenler kulübünde striptizci olarak işe başlamaktır... Kısa süre içerisinde işinin ehli haline gelen Erin' in peşine, onu saplantı haline getiren Amerikan Kongre Meclisi üyesi bir erkek (Burt Reynolds) düşer. Nakit para, şantaj, cinayet, hepsi bu devlet adamının çok iyi bildiği oyunlardır. Acaba sonunda kazanan, tüm oyunlarda üstte olmayı seven Erin mi olacaktır?

Genç Charley Webster için gece geç vakitlerde korku filmleri seyretmekten daha güzel bir şey yoktur. Yan eve taşınan yeni komşular garip davranışlarıyla Charley'nin dikkatini çekerler ve kendini korku filmlerine kaptırmış olan Charley onların birer vampir olduğunu fark eder. Onun için artık bir kabus başlamıştır. Bu inanılmaz olayda kendisine yardım edebilecek tek kişi ise artık gözden düşmüş eski bir aktör olan Peter Vincent'tır ve Peter gece geç saatlerde korku filmlerini aratmayan show programıyla yaşamına devam etmektedir. Vincent vampirleri gerçek hayatta görmenin mümkün olmadığına inanmaktadır ama işin içine para girince bu durum hemen değişiverir.

Beş öyküden oluşan derleme, üzerinde titrediği çizgi romanları disiplin delisi babası tarafından çöpe atılan bir çocuğun koleksiyonundaki sayfalardan dışarı taşıyor. İlk öykünün konusunu babalar gününden ödünç alması tesadüf değil. Zaten King'in bizzat rol aldığı Jordy Verrill'in Yalnız Ölümü 'nden tutun, The Crate 'e dek tüm öykülerde bir kinaye mevcut. Bu janrı bu kadar çekici yapan şeylerden birisi de bu sahte ahlakçı tavır belki de... Birincisinde babalar günü kekini almak için mezardan çıkan bir baba, İkincisinde bir meteor keşfeden bir çiftçi, üçüncüsünde karısı ve aşığını kuma gömen öfkeli bir koca, dördüncüsünde bir kolejin altında yaşayan bir yaratık ve son olarak da çok zengin bir adamı izleyebilirsiniz.

In a sleepy mountain town, Cindy witnesses the murder of her parents by a blood-thirsty green figure in a red Santa suit. Twenty years later, the Christmas-hating monster begins to terrorize the town once more. Cindy finds new purpose in stopping the creature and saving the holiday.

Reclusive vampires lounge in a lonely American town. They wear sunscreen to protect themselves. A descendant of Van Helsing arrives with hilarious consequences.

In rural Connecticut, baseball players Ben and Mickey are trying to survive a zombie plague. They are forced to form a battery: a catcher and a pitcher who work together to outwit the batter, the one who hits the ball. And the batter in this case just happens to be a zombie. Tough Ben and gentle Mickey frequently disagree on the best way to go about the situation. Then they suddenly hear a human voice through their walkie-talkies. Is salvation nearby, like Mickey thinks, or is Ben’s suspicion justified?

When a group of naive teens working at a movie theater in a small Christian town discover a mysterious film hidden in its basement, they unleash an alluring succubus who gives them a sex education…written in blood.

Maceraya düşkün bir genç olan Ash, sevgilisi Linda ile ormanlık bir bölgedeki bir barakaya gider. Bu ısız yerde kimse onları rahatsız etmeyecektir. Orada, bir profesörün "Ölüler Kitabı" adlı eserden okurken kaydettiği videoyu izlemeye başlarlar. Sadece bir eğlence, bir değişiklik olsun diye seyretmeye başladıkları bu video onların başına akla gelmeyecek bir felaketi getirecektir. Videonun bahsettiği lanet, bu ıssız ormanda ortaya çıkan şeytani bir güce dönüşür ve Linda'yı etkisi altına alarak onu deadite adlı korkunç bir yaratığa dönüştürür. Sevgilisi Ash'da onun gibi bir canavara dönüşecektir. Tam bu sırada o hikayeyi okuyan profesörün kızı ve arkadaşları da kulübeye gelirler ve böylece inanılmaz korkunç olaylar başlar.

Süper markette çalışan Freddy (Tom Matthews) ve Frank (James Karen) marketin bodrum katında bulunan ve içinde bir cesedin bulunduğu, büyük bir tüpü incelerken yanlışlıkla tüpteki gazı boşaltırlar. Gazdan baygınlık geçiren Freddy ve Frank ayıldıktan sonra tekrar yukarı çıkarlar ve inanılmaz şeyler olmaya başlar. Tüpten sızan gaz havalandırmadan bütün markete yayılmıştır. Doldurulmuş hayvanlar, deney için dondurulmuş kobaylar ve derin dondurucudaki bir kadavra aniden canlanmıştır. Korku içinde marketin sahibi olan When’i (Clu Gulager) ararlar. Dondurucudaki kadavrayı parçalara ayırırlar ama yinede onu öldüremezler. Son çare olarak marketin karşısındaki morgun fırınında onu yakıp kurtulmak isterler ama yaktıkları zaman kadavradan çıkan dumanlar, hemen morgun yakınındaki mezarlığın üstüne siner. O sırada mezarlıkta eğlenen bir grup serseri genç ise kendilerini bir anda yaşayan ölülerin arasında bulurlar. Hepsi ayrılıp markete ve morga kaçarlar. Ölüler ise yavaş yavaş etrafa yayılmaktadır.

Amerika'da ve tüm dünyada 17 yaşına gelmiş bir genç kızın hayellerini süsleyen en güzel şey güzellik yarışmalarıdır. MOUNT ROSE için Amerikan prensesi olmak tam bir ayrıcalıktır. Yarışmacıların, yarışma boyunca karşılaştıkları zorluklar ve geçirdikleri aşamalar bu komediye ayrı bir renk katmaktadır. Ama aslında bu rekabetin arkasında en iyi en güzel olmanın bir yolu var ve bunu bir kişi başaracak.

Truman küçük kasabasının aslında, yenilikçi bir yapımcı/yönetmen/ yazar (Ed Harris) tarafından kurulan devasa bir stüdyo olduğunun farkında değildir. Kasabada yaşayan herkes, hatta çok sevdiği güzel karısı bile sözleşmeli bir Hollywood oyuncusudur.

1982’deki Romero-King işbirliğinin meyvesi Creepshow’un başarısı, ilki kadar tatmin edici olmasa da kendince kültleşmeyi bilen bu devam filmine vesile oldu. Bir kez daha 50’lerin E.C. Comics dönemi korku çizgi romanlarına öykünen bu hikaye derlemesini bu kez Romero yönetmediyse de, senaryoya imza atmayı bilmiş. King’in çok sevilen Raft’ını da içeren derlemede İhtiyar Şef Odunkafa ve Otostopçu diğer öyküler. Kalitesi, içerdiği öykülerle paralel yükselip alçalan filmin yönetmeni Michael Gornick’in, Romero’nun yetiştirmesi olduğunu da ekleyelim...

Dillford, vampirlerin, insanların ve zombilerin 'huzur ve uyum içerisinde' beraber yaşadığı bir kasabadır! Fakat aniden beklenmedik bir gelişme kasabayı sarar ve insanlar, vampirler ve de zombiler karşılıklı büyük bir ölüm kalım savaşına girerler. Şimdi her şeyin 'normale' dönmesi 3 gence bağlıdır... Yönetmenliğini Robbie Pickering'in üstlendiği korku komedi türündeki filmde Oren Uziel senaryoya imza atıyor.

Andy'nin tüm isteği, arkadaşlarıyla ilk defa ziyaret ettiği Paris'te biraz eğlenmektir ve burada rüyalarının kızına rastlar. 18 yaşındaki Serafine'nin babası, Londra'da salgın bir hastalık yüzünden ölmüştür. Kan bağından dolayı, ne zaman dolunay olsa Serafine'nin keskin dişleri çıkarak vücudunu tüyler kaplar. Çünkü babası bir kurt adamdır ve ölümündeki esrarın ardında bu yatmaktadır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir