
Alin Szewczyk
Tosiek


Alin Szewczyk
Tosiek

Jan Cięciara
Leon

Dobromir Dymecki
Marcin

Wiktoria Kruszczyńska
Matylda

Maja Szopa
Emilia

Agnieszka Rajda
Roksana

Krzysztof Oleksyn
Konrad

Ignacy Liss
Maks

Oskar Rybaczek
Artur

Anna Krotoska
Jastrzębska

Marcin Perchuć
Konrad’s Father
Adam Cywka
Maks‘ Father

Sylwia Achu
Teacher

Stanisław Cywka
Security Guard / 'Mlody'

Radosław Krzyżowski
Therapist / Manager

Mektuplar aracılığıyla kimliği gizli bir şekilde anlatılan The Perks of Being a Wallflower, 90'lı yıllarda lise birinci sınıf öğrencisi olan Charlie'nin hikayesini anlatmaktadır. Duygusal ve utangaç olan Charlie, bir yandan değişen çevresini gözlemlerken bir yandan da en iyi arkadaşı Michael'ın yakın zamandaki intiharıyla uğraşmaktadır. İngilizce öğretmeni Bill, ona okuması için fazladan kitaplar vererek hayata katılmayı öğretmeye çalışır ve Bill'in çabaları Charlie'nin deneyimleriyle açığa çıkacaktır. Hikaye boyunca Charlie; kendisini unutmasına sebep olan kötü bir çocuklukla, kürtaj, uyuşturucu ve seksle uğraşarak, eşcinsellik ve etrafındakilerin yargılarına maruz kalarak yaşama katılmaya çalışır. Charlie çocukluğun basitliği ve yaklaşmakta olan gelecek fikri arasında sıkışıp kalmıştır, etrafındaki dünyayı izlemek ve ona katılmak arasında sıkışıp kalmıştır, arkadaşları ve ailesinin sorunlarının ortasında sıkışıp kalmıştır…

David Ebershoff’un yazdığı aynı adlı romanından uyarlanan film, Danimarkalı ressam Lili Elbe'nin (doğum adı Einar Wegener) sıradışı yaşamını beyazperdeye taşıyor. Danimarka'da ünlü bir ressam olan Einar Wegener (Eddie Redmayne) erkek olarak dünyaya gelip Gerda Gottlieb (Alicia Vikander) ile bir erkek olarak evlense de kendisini kadın gibi hissetmektedir. Kendisi gibi ressam olan eşi Gerda'ya bir gün kadın model olarak poz verdikten sonra ne zamandır bastırdığı kadınlık arzusu dışa vurur. Bütün bu süreç, Wegener'in tarihte bilinen ilk cinsiyet değiştirme ameliyatlarından birinin objesi olmasına dek sürecek, ikilinin hem özel, hem de profesyonel hayatlarını geri dönülmez bir şekilde değiştirecektir.

İnsan ilişkileri ve insanın kendini keşfetmesi hakkında bir film olan Ay Işığı, genç siyahi bir adamın çocukluğundan yetişkinliğe kadar Miami'nin zor bir mahallesinde, hayatta kendine yer edinme savaşını ve büyüme hikayesini anlatıyor. Chiron'un hayatının 3 ayrı dönemini anlatan film kahramanın annesi ile ilişkisine, okul hayatına, romantik ilişkisine, iş hayatına ve uyuşturucu satıcılığı yapan Juan ile olan ilişkisine değiniyor.

Gençlik bunalımında olan Alike, gerek yaşadığı yer, gerek çevre baskısı, gerekse cinsel tercihleri yüzünden kendini dışlanmış hissetmekte ve içinden çıkılmaz bir batağa saplanmaktadır.

John F. Donovan (Kit Harington) 20'li yaşlarının sonundaki bir televizyon yıldızıdır. Bu Amerikalı yıldızın gizli bir mektup arkadaşı vardır. Donovan oyuncu olmak isteyen ancak hala İngiltere'de annesiyle birlikte yaşamakta olan 11 yaşındaki Rupert Turner (Jacob Tremblay) ile hararetli bir mektup arkadaşlığı içindedir. Ancak günün birinde ikilinin yazışmaları ortaya çıkar ve Donovan hiçbir temeli olmayan iftiralarla suçlanır. Bir anda kariyeri çöküşe geçen Donovan ile genç hayranının ilişkisi de kopar. 10 yıl sonra istediği gibi bir oyuncu olan Rupert, bir röportaj aracılığıyla gençlik idolüyle olan ilişkisini anımsamaya başlar.

1968'de New York'taki bir yaş günü partisinde sürpriz bir konuk ve bol alkollü bir oyun, yedi eşcinsel arkadaşın gizlenen duygular ve gerçeklerle hesaplaşmasına yol açar.

Efsanevi boksör Roberto Duran, 1968’de profesyonel olarak ringe ilk çıktığında henüz 16 yaşındaydı. 1980’de Sugar Ray’i yenerek bir rekora doğru ilerleyen Duran, rövanşta bir daha dövüşmeyeceğini söyleyerek spor camiasını şoka uğratmıştı… 2002’de emekli olan Roberto Duran ve onun efsane antrenörü Ray Archel arasındaki birbirlerinin hayatlarını değiştirecekleri ilişkiyi beyazperdeye taşıyan filmin senaristliği ve yönetmenliğini Jonathan Jakobowicz üstleniyor. Filmin başrolünde Édgar Ramírez rol alırken bu biyografik dramda kendisine Robert De Niro, John Turturro, Jurnee Smollet Bell ve Ellen Barkin eşlik ediyor.

Kate Winslet'ın bu etkileyici ilk yönetmenlik denemesinde Helen Mirren, son vedasını kendi istediği gibi yapmayı planlayan hasta ve kıvrak zekâlı bir anneyi canlandırıyor.

Ayelet Waldman'ın romanından uyarlanan film, evliliğini ve üvey oğluyla olan sorunlu ilişkisini düzeltmek için bir yol arayan genç bir kadının öyküsünü anlatıyor.

19. yüzyıl İngiltere'sinde geçen filmde, dönemin en ünlü sanat tarihçisi ve eleştirmenlerinden biri olan John Ruskin ile evlenen genç Euphemia "Effie" Gray'in hikayesi ele alınıyor. Bir türlü yolunda gitmeyen evlilik zamanla hayal kırıklığı ve acıları da beraberinde getirir. Bir gün kocasının arkadaşlarından biri olan ressam John Everett'e modellik yapan Effie, ressama aşık olur ve aralarında bir ilişki başlar. En yakın arkadaşı Elizabeth Eastlake'in verdiği cesaretle kocasından ayrılmaya karar veren Effie için dönemin sert muhafazakarlığıyla yüzleşme vakti de gelmiştir. Ünlü oyuncu Emma Thompson'ın senaryosunu yazıp başrolünde yer aldığı filmin yönetmenliğini Richard Laxton üstleniyor.

İki alkolik, zevk meraklısı, işsiz, aktör arkadaş Withnail ve Marwood, bir kenar mahalledeki evlerinde sefalet içinde yaşarlar. Paraları yoktur, dahası ne yemek bulabilirler, ne ısınabilirler. Yaşadıkları ortamdan, uyuşturucu satıcılarından ve İrlandalı bir adamın yaptığı tacizlerden uzaklaşmak için Withnail'in gay amcası Monty'nin kır evine giderler. Bir süreliğine de olsa sefaletlerinden uzaklaşacağını düşünen ikilinin hava şartlarından, komşularından ve Monty amcanın gayliğinden dolayı başına gelecekler vardır. Traji ve komedi öğelerini birleştiren film, Bruce Robinston'un 1960 sonlarında yaşadığı hayatı konu alır.

1995 kanada yapimi, başroldeki Pascale Bussières, Henry Czerny gibi oyuncuların yanısıra, kısa bir rolde Don McKellar 'ın da eşlik ettiği, Patricia Rozema nın elinden çıkma duyarlı ve stil sahibi bir lezbiyen filmi.

Hedwig and The Angry Inch, gölgede kalmış bir Rock şarkıcısının aşkı ve şöhreti arayışının öyküsüdür... Doğu Alman vatandaşı olan Hansel (Hedwig), bir Amerikan askerine gönlünü kaptırır ve onunla evlenebilmek için yasaların zoruyla bir cinsiyet değiştirme operasyonun geçirmek üzere Batı'ya yani Berlin Duvarı'nın öte yanına geçer. İşler umduğu gibi gitmez, geçirdiği operasyon tam başarılı olamaz... Kendini bir şekilde Kansas'ta bulan Hedwig, şarkılarını gasp eden Tommy Gnosis adlı bir adamın Rock Yıldızı oluşuna tanık olarak çaresiz bir biçimde Angry Inch adlı orkestrasıyla restoranlarda müzik yapmaya başlar.

Talented but self-centered trumpeter Bleek Gilliam is obsessed with his music and indecisiveness about his girlfriends Indigo and Clarke. But when he is forced to come to the aid of his manager and childhood friend, Bleek finds his world more fragile than he ever imagined.

Eski bir barmen olan Robert Freegard, neredeyse on yıl boyunca bir İngiliz gizli servis ajanı gibi davranır. O, kurbanlarını IRA teröristlerinin avı olduklarına ikna etmeyi başarır. Büyük miktarda para karşılığunda Robert, kendisini MI5 üyesi olarak göstererek kurbanlarını korur. Ancak Robert'e aşık olan bir kadın, onun hayatının alt üst olmasını sağlar.


Savannah ' ın egzantrikliklerinin bir cinayete dönüşmesi ve bunun sonucunda Jim Williams'ın yargılanmasının üzerine yoğunlaşan bir öykü.Jim Williams sanat koleksiyoncusu,antikacı ve bir homoseksüeldir.Jon Kelso adındaki bir dergi muhabiri bir partide kendisini Savannah 'ın evinin içinde bulur.Williams 'tan çok etkilenen Kelso jim 'in şiddet dolu,genç ve seksi sevgilisi Billy ile tanıştığında şüpheleri artar.Partide Sonny Sailer adında bir komedyenle minik tasmalarla hapsedilmiş sinekleri olan ve her gün şehir suyunu zehirlemekle tehdit eden birisiyle tanışır.Ancak Billy öldüğünde onun ölümünü saran gizleri çözmek Kelso 'ya kalacaktır.


1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren büyüleyici bir Amerikalı bilim adamı olan Oliver Elio'nun babasına yardım etmek göreviyle yıllık yaz stajyeri olarak villaya gelir. Güneşin ışıltılarının arasında Elio ve Oliver hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yaz boyunca yeşermekte olan arzunun güzelliğini keşfedeceklerdir.

İki eşcinsel Lai Yiu-Fai ve Ho Po-Wing Hong Kong'dan Arjantin'e geliyorlar. Ancak güneye doğru macera aramak için çıktıkları yolculukta birşeyler yolunda gitmiyor. Bir gün, yolda, Ho Po-Wing sevgilisini bırakıp gidiyor. Lai de Buenos Aires'te bir tango barında kapıcı olarak çalışmaya başlıyor. Evine dönebilmek için uçak bileti parası biriktirmekte. Ho bir kavgada yaralanmış olarak yeniden yaşamına girdiğinde, ona yatacak bir yer veriyor; ancak onunla yeniden cinsel ilişki kurmaya yanaşmıyor. Mazbut ev yaşamı, bir süre sonra gecelerini dışarda geçirmeye başlayan Ho'ya göre değil. İki genç adam da, bu yolculuğun sonunda bambaşka kişilere dönüşecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir