
Richard Burton
Martin Dysart

Altı atın gözlerini metal bir cisimle oyan 17 yaşındaki bir genç seyisin, vakasını incelemek için Psikiyatr Martin Dysart ortaya atılır. Nevrotik bir vaka olduğuna dair hiç şüphe edilmeyen genç seyis Alan Strang'ın öyküsü derinleştikçe, insanlığın sorunları da derinleşir. Masaya yatırılan aslında Alan ile insanlıktır. İnsanlık Alan üzerinden sorgulanır. Normal olan, olağan olan, hatta olması gereken nedir? Nedir bizim istediğimiz? Bizim gibi olmayanlara etiket vurup, ötekileştirmek ne kadar etik ya da gerçekçi? Tüm bu arayış için de Allen de kendiyle yüzleşir ve isyan eder, hatta tanrıya bile. Kim bilir onun tanrıları atlardır. İsyanı ve öfkesi de bunadır.

Richard Burton
Martin Dysart

Peter Firth
Alan Strang

Joan Plowright
Dora Strang

Harry Andrews
Harry Dalton

Colin Blakely
Frank Strang

Eileen Atkins
Hesther Saloman

Jenny Agutter
Jill Mason

Kate Reid
Margaret Dysart

John Wyman
Horseman

Elva Mai Hoover
Miss Raintree
Patrick Brymer
Hospital Patient

Ken James
Mr. Pierce

Dr. Martin Ploeck'in hayatı takdir edilme üzerine kuruludur. Yeni tanıştığı 18 yaşındaki kız Diane böbrek hastasıdır ve hayatına devam etmesi için destek makinesine ihtiyacı vardır. Fakat bir süre sonra Diane iyileşmeye başlar, ancak Martin onu kaybetmekten korktuğu için hastalığını tetikleyip Diane'i hasta tutarak hastanede yanında kalmasını sağlar..

Oscar ödüllü oyuncu Susan Sarandon, Juno’nun yıldızı Ellen Page ve Cillian Murphy’den olağanüstü bir psikolojik gerilim. John Skillpa Peacock, Nebraska’da kendi halinde yaşayan bir banka memurudur. Gözlerden uzak, izole edilmiş bir hayatı seçmiştir çünkü tüm kasabasadan sakladığı bir sırrı vardır: John çift kişiliklidir ve diğer yarısı bir kadındır. Bu arada kasabanın yakınlarında bir tren kazası meydana gelir. Olaylar öyle bir gelişir ki John istemeden bir şekilde kazaya dahil olur. Bu kaza hem kasaba hem de John için bir dönüm noktası olacak, bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Mark ve David iki iyi arkadaş ve profesyonel savaş fotoğrafçısıdır Fotoğraflamak üzere yine bir savaş bölgesine giderler David artık yorulmuştur ve hamile karısının yanına dönmeye karar verir Bu olayın ardından Mark savaşta yaralanır ve o da evine geri döner Ancak kendisinden önce dönen arkadaşı David ortada yoktur Mark, David'e ne olduğunu anlamaya çalışırken, hatırlamak istemediği hatıralarla da yüzleşmek zorunda kalır...

Vic ve Melinda Van Allen, evliliklerinde sorun yaşayan bir çifttir. Uzun süredir yaşadıkları sıkıntı, aralarındaki sevginin de giderek azalmasına neden olur. Evliliklerini sonlandırmak istemeyen çift, birbirlerinin başkaları ile görüşmelerine izin vererek boşanmaktan kaçınmaya çalışır. Ancak Melinda'nın birlikte olduğu kişilerin tek tek ortadan kaybolması, Vic'in baş şüpheliler arasında yer almasına neden olur.

Kızının ölümünü kabullenemeyen Dedektif Boyd, acımasız bir kabile ritüeline göre cinayet işleyen seri katili avlamak için harekete geçer: Muti. Boyd'a yardımcı olabilecek tek kişi, söyleyecekleri mümkün olmayan bir sırrı saklayan antropolog Profesör Mackles'tır. Boyd, katilin dünyasına daha da derinlemesine girdikçe, akıl sağlığı ile çılgınlık arasındaki çizgi incelir.

Çölün ortasında bir gece. Korkunç bir kasırga dış dünya ile tüm bağlantıları koparır. 10 yabancı, tuhaf bir yolüstü oteline sığınmak zorunda kalmışlardır. Dışarıyla herhangi bir iletişim kurabilmek imkansız gibidir. Ve kaynağını tam olarak anlayamadıkları cinayetler başlar. Bir güç, tek tek hepsini öldürmeyi kafasını koymuştur. Fakat olaylara rastlantının penceresinden bakmayı bıraktıklarında, içinde bulundukları durumun çok daha karışık olduğunu farkederler. Amerikan bağımsız sinemasının heyecan verici isimlerinden James Mangold tarafından çekilen korku gerilim, oyuncularıyla da dikkat çekiyor.

Haksız yere suçlanan oğlu için adaleti kendi sağlamaya karar veren, yas içindeki bir diyakoz, yozlaşmış polis çetesine karşı mücadele verir.

Sigorta pazarlamacısı Michael’ın hayatı işten eve gidip geldiği bir rutinle devam etmektedir. Fakat gizemli bir yabancıyla iletişime geçerek bulunduğu trendeki bir kişinin kimliğini ortaya çıkarmak zorunda kalır. Zamana karşı yarışan Michael, kendini ölümcül bir komplonun içinde bulur. Hayatta kalmak ve diğer yolcuları kurtarmak artık onun elindedir.

Harry Potter filmlerinden tanığımız Daniel Radcliffe 'nin başrolde olduğu film, Stephen King' in oğlu Joe Hill tarafından yazılan bir romandan uygulama. Ig Perrish bir sabah akşamdan kalma bir halde uyanır. Sevgilisi , Merrin Williams ise tecavüz edilmiş ve hunharca katledilmiştir. Çevresindeki herkes Ig' i suçlar. Bu arada herkesten uzaklaşır ve şehir dışında yaşamaya başlar. Akşamdan kalma başka bir günün sabahında ise boynuzlarının çıkmaya başladığını görür. Yeni özelliklerini kasaba halkının en derin sırlarını öğrenmek ve sevdiği kadını kimin öldürdüğünü bulmak için kullanır.

Bir banka soyguncusu grubu izole bir sığınağa saklanır, ancak paranoya ve karanlık sırlar işleri ölümcül bir oyuna dönüştürür.Barnaby Roper yönetmenliğinde film, Sam Claflin ve Eddie Marsan’ın etkileyici performanslarıyla izleyiciyi gerilim dolu bir yolculuğa çıkarıyor.

Nicolas Brazer (Barry Pepper), hükümetin en karanlık gölgesinde çalışan, dünyanın dört bir yanındaki en kötü adamları sessizce ortadan kaldıran seçkin bir "görünmez" ekibin parçası olan emekli bir ABD özel ajanıdır.. Bir gün ekibin bir üyesi öldürülür ve Nicolas cinayetin sorumlusu olarak görülür. Nicolas, hem ismini temize çıkarmak hem de ekibin diğer üyelerinin öldürülmesini engellemek için zorlu bir mücadeleye girişir.

Medeniyet ölümcül bir pandemiye yenik düştükten ve karısı öldürüldükten sonra, Özel Kuvvetler askeri olan John Wood görevini terk eder ve İskandinav vahşi doğasında bir münzevi olarak yaşamına devam eder. Yıllar sonra, kapısında yaralı bir kadın belirir. Maria Johnson kaçan bir laboratuvar faresidir ve peşindekiler onun kanının dünya çapında bir tedavinin anahtarı olduğuna inanmaktadır. John ilk başlarda bu işe karışmaktan çekinse de, Maria'nın peşindekinin birkaç yıl önce karısını öldüren kişi olan Komutan Stone'dan başkası olmadığını öğrendiğinde tüm şüpheleri bir kenara bırakır.

Gerçek olaylara dayanan, gözden düşmüş bir polis dedektifi, şiddet içeren bir suç örgütünü ifşa etmek için gizli göreve giderek kefaretini arıyor. Ancak mafyanın derinliklerine battıkça, affedilmenin bedeli karşılayabileceğinden daha yüksek olabilir.

Martijn, iyi beslenemeyen çocuklara yemek sağlayan bir programa katılmak üzere Fas'a gider ve burada teröristlerce kaçırılır.İdealist bir Hollandalı olan Martjin teröristler tarafından kaçırılınca gerilim dolu, sürükleyici bir hikaye başlar. Kendisini kaçıran kişiyle silah zoruyla satranç oynamak zorunda kalan Martijn teröristin amacını öğrenmeye çalışırken sorduğu soruların karşılığını parmaklarıyla ödeyecektir.

Will Gerard (Nicolas Cage) kendini gerçekleştirmiş bir Amerikan rüyası gibidir. Mesleğini çok seven Will okulunda oldukça başarılı bir İngilizce öğretmenidir. Mutlu bir evlilik süürdürdüğü güzel eşi Laura (January Jones) ise saygın bir müzisyendir. Yaşamları konserler, mangal partileri hatta satranç turnuvalarıyla geçmektedir. Fakat bu mutluluk tablosu bir gece yaşadıkları korkunç bir olay sonrası yerle bir olur. Laura prova çıkışı cinsel saldırıya uğrar ve çok ağır yaralanır. Hastane içinde eşi için koştururken Will’in yanına hoş görünümlü bir adam (Guy Pearce) yaklaşır. Adam sistem olağan işleyişini ve mahkemelerde yıpranmak yerine kendi adaletini sağlaması için Will'e yardım edebileceğini söyler. Çok kısa sürede karar veren Will teklifi kabul eder ve kendisini yasa dışı yollarla düzeni sağlamaya çalışan bir yeraltı örgütünün içinde buluverir...

As Israel is rocked by a series of terrorist bombings, a US senator's daughter is killed in one bloody explosion. Now, ex-Mossad agent Etan must lead an elite, covert team of agents and mercenaries to find the man responsible—the elusive “Engineer.” Can they find and destroy the madman before more innocent lives are lost?

Laszlo Antonov liderliğindeki iyi eğitilmiş suçlulardan oluşan küçük bir ordu, bir kanalda 400 insanı rehin alır. Kanalı havaya uçurmayı planlayan ekibin planlarını engellemek ve rehinelerin hayatını kurtarmak için Özel Hava Servisi biriminden Tom Buckingham görevlendirilir. Hayatını tehlikeye atarak zorlu bir mücadeleye girişen Tom, suçluları durdurup, rehinelerin hayatını kurtarmayı başarabilecek midir?

Kendine çok güvenen, başarılı avukat Martin Vail, bir psikoposun öldürüldüğü cinayet davasında yargılanan ve cinayet bölgesinden kaçarken yakalanan Aaron'u savunmaya karar verir. Medyanın da ilgi odağı bu davadadır. Dava aynı zamanda bir takım yolsuzlukları da ortaya çıkarabilecektir ve davanın savcılığını da Martin'in eski kız arkadaşı yapmaktadır. Martin'in bu davayı kazanması hukuk çevrelerince imkansız gibi görülmektedir. Dava görgü tanıklarının odada üçüncü bir kişi olduğu yönündeki çelişkili ifadelerinden dolayı daha da karmaşık bir hal alır. Hukuk sistemini sorgulayan "adalet," "suçlu" ve "masum" kavramlarının gerçekliğini araştıran Edward Norton'a bu filmdeki performansından dolayı birçok filmin kapısını açacak olan "İlk Korku" sinema tarihinin en iyi filmlerinden biridir.

Ölümcül bir virüs tüm dünyayı tehdit etmektedir. 1996'da 5 milyar kişinin ölümüne neden olan bu virüs, 2035'te dünya nüfusunun yalnızca %1'ini hayatta bırakmıştır. Bu virüsün etkilerinden korunabilmek için insanlar yer altında koloniler kurarak yaşamaya başlar.Bu virüsün üstesinden gelebilmek için mahkumlardan James Cole, zaman makinesiyle geçmişe gönderilir. Yanlışlıkla 1990 yılına gönderilen Cole, bilimadamları için virüs hakkında araştırma yapar.Daha sonra zaman yolculuğunu sürdüren Cole, 1996'da akıl hastanesine alınır. Burada Dr. Kathryn Railly ile tanışan Cole, onu içinde bulundukları duruma inandırmaya başlar.

Altı aylık bile değilken annesinden koparılan ve hayvan pazarına götürülerek açık arttırmaya çıkarılan Joey, hayatın dikenli yollarına doğru ilk adımı atıyor ve sarhoş bir adama satılıyor. Niyeti bir buzağı almak olan adamın oğlu Albert, Joey'u görür görmez ona hayran kalıyor. Soğuk, uzun kışlar ve puslu yazlar birbirini kovalarken Albert ve Joey beraber büyüyerek, asla unutulmayacak bir dostluk bağı kuruyor. Ancak bir gün bankaya olan ipotek borcunu ödemek için paraya ihtiyacı olan Albert'ın babası Joey'i İngiliz ordusuna satar. İşte Joey için hayatın acı dolu gerçeği o andan itibaren başlıyor. Çiftlik atından bir süvari atına dönüşen Joey cepheden cepheye koşarak herkesi kendine hayran bırakır. Ancak yine de Albert ile karşılaşacağı günü beklemektedir. Albert da aynı şekilde Joey ile karşılaşacağı zamanı beklemektedir..
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir