
Ine Marie Wilmann
Nora Tidemann

"Yeni bir trol uyandı!"
Yeni ve tehlikeli bir trolün memleketlerini yıkıp geçmeye başlamasının ardından Nora, Andreas ve Yüzbaşı Kris, gelmiş geçmiş en riskli görevlerine çıkarlar.

Ine Marie Wilmann
Nora Tidemann

Kim S. Falck-Jørgensen
Andreas Isaksen

Mads Sjøgård Pettersen
Kaptein Kristoffer Holm

Sara Khorami
Marion Auryn Rhadani

Karoline Viktoria Sletteng Garvang
Sigrid Hodne

Anne Krigsvoll
Esther Johanne Tiller
Duc Mai-The
Professor Wangel

Jon Ketil Johnsen
Professor Møller

Ola G. Furuseth
Statsministeren

Yusuf Toosh Ibra
Amir Aw-Geedi

Gard B. Eidsvold
Tobias Tidemann

Dennis Storhøi
General Sverre Lunde

Ágota Dunai
Scientist
Molly Feeley
American News Anchor #2
Thea Borring Lande
Mathilde Tidemann

Karısı acımasızca öldürülünce, madalyalı bir özel kuvvetler kahramanı olan Carlos Estrada'nın tek bir amacı kalır: intikam. Kaderin beklenmedik bir cilvesiyle milyoner olan Carlos, servetini bir silah cephaneliğine dönüştürür ve en güvendiği askerleriyle birlikte sorumluları bulmak için amansız bir ava çıkar.

Özellikle gençlerin kontrolündeki şiddettin arttığı Japon toplumunda, gençlere göz dağı vermek için korkunç bir oyun tasarlanır. Dokuzuncu sınıfa giden 42 öğrenci, zorla bir adaya sürülür ve birbirlerini yok etmeleri sağlanır. Sadece biri geri dönecek ve bu oyunu ibret olması için çağına anlatacaktır...

Hala bellek kaybının etkisinde olan Bourne, şiddet dolu geçmişini geride bırakarak kız arkadaşı Marie ile huzurlu bir hayat yaşamaya başlamıştır. Fakat planları bir gün kendisine yapılan bir suikast girişimden ucu ucuna kurtulması ile paramparça olur. Şimdi bilinmeyen düşmanı tarafıdan izlenen Bourne hem kolay bir hedef olmadığını hem de becerileri, kararlılığı ve çevikliğiyle hafife alınmayacağını kanıtlamak zorundadır.

Kaptan Jack Sparrow, efsanevi Gençlik Pınarı'nı bulmak için yeni bir maceraya atılır. Bu kez, Jack eski sevgilisi ve tehlikeli bir kadın olan Angelica ile karşılaşır. Angelica, Jack'i, onun eski düşmanı Kaptan Kara Sakal ile yüzleşmeye zorlar. Kara Sakal, Gençlik Pınarı'nı bulmak ve ölümsüzlüğü elde etmek için her şeyi göze almıştır. Jack, Angelica ve Kara Sakal'la birlikte, İngiliz ve İspanyol donanmalarının da arayışta olduğu Pınar'ı bulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkar.

Yıl 1935. Rick O'Connell ve Evelyn, ilk filmden 10 yıl sonra, evlenmiş ve artık 9 yaşında bir oğulları olan Alex ile Londra'da yaşamaktadır. Ancak Imhotep'in mumyalanmış bedeni Londra'daki bir müzeye nakledildiğinde, efsane bir kez daha dehşet saçmaya başlar. Bu kez, Imhotep'in karşısında daha güçlü bir ruh olan Akrep Kral da bulunmaktadır. İki gizemli varlığın çarpışmasına sahne olan dünyanın kaderi bir kez daha O'Connell ailesinin ellerindedir.

İngiltere'de başbakanın ani ölümü üzerine bir cenaze töreni tertiplenir ve tüm dünya liderleri, bu törene katılmak için oraya giderler. Dünyanın en güçlü liderlerinin orada bulunmasını fırsat bilen teröristler, alınan üst düzey güvenlik tedbirlerine rağmen Londra'da ardı ardına saldırılarda bulunurlar. Şimdi asıl mesele, ülke liderlerini bu saldırılara karşı korumaktır.

Güzel kahramanımız değerli bir malın peşi sıra, dünyanın en ücra köşelerine doğru bir yolculuğa çıkıyor. Yunanistan, Hong Kong, Çin gibi dünya merkezlerinden; Kenya ve Tanzanya gibi dünyanın uzak diyarlarına koşturuyor. Önceki bölümden çok daha karanlık ve seksi olduğu söylenen devam filminde; motorsiklet, at gibi geleneksel aksiyon araçlarının yanı sıra bol bol da jet ski sahneleri yer alıyor. Mücadele edeceği kötü adamlardan birisi ise Çin'in ünlü suç şebekelerinden birinin yöneticiliğini üstlenen Chen Lo'dur. Devam filminde, Croft'a zorlu ve bitmeyen bir macera sunulurken izleyicilere de aksiyonu bol, doyurucu bir Tomb Raider macerası sunuluyor.

Bilbo Baggins, Büyücü Gandalf ve Thorin Meşekalkan’ın 13 cüceyle birlikte, Yalnız Dağ’ı ve kayıp Erebor Cüce Krallığı’nı bulmak için yola koyulduğu serüven devam ediyor. Grup, doğuya doğru ilerlerken önce Göl kasabasına, oradan da nihayet Yalnız Dağ’a gider. Burası en büyük tehlikeyle, tüm yaratıklar içinde en korkutucu olanıyla Ejderha Smaug’la karşılaşıp yüzleşecekleri yerdir.

Kaptan Jack Sparrow, lanetli hayalet gemi Uçan Hollandalı'nın kaptanı Davy Jones'a kan borcu olduğunu öğrenir. Davy Jones, mürettebatı ve gemisiyle birlikte denizlerin korkulan bir hayalet korsanıdır. Jack, borcunu ödeyemezse, Davy'nin kölesi olarak sonsuza kadar onun hizmetinde kalmaya mahkum olacaktır. Jack, bu durumdan kurtulmak için Ölü Adamın Sandığı'nı bulması gerektiğini anlar. Sandığa sahip olan kişi, Davy Jones'un kalbini kontrol edebilir ve onu kontrol altında tutabilir. Bu macerada, Jack'e Will Turner ve Elizabeth Swann de eşlik eder. Üçlü, deniz canavarları, hırsızlar ve lanetli korsanlarla dolu bir maceraya atılır.

Macera, Erebor’u Gandalf ve efsanevi savaşçı Thorin Oakenshield’in önderliğindeki 13 Cüce’nin yardımıyla geri almak için destansı bir arayışa sürüklenen Bilbo Baggins’in peşini bırakmaz. Yolculukları onları alıştıkları yerlerden uzaklara götürür. Cinler, Orklar ve ölümcül Wargs’larla dolu ve Necromancer olarak tanınan gizemli ve kötü birisinin bulunduğu tehlikeli yerlerden geçerler. Hedefleri Doğu’ya ve Yalnız Dağ’ın çorak yerlerine gitmek olduğu halde, ilk önce Bilbo’nun hayatını sonsuza dek değiştirecek bir yaratık olan Gollum’la karşılaştığı Goblin tünellerinden kaçmaları gerekmektedir. Burada, bir yeraltı gölünün kıyısında Gollum’la yalnız kalan mütevazı Bilbo sadece kendisini bile şaşırtan yaratıcılık ve cesaretin derinliklerini keşfetmekle kalmaz, aynı zamanda beklenmedik ve yararlı niteliklere sahip olan Gollum’un “değerli” yüzüğüne de sahip olur. Bu, Bilbo’nun anlamaya bile başlayamayacağı bir şekilde bütün Orta Dünya’nın kaderine bağlı olan basit bir altın yüzüktür.

Bilbo Baggins, korkunç ejderha Smaug'dan Cüce Krallığı'nı geri almak için çıkılan yolculuğa katılıyor. Aniden çıkagelen Gandalf tarafından bir grup Cüce'ye katılması istenir. Her çeşit yaratıkların bulunduğu yaban ellerde bu cüce grubu ile kendini bir maceranın ortasında bulur. Erebor'a vardıktan ve Smaug ile karşılaştıktan sonra Beş Ordu güçlerini birleştirerek, Orta Dünya'nın kaderini belirleyecek bir savaşa başlar.

Küçük büyücü adayı Willow Ufgood, kaderini değiştirecek bir bebekle karşılaşır: Elora Danan. Kraliçe Bavmorda'nın lanetinden korumak için bebeği güvenli yere ulaştırması gereken Willow, savaşçı Madmartigan ve iki Minyon ile tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Ejderhalar, büyüler ve savaşlarla dolu bu macerada, Willow'un cesareti ve büyü yeteneği test edilir.

Ailesi kırsal kesimde vahşi akıncılar tarafından öldürülen genç bir çiftçi olan Lukas, intikam için destansı bir arayışa başlar ve görkemli bir ejderha ve paralı asker Darius ile beklenmedik bir üçlü oluşturur.

Dünyada birçok kahraman vardır... Ama sadece bir tanesi tanrıdır. Kendi dünyası Asgard'dan Dünya'ya sürülmüş olan kibirli savaşçı Thor'un (Chris Hemsworth), kaybettiği güçlerini geri kazanabilmesi için mücadele etmesi gerekmektedir. Kendisini yok etmek üzere gönderilen işgal kuvvetlerinin takibindeki göklerden kovulmuş Fırtına Tanrısı ayağa kalkıp savaşmalı ve gerçek bir kahraman olmanın bedelini öğrenmelidir. Eleştirmenlerin heyecan verici, eğlenceli ve "cool" olarak tanımladığı gişe rekortmeni filmde, Natalie Portman ve Anthony Hopkins de rol alıyor.

Norveç dağlarındaki bir patlamanın kadim bir trolü uyandırmasının ardından, cesur bir paleontolog bu trolün ölüm saçarak ortalığı kasıp kavurmasını önlemekle görevlendirilir.

Bu epik macera, günümüz Yeryüzü'nden Asgard'ın kozmik diyarına kadar Marvel evrenini baştan sona geziyor. Hikayenin merkezinde, pervasız davranışlarıyla kadim bir savaşı yeniden kızıştıran, kudretli fakat kibirli bir savaşçı, Mighty Thor yer alıyor. Thor'un babası Odin, bu olaydan sonra onu Dünyaya, insanlarla birlikte yaşamaya göndermiştir. Kötü kardeşi Loki'nin Odin'i tahttan indirmesini, iktidarı ele geçirmesini ve Asgard'ın her yerine zulüm getirmesini engellemek için Thor Dünyadayken hazırlık yapmalıdır. Dünyayı ele geçirmek için en karanlık güçler gönderilince, Thor gerçek bir kahraman olmanın ne demek olduğunu öğrenir.

World of Warcraft oyununun sinema filmi olan yapım farklı ırkların karşı karşıya geldiği fantastik bir dünyayı beyazperdeye taşıyor. Ork savaşçılarının ülkeleri yok olmuştur ve hayatta kalanlar yeni bir koloni oluşturmak amacıyla, Azeroth krallığının eteklerine gelirler. Azeroth krallığı barışçıl ortamdan yana olsa da eşikteki bu savaş kaçınılmazdır. İki dünyayı birleştiren kapı açıldığında, bir ordu yıkım bekler, diğeri de yok olma ihtimaliyle karşı karşıyadır. Bu karşıt gruplardan iki kahraman, ailelerinin, halklarının ve ülkelerinin kaderini belirleyecek bir çatışma yoluna girerler. Filmin yönetmenliğini Moon filmiyle sinemaya esaslı bir giriş yapan, genç neslin umut vaadeden yönetmenlerinden Duncan Jones yer alırken, oyuncu kadrosunda ise Travis Fimmel, Paula Patton, Ben Foster, Dominic Cooper, Toby Kebbell, Ben Schnetzer, Rob Kazinsky ve Daniel W isimleri yer alıyor. Filmin yapımcıları ise Legendary Pictures, Blizzard Entertainment ve Atlas Entertainment firmaları.

Marvel Studios'un "Thor: Aşk ve Gök Gürültüsü" filminde Gök Gürültüsü Tanrısı, kendini bulacağı benzersiz bir yolculuğa çıkıyor. Ne var ki çabaları, Tanrı Kasabi Gorr olarak bilinen ve tüm tanrıları yok etmeyi amaçlayan bir katil tarafından sekteye uğratılıyor. Thor da onunla şavaşmak için Kral Valkyrie'nin, Korg'un ve Yüce Thor olarak büyülü çekiç Mjolnir'i açıklanamayan bir biçimde kullanmayı başaran eski kız arkadaşı Jane Foster'in yardımına başvurur. Hep birlikte, Tanrı Kasabı'nın kininin ardında yatan gizemi açığa çıkarmak ve iş işten geçmeden önce onu durdurmak üzere kozmik bir maceraya atılırlar.

Gizemli bir silahın paralı askerlerin eline geçmesi üzerine CIA ajanı Mason “Mace” Brown, eski rakibi Alman ajan Marie, MI6 müttefiki ve son teknoloji bilgisayar uzmanı Khadijah ve yetenekli Kolombiyalı psikolog Graciela, güçlerini birleştirmek zorunda kalır. Ancak tüm dünyayı kaosa sürükleyecek olan ölümcül silahın peşine düşen sadece onlar değildir. Gizemli bir kadın olan Lin Mi de silahın peşindedir. Silahı bulmak için dünyanın dört bir yanını dolaşan ajanlar, dünyayı kurtarmayı başaracak mıdır?

Roland Deschain, bütün evreni bir arada tutan Kara Kule'nin yok olmasını engellemek için Siyah Giyen Adam olarak bilinen Walter O'dim'e karşı sürdürdüğü, sonsuz bir savaş içinde esir kalmıştır. Dünya'nın kaderinin pamuk ipliğine bağlı olduğu, iyi ve kötünün ters düştüğü bu son savaşta Roland, kaleyi Siyah Giyen Adam'dan koruyacak tek kişidir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir